Slayt 1

Report
Peygamber
Makamı
Kürsü, peygamber makamı
Kürsü emanettir.
Emanet ehliyet ister.
Ahlaki donanım
Bilgi donanımı
‫فذكر بالقرآن من خياف وعيد‬
‫?‪Vaaz nedir‬‬
‫(يأيها الناس قد‬
‫جاءتكم موعظة من‬
‫ربكم وشفاء لما في‬
‫الصدور وهدى‬
‫ورحمة للمومنين)‬
‫(يونس ‪57 :‬‬
‫‪Vaazın gayesi‬‬
‫فغاية الوعظ واإلرشاد إذن إنما هي تنمية حقائق‬
‫اإليمان‪ ،‬وتطهير األنفس ومجاهدتها في هللا؛ تعليما ً‬
‫ً‬
‫وتزكية‬
Söz sorumluluktur
Nimet
 Bu potansiyeli iyi değerlendirmek
 Toplumun manevi hastalıklarının tedavisinde bu
potansiyeli devreye sokmak.
 Koruyucu hekimlik gibi manevi hastalıklara
yakalanmama konusunda da bu potansiyelden istifade
etmek gerekmektedir.
‫فذكر فان الذكرى تنفع املؤمنني‬
Vaaz ve nasihatin güzel tesirini gözardı etmek mükün
değildir. Yeter ki insanların ahlâkını güzelleştirmeye,
manevi hastalıklarını tedaviye çalışan kişiler, yeter
derecede muktedir, mütehassis olsun.
‫‪Söylem eylem uyumu‬‬
‫ِ‬
‫‪‬يا أَيُّها الَّ ِ‬
‫ين آَ َمنُوا لَ تَ ُقولُو َن َما َ ا تَ عف ََُو َن‬
‫ذ‬
‫َ َ‬
‫َ‬
‫ِ‬
‫ِ‬
‫ع‬
‫َ‬
‫و‬
‫م‬
‫أ‬
‫ت‬
‫أ‬
‫ت‬
‫ر‬
‫َّاس‬
‫ن‬
‫ال‬
‫ن‬
‫و‬
‫نس عو َن أَن ُف َس ُك عم َوأَنتُ عم‬
‫ب‬
‫ل‬
‫ا‬
‫ب‬
‫‪‬‬
‫ع‬
‫َ‬
‫ر‬
‫َ‬
‫َ‬
‫ُُ‬
‫َ َ َ‬
‫ِ‬
‫ِ‬
‫اب أَفَالَ تَ عَقُو َن‬
‫ت‬
‫ك‬
‫ل‬
‫ا‬
‫ن‬
‫و‬
‫ُ‬
‫ت‬
‫ت‬
‫ع‬
‫َ‬
‫َ‬
‫ع‬
‫َ‬
‫َ‬
Hüsnü i’tikad, mekarimi ahlâk,
Kalbinin safiyetiyle, ahlâkının nezahetiyle, nümûnei
imtisal, söyledikleriyle ilkönce kendisi amel etmelidir.
‫طبيب يداوى الناس وهو مريض‬
Her hastalığın bir doktoru vardır.
Ahlâkî ve sosyal hastalıkların
doktorları da –insanların ahlakını
ıslaha, fikirlerini yükseltmeye
çalışan- ilim adamlarıdır.
Manevi ve ahlaki hastalıkların tedavisi hususunda
hikmetle nasihat eden bir vaizin sözlerindeki tesir,
bulutlardan ince ince dökülen rahmet damlaları gibidir.
Bununla yeryüzü nasıl canlanır, rengarenk çiçeklerle bin
bir çeşit bitki ile harekete geçer, vaizin sözleri de
insanların manevi dünyalarını harekete geçirir,
canlandırır.
Vaaz, cemeat hakkında her bakımdan iyilik düşünen biri
olmalıdır. Her türlü bozuk ve fasit maksatlardan arınmış
olarak yalnızca cemeatin yararını, aydınlatılmasını
hedeflemelidir.
Öyle insan ki gördüğün zaman sana Allah’ı hatırlatır,
Ahireti hatırlatır, mehasini ahlâkı hatırlatır.
Vaiz kendisinden istifade etme isteye cemeatin ruhi
ihtiyaçlarını güzelce anlayara onagöre vaazın mevzuunu
teyin etmelidir. Hastalığı teşhis etmeden
tedaviyekaamak caiz omadığı gibi ruhi,
manevimazrazlarıtabibleri mesabeside ola vaizler içinde
cemeati ihtiyaçlarını anlamada vaaz ve nasihatte bulmak
uygun olmaz.
