TÜRK*YE TÜRKÇES* V SENTAKS

Report
TDE 301
2011-2012 GÜZ DÖNEMİ
 Sentaks, sözdizimi, cümle, tümce, sözce terimleri ile
ifade edilen dil bilgisinin bu alanı son yıllarda önem
kazanmıştır.
 Dilde eskiden beri biçimbilgisi “şekil” dil birliği olan
sözcükleri; sözdizimi ise “işlev”i ifade etmektedir.
 Sözdizimi, sözcüklerin tümce içinde
düzenlenmelerini, dilbilgisel işlev ve uyum sorunlarını
ele almaktadır.
 Yapısal dilbilimin önemli temsilcilerinden
N.Chomsky’nin üretici-dönüşümsel dilbilgisi kuramı
sözdizimini temel inceleme konusu yapmıştır.
 Sözdizimi: Sözceleri düzenlememizi sağlayan, her
sözcüğe bir işlev yükleyen ve bu sözcükler arasında
kurulan ilişkileri gösteren bir kurallar bütünüdür.
 N.Chomsky’nin “Syntactic Structures” adlı yapıtında
üretici-dönüşümsel kuramı sözdizimi üzerine
yoğunlaşmıştır. Chomsky’nin kuramında öne çıkan
önemli terimlerden ikisi: “Derin Yapı ve Yüzey Yapı”dır.
Örnek: “Görünmeyen Allah görünen dünyayı
yaratmıştır.” biçimindeki bir cümlede ses dizimleriyle
somut olan cümle yüzey yapıdır. Derin yapıda ise Allah
görünmez. Allah dünyayı yarattı. Dünya gözle görülür.
gibi cümleler vardır.
 Kelime grubu:Tek kelime ile karşılanamayan varlık,
kavram, nitelik, durum ve hareketleri karşılayan; en az
iki sözcüğün yan yana gelerek oluşturdukları yargısız
yapılara denir.
 Muharrem Erginin kelime grubuna getirdiği tanım:
“Birden fazla kelimeyi içine alan, yapısında ve
manasında bir bütünlük bulunan, dilde bir bütün
olarak muamele gören bir dil birliğidir.”
 Kelime gruplarına “Belirtme Grupları” da denir. Bunlar
kendi içinde belirten-belirtilen, tamlayan-tamlanan,
tabi olan-tabi olunan, asıl-yardımcı gibi parçalara
ayrılabilir.
 1.Kelime grupları yargısız dil birimleridir.
 Okul bahçesi, at arabası, yolun sonu
 2.Kelime grupları cümle içinde tek kelime gibi:
isim,sıfat, zarf ve fiil görevi görür.
 Akşamın kızıl derinliklerinde/ kayboluyordu.
 3.Kelimelerin grup içindeki sıralanışı kurallıdır. Ana
unsur genellikle sonda bulunur. Yardımcı unsur başta.
Zaman sırası vardır.
 Yeşil vadiler, Gülü dalından koparıp koklayınca
 4.Kelime gruplarında unsurların sırası konuşma ve




