yönetim ve örgüt kuramları

Report
YÖNETİM VE ÖRGÜT KURAMLARI
ÖRGÜTLER BELİRLİ BİR AMACI GERÇEKLEŞTİRMEK ÜZERE KURULAN, BELİRLİ BİR
YAPIYA VE DEVAMLILIĞA SAHİP SOSYAL İLİŞKİ BİÇİMİ OLARAK TANIMLANABİLİR.
KURAM İSE BELİRLİ BİR OLGUYA YÖNELİK BİLGİYİ DÜZENLEYEREK VE
BASİTLEŞTİREREK KARMAŞIK SOSYAL DÜNYAYI DAHA ANLAŞILIR HALE GETİREN,
BİRBİRİ İLE BAĞLANTILI DÜŞÜNCELER SİSTEMİDİR.
ÖRGÜT KURAMI DA BU ÇERÇEVEDE, ÖRGÜTLERİN DÜNYASINDA YAŞANAN
OLGULARIN ANLAŞILMASI İÇİN GELİŞTİRİLEN AÇIKLAMALAR BÜTÜNÜDÜR.
ÖRGÜT KURAMI ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR:
• ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİNİN, ÖRGÜTLERİ OLUŞTURAN BİREYLERİN TUTUM VE
DAVRANIŞLARINI NASIL ETKİLEDİĞİ,
• ÖRGÜTÜ OLUŞTURAN BİREYLERİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ VE EYLEMLERİNİN,
ÖRGÜTÜN AMAÇLARINA KATKILARININ (LİDERLİK, VB.) NASIL ORTAYA ÇIKTIĞI VE
ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİNİ NASIL ETKİLEDİĞİ,
• ÖRGÜTLERİN
DURUMLARI,
PERFORMANS,
BAŞARI
VE
HAYATTA
KALMA
KONUSUNDAKİ
• ÖRGÜTLER VE ÖRGÜTLERİN KÜLTÜREL, POLİTİK, TEKNOLOJİK VB. ÇEVRE
UNSURLARI ARASINDAKİ KARŞILIKLI ETKİLER
ARAŞTIRMALARDA ANALİZ BİRİMİ OLARAK
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ BİLİMİNDE ÖRGÜT İÇİNDEKİ BİREYLERİN VE GRUPLARIN
DAVRANIŞLARINA ODAKLANIRKEN,
ÖRGÜT KURAMI MAKRO ANALİZ DÜZEYİNE YANİ ANALİZ BİRİMİ OLARAK TEK TEK
VEYA TOPLU HALDE ÖRGÜTLERİN DAVRANIŞLARINA ODAKLANMAKTADIR.
ÖRGÜT
KURAMI
ÇALIŞMALARI
YÜRÜTÜLMEKTEDİR:
1. ÖRGÜT DÜZEYİ,
2. ÖRGÜTLER ARASI DÜZEY,
3. ÖRGÜTLER ÜSTÜ DÜZEY
KENDİ
İÇİNDE
3
FARKLI
DÜZEYDE
ÖRGÜTLERİ ANLAMAK DÜNYAYI ANLAMAKTIR!
ÖRGÜT KURAMI YENİ FAKAT ÖZELLİKLE 1970’LERİN
ARAŞTIRMA VE İLGİNİN YOĞUNLAŞTIĞI BİR ALANDIR.
SONUNDAN
İTİBAREN
ÖRGÜTLER; ÜYELERİNİN FARKLI BEKLENTİLERİYLE ŞEKİLLENEN, HEDEFLERİNE
ULAŞMAK İÇİN ÇEŞİTLİ BİÇİMLERDE BİRARAYA GELMİŞ, ÇEVRESEL FAKTÖRLERİN
ETKİSİ ALTINDA VARLIĞINI SÜRDÜRMEYE YÖNELİK ÇABALAR GÖSTEREN FARKLI
ÖZELLİKLERE SAHİP SOSYAL YAPILARDIR.
BU ÇERÇEVEDE HER ÖRGÜT; ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİ, HEDEF VE STRATEJİLER,
ÜYELER, TEKNOLOJİK İMKANLAR, BÜYÜKLÜK, ÇEVRE VE KÜLTÜR GİBİ
BOYUTLARDAN OLUŞMAKTADIR.
ÖRGÜT KURAMI, ÖRGÜTLERİN DAVRANIŞLARINI ANLAMAYA VE AÇIKLAMAYA
ÇALIŞAN BİR SOSYAL BİLİM ALANIDIR.
5
ÖRGÜT KURAMLARINI, KLASİK VE NEO-KLASİK DÖNEMLERDE YÖNETİM ALANINDA
YAPILMIŞ DİĞER ÇALIŞMALARDAN AYIRAN EN TEMEL ÖZELLİK, ÖRGÜTLER
ÜZERİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALARIN UYGULAMACILARA YOL GÖSTERMEKTEN
ÇOK BİLİMSEL BİLGİ ÜRETİMİNİ ARTTIRMAYI HEDEFLEMESİDİR.
KLASİK
VE
NEO-KLASİK
DÖNEMLERDE
YÖNETİM
ALANINDA
YAPILAN
ÇALIŞMALARDA İSE AMAÇ, ÖRGÜTLERİ ETKİLİ VE VERİMLİ KILACAK ÖNERİLER
GELİŞTİRMEKTİR.
6
ÖRGÜT KURAMI ALANININ DOĞUŞU VE TARİHSEL GELİŞİMİ
1800’LERİN SONLARINA GELİNDİĞİNDE, AYNI YÜZYILIN İLK YILLARINDAKİ KÜÇÜK ÖLÇEKLİ VE
BASİT ÖRGÜTSEL YAPILARDAN, EKONOMİK OLARAK VARLIKLARINI GİDEREK DAHA FAZLA
HİSSETTİREN DAHA BÜYÜK ÖLÇEKLİ ÖRGÜTLERE GEÇİLDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR.
20.YY İLK YARISINDA DİKKATİ ÇEKEN BAZI YAKLAŞIMLAR, 1950’LERDEN SONRA ÖRGÜT KURAMI
ALANININ BELİRGİNLEŞMESİ SÜRECİNDE REFERANS NOKTALARI OLARAK KULLANILMIŞTIR. BU
YAKLAŞIMLAR TEMELDE 3 AYRI DİSİPLİNER KÖKENDEN BESLENEREK GELİŞTİRİLMİŞTİR:
1.İDARİ KÖKEN: (VERİMLİLİK VE ETKİNLİK)
2.PSİKOLOJİK KÖKEN (İNSAN İLİŞKİLERİ YAKLAŞIMI)
3.SOSYOLOJİK KÖKEN (ÖRGÜTLERİN YAPISAL ANALİZİ)
Örgüt ve Yönetim
Alanında Çalışmalar
Örgüt Kuramlarında
Çeşitlenme
Örgüt Kuramlarında Çeşitlenme
ve Bütünleştirme
7
YÖNETİM YAKLAŞIMLARINA GENEL BAKIŞ
YÖNETİM
KURAMLAR
I
KLASİK
YÖNETİM
YAKLAŞIMI
Bilimsel
Yönetim
Yaklaşımı
(Taylor)
NEO-KLASİK
(İNSAN
İLİŞKİLERİ)
YÖNETİM
YAKLAŞIMI
Yönetim
Süreci
Yaklaşımı
(Fayol)
MODERN
YÖNETİM
YAKLAŞIMI
Bürokrasi
Yaklaşımı
(Weber)
Sistem
Yaklaşımı
Durumsallık
(Koşul
Bağımlılık)
Yaklaşımı
POST-MODERN
YÖNETİM YAKLAŞIMI
Kaynak Bağımlılığı
Örgütsel Ekoloji
İktisadi Kuramlar:
• İşlem Maliyeti
• Vekalet Kuramı
Yeni Kurumsal Kuram
Postmodern Örgüt Kuramı
Eleştirel Yönetim Çalışmaları
1975: İŞLEM MALİYETİ YAKLAŞIMI – OLİVER WİLLİAMSON.
1977: KURUMSALLAŞMA YAKLAŞIMI – JOHN MEYER & BRAYN ROWAN
1977: POPÜLASYON EKOLOJİSİ - M. HANNAN & J. FREEMAN; GLENN CARROLL.
1978: KAYNAK BAĞIMLILIĞI YAKLAŞIMI - JEFFREY PREFFER & GERARLD SALANCİK
1980: REKABET STRATEJİSİ - MİCHAEL PORTER.
1988: VEKALET YAKLAŞIMI - KATHLEEN EİSENHARDT.
9
KARŞILAŞTIRMA
KISTASLARI
VARLIKBİLİMSEL
VARSAYIM
BİLGİ BİLİMSEL
VARSAYIM
YÖNETİM BİLİM
VARSAYIMI
İNSAN DOĞASI
DAYANDIĞI TOPLUM
KURAMI
KOŞUL
BAĞIMLILIK
KAYNAK
BAĞIMLILIĞI
İŞLEM
MALİYETİ
ÖRGÜTSEL
EKOLOJİ
YENİ KURUMSAL
KURAM
gerçekçilik
gerçekçilik
gerçekçilik
gerçekçilik
kurulmuş gerçekçilik
pozitivist
pozitivist
pozitivist
pozitivist
Özneler arası nesnellik
açıklamak
açıklamak
açıklamak
açıklamak
anlamak
belirlenimci
belirlenimci
belirlenimci
indirgenimci
etkileşimci
düzen
(uzlaşma)
düzen
(uzlaşma)
düzen
(uzlaşma)
düzen
(uzlaşma)
düzen
(uzlaşma)
ÖRGÜTÜ TANIMLAMA
ussal-açık
doğal-açık
doğal-açık
ussal-açık
doğal-açık
ÇEVREYİ TANIMLAMA
BİÇİMİ
teknik-ekonomik
çevre
ekonomik-politik çevre ekonomik çevre
ekonomik çevre
kurumsal çevre
ÇEVRE-ÖRGÜT
ANLAYIŞI
örgüt çevreye
uyumlanır
örgüt çevreyi etkiler
çevre örgütleri
belirler
Çevreyi örgütten ayıran