Mesela büt bütü dünyaya dalmış bir cemeate dünyayı
tavsiye etmek, bunun tersine dünyadan taamenalakasını
kesere Ahirete yönelmiş kişilerede ahireti tavsiye etmek
hasılı tahsi kabilinden olacağndan doğru görülmez.
Hüsnü beyan
Nezaheti lisan
İyi bilmediği konulara girmeme
Kırıcı konuşmama
Hazırlık
Söyleneceklerin önceden tertip edilmesi, düzenlenmesi,
planlanması gerekir.
Hazırlıksız olarak kürsüye çıkılmamalıdır.
‘Siz’ yerine ‘Biz’
Muhatapları suçlayıcı mahiyetteki konuşmaların pek yararı olmaz. Bunun
yerine eleştirilmesi gereken bir husus var ise kendini dahil ederek ‘biz’
diyerek eleştiride bulunmalıdır.
Siyasi, hızbi konuşmaları kürsüye asla
taşımamak gerekir.
Şahsiyet yapmamak gerekir.
Basit çıkar hedeflerinden uzak durmalı
Mücerred fazilet ve dirayet gösterme
gayretlerinden uzak durmalı
Nasihatte ‘Samimiyet’ esastır.
Ne kadar güzel söylenirse söylensin, samimiyet yüklü
olmayan sözlerin arzu edilen güzel sonuçları ortaya
koyması mümkün değildir.
Nasihat, çok kapsamlı bir kelimedir. Esasen hulûs,
safiyet, nezahet gibi anlamlara gelir.
Nasih, tertemiz niyetli hulûsu kalp sahibi, insanlar için
hayırdan başka bir şey düşünmeyen kişidir.
Din samimiyettir
:‫عن تميم الداري أن النبي صلى هللا عليه وسلم قال‬
‫ هلل ولكتابه‬:‫ قلنا لمن؟ قال‬. ‫الدين النصيحة‬
.‫ولرسوله وألئمة المسلمين وعامتهم‬
Temim ed-Dârî’den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber :

‘Din, samimiyettir.’ Buyurmuştur. (Ravi der ki:) “Biz,
‘Kime karşı’, diye sorduk. O da ‘Allah’a, Kitabına,
Rasulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün
Müslümanlara karşı’, buyurdular.”
Müslim, İman 95 (Hadis No:55)
İbadetinde
Özünde
İhlas ve
Samimiyet
İnsanlarla
ilişkilerinde
Sözünde
Vaizliği seçerek ahd verdik
Hizmetin tanımı:Emanet
 Karşımızda ahlâki çöküntü ve İslam konusundaki yaygın







cehalet gibi iki büyük toplumsal sorun bulunmakytadır.
Cenab-ı hak bizlere bu iki büyük hastalığın tedavisinde
görev vermiş bulunuyor.
İnsanların Din-i Mübin-i İslam’a olan ihtiyacı
Tertemiz duygularla dini öğrenmek isteyen kitleler
Buna ihtiyacı olduğu halde ihtiyacının dahi farkında
olmayan kitleler
Ahlaki çöküntü, dünyevileşme
Din hizmetine talebin karşılanması
Güzel niyet ve duyguların zayi edilmemesi
“... Müminlere kol kanat ger.”
(Hıcr: 15/88)
İşimizi sevap kazandıran bir taat
anlayışı ile yapabilmek
‫ان اجرى اال على هللا‬
 İşimizi ihlasla ve samimiyetle ecrini ve mükafatını
bekleyerek yaptığımız zaman bu işte harcadığımız
zaman ve emeğin manevi bakımdan adeta bir ibadet
hükmüne geçeceğinde hiç tereddüt yok.
 İşimizi zaten yapacağız . Öyle ise niçin bunu aynı
zamanda bizlere sevap kazandırıcı bir amele
dönüştürme gayreti içinde olmayalım?
 İşin manevi boyutunu kaçırmamamız için…
‫االخالص‬
‫اال تطلب لعملك شاهدا غير ه‬
‫هللا تعالى‬
‫هو تصفية القلوب عن مالحظة المخلوقين‬
Mesai sınırlarını aşan bir gayret
ihtiyacı
• Mesai sınırları içine sığacak bir hizmet değil.