şiirde değişebilir.
Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur.
5.Kelime gruplarını diğer kelime gruplarıyla ilişkileri
grubun sonudaki hal ekleriyle sağlanır.
Dağların başında yırtıcı kartallar yaşar.
6.Kelime grubunun vurgusu kelime grubunun türüne
göre değişir.
 Türkçede yardımcı unsur asıl unsurdan önce gelir. Türk
sözdiziminin bütün yapısı bu ana kanun üzerine
kurulmuştur.
 Bunun istisnası Farsçadan dilimize giren Ki’li bileşik
cümledir.
 Türkçe düşünce sırası ile kelime sırası birbirinden
ayrılamaz.
 Türkçedeki kelime sırası aynı zamanda zaman sırasıdır.
 Türkçe düşüncede bir zaman sırası esastır.
 Türkçedeki kelime sırasının aynı zamanda bir zaman
sırası olduğunu belirtelim.
 Türkçedeki ekler sistemi kelime sistemine uygun işler.
Türkçede isim işletme eklerinden olan “iyelik”
eklerinin şumulü de istikameti de geriye doğrudur.
Örnek: Okul-un kapı-s-ı açıldı.
 İsim işletme eklerinden olan “ hal” eklerinin şumulü
geriye, istikameti ileriye doğrudur. Örnek:Sen-den
başka. Baş-a kaktı.
 Hal ekleri daha çok isim-fiil münasebetini düzenler ve
bu tarz gruplarda hal ekleri iki unsurun arasında kalır.
 Kelime grupları bazen ekli bazen de eksiz bağlanırlar.
Ders-in hoca-s-ı, altın saat gibi.
 Kelime gruplarının iç bağı için ekler asıl unsura ve
yardımcı unsura getirilebilir. Ancak, dış bağlantı içinse
sadece asıl, sonda bulunan, unsura getirilir.
Örnek:Yeşil vadi-nin dar yollar-ı-n-dan geçerek dağ
köyü-n-e ulaşabildik.
 Grubun dış münasebetini düzenleyen ve grubun
sonuna gelen ek bütün grubu şumulü içine alır.
 Tekrarlar aynı cinsten sözcüklerin art arda
sıralanmasıyla yapılan kelime gruplarıdır.
 Birleşme şartları eşittir:vurgu, şekil ve fonksiyonları
farksızdır. Örnek: adım adım ilerliyoruz.
 Genel olarak eksiz birleşirler. Uzun uzun konuştular.
 Tekrarlar en sade ve basit kelime gruplarıdır. Onun
için birçok kelime türünden takrarlar yapılabilir.
Bunların sayısı oldukça fazladır.
 Tekrarların “kuvvetlendirme”, “çokluk” , “ ortalama”,
“beraberlik” ve “devamlılık” gibi fonksiyonları vardır.
Örnek: Bata çıka ilerliyoruz. Projeyi adım adım
uyguluyoruz. Boncuk boncuk gözleri vardı. Bu yaz
bol bol para harcamışlar.
 Belli başlı tekrar grupları: aynen tekrarlar, eş ve zıt
anlamlı tekrarlar, ilaveli tekrarlar veya pekiştirmeli
tekrar olarak karşımıza çıkmaktadır.
 Birçok kelime türünden yapılan, tekrar grubuna adını




veren, en bol olan ve kullanılan kelime grubudur:
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
Yavaş yavaş sabah oluyor.
Şehre giden uzun uzun kavak ağaçlarının sardığı yol
bir türlü bitmek bilmiyordu.
Tekrarlar cümle içerisinde tek bir sözcük gibi
değerlendirilir.
 Genellikle yakın anlamlı sözcüklerin oluşturduğu




tekrarlara denir:
Hayatı deli dolu yaşadı.
Eğri büğrü yollardan geçerek zirveye ulaştık.
Yana yakıla savaşta kaybettiği yavrusunu arıyordu.
Tekrarlar arasına hiçbir noktalama işareti konulmaz.
 İki zıt anlamlı sözcüğün kendi anlamlarından




sıyrılarak yeni bir anlam ifade ettikleri kelime
gruplarıdır.
İyi kötü geçinip gidiyoruz.
Hırsızlar aşağı yukarı üç kişiydi.
O kimseyle içli dışlı olamıyor.
Tekrarlar genellikle tek anlam ifade ederler.
 İlaveli tekrarlar ses ya da hece ilaveleriyle yapılan






tekrarlardır. İki türü vardır:
1. Genellikle bir sözcüğün başına –m konsonantı ilave
edilerek elde edilen tekrardır.
Ortalıkta adam madam kalmadı.
Ben iş miş bilmem.
2.-p,-m,-r,-s ünsüzleriyle ve pekiştirme mantığıyla
yapılan tekrarlardır.
Biz o işten büs bütün vazgeçtik.
Yem yeşil vadinin ortasında yeşile hasret kaldık.
 Tekrarlar içerisinde bu grubun vurgusu faklıdır. Burada
grubun vurgusu birinci unsur üzerindedir.
 Bunlar daha çok sıfat tamlamasına benzemektedir.
 Bunlar bazı dilciler tarafından tekrar olarak kabul
edilmemektedir.
 Sıralama edatlarıyla, “ve”, “ile”, Arapça “İla” edatlarıyla