sınırların geçirgenliği –
verimli sınırlar
örgütler kurdukları çevre
tarafından biçimlenir
ÖRGÜTSEL DEĞİŞİM
uyum
uyum
seçilim
uyum
uyum
ANALİZ DÜZEYİ
mikro (örgüt)
makro (örgütsel alan)
mikro (iktisadi işlemler)
makro (örgütsel alan)
TEMEL ARAŞTIRMA
SORUSU
örgütsel tasarımın
nedenleri ve
sonuçları nelerdir?
örgütler neden bu
kadar çeşitlidir?
örgütler neden vardır?
Örgütler neden bu kadar
birbirine benzer?
TEMEL KATKISI
farklı bağlamlarda
etkili tasarımların
belirlenmesi
örgütlerin kaynak
bağımlılıklarını nasıl
yönettiklerinin
belirlenmesi
farklı türdeki işlemlerin
Örgüt topluluklarında
maliyetlerimi en aza
örgütsel formun
indirecek yönetişim
evriminin açıklanması
biçimlerinin belirlenmesi
örgütsel alan içinde
örgütlerin nasıl eş
biçimli hale geldiklerinin
anlaşılması
ARAŞTIRMA NİYETİ
bilimci-yönetimci
bilimci-yönetimci
bilimci
bilimci-yönetimci
bilimci
ÖRGÜTSEL
BAŞARININ TEMEL
KISTASI
Çevreye uyumlu
yapısal tasarıma
ulaşmak
Kaynak bağımlılığını
optimum kılacak
stratejileri uygulamak
Örgütsel başarıyı
çevre tayin eder
işlem maliyetlerini en aza
indirecek yönetişim
mekanizmasını kullanmak
Çevrede yerleşik
kurumları benimseyerek
örgütü meşrulaştırmak
YÖNETİCİYE BİÇTİĞİ
ROL
değişen çevreye
uyumlu yapıyı
tasarlamak
uygun kaynak edinme
stratejilerini seçerek
çevresel belirsizliği
azaltmak
yöneticinin rolünü
önemsemez
işlem maliyetlerini en aza
indirecek yönetişim
mekanızmasını seçmek
örgütü sosyo-kültürel
çevrede meşrulaştırmak
meso (örgütün
ilişkileri)
örgütler kaynak
bağımlılıklarını nasıl
yönetir?
KAVRAMLAR
ANALİZ DÜZEYİ
BİR ARAŞTIRMANIN BAĞIMLI DEĞİŞKENİNİN ÖRGÜT-İÇİ, ÖRGÜTLER-ÜSTÜ VEYA ÖRGÜTLER-ARASI HANGİ
BAĞLAMDA ELE ALINDIĞIDIR.
ANALİZ BİRİMİ
BİR ARAŞTIRMANIN, BULGULARINA ULAŞMAK İÇİN ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞI İNSAN, GRUP, OLAY, KURUM, VB. EN
TEMEL BİRİMİDİR
AKTÖR
BELLİ AMAÇLARLA EYLEMDE BULUNAN BİREYLER VEYA ÖRGÜTLERDİR
ONTOLOJİ
VARLIK YA DA VAROLUŞ İLE BUNLAR›N TEMEL KATEGORİLERİNİ ARAŞTIRAN, GERÇEKLİĞİN YAPISINI VE
DOĞASINI AÇIKLAMAYA ÇALIŞAN FELSEFÎ DİSİPLİN.
BİLGİBİLİM. “BİLGİ NEDİR?” SORUSUNA CEVAP BULMAYA ÇALIŞAN BİR FELSEFİ DİSİPLİNDİR. DOĞRU BİLGİ DİYE
BİR ŞEYİN VAR OLUP OLMADIĞI, BİLGİYE NASIL ULAŞILACAĞI, BİLGİNİN DOĞRU OLUŞUNUN ÖLÇÜTÜNÜN NE
OLDUĞU, BİLGİNİN SINIRLARI VE KAPSAMI GİBİ KONULAR EPİSTEMOLOJİNİN İLGİ ALANINA GİRER.
İNSANDAN BAĞIMSIZ BİR GERÇEKLİĞİN VAR OLDUĞUNU, İNSANIN ANCAK BU GERÇEKLİĞİ KEŞFEDEBİLECEĞİNİ
AMA DEĞİŞTİREMEYECEĞİNİ VARSAYAR.
İNSANDAN BAĞIMSIZ BİR GERÇEKLİĞİN BULUNMADIĞINI, GERÇEKLERİN İNSANLAR TARAFINDAN ONLARA
VERİLMİŞ ADLARDAN İBARET OLDUĞUNU KABUL ETMEKTEDİR
DÜNYADA NELER OLUP BİTTİĞİNİ GENEL GEÇER KURALLAR VE NEDENSEL İLİŞKİLER ARACILIĞIYLA
AÇIKLAMAYA ÇALIŞIR. BİLGİ NESNESİ OLARAK SADECE OLGULARI KABUL EDEREK METAFİZİĞİ REDDEDER.
BİLİMSEL BİLGİNİN DE SADECE OLGULARLA İLGİLİ ARAŞTIRMALARLA ORTAYA ÇIKACAĞINI SAVUNUR.
GENELLİKLE DOĞA BİLİMLERİNİN YÖNTEMLERİNİ SOSYAL BİLİMLERE AKTARMAYA ÇALIŞIR.
POZİTİVİZMİN TEMEL KABULLERİNİ REDDEDER. ANTİ-POZİTİVİZME GÖRE EVRENSEL YASALAR KEŞFETMEYE
ÇALIŞMAK BOŞUNADIR. SOSYAL DÜNYADA TABİAT KURALLARI GEÇERLİ OLAMAZ. ANTİ-POZİTİVİZM
YORUMSAMACI BİR ONTOLOJİYE YASLANIR. BİLGİ GÖRECELİDİR. DÜNYANIN İŞLEYİŞİ ONU ANLAMAYA ÇALIŞAN
İNSANLARIN BAKIŞ AÇILARINA GÖRE FARKLILIK GÖSTERİR.
AKTÖRLERİN ETKİSİNİ ÖNE ÇIKARAN YAKLAŞIM
ÇEVRENİN AKTÖRLER ÜZERİNDEKİ SINIRLANDIRICI ETKİSİNİ VURGULAYAN YAKLAŞIM.
YÖNETİM BİLİMİ ALANININ MUTLAKA MATEMATİĞE DAYANARAK GELİŞTİRİLMESİ GEREKTİĞİ SAVUNULUR.
AMAÇ, AYNI MÜHENDİSLİKTE OLDUĞU GİBİ YÖNETME İŞİ İÇİN DE DAHA İYİ SONUÇLAR VERECEK YOLLAR,
USULLER VE TEKNİKLER GELİŞTİRMEKTİR.
DAYANAĞINI SOSYAL BİLİMLERDE ARAYAN ARAŞTIRMACILAR İSE KENDİLERİNİN VEYA BAŞKALARININ KİŞİSEL
TECRÜBELERİNE, SEZGİLERİNE, İNANÇLARINA VEYA TANIK OLDUKLARI BAŞARILI ÖRNEKLERE DAYANARAK,
YÖNETME İŞİNİN NASIL DAHA İYİ YAPILACAĞINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE İLKELER GELİŞTİRMEK NİYETİNDEDİRLER.
BİR BÜTÜN OLARAK ÖRGÜTSEL SÜREÇLER, ÖRGÜTÜN SINIRLARI, FAALİYET SİSTEMİ VE ÖRGÜTÜN GENEL
STRATEJİLERİ ÜZERİNDE DURMAKTADIR.
EPİSTEMOLOJİ
GERÇEKÇİLİK
NOMİNALİZM
POZİTİVİZM
ANTİ-POZİTİVİZM
İRADECİ
BELİRLENİMCİ
BİLİMCİ
YÖNETİMCİ
MİKRO (ÖRGÜT)
MESO (ÖRGÜTÜN
BİR ÖRGÜTÜN DİĞER ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİNİN ANALİZİNİ KAPSAMAKTADIR.
İLİŞKİLERİ)
MAKRO
ÖRGÜT TOPLULUKLARININ KENDİNE ÖZGÜ UNSURLARI VE DİNAMİKLERİ İLE İLGİLENİR. YANİ BİR ÖRGÜTÜN
(ÖRGÜTSEL ALAN) DİĞERLERİYLE DEĞİL, ÖRGÜTLERİN ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİNE ODAKLANIR.
KOŞUL BAĞIMLILIK (DURUMSALLIK) YAKLAŞIMI
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMI, ÖRGÜT TASARIMLARINDAKİ YADA
ÖRGÜTLENME MODELLERİNDEKİ FARKLILIKLARI AÇIKLAYABİLMEK İÇİN
GELİŞTİRİLMİŞTİR.
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMI, ÖRGÜTLERİ AÇIK SİSTEMLER OLARAK
GÖRMEKTEDİR.
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMININ TEMEL VARSAYIMLARI;
• ÖRGÜTLENMENİN BİR TANE EN İYİ YOLU YOKTUR.
• HER TÜRLÜ ÖRGÜTLENME AYNI ÖLÇÜDE ETKİLİ DEĞİLDİR.
• ÖRGÜTLENMENİN EN İYİ YOLU, ÖRGÜTÜN İİŞKİLİ OLDUĞU KOŞUL
BAĞIMLILIK FAKTÖRLERİNE BAĞIMLIDIR.
KOŞUL BAĞIMLILIK (DURUMSALLIK) YAKLAŞIMI
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMININ TEMEL SAVI, KOŞUL BAĞIMLILIK