• Kendine özgü manevi boyutu
 Mümin duyarlılığı
 Adanmışlık, fedakarlık ve özveri
 Dert edinme
Kalplerin
imarı
‫‪Allah kalplere‬‬
‫‪bakar‬‬
‫يوم ال ينفع مال وال بنون‬
‫اال من اتى هللا بقلب سليم‬
‫‪Kalbi selîm‬‬
Kalp
“…Dikkat edin,
vücutta bir et parçası
vardır; Eğer o düzgün
ve sağlam olursa
vücudun tamamı
düzgün ve sağlam
olur. Fakat o
bozulursa, vücudun
tamamı bozulur. İşte
bu et parçası kalptir."
[Buharî, İman 39, Büyû 2; Müslim, Müsakat 107, (1599); Ebu Davud, Büyû 3,
(3329, 3330); Tirmizî, Büyû 1, (1205); Nesâî, Büyû 2, (7, 241).]
‘O sizi yeryüzünden
(topraktan) yarattı ve sizi
oranın imarında görevli (ve
buna donanımlı) kıldı.’
( el-Hud suresi 11/61)
Çalışmalar Allah
yolunda ise…
Hizmet Anlayışı
İbadetteymiş gibi…
 İşin manevi boyutu
 Kur’an hizmeti - Din-i Mübin-i
İslam’a hizmet.
 Sıradan işlerden çok farklı
 Sıradan bir memuriyetin çok ötesinde . İhlasla ve
samimiyetle ecrini ve mükafatını bekleyerek yapılması
gereken bir iş.
Şahs-ı manevi
 Diyanetin şahs-ı manevisi
 Hademei hayrat: Müftüler, vaizler, Kur’an öğreticileri,
imamlar, müezzinler…
 Çok sayıda samimi ve halis kardeşimizin hey’et-i
mecmuâsının ihlas gücü ve hizmet gayreti önemli bir
manevi kuvvet teşkil eder.
 Bu büyük şahs-ı maneviye halel getirmeme duyarlılığı.
 Az bir ihmalin, küçük bir sapmanın, ufak bir su-i
istimalin Diyanetin ‘şahs-ı manevî’si bünyesinde
onulmaz yaralar açacağı bunca tecrübeyle sabittir.
Kutlu iklimin yolcularına yararımız olsun diye çıktık ise yola…
İnsanlar için en yararlı iş, onların manevi
hayatına sağlanacak katkıdır.
Ey peygamber
eğer onlara
karşı kırıcı, katı
yürekli ve sert
olsaydın
etrafından
dağılır
giderlerdi.” (Al-i
İmran: 3/159)
Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil
Başkalarının derdini dert edinme
bilinci
‫ومن اصبح‬
‫ال يهتم‬
‫بالمسلمين‬
‫فليس منهم‬
Hizmet Anlayışı
İşimizi sevap kazandıran bir taat anlayışı
ile yapabilmek
 İşimiz, büyük ölçüde Kur’an hizmeti, Din-i Mübin-i İslam’a hizmet. Bu
yönüyle sıradan işlerden çok farklı Dolayısıyla bu işle meşguliyetin her
bir dakikası, ibadete dönüşebilecek nitelikte Sıradan bir memuriyet
işinin ötesinde bir anlamı var bu işin . Ben şu hususu kat’i bir şekilde
ifade etmek isterim ki işinizi ihlasla ve samimiyetle ecrini ve
mükafatını bekleyerek yaptığımız zaman bu işte harcadığımız zaman
ve emeğin manevi bakımdan adeta bir ibadet hükmüne geçeceğinde
hiç tereddüdüm yok.
 İşimizi zaten yapacağız . Öyle ise niçin bunu aynı zamanda bizlere
sevap kazandırıcı bir amele dönüştürme gayreti içinde olmayalım?
 Bu şuurla iş görebildiğimiz zaman emin olun ki memleketimizin her
bir köşesinde görevlilerimiz vasıtasıyla vücuda getirilecek hayırların
sevabının bir misli de a’mâl-i saliha olarak bizlere de dönecektir.
 İşin manevi boyutunu kaçırmamamız için…
İnsanlığın İslam’a çok ihtiyacı
var
Dünyayı birkaç defa yok edebilecek silahlar üreten anlayışların
tasallutundan kurtulmak için,
İnsanlığın kan, terör, ve savaşların pençesinde inlememesi için,
Kin, nefret ve intikamın yerini, sevgi, muhabbet ve rahmetin
alması için,
Kirlenen ve kirletilen yüreklerin tertemiz hale gelmesi için,
Bize emanet edilen güzel yeryüzünün tahribattan kurtarılarak
gelecek nesillere salimen devredilebilmesi için,
İnsanlığa İslam’ın mesajının ulaştırılması gerekmektedir.