yapılan kelime gruplarıdır.
Bağlama grubunda unsurlar birbirine şeklen ve eşit
olarak bağlanırlar.
Her unsurun vurgusu aynı ve eşittir.
“İle” ve “ila” genellikle isimleri bağlar.
“Ve” ise her tür kelimeyi bağlayabilir.
Bağlama gupları en zayıf gruplardır.
 Leyla ile Mecnun birbirlerini çöle emanet etmişler.
 Soğuk ve sıcak yakar.
 Ancak ve ancak seni gördüm.
 Hem o hem bu hiçbir şeyi hak etmiyorlar.
 Soru: Uzun ince bir yolda gidiyorum. Buradaki “uzun
ince” ifadeleri kelime grubu mudur?
 Sıfat tamlaması bir isim unsurunun bir sıfat unsuruyla




nitelendiği veya belirtildiği kelime grubudur: yeşil+vadi,
bütün +insanlar.
Sıfat tamlamaları birleşme için herhangi bir eke ihtiyaç
duymayan tamlamalardır, sıfat hep tekildir:Kayıp+ Gül,
Beyaz+Diş.
Sıfat tamlamasında grubun vurgusu sıfat üzerindedir.
Sıfat tamlamaları bir isim grubu olup cümlede isim
muamelesi görür:Gün ışığında, kırmızı kiremitli evleri,
çeşmeleri doya doya seyrederdi. (nesne)
Örnekler:lezzetli yemekler, sarı gül, geçmişini arayan
adam, akşamın loşluğunda kaybolan çocuklar.
 Unsurlardan biri veya ikiside tamlama şeklinde
olabilir: ay- ışığındaki+ büyülü- şeffaflık ve nur…
 Tamlayan unsur birden fazla olabilir:kırmızı kiremitli,
beyaz badanalı+ evler… tembel+ insanlar, hayvanlar…
 Sıfat ve zarfların anlamlarını miktar ve derece
bakımından tamamlayan tamlamalar da sıfat
tamlamasıdır:çok+güzel, daha+gösterişli.
 Bazı bileşik isimler sıfat tamlaması
kuruluşundadır:Akhisar, karabiber,başbakan…
 Sıfat tamlamasının arasına da,de bağlacı veya mı soru
eki girebilir: yanımda bir de kılavuzum vardı.
 Sıfat tamlaması, cümle içerisinde isim,sıfat ve zarf
görevi yapar:Rüyama girdi her gece /bir fatihane
zan.
 İki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır. Bu grup ekli
bir birleşmedir. Tamlayan unsur daima
genitif(tamlayan,ilgi)-ın,-in,-un,-ün halinde bulunur,
tamlanan unsur ise her zaman iyelik eki -ı,-i,-u,-ü alır.
 Belirteni zamir olan iyelik gruplarında ilgi eki mutlaka
bulunur:benim okulum,senin evin, onun bahçesi, bizim
milletimiz, sizin odanız, onların notları.
 Tamlayan unsurun ekli veya eksiz olmasına göre belirlilikbelirsizlik, geçicilik-daimilik anlamı ve ilişkisi doğar:günün
özeti , bağlanma şekli ilgi eki aldığı için belirli, bağlanması
geçicidir. Türkçe öğretmeni , tamlayan ek almadığı için
belirsiz ancak grubun bağlılığı daimidir.
 Bazen iyelik gruplarının tamlayanın özellikle konuşmada
düştüğü görülür:(benim) Kolum, (benim)kanadım kırıldı.
 Belirtenin ek alıp almamasına göre isim tamlamaları üç
gruba ayrılır.
 Tamlayan unsuru ek alan isim tamlamaları belirtili isim
tamlamalarıdır:savaşın+ kartalı, barışın+ güvercini…
 Belirtili isim tamlamalarının unsurları konuşma ve şiirde
yer değiştirebilir:Hala dilimdedir tuzu engin denizlerin.
Yoktur hududu bizdeki sabr u tahammülün.
 Belirtili isim tamlamalarında unsurlar arasına başka
sözcük girebilir:Tahsilin ticarette yeri yok. Şehrin
artık dışındayız.
 Tamlayan unsurun ilgi hali ekini almadığı tamlamalara
belirtisiz isim tamlaması denir:Çoban+Çeşmesi, gül
reçeli, İstanbul Boğazı, Türkçe Öğretmeni.
 Belirtisiz isim tamlamaları arasında bir daimilik
olduğundan bu unsurlar kalıplaşarak bir varlığı
karşılayan isim olurlar:atasözü, yüzbaşı, yayınevi,
buzdolabı, kahverengi…
 Belirtili ve belirtisiz isim tamlamalarında şekil bağının
yanında kuvvetli bir anlam bağı da vardır, onun için
bazı tamlamalar değiştirilemez:Türkiye Cumhuriyeti,
gördüklerimin hepsi…
 İsim tamlamaları cümle içerisinde isim, sıfat ve zarf
görevi yapar:Vadide yaratılış öncesinin sessizliği
vardı. (isim) Bütün aile Pazar günleri bir araya
gelirdi.(zarf)
 Belirtili isim tamlamaları bazen hem tamlayanı hem de
tamlananı başka bir tamlamadan oluşur. Bu duruma bazı
dilciler zincirleme isim tamlaması demektedir:Okul
bahçesinin+ demir kapısı, Edebiyat Fakültesi’nin+ Türkoloji
Bölümü, yurt binasının+ bekçi kulübesi…
 Üzerinde ittifak sağlanamayan bir başka konu da eksiz ya
da takısız isim tamlamalarıdır: altın saat, gümüş yüzük,
paşabahçe, ipek mendil, cam kavanoz, ana yol, Orta Asya…
 Belirtili isim tamlamalarında her iki unsur da vurguludur.
Belirtisiz isim tamlamarında ise vurgu tamlayan unsur
üzerindedir.
 -ki aitlik ile ondan önceki bir kelime grubunun yalın
hali,genitif(ilgi) veya lokatif(bulunma) halinden birini
alan grupla oluşturulur: tarihten önceki, yaşlı
adamınki, ağacın dibindeki …
 Aitlik grubunun vurgusu ikinci unsur üzerindedir.
 Şahıs isimleri birleşik isim grubudur:Arif Nihat Asya, Necip Fazıl