FAKTÖRLERİNİN ÖRGÜTSEL YAPIYI BELİRLEYECEĞİ VE BU FAKTÖRLER İLE
ÖRGÜTSEL YAPI UYUMUNUN ÖRGÜTSEL PERFORMANSI ETKİLEYECEĞİDİR.
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMINDA ÜZERİNDE EN FAZLA DURULAN KOŞUL
BAĞIMLILIK
FAKTÖRLERİ;
ÇEVRE,
TEKNOLOJİ,
BÜYÜKLÜK
VE
STRATEJİDİR.
ÖRGÜTTEKİ KİŞİLER ARASI İLİŞKİLERİN DÜZENLENMİŞ TARAFLARINA
ÖRGÜTSEL YAPI DENİR. KOŞUL BAĞIMLILIKTA ÖRGÜTSEL YAPININ
BOYUTLARI;
•
•
•
•
•
•
BÜROKRATİKLEŞME
BİÇİMSELLEŞME
STANDARTLAŞMA
HİYERARŞİ
MERKEZİLEŞME
UZMANLAŞMA YADA BÖLÜMLENDİRMEDİR.
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMINDA BÜYÜKLÜK, ÖRGÜTTEKİ ÇALIŞAN SAYISINA GÖRE
DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR.
TEKNOLOJİ İSE, ÖRGÜTÜN GİRDİLERİNİ ÇIKTILARA DÖNÜŞTÜREN TAKIMLAR,
MAKİNELER VE ARAÇLAR GİBİ DONANIM UNSURLARINI, ÇALIŞANLARIN BİLGİ VE
BECERİLERİNİ VE ÖRGÜTTEKİ ÜRETİM YÖNTEMLERİNİ KAPSAYAN BİR KAVRAMDIR.
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMINA GÖRE ÇEVRE, ÖRGÜTÜN GİRDİLERİNİ TEDARİK
ETTİĞİ, ÇIKTILARINI SUNDUĞU VE İÇERİSİNDE ÇIKTILARINI SUNDUĞU KİTLELER,
DEVLET, DÜZENLEYİCİ KURULUŞLAR, RAKİPLER VE DİĞER ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİNİ
SÜRDÜRDÜĞÜ ORTAMDIR.
KOŞUL BAĞIMLILIKTA ÇEVRENİN BELİRSİZLİK DÜZEYİ ÜZERİNDEKİ BOYUTLARI:
• İSTKRARLILIK-DEĞİŞKENLİK
• GÜVENLİK-TEHDİT
• HOMOJENLİK-HETEROJENLİKTİR.
STRATEJİ, TEMEL VE UZUN DÖNEMLİ HEDEFLERİ BELİRLEME, HEDEFLERE
ULAŞTIRACAK HAREKET ŞEKİLLERİNİ BENİMSEME VE GEREKLİ KAYNAKLARI TAHSİS
ETMEDİR.
BİR DİĞER ÖNEMLİ KAVRAM UYUM, ÖRGÜTSEL YAPI İLE KOŞUL BAĞIMLILIK
FAKTÖRÜNÜN YÜKSEK ÖRGÜTSEL PERFORMANSA YOL AÇACAK BİÇİMDE BİRARAYA
GELMESİDİR.
ÖRGÜTSEL YAPI, KOŞUL BAĞIMLILIK FAKTÖRÜNE UYARSA YÜKSEK PERFORMANS
ELDE EDİLİR. AKSİNE, YAPI FAKTÖRE UYMAZSA DÜŞÜK PERFORMANS ELDE EDİLİR.
UYUMSUZLUK DURUMUNDAKİ ÖRGÜT, PERFORMANS DÜŞTÜĞÜNDE YENİ BİR
ÖRGÜTSEL YAPIYI BENİMSER VE UYUMA DOĞRU HAREKET EDER.
KOŞUL BAĞIMLILIK KURAMINDA YÖNETSEL KARAR ALMANIN “SINIRLI RASYONEL”
BİR DAVRANIŞ OLDUĞU VARSAYIMI SÖZ KONUSUDUR.
SINIRLI RASYONELLİĞE GÖRE YÖNETİCİLER; EKSİK BİLGİ, YETERSİZ ZİHİNSEL İŞLEM
KAPASİTESİ, VB. NEDENLERLE ÖRGÜTSEL PERFORMANSIN EN ÜST SEVİYEDE
OLMASINDAN ÇOK, “YETERİNCE TATMİNKAR” OLMASINA ÇALIŞIRLAR.
YÖNETSEL KARAR ALMA, “YETERİNCE TATMİNKAR” OLMAYAN PERFORMANS
ŞEKLİNDE KENDİNİ GÖSTEREN SORUN ORTAYA ÇIKTIĞINDA HAYATA GEÇİRİLEN
SORUN ÇÖZME DAVRANIŞIDIR VE PERFORMANSI “YETERİNCE TATMİNKAR” OLDUĞU
KABUL EDİLEN DÜZEYE GERİ DÖNDÜRECEK ÇÖZÜMÜ ARAMA BİÇİMİNDEDİR.
KAYNAK BAĞIMLILIĞI YAKLAŞIMI
ORGANİZASYONLAR FAALİYETLERİNİ VE DOLAYISIYLA YAŞAMLARINI
SÜRDÜREBİLMEK İÇİN ÇEVRELERİNDEN ALDIKLARI GİRDİLERİ (İNPUTLARI)
KULLANIRLAR.
KAYNAK BAĞIMLILIĞI
ALMAKTADIR.
YAKLAŞIMI
AÇIK
SİSTEM
ANLAYIŞINI
ESAS
BU YAKLAŞIM, ORGANİZASYONLARIN YAŞAMLARINI SÜRDÜREBİLMELERİ
İÇİN, KENDİ YAPI VE DAVRANIŞLARI İLE DİĞER ORGANİZASYONLAR
ARASINDAKİ
İLİŞKİLER
VE
ONLARIN
DAVRANIŞLARI
ÜZERİNDE
DURMAKTADIR.
BU YAKLAŞIMA GÖRE ORGANİZASYON İÇİNDEKİ GÜÇ, KRİTİK
KAYNAKLARIN
DIŞ
ÇEVREDEN
ORGANİZASYONA
GELİŞİNİ
ETKİLEYEBİLECEK KİŞİLERDE VEYA BÖLÜMLERDE TOPLANACAKTIR.
BU YAKLAŞIMA GÖRE ORGANİZASYONLAR ÇEVRELERİNE KARŞI PASİF
DEĞİL, AKTİFTİR. KENDİ GELECEKLERİNİ ETKİLEYECEK KARARLARI
KENDİLERİ ALIRLAR. YAKLAŞIMIN EKOLOJİ YAKLAŞIMINDAN FARKI
BURADADIR.
İŞLETMELER, BENZER DEĞİŞİMLERİ ÜRETTİKLERİ ÇIKTININ (OUTPUTUN)
ÇEVREYE AKIŞINI GÜVENCE ALTINA ALMAK İÇİN DE YAPABİLİRLER.
HİÇBİR İŞLETME KENDİ KENDİNE YETERLİ DEĞİLDİR. YAŞAMINI
SÜRDÜREBİLMESİ İÇİN ÇEVRESİ İLE DEĞİŞİM İÇİNDE BULUNMASI
GEREKİR. İŞLETMENİN İHTİYAÇ DUYDUĞU KAYNAKLARIN ÖNEMİ VEYA
KITLIK DERECESİ, BU İŞLETMENİN ÇEVRESİNE OLAN BAĞIMLIĞININ
NİTELİK VE KAPSAMINI BELİRLER.
KAYNAK İHTİYACI, ORGANİZASYONLARI, ÇEVRELERİNE BAĞIMLI HALE
GETİRİR.
HATTA
ORGANİZASYONUN
NE
YAPACAĞINI
DIŞ
ÇEVRESİNDEKİLER BELİRLER. ORGANİZASYONLAR KRİTİK NİTELİK
TAŞIYAN BU BAĞIMLILIĞI GÜVENCE ALTINA ALABİLMEK İÇİN DIŞ
ÇEVREDEKİ ORGANİZASYONLARDA (BUNLAR MÜŞTERİ, TEDARİKÇİ,
RAKİP VS. OLABİLİR) ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE İŞ BİRLİĞİ GELİŞTİRİR.
18
POPÜLASYON EKOLOJİSİ (ÖRGÜTSEL NÜFUS-ÇEVRE BİLİM YAKLAŞIMI,
TABİİ SELEKSİYON) YAKLAŞIMI
TEMEL KAVRAMLARI
BU GÖRÜŞÜN TEMELİNİ OLUŞTURAN “EKOLOJİ” KAVRAMI, BİLİNDİĞİ
ÜZERE, CANLILAR İLE BUNLARIN ÇEVRELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİ
İNCELEYEN ÇALIŞMALARI VE BİLİM DALINI İFADE ETMEKTEDİR.
İNSAN EKOLOJİSİ (HUMAN ECOLOGY), İNSAN İLE ÇEVRESİ ARASINDAKİ
İLİŞKİLERİ İNCELEMEKTEDİR.
POPÜLASYON EKOLOJİSİ DE HERHANGİ BİR CANLI ORGANİZMA GRUBU
İLE BUNLARIN ÇEVRELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİ İNCELEMEKTEDİR.
BÖYLE BİR BAKIŞ AÇISI ORGANİZASYONLARA UYGULANDIĞINDA, BELLİ
BİR TOPLUMDA VEYA SANAYİ DALINDA VEYA BELLİ BİR BÖLGEDEKİ
ORGANİZASYONLAR TOPLULUĞUNUN (POPÜLASYON) ÇEVRELERİ İLE
OLAN İLİŞKİLERİ İNCELENEBİLİR.
BÖYLECE ORTAYA DAHA ÖNCEKİ YAKLAŞIMLARDAN FARKLI VE
SOSYOLOJİK NİTELİĞİ AĞIR BASAN YENİ BİR YAKLAŞIM ÇIKMIŞ
OLMAKTADIR.
BÖYLE BİR YAKLAŞIM, ORGANİZASYONLARLA İLGİLİ ÇALIŞMA VE
ARAŞTIRMALARDA ELE ALINABİLECEK “ÇALIŞMA BİRİMİ” VEYA “ANALİZ
DÜZEYİ” KONUSUNUN ÖNEMİNİ ARTIRMAKTADIR.
ORGANİZASYONLARLA
İLGİLİ
ÇALIŞMA
VE
ARAŞTIRMALARDA
KULLANILABİLECEK “ÇALIŞMA BİRİMİ” KONUSUNDA EN AZINDAN ALTI
ALTERNATİFİN OLABİLECEĞİ GÖRÜLMEKTEDİR. BUNLAR:
• BİR ORGANİZASYONDAKİ KİŞİ,
• BİR ORGANİZASYONDAKİ KİŞİLER (GRUP),
• BİR ORGANİZASYONUN DEPARTMAN VEYA BÖLÜMÜ,
• ORGANİZASYONUN BÜTÜNÜ,
• BELLİ BİR DALDAKİ VEYA BÖLGEDEKİ ORGANİZASYONLARIN TAMAMI,
• TOPLUMUN TAMAMI,
OLABİLİR.
ORGANİZASYON KONUSU, BU ALTI DEĞİŞİK AÇIDAN ELE ALINABİLİR.
EKOLOJİ YAKLAŞIMININ BİR DİĞER KAVRAMI “KATILIK-EYLEMSİZLİK”
(İNERTİA) VEYA “YAPISAL KATILIK” (STRUCTURAL İNERTİA) KAVRAMIDIR.
ADAPTASYON YAKLAŞIMLARI İLE EKOLOJİ YAKLAŞIMI ARASINDAKİ TEMEL
FARKLILIKLARDAN BİRİSİ BU KAVRAMDIR.
“KATILIK”
VEYA
“İNERTİA”,
ÇEŞİTLİ
NEDENLERLE
CANLI
BİR
ORGANİZMANIN (ORGANİZASYONUN), HAREKET YETENEĞİNİ KAYBETMESİ,
ADETA, “KATI” VE “HAREKETSİZ” HALE GELMESİNİ İFADE ETMEKTEDİR.
HANNAN VE FREEMAN’A GÖRE KATILIĞIN BAŞLICA NEDENLERİ:
• SABİT YATIRIMLAR,
• UZMANLAŞMIŞ PERSONEL SAYISI,
• ORGANİZASYON YAPISI İÇİNDE OLUŞAN GÜÇ DENGELERİ,
• DIŞ ÇEVREDEN GELEN DATA VE BİLGİ YETERSİZLİĞİ,
• PROSEDÜR VE İŞ YAPMA USULLERİ İLE ŞEKİLLENEN ORGANİZASYON
KÜLTÜRÜ,
• SANAYİ DALINA GİRİŞ VE ÇIKIŞ İLE İLGİLİ ENGELLER (BARİYERLER).
EKOLOJİ YAKLAŞIMININ BİR DİĞER TEMEL GÖRÜŞÜ, “OPTİMİZASYON”
İLE İLGİLİDİR.
DAHA ÖNCEKİ ORGANİZASYON YAKLAŞIMLARININ HEPSİNDE, BİR
ORGANİZASYONUN, KULLANDIĞI KAYNAKLARI OPTİMİZE ETMESİ, YANİ
AMACINA EN UYGUN MİKTAR VE TARZDA BİRLEŞTİRMESİ VARDIR.
EKOLOJİ YAKLAŞIMINDA İSE OPTİMİZE EDEN “ÇEVRE”DİR. ÇEVRE
(DOĞA) BÜNYESİNDEKİ BİRİMLER ARASINDA BİR ELEMEYE GİDEREK
KENDİSİNİ OPTİMİZE ETMEKTEDİR. YANİ ÇEVRE, KENDİ AMAÇ VE
ÖZELLİKLERİ DOĞRULTUSUNDA UYGUN MİKTAR VE ÖZELLİKTEKİ
ORGANİZMALARI SEÇMEKTE DİĞERLERİNİ ELİMİNE ETMEKTEDİR.
ÇEVRE, KOŞULLARINA UYMAYAN DİĞER ORGANİZMALARI
EDEREK UYANLARI SEÇER VE YAŞAMA İMKANI SAĞLAR.
ELİMİNE
DOLAYISI İLE YAŞAMA İMKANI BULAN İŞLETMELER ARASINDA ORTAK
ÖZELLİKLER VARDIR. İŞLETMELER EŞ BİÇİMDE OLMAYA BAŞLAMIŞTIR.
CANLI ORGANİZMALARIN ÇOKLUĞU VE ÇEŞİTLİLİĞİ, ÇEVRE TÜRLERİNİN
VE KOŞULLARININ ÇOKLUĞU VE ÇEŞİTLİLİĞİ İLE İLGİLİ BİR OLAYDIR. BU
AÇIDAN BAKILDIĞINDA BELLİ BİR TÜRDEKİ ORGANİZASYONLARIN
ÇOKLUĞU VEYA AZLIĞI, BUNLARIN İLGİLİ OLDUKLARI ÇEVRE KOŞULLARI
İLE AÇIKLANABİLİR.
24
EKOLOJİ YAKLAŞIMININ BİR DİĞER TEMEL KAVRAMI “EŞ BİÇİMLİLİK”,
“EŞ ŞEKİLLİLİK” VEYA “İZOMORF” ADI VERİLEBİLECEK OLAN
“İSOMORPHİSM” KURALIDIR.
EŞ BİÇİMLİLİK ŞU ANLAMDADIR:
ÇEVRE KOŞULLARININ ÖZELLİKLERİNE GÖRE, SADECE BU KOŞULLARA
UYAN, BU KOŞULLARLA İZOMORF (EŞ ŞEKİLLİ) OLAN BİR ORGANİZMA
TÜRÜ VARDIR. ÇEVRE, KOŞULLARINA UYMAYAN DİĞER ORGANİZMALARI
ELİMİNE EDEREK UYANLARI SEÇER VE YAŞAMA İMKANI SAĞLAR.
25
ÇEVREYE UYUM
BİRİNCİ AÇIKLAMA TARZI, REKABET YAKLAŞIMI ADI VERİLEN VE ÇEVRENİN
ÖNGÖRDÜĞÜ
REKABET
ÖZELLİK
VE
KOŞULLARINA
UYAMAYAN
ORGANİZASYONLARIN ELİMİNE OLDUĞU GÖRÜŞÜDÜR.
BUNA GÖRE, BELİRLİ BİR YAPI VE İŞLEYİŞ ÖZELLİĞİ OLAN
ORGANİZASYONLAR, ÇEVRE ÖZELLİKLERİNİN DEĞİŞTİĞİ DURUMLARDA,
ÖZELLİKLE “KATILIK” NEDENİYLE, FAALİYETLERİNİ DEVAM ETTİRMEKTE
GÜÇLÜK ÇEKMEKTEDİR. ÇÜNKÜ BAŞKA ORGANİZASYONLAR, O ÇEVRE
KOŞULLARINA DAHA UYGUN DAVRANMAKTADIR. ÖRNEĞİN MAL VEYA
HİZMETLERİNİ DAHA UCUZ, DAHA KALİTELİ ÜRETEBİLMEKTE VEYA
MÜŞTERİYE DAHA KISA SÜREDE HİZMET SUNABİLMEKTEDİR.
İKİNCİ AÇIKLAMA TARZI, BOŞLUK (NİŞ) YAKLAŞIMI ADI VERİLEN
YAKLAŞIMDIR. BUNA GÖRE, ÇEVRESEL KOŞULLARDAKİ HER GELİŞME VE
DEĞİŞİKLİK, “DOLDURULACAK BİR BOŞLUK” YARATIR.
ÇEVRE TARAFINDAN SEÇİLEREK YAŞAMLARINI SÜRDÜRME İMKÂNI
VERİLEN ORGANİZASYONLAR, ESASINDA BU BOŞLUĞUN ÖNGÖRDÜĞÜ
ÖZELLİKLERE SAHİP OLAN, BUNLARA UYAN, BU BOŞLUĞU DOLDURAN
ORGANİZASYONLARDIR. DİĞER ORGANİZASYONLAR ÇEVRE TARAFINDAN
ELİMİNE EDİLECEKTİR.
İKTİSAT İLE ORGANİZASYON TEORİSİNİ BİRLEŞTİĞİ ALAN OLARAK KABUL
EDİLEN VE BAZEN “ÖRGÜTSEL İKTİSAT” OLARAK DA ADLANDIRILAN BU
ÇALIŞMALARIN,
KLASİK
TEORİNİN
RASYONELLİK
KAVRAMLARI,
EKOLOJİK YAKLAŞIM VE ORGANİZASYON YAPILARINI KLASİK İKTİSAT
ANLAYIŞI İLE BİRLEŞTİREN BİR ALANDIR.
OLİVER WİLLİAMSON’UN, GELİŞMESİNE BÜYÜK KATKIDA BULUNDUĞU BU
YAKLAŞIM, ORGANİZASYONLARI AÇIK SİSTEM OLARAK KABUL EDER.
BU YAKLAŞIM AĞIRLIĞI; ORGANİZASYONUN KULLANDIĞI TEKNOLOJİ VE
ÜRETİM SİSTEMİ YERİNE, ÜRETİLEN MAL VE HİZMETLERİN SİSTEMİN
SINIRLARI DIŞINDAKİ KİŞİLERLE DEĞİŞTİRİLMESİ İŞLEMİNE KAYDIRIR.
28
BU YAKLAŞIM; ESAS KRİTİK ÖNEM TAŞIYAN FAALİYETİN ÜRETİM DEĞİL,
ÜRETİLEN MAL VE HİZMETLERİN DEĞİŞİMİ VE BU DEĞİŞİMİ YÖNETEN
ORGANİZASYON YAPILARI OLDUĞUNU VURGULAMAKTADIR.
BU YAKLAŞIMIN ANA FİKRİ:
ORGANİZASYONLAR ÜRETTİKLERİ MAL VE HİZMETLERİN DEĞİŞİM
İŞLEMLERİNİ, MALİYETİ EN EKONOMİK OLACAK ŞEKİLDE ORGANİZE
ETMEK İSTERLER. BU EN EKONOMİK OLMA; BİR YANDAN KARAR
VERİCİLERİN “SINIRLI RASYONELLİĞE” SAHİP OLMALARI, BİR YANDAN DA
DEĞİŞİMLE İLGİLİ KİŞİLERİN KENDİ ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA
DAVRANMALARINDAN ETKİLENMEKTEDİR.
WİLLİAMSON’A GÖRE BU YAKLAŞIM, STRATEJİK YÖNETİM GİBİ
KOMPLEKS VE DİSİPLİNLER ARASI BİR ALANDA KULLANILABİLECEK BİR
YAKLAŞIMDIR. ÇÜNKÜ EKONOMİ EN İYİ STRATEJİDİR. İŞLEM MALİYETİ
YAKLAŞIMINI EN ÖNEMLİ MESAJI BUDUR.
29
VEKALET YAKLAŞIMI (AGENCY THEORY)
VEKALET YAKLAŞIMI, AMAÇLARI VE ÇIKARLARI FARKLI İKİ TARAFIN (ASİLVEKİL) BİRBİRİ İLE YARDIMLAŞMAK DURUMUNDA ORTAYA ÇIKAN SORUNLARI
İNCELEYEN BİR YAKLAŞIMDIR.
BU YAKLAŞIM, İKTİSATÇILARIN, YARDIMLAŞMA DURUMUNDA OLAN
TARAFLARIN MOTİVASYONLARI, BİRBİRİNİ KONTROL ETMELERİ VE ARALARINDAKİ
BİLGİ AKIŞI KONULARINI İNCELEMESİ İLE GELİŞMEYE BAŞLAMIŞTIR.