Hizmetimizin Anlamı
Allah yanındaki
değerini bilmek
istiyorsan onun seni
nerde istihdam ettiğine
bak
Ataullah iskenderi
Hizmetin kapsama alanı
 Herkesi, toplumun bütün kesimlerini kapsama alanına
almayı hedefleyen, siyasi düşüncesi, meşrebi ne olursa
olsun hiç kimseyi dışlamayan bir hizmet anlayışı
 Herhangi bir İslami grubun veya cemaatin alternatifi
değil, karşıtı değil, rakibi değil
 Bütün cemaatleri, ve hizmet gruplarını İslam’ın temel
ilkeleri çerçevesinde kucaklayıcı,
 Hizmet alanını belli bir grup veya cemaatin inhısarına
asla terk etmeyen bir yaklaşım
Temsil
 Diyanetin Gülen yüzleri
 Bir çok insanın belki de bazı İslami değerlerle
karşılaşmasının hayatında ilk defa Diyanet ile
karşılaşması vasıtasıyla olacağını unutmamalıyız. Bu
karşılaşmanın, o insanların zihninde din, Diyanet ve
Müftülük hakkında olumlu bir imaj bırakması
açısından büyük önemi vardır.
Ulaşılabilir, konuşulabilir, kendisiyle
ünsiyet edilen, şeffaf yöneticiler
olmak.
 Mümin, ülfet eden ve
ülfet edilen insandır. Ülfet etmeyen
ve kendisi ile ülfet edilemeyen kişide
hayır yoktur.
Hadisi şerif
 Sağlıklı iletişim kuran ve kendisi ile kolay iletişim
kurulabilen
Sıradan bir bürokrat değil
 Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmak, sıradan bir




memuriyet değildir. Bu işin kendine özgü manevi bir
boyutu vardır.
Dolayısıyla Diyanet hizmetleri sıradan bürokratik
hizmetler gibi değerlendirilmemelidir.
Bu hizmetleri yürütürken bir Mümin duyarlılığı ile hareket
etme zarureti vardır. Bu duyarlılık, adanmışlık, fedakarlık
ve özveri gerektirir.
Din hizmeti, mesai mefhumuyla yerine getirilebilecek bir
hizmet olarak görülmemelidir.
Dert edinme
Şahs-ı manevi
 Ben, ülkemizde Diyanetin bir şahs-ı manevisinin
bulunduğu kanaatindeyim. Başta Din İşleri Yüksek
Kurulumuz olmak üzere Müftülerimiz, vaizlerimiz, Kur’an
öğreticilerimiz, imamlarımız, müezzinlerimiz…İçimizde
çok sayıda samimi ve halis kardeşlerimizin hey’et-i
mecmuâsının ihlas gücünün ve hizmet gayretlerinin
önemli bir kuvvet teşkil ettiği kanaatindeyim.
 Bu sebeple bu büyük şahs-ı maneviye halel getirmeme
duyarlılığıyla hareket etmemizin çok önemli olduğunu
düşünüyorum.
 Az bir ihmalin, küçük bir sapmanın, ufak bir su-i istimalin
Diyanetin ‘şahs-ı manevî’si bünyesinde onulmaz yaralar
açacağı bunca tecrübeyle sabittir.
Görevlilerimizde aidiyet ve
mensubiyet şuurunun
canlandırılması
 Aidiyet duygusu, çalışanların kurumlarıyla özdeşleşmeleri
ve ortak hedefe doğru koşmaları için çok önemli bir unsur.
Ayrıca aidiyet duygusu gelişmeyen çalışanlarla bir kurum
kültürü oluşt
 Çalışanlar arasında aidiyet duygusu yaratmanın en etkin
yollarından biri, çalışanlar ve kurum arasındaki iletişimi
artırabilmek. Özellikle üst yönetimin her bir çalışanla direk
ilişki kurabilmesi, çalışanların başarılarını bizzat
kutlamaları, çalışanlar arasında sosyal ilişkilerin artırılması
aidiyet duygusuna olumlu katkılar sağlıyor urulması da
mümkün değil.
Aidiyet
 Ne kadar güzel projeler ortaya koyarsak koyalım, biz
merkezde ne kadar çok çalışırsak çalışalım, aidiyet
duygusunu harekete geçirmedikçe elde edeceğimiz
neticeler çok sınırlı kalacaktır.