Kısakürek, Ziya Gökalp…
Bu grupta isimler eksiz birleşir:Muharrem Ergin…
Sıfatlatla yapılan isim grupları bir şahsa ad olunca birleşik isme
dönüşür:Deli Dumrul,Çiroz Ahmet, İkinci Selim, İnce Mehmet…
Unvan grupları da zamanla birleşik isme dönüşür:Evliya Çelebi.
Bu grup cümle içinde isim göreviyle bulunur.
Grubun vurgusu son unsur üzerindedir.
Bunları bileşik kelime ile karıştırmamak gerekir:
ayakkabı,yüzbaşı,hanımeli, karagöz,bugün, Büyükada,
Karadeniz gibi yapılar bileşik kelimedir. Birleşik isim grubu
değil.
 Bir gün, istiklal ve cumhuriyetini müdafaa
mecburiyetine düşersen…
 Masallarımızın ünlü kahramanı keloğlan, çoğu kez
kimsesiz, dul bir kadının oğlu olarak karşımıza çıkar.
 Bir yardımcı fiille bir ismin ya da fiilin meydana
getirdiği kelime grubudur.
 Bileşik fiiller iki gruba ayrılmaktadır.
 1. İsimlerle yapılan bileşik fiiller:isim+yardımcı fiil
şeklinde yapılır. Örnek:kayb+olmak, rica +et-,
pişman+ol- vb. Yardımcı fiiller:et-, ol-, eyle-, bulun,yap-. Asıl manayı isim unsuru taşır. Yardımcı fiil
fiilleştirme ve çekim unsuru olarak vazife görür.
 2. Bir fiille bir yardımcı fiilin oluşturduğu bileşik
fiiller:Fiil+yardımcı fiil şeklindedir.
 Kurdukları anlam ilişkileri açısından yardımcı fiiller
dörde ayrılır: ebil- iktidar; iver- tezlik; (a-e)gel-, gör-,
dur-, kal-, koy süreklilik; (-a,-e)yaz- ise yaklaşma ifade
etmektedir.
 Örnekler: konuşabilmek, saklayıvermek, süregelmek,
olagelmek, gelmeyegör, gidekoy, oturakoy
,gidedurmak, yazadur, bakakalmak, düşeyazmak vb.
 Bir de –ıp,-ip zarffiiliyle yapılan bileşik fiiller vardır.