ORTAK BİR AMAÇ UĞRUNA YARDIMLAŞMAK DURUMUNDA OLAN İKİ TARAFIN
BİRİNCİSİ ASİL (VEKALET VEREN) DİĞERİ DE VEKİL’DİR.
VEKALET VEREN BELİRLİ SONUÇLARA ULAŞABİLMEK İÇİN VEKİL’İN
YARDIMINA İHTİYAÇ DUYAR, VEKİL DE BU SONUÇLARA ULAŞMAK İÇİN GEREKLİ
FAALİYETLERİ GERÇEKLEŞTİRİR. BİR İŞİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİN BAŞKASINA
DEVREDİLDİĞİ DURUMLARDA VEKALET İLİŞKİSİ (AGENCY RELATİONSHİP) SÖZ
KONUSU OLUR.
VEKALET YAKLAŞIMI ŞU SORULARA CEVAP BULMAYA ÇALIŞIR:
• ARZU VE ÇIKARLARI FARKLI VE ÇIKAR ÇATIŞMASI İÇİNDE OLAN TARAFLAR
BİRBİRİNİ NASIL KONTROL EDECEKTİR?,
• TARAFLAR ARASINDAKİ BİLGİ AKIŞI NASIL DÜZENLENECEKTİR?,
• TARAFLAR ARASINDA EN ETKİN İLİŞKİ HANGİ YOLLA SAĞLANACAKTIR?
BU YAKLAŞIMA GÖRE VEKALET VEREN, BAŞTA ÜCRETLEME VE
ÖDÜLLENDİRME OLMAK ÜZERE POLİTİKA BELİRLEME, BİLGİ AKIŞINI
KONTROL ETME, VEKİLİN ALACAĞI KARARLARI KONTROL ETMEYE İMKAN
VERECEK BİR ORGANİZASYON OLUŞTURMA, İKİLİ GÖRÜŞME, İŞİNE SON
VERME GİBİ ARAÇLARLA VEKİLİN DAVRANIŞLARINI YÖNLENDİRMEYE
ÇALIŞACAKTIR.
BUNA KARŞILIK VEKİL, İŞLER VE FAALİYETLER İLE İLGİLİ OLARAK
ASİLDEN DAHA FAZLA BİLGİYE SAHİPTİR. BÖYLECE İKİSİ ARASINDA BİR
“BİLGİ ASİMETRİSİ” (İNFORMATİON ASYMMETRY) VARDIR.
VEKALET YAKLAŞIMI KENDİ İÇİNDE AYRI YÖNDE GELİŞMEKTEDİR:
ASİL (VEKALET VEREN)-VEKİL YAKLAŞIMI VE POZİTİVİST VEKALET
YAKLAŞIMI.
ASİL-VEKİL YAKLAŞIMI, İKİ TARAF ARASINDA İŞBİRLİĞİNİ SAĞLAYACAK
OPTİMAL BİR İLİŞKİ DÜZENİ GELİŞTİRMEKLE İLGİLİDİR.
POZİTİVİST VEKALET (KURUMSAL KONTROL) YAKLAŞIMI İSE, VEKİLİN
KENDİ ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA DAVRANMASINI
ÖNLEYECEK
KONTROL MEKANİZMASI GELİŞTİRMEKLE İLGİLİDİR.
ORGANİZASYON TEORİSİ AÇISINDAN BAKILIRSA;
VEKALET VEREN
VEKİL
HİSSEDAR
YÖNETİCİ
ÜST YÖNETİCİ
AST
MÜŞTERİ
SATICI
OLARAK ELE ALINABİLİR.
34
İKTİSATÇILARIN BAKIŞINA GÖRE VEKİL; KENDİ KİŞİSEL ÇIKARLARINA
GÖRE MOTİVE OLUR, RASYONEL DAVRANIR VE RİSKTEN KAÇINIR.
ASİL, ÇEŞİTLİ ÖZENDİRMELERLE VEKİLİ MOTİVE EDEBİLİR. ANCAK EĞER
ASİL; VEKİLİN DAVRANIŞLARINI DEĞERLEYİP YÖNLENDİREMİYORSA,
ARALARINDA ÇATIŞMA BAŞLAYACAKTIR.
İŞLETMELERDE SAHİPLİK VE YÖNETİCİLİĞİN AYRILMASI VE YÖNETİMİN
PROFESYONEL YÖNETİCİLERE GEÇMEYE BAŞLAMASI İLE BİRLİKTE
İŞLETMENİN PERFORMANSININ KİM TARAFINDAN, NASIL VE NEREYE
KADAR
KONTROL
EDİLECEĞİ
ÖNEMLİ
BİR
SORUN
OLARAK
BELİRTİLMİŞTİR.
BU SORUNUN NASIL ÇÖZÜMLENECEĞİ VEKALET YAKLAŞIMINI UĞRAŞTIĞI
KONULAR ARASINDADIR.
35
VEKALET YAKLAŞIMININ ORGANİZASYON TEORİSİNE KATKISI:
• YÖNETİCİ ÜCRETLEME VE ÖDÜLLENDİRME PLANLARININ YAPILMASI,
• RİSK YÖNETİMİ;
• BİLGİ AKIŞ SİSTEMLERİNİN TASARIMI;
• ÇEŞİTLENDİRME (DİVERSİFİCATİON),
• STRATEJİK İŞ BİRİMLERİ (STRATEGİC BUSİNESS UNİTS-SBU) VE
• ÇEŞİTLİ İŞLETMELER
FRANCHİSİNG GİBİ)
ARASI
BİRLİKTELİKLERDE
(JOİNT-VENTURES,
KARAR VEREN YÖNETİCİ İLE SAHİP DURUMUNDAKİ TARAF ARASINDAKİ
SORUNLARI NETLEŞTİRMEK VE ÇÖZÜM ALTERNATİFLERİ GELİŞTİRMEKTİR.
KURUMLAŞMA YAKLAŞIMI DA SOSYOLOJİK BİR YAKLAŞIMIDIR.
SOSYOLOJİK ANLAMDA KURUM, TOPLUMDA ORGANİZE OLMUŞ,
YERLEŞMİŞ, KABUL EDİLMİŞ, PROSEDÜRLERİ BELLİ SOSYAL İLİŞKİLER
DÜZEYİNDE TOPLULUĞUNU İFADE ETMEKTEDİR.
ÖRNEĞİN, EVLİLİK, MUKAVELE, SİGORTA, İŞLETME, EL SIKMA BİRER
“KURUM” ÖRNEĞİDİR.
BUNLARIN BAZILARI KÜLTÜR AĞIRLIKLI, BAZILARI EKONOMİK
VE
YAPISAL AĞIRLIKLI, KABUL EDİLMİŞ, YERLEŞMİŞ İLİŞKİLER DÜZENİDİR.
BİR
ORGANİZASYON
TEORİSİ
OLARAK
KURUMLAŞMA,
ORGANİZASYONLARIN YAPI VE DAVRANIŞLARININ, SADECE PAZAR
KOŞULLARI TARAFINDAN DEĞİL; KURUMSAL NİTELİKTEKİ BASKILAR,
BEKLEYİŞLER
VE
İNANÇLAR
TARAFINDAN
DA
ETKİLENDİĞİNİ
SÖYLEMEKTEDİR.
38
ÖRNEĞİN;
SOSYAL
BEKLEYİŞLER,
DEVLETİN
BEKLEYİŞ
VE
YÖNLENDİRMELERİ, O ENDÜSTRİ DALINDA HAKİM OLAN İŞ YAPMA
USULLERİ, ORGANİZASYONLARIN ÜZERİNDE ETKİ YAPAN KURUMSAL
NİTELİKTE BASKILARDIR.
KURUMLAŞMA YAKLAŞIMI, BELLİ BİR ÇEVREDE FAALİYET GÖSTERMEKTE
OLAN
ORGANİZASYONLARIN, YAPI VE İŞLEYİŞ ÖZELLİKLERİ İLE
ÇEVRENİN ÖZELLİKLERİ ARASINDA BİR BENZEŞME ÖNGÖRMEKTEDİR.
39
KURUMSAL KURAM (INSTİTUTİONALİZATİON THEORY)
KURUMSALLAŞMA, SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK NİTELİKTEKİ
OLAYLARIN İNCELENMESİNDE KULLANILAN BİR YAKLAŞIMDIR.
KURUMLAR NASIL OLUŞUR, TOPLUMSAL ÖZELLİKLER İLE KURUMLAŞMA
ARASINDAKİ İLİŞKİLER, ORGANİZASYONLARIN YAPI VE İŞLEYİŞLERİ İLE
KURUMSAL OLMALARI GİBİ KONULAR BU YAKLAŞIMIN İNCELEDİĞİ
KONULARDIR.
ANCAK, KONU İLE İLGİLİ OLANLARIN KURUMSALLAŞMA İLE İLGİLİ
TANIMLARI, VURGULADIKLARI HUSUSLAR VE AMAÇLARI ARASINDA
FARKLILIKLAR BULUNMAKTADIR. HATTA BU YAZARLARIN ÜZERİNDE
KOLAYCA BİRLEŞTİKLERİ NOKTA KURUMSALLAŞMANIN NE OLDUĞUNDAN
ÇOK, NE OLMADIĞIDIR.
ÖRGÜTSEL STRATEJİ YAKLAŞIMI
(ORGANİZATİONAL STRATEGY APPROACH)
ORGANİZASYONLAR, ÜST KADEME YÖNETİMLERİNİN FORMÜLE ETTİĞİ
STRATEJİLERİ UYGULAYARAK ÇEVRELERİNE UYUM SAĞLARLAR.
BUNUN İÇİN ÜST KADEME YÖNETİM, İŞLETMEYİ ETKİLEYEN ÇEVRESEL
KOŞULLARDAKİ DEĞİŞMELERİ SÜREKLİ İZLER; BU DEĞİŞMELERİN NE GİBİ
FIRSATLAR (OPPORTUNİTİES) YARATTIĞINI VEYA NE GİBİ TEHLİKELİ
(THREATS) BERABERİNDE GETİRDİĞİNİ TESPİT ETMEYE ÇALIŞIR.
ÖTE YANDAN İŞLETMENİN KUVVETLİ VE ZAYIF YÖNLERİNİ AYRI AYRI
DEĞERLEMEYE TABİ TUTARAK ORGANİZASYONUN KAYNAKLARININ
NEREDE VE NASIL KULLANILACAĞINA KARAR VERİRLER. VERİLEN BU
KARARLAR İŞLETMENİN STRATEJİSİNİ OLUŞTURUR. BU SÜREÇ ESASINDA
SWOT (STRENGTHS, WEAKNESSEK, OPPORTUNİTİES, THREATS) OLARAK
BİLİNEN SÜREÇTİR.
TEMEL STRATEJİLER:

BÜYÜME STRATEJİSİ

KÜÇÜLME STRATEJİSİ

MEVCUT DURUMU KORUMA STRATEJİSİ

KARMA STRATEJİ
MİLES & SNOW STRATEJİSİ (DAVRANIŞ
ZAMANLAMASINA
GÖRE
REKABET
STRATEJİSİ):

TARAYICI (PROSPECTOR) STRATEJİ
ALT STRATEJİLER:

ANALİZCİ (ANALYZER) STRATEJİ

YATAY
(Ürünü
Tamamlayıcı)-DİKEY  TEPKİCİ (REACTOR) STRATEJİ
STRATEJİ(İleriye veya Geriye Doğru)

SAVUNMACI (DEFENDER) STRATEJİ

BAĞIMLI-BAĞIMSIZ STRATEJİ

AKTİF-PASİF STRATEJİ (İradeci-Uyumcu)
REKABET STRATEJİLERİNDEN M. PORTER’IN

İLİŞKİLİ-İLİŞKİSİZ STRATEJİ
REKABETİ ETKİLEYEN 5 FAKTÖRÜ:
DÜZEYLERİNE GÖRE STRATEJİLER:

KURUMSAL STRATEJİ (Üst Yönetim)

REKABET STRATEJİSİ (Orta Yönetim)

FONKSİYONEL STRATEJİ (Bölümsel)
ALT STRATEJİLER:

KURUMSAL STRATEJİLER (Çeşitlendirme ve
Çekilme)

REKABET
STRATEJİLERİ
(Maliyet
Liderliği,
Farklılaştırma, Odaklanmış Karma Stratejiler)

FONKSİYONEL STRATEJİLER (Pazarlama, Üretim,
Tedarik, İKY, Ar-Ge, Muhasebe, Finans)





