borçlar - Esentepe

Report
 İtilaf Devletleri Lozan Barış Konferansı’na TBMM
Hükümeti’nin yanı sıra İstanbul Hükümeti’ni de
çağırmıştı.
 İstanbul Hükümeti’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki
tutumu göz önüne alındığında, böyle bir konferansa
katılmaya hakkı yoktu.
 Mustafa Kemal konuyu meclis gündemine
getirdi.Yapılan tartışmalar sonunda TBMM,
saltanatın kaldırılmasına karar verdi
 (1 KASIM 1922)
Saltanatın kaldırılmasıyla Padişah
Vahdettin’in siyasi yetkileri sona erdi.
Kendisinde sadece halifelik yetkileri
kaldı.
Bu gelişmeler üzerine Vahdettin
İngilizlere sığınarak İstanbul’dan ayrıldı
(17 Kasım 1922)
TBMM, Osmanlı hanedanından
Abdülmecit efendiyi halifeliğe getirdi.
 Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve ardından
Mudanya Mütarekesi’nin imzalanması Lozan
Konferansı’na ortam hazırlayan en önemli
gelişmedir.
 TBMM Konferansın toplanma yeri olarak
İzmir’i önerdi. Konferansın tarafsız bir ülkede
yapılması gerekliliğini öne süren İtilaf
Devletleri ise İsviçre’nin Lozan şehrini
önerdiler. TBMM bu öneriyi kabul etti.
 Lozan Konferansı’na baş temsilci olarak Dışişleri
Bakanı İsmet İnönü atandı.Konferansa TBMM,
İngiltere, İtalya, Fransa ve Yunanistan tüm
konularda katılmıştır.
 Romanya ve Yugoslavya kendi çıkarları için
I. Dünya Savaşı’nda dostları olan İngiltere ve
Fransa ile hareket edeceklerdir. Bu devletler,
borçlar konusunda konferansın doğrudan muhatabı
olmuşlardır.
 Boğazlar konusunda Sovyet Rusya, Japonya ve
Bulgaristan katılmışlardır. Japonya’nın ilgilendiği
diğer bir konu ise ekonomik çıkarlarıdır
ABD ise konferansa sadece gözlemci olarak
katılmıştır.
Konferansı gerçekleştiren devletler
İngiltere, Fransa ve İtalya’dır.
Beklentileri ise; Sevr Antlaşmasını
mümkün olduğu ölçülerde TBMM’ye kabul
ettirebilmek ve “Hasta Adamın”
ülkesinde var olan çıkarlarını
sürdürebilmektir. Diğer bir deyişle
Kurtuluş Savaşı’nı yok sayarak Türkiye’ye
yönelik müdahalelerini sürdürebilmektir.
 TBMM’NİN temel beklentisi ise Misakı Milli
sınırları içerisinde özgür ve bağımsız yeni bir
Türk Devleti’nin kurulduğunu kabul ettirmektir.
 TBMM, toplantıya katılan Türk Heyetinden;
1. Kapitülasyonlar
2. Ermeni yurdu iddiaları
konularında ise kesinlikle taviz verilmemesini
istemiştir.
UYARI
TBMM’nin kapitülasyonlar ve
ermeni sorunundan ödün
vermeme kararını alması TAM
BAĞIMSIZLIKTAN ve TOPRAK
BÜTÜNLÜĞÜNDEN taviz
verilmeyeceğinin göstergesidir.
Sevr Antlaşması’nın ana hatlarıyla
uygulamasından yana tavır takınan
İtilaf Devletleri’yle bazı önemli
konularda antlaşmaya varılamadı.
Türk-Yunan sınırı, Boğazların statüsü,
Türk-Irak sınırı, Kapitülasyonlar, dış
borçlar ve savaş tazminatı gibi çok
önemli konularda tarafların uzlaşmaya
varamaması üzerine görüşmeler kesildi
(4-5 Şubat 1923)
Türk ordusunun Boğazlar ve
Musul üzerine harekata hazırlanması
üzerine yeniden savaşın eşiğine
gelindi. Durumun ciddiyetini gören
İtilaf Devletleri Konferansı yeniden
toplanma gereğini duydular 23 Nisan
1923‘te başlayan ikinci konferans
dönemi ise barışla noktalandı
24 Temmuz 1923
Lozan’da sadece bir barış
düzenlenmemiş, aynı zamanda
Türkiye ile batılı devletlerin
siyasi, hukuksal ve sosyal ilişkileri
de yeniden düzenlenmiştir. Doğu
ile batının 8 aylık
hesaplaşmasından doğu galip
olarak çıkmıştır.
 SURİYE SINIRI:
20 Ekim 1921’de Fransa ile
imzalanan Ankara Antlaşması’nda saptandığı
şekliyle kalacaktır.
 IRAK SINIRI: Musul sorunu nedeniyle Türkiye
ile İngiltere arasında antlaşmaya varılamadı.
İleride yapılacak görüşmelerle taraflar bunu 9
ay içinde çözümleyeceklerdir.
 UYARI: 5 Haziran 1926’da İngiltere ile yapılan
Ankara Antlaşması ile Musul İngiliz güdümündeki
IRAK’A bırakılmıştır.
 YUNANİSTAN SINIRI: Trakya’yla ilgili bu sınır
için Mudanya Ateşkes’inde belirtildiği gibi Meriç
Nehri esas olacaktır. Balkan Savaşları ile
kaybedilen Batı Trakya, Yunanistan'da kalırken,
Doğu Trakya Türkiye’ye bırakılmıştır.