 Bugün ülkemizin en ücra
köşelerinde Allah’ın kelamını
okuyabilen, dini bilgilerini az veya
çok öğrenebilen birileri varsa, bunda
Diyanetin bir şekilde emeği, katkısı
ve izi vardır.
 Bu katkılar çok değerlidir. Bunların
değerini ölçü kalıplarına sığdırmak
da mümkün değildir.
 Bunun yanında ülkemizin herhangi
bir köşesinde basit teşebbüslerle
Allah’ın kelamını ve dinini
öğrenebilecekken gerekli gayret ve
girişimlerde bulunulmadığı için
bunlardan mahrum olarak yetişen
veya yolunu şaşırarak yanlışlara
saplanan insanlarımızın vebalinde de
hepimizin payı olduğunu
düşünüyorum. Bu pay ise çok ağır bir
yüktür. Altından kalkabilmek çok
zordur.
Hizmetin
şümulü
Duruş
İlkeli hareket etmek
Daima hakkın ve haklının yanında olmak
Haktan ayrılmamak
Hakkı söylemek
Samimiyeti kuşanmak
Hiçbir şekilde doğruluk ve dürüstlükten ödün vermemek
Kendimizin, eşimizin, dostumuzun ve akrabalarımızın
aleyhine de olsa haktan ve adaletten ayrılmamak,
Baskılara boyun eğmemek
Hizmet hacmi
 Hizmet hacmi çok büyük. Yalnızca Türkiye’yi değil,
Muhterem Başaknımızın ifadesiyle tüm bir gönül
coğrafyamızı, hatta biraz daha geniş düşünürsek tüm
dünyayı kapsıyor.
‫‪İlkeler‬‬
‫ان اجرى اال على هللا ‪‬‬
‫االستغناء بما فى ايدى الناس ‪‬‬
‫‪ İhlas ve samimiyet/ İhlas, hayrın kardeşlerinin elinde tahakkuk etmesinden‬‬
‫‪sevinç duymak‬‬
‫الدين النصيحة ‪ .‬قلنا لمن؟ قال‪ :‬هلل ولكتابه ولرسوله وألئمة المسلمين وعامتهم‪.‬‬
‫ظ ُر إِلى أَجْ سا ِم ْكم ‪َ ،‬وال إِلى ص َُور ُك ْم ‪َ ،‬ولَ ِكنْ َي ْن ُ‬
‫إِنَّ هللا ال َي ْن ُ‬
‫وب ُك ْم َوأَعمالِ ُك ْم‬
‫ظ ُر إِلَى قُلُ ِ‬
‫ِ‬
‫ون ‪ Söylem eylem uyumu‬‬
‫ون َما َال َت ْف َعلُ َ‬
‫ِين آَ َم ُنوا لِ َم َتقُولُ َ‬
‫َيا أَ ُّي َها الَّذ َ‬
‫َو َت َع َاو ُنوا َعلَى ْال ِبرِّ َوال َّت ْقوى ‪‬‬
‫ون ‪‬‬
‫اب أَ َفالَ َتعْ ِقلُ َ‬
‫ون ْال ِك َت َ‬
‫نس ْو َن أَنفُ َس ُك ْم َوأَن ُت ْم َت ْتلُ َ‬
‫اس ِب ْال ِبرِّ َو َت َ‬
‫ُون ال َّن َ‬
‫أَ َتأْ ُمر َ‬
‫‪ Bir vücudun uzuvları gibi‬‬
‫ان ‪‬‬
‫َو َال َت َع َاو ُنوا َعلَى ْ ِ‬
‫اال ْث ِم َو ْالع ُْد َو ِ‬
‫‪ Hüsnü zan‬‬
Etrafımıza duvarlar örmeme
 Yapacağımız hayırlı işlerde ‘Şu ne der, bu nasıl anlar,
falanın tepkisi ne olur?’ gibi bir çok etken ile hayırlı
işlerden vazgeçmemek. Etrafımıza duvarlar örmeden
devam etmek.
Kolaylaştıran
Zorlaştırmayan
"Müjdeleyin, nefret
ettirmeyin,
kolaylaştırın,
zorlaştırmayın."
Sevdiren
Nefret
ettirmeyen
Güzel ahlak sahibi
Hakkımızdaki güzel
düşünceleri boşa
çıkarmama duyarlılığı
Asgari olarak
En çok dikkat etmemiz gereken
hususlardan biri, hareket ve
tavırlarımızın, insanlarla
ilişkilerimizin dinin, Diyanetin ve
İslam’ın aleyhine propaganda
malzemesi yapılmasına neden
olmamaktır.