MEVCUT PAZARDA REKABETİN ŞİDDETİ
MÜŞTERİLERİN PAZARLIK GÜCÜ
TEDARİKÇİLERİN PAZARLIK GÜCÜ
İKAME ÜRÜNLERİN TEHDİDİ
OLASI RAKİPLERİN TEHDİDİ
İŞLETMELER REKABET AVANTAJI SAĞLAMAK VEYA MEVCUT AVANTAJI
DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN ÇEŞİTLİ STRATEJİLER GELİŞTİREREK
UYGULAYACAKLARDIR.
BUNLAR SWOT SONUCUNA GÖRE SALDIRGAN ÖZELLİKLİ OLABİLECEĞİ
GİBİ, SAVUNMA ÖZELLİKLİ DE OLABİLİR.
GEREKLİ VE UYGUN STRATEJİYİ KARARLAŞTIRAMAYAN VEYA STRATEJİ
UYGULAMASINDA BAŞARISIZ OLAN İŞLETMELER ÇEVRELERİ İLE
UYUMU SAĞLAYAMAYACAKLARDIR. BU DA İŞLETMELERİN REKABET
AVANTAJLARINI KAYBEDEREK FAALİYETLERİNİ DURDURMALARI İLE
SONUÇLANABİLECEKTİR.
44
POSTMODERN ÖRGÜT KURAMI
POSTMODERNİZM KAVRAMI, SOSYAL BİLİMLER ALANINDA ÖZELLİKLE 1980’Lİ
YILLARDAN SONRA YAYGIN OLARAK KULLANILMAYA BAŞLANMIŞTIR.
1990’LI YILLARDAN İTİBAREN İSE ÖRGÜT KURAMI ALANINDA DA POSTMODERNİZM
İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR BOY GÖSTERMEYE BAŞLAMIŞTIR.
POSTMODERNİZM EN GENEL ANLAMIYLA MODERNİZMDEN FARKLI BİR DÜŞÜNCE
BİÇİMİNİ İFADE ETMEKTEDİR.
MODERNLEŞME, 16. YY’DA BAŞLAYAN VE 20. YY’A KADAR DEVAM EDEN, BATININ
SON 300 YILLIK DÖNEMİNİ KAPSAYAN BİR SÜREÇ OLARAK ELE ALINMAKTA VE AKIL
ÇAĞI OLARAK DA ADLANDIRILMAKTADIR.
BU SÜRECİN ETİK DEĞERLERİNİ HÜMANİZM, ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK GİBİ
KAVRAMLAR OLUŞTURMAKTADIR.
MODERNİZM KAVRAMI; AYDINLANMA ÇAĞI İLE GELEN ZİHİNSEL DÖNÜŞÜMÜN
ORTAYA ÇIKARDIĞI İDEOLOJİ VE YAŞAM BİÇİMİNİ, HÜMANİZM, SEKÜLERİZM
(DÜNYACILIK) VE DEMOKRASİ ÜZERİNE KURULU, EGEMENLİĞİ İNSANA
ÖZGÜLEŞTİREN, KURTULUŞU DİNDE DEĞİL BİLİMDE ARAYAN, İNSAN MERKEZCİ
DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ İFADE ETMEKTEDİR.
POSTMODERN ÖRGÜT KURAMI
POSTMODERNİZM KAVRAMI, SOSYAL BİLİMLER ALANINDA ÖZELLİKLE 1980’Lİ
YILLARDAN SONRA YAYGIN OLARAK KULLANILMAYA BAŞLANMIŞTIR.
POSTMODERNİZM, YUKARIDA ÖZETLENEN MODERNİZME YÖNELİK ELEŞTİRİLERİN
VE BİLİMSEL ALANDA YAŞANAN GELİŞMELERİN SONUCU OLARAK ORTAYA ÇIKMIŞ
BİR DÜŞÜNCEDİR.
POSTMODERNİZM; MODERNİZMİN AKILCILIK, İLERLEMECİLİK, BELİRLENİMCİLİK,
SEKÜLERİZM,
HÜMANİZM,
YAPISALCILIK,
İŞLEVSELCİLİK
GİBİ
TEMEL
YAKLAŞIMLARININ TÜMÜNÜ REDDEDEN VE BUNLARA ALTERNATİF YAKLAŞIM
BİÇİMLERİ ÖNEREN DÜŞÜNCE BİÇİMİDİR.
GENELLİKLE POZİTİVİST, TEKNOLOJİ MERKEZLİ VE RASYONALİST EĞİLİMLİ
OLARAK ALGILANAN EVRENSEL MODERNİZM, DOĞRUSAL GELİŞMEYE VE MUTLAK
DOĞRULARA
İNANÇLA,
TOPLUMSAL
DÜZENİN
RASYONEL
BİÇİMDE
PLANLANMASIYLA
VE
BİLGİ
ÜRETİMİNİN
STANDARTLAŞTIRILMASIYLA
ÖZDEŞLEŞTİRİLİR.
BUNA KARŞIT OLARAK POSTMODERNİZM, KÜLTÜREL SÖYLEMİN YENİDEN
TANIMLANMASINDA HETEROJENLİĞİ VE FARKLILIĞI, ÖZGÜRLEŞTİRİCİ GÜÇLER
OLARAK ÖNE ÇIKARIR.
POSTMODERN ÖRGÜT KURAMI
MODERNİZMDEN BESLENEN ÖRGÜT KURAMLARI; GENELLİKLE İŞLETMELERİN
BELLİ KOŞULLARDA BELLİ BİÇİMLERDE FAALİYET GÖSTERMELERİ YADA BELLİ
YAPILARA SAHİP OLMALARI DURUMUNDA BAŞARILI OLABİLECEKLERİNİ KABUL
ETMEKTE VE BU AÇIDAN İŞLETMELERE YOL GÖSTERECEK, EVRENSEL
GEÇERLİLİĞE SAHİP BİR FORMÜL ARAMAKTADIR. BU ARAYIŞTA DA AKLA DAYALI
YANİ POZİTİVİST BİR YÖNTEMDEN YARARLANMAKTADIR.
POSTMODERN ÖRGÜT KURAMI
KLASİK VE NEO-KLASİK YÖNETİM YAKLAŞIMLARI MODERNİZMİN ÖZELLİKLE
SINIRLARI
BELLİ
ÖRGÜTLER
OLUŞTURMAYA
YÖNELİK
AKILCILIK,
STANDARTLAŞTIRMA VE FARKLILAŞTIRMA BAKIŞ AÇILARININ ÖNE ÇIKTIĞI
YAKLAŞIMLARDIR.
MODERNİZMİN BU TEMEL YAKLAŞIMLARI YAPISALCI VE İŞLEVSELCİ SİSTEM
YAKLAŞIMININ DA ETKİSİYLE İLK OLARAK WEBER’İN BÜROKRASİ YAKLAŞIMI
ÇERÇEVESİNDE BİR ÖRGÜT KURAMI ANALİZ DÜZEYİNDE ELE ALINMIŞTIR.
KOŞUL BAĞIMLILIK, KAYNAK BAĞIMLILIK, ÖRGÜTSEL EKOLOJİ VE İKTİSADİ
ÖRGÜT
KURAMLARI
DA SONRAKİ
DÖNEMDE
MODERNİST
ÇERÇEVEDE
GERÇEKLEŞTİRİLEN KURAMSAL ÇALIŞMALARDIR.
YÖNTEMBİLİMSEL AÇIDAN BU KURAMLARIN HEPSİ POZİTİVİST BİR YAKLAŞIMA
SAHİPTİR.
BU ÇALIŞMALAR ÖNCEKİLERLE DAHA ÇOK ARAŞTIRMA NİYETLERİ AÇISINDAN
FARKLILAŞMAKTADIRLAR. BU FARKLILIKLARIN ÖNE ÇIKMASININ NEDENİ İSE
MODERNİZMİN AKILCI VE İLERLEMECİ YÖNÜNÜN ETKİSİNDEKİ ETKİNLİK VE
VERİMLİLİK ODAKLI YÖNETİMCİ BAKIŞ AÇISININ YANI SIRA ÖRGÜTLERİ ANLAMAYI
AMAÇLAYAN BİLİMCİ BAKIŞ AÇISININ İLK OLARAK BU KURAMLAR TARAFINDAN
GÜNDEME ALINMIŞ OLMASIDIR.
POSTMODERN ÖRGÜT KURAMI
POSTMODERNİZM FARKLI BAKIŞ AÇILARINA GÖRE FARKLI FARKLI GERÇEKLİKLER
OLABİLECEĞİNİ, DOĞRUNUN HERKESE GÖRE DEĞİŞEBİLECEĞİNİ KABUL EDEN
YORUMSAMACI BİR YAKLAŞIMA SAHİPTİR.
POSTMODERNİZM
İNSANLARIN
BELLİ
DOĞRULAR
ÜZERİNDE
ANLAŞAMAYACAKLARINI, ÇÜNKÜ HER GERÇEKLİK TANIMININ DİĞERLERİ ÜZERİNDE