 BULGARİSTAN SINIRI: Bulgaristan ile Osmanlı
Devleti arasında imzalanan İstanbul Antlaşması
(1913) ile Bulgaristan’ın I. Dünya Savaşı’ndan sonra
İti,laf Devletleri ile imzaladığı NÖYYİ Antlaşması
esas kabul edilmiştir.
 KAPİTÜLASYONLAR: Adli, mali ve idari alanlarda
yabancılara tanınan tüm ayrıcalıklara son
verilmiştir.
 AZINLIKLAR: Bütün azınlıklar Türk uyruklu
sayılacak ve hiçbir ayrıcalık tanınmayacaktır. Batı
Trakya’daki Türklerle İstanbul’daki Rumlar
dışında, Anadolu ve doğu Trakya’daki Rumlar ile
Yunanistan'daki Türkler yer değiştirecektir
(Nüfus mübadelesi)
 ADALAR: Gökçeada ve Bozcaada Türkiye’ye bırakıldı.
Midilli, Sakız, ve Sisam adaları Yunanistan’da kalması
kabul edildi. Buna karşılık Yunanistan Türkiye’ye yakın
bu adalarda askeri tesis kuramayacaktır.
 SAVAŞ TAZMİNATI: I. Dünya Savaşı nedeniyle
Türkiye’den istenen savaş tazminatı kabul
edilmemiştir. Kurtuluş Savaşı’nda Türkiye’ye zarar
veren Yunanistan ise savaş tazminatı ödemeyi kabul
etmiştir. Bunun için KARAAĞAÇ’I Türkiye’ye
bırakmıştır.
 BORÇLAR: Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar idaresi)
kaldırıldı. 1854’ten itibaren Osmanlı Devleti’nin yaptığı
borçlar Türkiye tarafından kabul edildi. Fakat bu
borçların ödenmesinde bazı kolaylıklar elde etti.
 BORÇLARIN ÖDEME ŞEKLİ ŞÖYLE
GERÇEKLEŞECEKTİR:
Borçlar Osmanlı Devletinden ayrılan
devletlere de bölüştürülecektir.
Balkan Savaşlarında toprak kazanan ve
adalardan pay alan devletlere de borçlar
bölüştürülecektir.
Borçlar taksitlendirilecektir.
Ödemeler altın esasına göre değil,
Fransız Frangı üzerinden yapılacaktır.
 BOĞAZLAR: Boğazlar Bölgesi Türkiye’ye
bırakılmakla birlikte, Boğazların yönetimi,
Başkanının Türkiye olduğu ve Milletler Cemiyeti’nin
denetleyeceği Uluslar arası bir komisyona
bırakılmıştır. Boğazlardan geliş gidiş serbest
olacak ve Türkiye boğazların her iki yakasında
yedişer kilometrelik bir alanda asker
bulunduramayacaktır.
 UYARI: Bu durum Yeni Türk Devleti’nin Boğazlar
üzerinde tam bir egemenlik kuramayacağını
göstermektedir.
 FENER RUM PATRİKHENESİ: Türkiye
Patrikhanenin İstanbul’dan çıkarılmasına
uğraşmışsa da başarılı olamamıştır. Ancak
Patrikhane sadece Ortodoks nüfusun din işleri ile
ilgilenecek siyasi faaliyetlere girişmeyecekti.
Ortodoks din adamları tarafından belirlenen üç din
adamından birisi Türkiye tarafından patrik olarak
atanacaktı.
 YABANCI OKULLAR: Türkiye’deki yabancı
okulların her türlü işleyişini Türk hükümeti
belirleyecekti.
 Pek çok devlet tarafından imzalanan ve günümüze
kadar gelen bu antlaşma ile yeni Türk Devleti
Uluslar arası alanda resmen kabul edilmiştir.
 Türkiye’nin bağımsızlığını ve egemenliğini sınırlayıcı
engeller ortadan kaldırılmıştır.
 Sevr Antlaşması’nı resmen yürürlükten kaldıran bu
antlaşma ile Kurtuluş Savaşı’nın yanı sıra I. Dünya
savaşı da sona ermiştir.
 Osmanlı Devleti’nden kalan asırlık sorunlar sona
ermiştir.
 Borçlar dışında Osmanlı Devleti’nin yaptığı tüm
anlaşmalar geçersiz sayılmıştır.
 Batı’nın şark politikası iflas etmiştir.
 Batının Türk topraklarında güdümlü devlet
kurmaya yönelik politikaları iflas etmiştir.
 Misakı Milli büyük oranda gerçekleştirilmiştir.
 İngiltere’nin Ortadoğu’ya yönelik politikaları iflas
etmiştir.
 Lozan, Orta Doğu’nun en önemli bir bölgesinde
sürekli bir barış ve güvenlik kurmak ve
sürdürmekle, Dünya barışına da hizmet etmiştir.
UYARI: Türk Kurtuluş Savaşı ve onun diplomatik
şaheseri olan Lozan Antlaşması, Sömürgeci
devletlerin baskısı altında olan, ezilen ve sömürülen
mazlum uluslara yol gösterici olmuştur. Bu nedenle
Evrensel niteliğe sahip bir antlaşmadır.
MİSAKI İKTİSADİ KARARLARI:
 Ham maddesi yurt içinden sağlanan
sanayi dalları korunmalıdır.
 Fabrika ve Büyük ticari işletmeler
açılmalıdır.
 Devlet özel sektörün yatırım yapmadığı
alanlara yatırım yapmalıdır.
 Ulusal Bankacılık sektörü kurulmalıdır.
Sanayileşme teşvik edilmelidir.
Ormancılık,madencilik ve tarım
sektörünün gelişmesi
sağlanmalıdır.
Yol yapımına önem verilmelidir.
Sömürgeci mantığı ile
yaklaşmayan devletlerle işbirliği
yapılmalıdır.

similar documents