Daima hayra ve iyiliğe kulak veren
Başkaları hakkında kötü düşünceye
sahip olmayan
Başkaları ile güzel ilişkiler içerisinde
olan
“Mümin ülfet
sahibidir. Ülfet
etmeyen(kaynaşmay
an) ve ülfet
edilemeyen(kendisiyl
e kaynaşılamayan)
kişide hayır yoktur.”
Sözü güzel
İyiliğe öncü
Kim iyi bir çığır açarsa, açtığı
bu iyi çığırın manevi ödülü ile
birlikte kıyamete kadar bu
çığırdan gideceklerin
ödüllerinden bir şey
eksilmeden bir misli de o iyi
çığırı açanadır. Kim de kötü
bir çığır açarsa, o kötü çığırın
vebali ile beraber kıyamete
kadar o kötü çığırı
izleyenlerin vebalinden bir şey
eksilmeden bir misli de o kötü
çığırı açanadır’
Ölçü:
Allah’ın rızasıdır,
yol, her hususta
Allah’ın gösterdiği
yoldur
Güzel söz
Başkalarının eksik ve kusurlarıyla uğraşmaya
ayıracak hiç vaktimiz olmamalıdır.
Kendi eksikliklerini ve kusurlarını düzeltmek için
uğraşmaktan başkalarının eksiklik ve kusurlarıyla uğraşmaya
vakit bulamayan kişiye ne mutlu!
Ulaşılabilir, konuşulabilir, kendisiyle
ünsiyet edilebilir olmak
Mümin, ülfet eden ve
ülfet edilen insandır. Ülfet etmeyen
ve kendisi ile ülfet edilemeyen kişide
hayır yoktur.
Hadisi şerif
Sağlıklı iletişim kuran ve kendisi ile kolay iletişim
kurulabilen
Anlaşılır Şekilde Konuşmak
Açık Konuşmak
Karşısındakine sözü açık seçik söylemek
İyi Anlaması için Gerektiğinde Tekrarlamak
Enes radıyallahu anh’in belirttiğine göre:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sözünün iyi
anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı. Bir
topluluğun yanına varıp onları selâmlayacağı zaman üç
defa selâm verirdi. Buhârî, İlim 30, İsti’zân 13. Ayrıca bk. Tirmizî, İsti’zân 28.)
(
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in konuşması,
herkesin anlayacağı şekilde açık seçikti. (Ebû Dâvûd, Edeb 18)
Konunun konuşulacak süreye göre
ayarlanması
 Daha söyleyeceğim çok şey vardı ama…
 Vaaz yapacak kişinin vakti iyi kullanması,
söyleyeceklerini zamana göre önceden planlaması
büyük önem taşımaktadır.
 ‘Vakit yetmedi’ mazereti ileri sürülmemelidir.
 Vakti kullanamamak demektir, bu. Beş dakika vakit var
ise beş dakikaya göre bir konuşma planlamak mesela.
Konu bütünlüğünün sağlanması
 Konunun sınırlandırılması. Önemli. Bir yerden
başlayıp başka konulara geçilip gidilmemesi
 Konunun dağıtılmaması

 Konu anlatılırken yan unsurlar vaaza hakim hale
gelmemelidir.
 Vaaz nasıl hazırlanması gerektiği, söz söyleme sanatı,
dinleyici kitleyi tanıma (dinleyicilerin profili genç
yaşlı, tahsilli, tahsilsiz vs..) tanıma,
Ele alınan konular









Vaaz ve irşadın önemi
Vaizlerin nitelikleri
Vaazın şekli muhtevası
Söz söyleme sanatı
Vaazlarda dil ve üslup
Vaazda iletişim yöntemleri
Vaaz kaynakları
Klasik vaaz kaynakları
Vaazlarda ayet ve hadislerden
yararlanma usulü
 Vaazda konu seçimi
 Vaaz çeşitleri
 Muhatap kitleye göre















Olağanüstü haller
Yaşlılar
Kadın cemeat
Cezaevleri Çocuk ıslah evleri
Sosyal hizmet kurumları
Dini danışmanlık
Üniversite camileri
Yurt dışı
Vaizlerin cami dışı fonksiyonları
Aile irşat büroları
Vaazlarda içerik ve sunum
Vaazın tarihi
Vaazların temel yeterlilikleri
Vaizlerin yetişme süreci
Günümüzde vaizlerin sorunları

similar documents