ETKİN OLMAYI AMAÇLAYAN BİRER GÜÇ GÖSTERİSİ OLDUĞUNU VARSAYMAKTA,
İNSANLAR ARASINDA SÜREKLİ BİR GÜÇ VE ÇIKAR ÇATIŞMASI OLDUĞUNU
VARSAYMAKTADIR.
POSTMODERNİZM, İNSAN İLİŞKİLERİNİN DOĞASINDA
ÇATIŞMASI BULUNDUĞUNU KABUL ETMEKTEDİR.
BİR
GÜÇ
VE
ÇIKAR
ELEŞTİREL YÖNETİM ÇALIŞMALARI
ELEŞTİREL KURAM, “TOPLUMSAL OLGULARI BETİMLEYİP AÇIKLAMAKLA
YETİNMEYEN AYNI ZAMANDA ELEŞTİREN BİR BİLİMSEL TEORİ MÜMKÜN MÜDÜR?”
SORUSUNDAN DOĞAR. BİR KURAMIN ELEŞTİREL OLMASI, ONUN MUHALİF VE
SORGULAYICI BİR ANALİZ YÖNTEMİNE DAYANDIĞI ANLAMINA GELMEKTEDİR.
• ŞİRKETLERİN ÇALIŞANLARI VEYA BU ŞİRKETLERİN MÜŞTERİLERİ, ÜLKENİN EĞİTİM
SİSTEMİ,
HÜKÜMET
POLİTİKALARI
VEYA
MEDYA
TARAFINDAN
NASIL
ETKİLENMEKTEDİRLER?
• İNSANLARIN KİŞİLİKLERİ, İNANÇLARI, TERCİHLERİ VE ZEVKLERİ KİTLE ÜRETİMİ VE
TÜKETİMİNİN
GEREKTİRDİĞİ
“STANDART
İNSAN”
MODELİNE
NASIL
UYDURULMAKTADIR?
SORULARI, ELEŞTİREL KURAMIN CEVAP ARADIĞI SORULARDAN BAZILARIDIR.
ELEŞTİREL KURAM, TOPLUMSAL DÜNYANIN İNCELENMESİNDE BİLİMSEL BİLGİNİN
ANCAK ELEŞTİRİ YOLUYLA ÜRETİLEBİLECEĞİNİ İDDİA EDER.
ELEŞTİREL KURAMIN EN TEMEL ÖZELLİĞİ, POZİTİVİST TOPLUM KURAMINA
YÖNELİK İTİRAZI VE ONA İLİŞKİN SORGULAMALARIDIR.
ELEŞTİREL YAKLAŞIMA GÖRE POZİTİVİZM, İNSAN ÖZGÜRLEŞMESİNİN
ARAÇLARI OLAN ELEŞTİREL TEORİLERE KARŞI EN CİDDİ TEHDİTTİR.
ANA
ELEŞTİREL YÖNETİM ÇALIŞMALARI
ELEŞTİREL TEORİ, SOSYAL İLİŞKİLERE SİNMİŞ OLAN İDEOLOJİK YANILSAMALARI
ORTAYA ÇIKARMAYA ÇALIŞIR; TOPLUMSAL OLGULARA İLİŞKİN TARAFLI VE YANLIŞ
AÇIKLAMALAR ORTAYA KOYAN TEORİLERİ ELEŞTİREL BİR ANALİZE TABİ TUTAR. BU
YAKLAŞIMIN ÖNEMLİ BİR ÖZELLİĞİ, TOPLUMDAKİ MEVCUT İŞ BÖLÜMÜ SİSTEMİNİ
ELE ALMASI VE BU SİSTEMİN GİZLEDİĞİ YA DA MASKELEDİĞİ MESELELERİ
SORGULAMASIDIR.
ELEŞTİREL TEORİ, İNSANLARA GİZLİ BİR BASKININ VARLIĞINI FARK ETTİREREK,
ONLARIN BU BASKIDAN KURTULMALARINI SAĞLAYACAK ÖZGÜRLEŞTİRİCİ BİR BİLGİ
OLUŞTURMAYI AMAÇLAMAKTADIR. BAŞKA BİR DEYİŞLE ELEŞTİREL TEORİYE GÖRE
SOSYAL BİLİM, İNSANLARIN KOŞULLARI DEĞİŞTİRMESİNE VE KENDİLERİ İÇİN DAHA
YENİ BİR DÜNYA KURMASINA YARDIMCI OLMAK ÜZERE MADDİ DÜNYANIN GERÇEK
YAPILARINI AÇIĞA ÇIKARMAK İSTER. BUNUN İÇİN DE “YÜZEYDEKİ YANILSAMALARIN
ÖTESİNE
BAKABİLMEYİ
SAĞLAYAN
ELEŞTİREL
BİR
SORGULAMAYA”
GİRİŞMEKTEDİR.
ELEŞTİREL YÖNETİM ÇALIŞMALARININ BENİMSEDİĞİ YAKLAŞIMIN ÖZELLİKLERİ:
• ELEŞTİREL KURAMCI İÇİN BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÜRÜTMENİN AMACI, SADECE
TOPLUMSAL DÜNYAYI İNCELEMEK DEĞİL AYNI ZAMANDA ONU DEĞİŞTİRMEKTİR.
ELEŞTİREL KURAMCI RAHATSIZ EDİCİ SORULAR SORAR; ÇELİŞKİLERİ ORTAYA
KOYAR; İKİYÜZLÜLÜĞÜ AÇIĞA ÇIKARIR; SIRADAN İNSANLARIN, DOGMALARIN
HÂKİMİYETİNDEN KURTULMALARINA YARDIMCI OLUR. ELEŞTİREL SIFATINA SAHİP
BİR TEORİ VE BİLİMSEL ARAŞTIRMA POLİTİK ETİKETİNDEN KORKMAZ VE İNSANLAR
İÇİN ÖZGÜRLEŞTİRİCİ VE DÖNÜŞTÜRÜCÜ BİR ÇABA HÂLİNE GELİR.
• ELEŞTİREL TEORİYE GÖRE GERÇEKLİĞİN BİRÇOK DÜZEYİ VARDIR VE YÜZEYDE
GÖZLEMLENENLER, KOLAYLIKLA DAHA DERİN DÜZEYLERDEKİ ÖNEMLİ YAPILARI
VEYA NEDENSEL MEKANİZMALARI GİZLEYEBİLİR. BU TÜR ÇELİŞKİLİ SÜREÇLERİ
KEŞFETMEK VE ANLAMAK ELEŞTİREL YAKLAŞIMIN TEMEL GÖREVİDİR. ÇÜNKÜ
DEĞİŞİM VE ÇATIŞMA HER ZAMAN GÖRÜNÜR OLMAYABİLİR VE KOLAYLIKLA
GÖZLEMLENEMEYEBİLİR. ELEŞTİREL KURAMCIYA GÖRE TOPLUMSAL DÜNYA
YANILSAMA, MİT VE ÇARPITMAYLA DOLUDUR.
ELEŞTİREL YÖNETİM ÇALIŞMALARININ BENİMSEDİĞİ YAKLAŞIMIN ÖZELLİKLERİ:
• ELEŞTİREL KURAMCILARA GÖRE TOPLUM İNSANLARDAN ÖNCE VAR OLUR
ANCAK YALNIZCA ONLARIN AKTİF KATILIMIYLA SÜREKLİ HÂLE GELİR. İNSANLAR
TOPLUMU YARATIR VE TOPLUM DA İNSANLARI ETKİLER. ETKİLENEN O İNSANLAR DA
TEKRAR YENİ TOPLUMSAL YAPILAR YARATIRLAR. İNSANLAR SÜREKLİ DEVAM EDEN
BÖYLESİ BİR İLİŞKİSEL YAPI İÇİNDE VAR OLURLAR. ELEŞTİREL YAKLAŞIMA GÖRE
İNSANLARIN AÇIĞA ÇIKMAMIŞ BİR POTANSİYELLERİ VARDIR. BU POTANSİYEL ÇOĞU
ZAMAN GERÇEKLEŞMEDEN KALIR ÇÜNKÜ İNSANLAR İÇİNDE BULUNDUKLARI
TOPLUMSAL KOŞULLARDAN KURTULAMAYABİLİRLER. OYSA POTANSİYELİN AÇIĞA
ÇIKMASI İÇİN İNSAN, YÜZEYDEKİ GÖRÜNÜMLERİN ÖTESİNE BAKMALI VE İÇİNDE
BULUNDUĞU DURUMU NASIL DEĞİŞTİREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNMELİDİR.
• ELEŞTİREL KURAMCIYA GÖRE BİLGİ, İNSANLARI GEÇMİŞ DÜŞÜNME BİÇİMLERİNİN
ZİNCİRLERİNDEN KURTARABİLİR VE ÇEVRELERİNDEKİ OLAYLARIN DENETİMİNİ ELE
ALMALARINA YARDIMCI OLABİLİR. DOLAYISIYLA ELEŞTİREL SOSYAL BİLİM, BİLGİYİ
KULLANMAYA DÖNÜK OLARAK DÖNÜŞTÜRÜCÜ BİR BAKIŞ AÇISINI BENİMSER.
DÖNÜŞTÜRMEK, TEMELDEN DEĞİŞTİRMEK, ANA YAPILARI YENİDEN DÜZENLEMEK
VE MEVCUT SINIRLARI AŞMAK DEMEKTİR.

similar documents