Bunlar genellikle dur- fiiliyle birleşik fiil yaparlar:
oynayıp dur, bakıp dur, verip dur vb.
Burada vurgu birinci unsur üzerindedir.
Bir beyaz martı gibi çırpınır durur.
Bekir bakakaldı.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar.
Bir kerre karar kıldık bu hayalde.
 Bir şahıs ismiyle bir unvan veya akrabalık isminden




meydana gelen kelime grubudur.
Her iki unsur da ek alamaz.
Kerim amca, Sevim abla, Seyit Onbaşı, Ahmet Bey,
Meryem ana, Bayındır Han vb.
Unvan grubunun vurgusu birinci unsur üzerindedir.
Eğer unvan ve akrabalık isimleri özel ismin başına
getirilirse bileşik isim grubu olur:Dede Korkut, Hırsız
Kemal, Molla Kasım, Sultan Fatih, Ulubatlı Hasan,
Profesör Muharrem Ergin vb.
 Birleşik isim şeklindeki yapıların vurgusu ikinci(isim)
unsur üzerindedir.
 Mehmet Çavuş benim babacığımdır.
 Bilge Kağan, Türklerin atalarındandır.
 Ahmet Efendi cevap verdi.
 Ünlem grubu bir seslenme edatı ile bir isim




unsurundan meydana gelen kelime grubudur.
Birleşme eksiz gerçekleşir.
Ey Türk gençliği, Ya Ali, Ey bu topraklar için toprağa
düşmüş asker, be adam, a beyim, Hey kızlar vb.
Ünlem grubu hitaplarda kullanılır.
Ünlem grubunun vurgusu birinci unsur, ünlem
üzerindedir.
 Türkçede sayılar üç şekilde karşılanmaktadır.
 1. Tek kelime ile: bir,iki,üç…
 2.Sıfat tamlaması ile:iki yüz, beş yüz, on bin, yirmi
milyon…
 3.Sayı grubu şeklindeki ile: on bir, yirmi beş, yüz bir,
bin elli, bin dört yüz altmış üç, bin yetmiş bir…
 Sayı grubunda vurgu ikinci unsur üzerindedir. Yani
küçük sayı üzerindedir.
 İsim +edat biçiminde şekillenen kelime
gruplarıdır:Allah için dişinizi sıkın.
 Vurgu isim unsuru üzerindedir: Akşama doğru bütün
sokaklar tenhalaşır, insanın içine bir kasvet çökerdi.
 Edat grubu herhangi bir kavramı karşılamaz: Senin
için dağları deler, yol açarım.
 Edat gruplarında edat çekim eki almazken isim
genellikle çekim ekiyle edata bağlanır: Sabaha karşı
yola çıkarız.
 Belli başlı edatlar: için,gibi,göre, kadar,sonra, ile, doğru, beri,
üzere,böyle, karşı, kadar vb.
Lakin kalacak doğduğumuz toprağa bizden
Şimşek gibi bir hatıra nal seslerimizden(YKB)
İsim unsuru kelime ya da kelime grubu olabilir: Büyük bir
insan gibi davranıyordu.
Beni çileden çıkarmak için var gücüyle çalışıyordu.
Edat grupları cümle içerisinde farlı öğeler olabilir: İnsan gibi
yaşayacağız.(Zarf). Mevsim beklene bahar gibiydi.
 İsim-fiil ile ona bağlı unsurdan meydana gelen kelime
grubudur: Sınavı kazanmak kolay olmadı.
 İsim-fiiller, -mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş isim-fiil eklerini
alan fiil isimleriyle yapılır: Uzun bir ayrılıktan sonra eve
dönüş herkesin yüzünü güldürdü.
 Bu grup cümle içerisinde isim göreviyle bulunur: Kadının
sesinde ağlamaya yakın bir titreme belirmişti.
 Grubun vurgusu isim-fiilden önceki unsur üzerindedir:
Ölmek kaderde var yaşayıp köhnemek hazin
Bir çare yok mudur buna ya Rabbe’l- alemin
 Sıfat-fiillerle kurulan kelime grubudur: Yalnız günün
bu saati için + yaşayan.
 Sıfat-fiil cümlede farklı türlerde bulunabilir: İnsanlar,
onun yüzünün güldüğünü o vakit gördüler(isimnesne).
 Bu grup kalıplaşmaya yatkın olduğundan dilimizdeki
pek çok bileşik sözcük bu yolla oluşmuştur:
Ağaçkakan, vatansever, çöpçatan, oyunbozan vb.
 Grubun vurgusu sıfat-fiilden önceki unsur
üzerindedir: Rıhtımda kalanlar bu seyahatten
elemli. YKB
 Hayaline çılgın çılgın + bakarken
Kapanası gözümü kan bürüyor.R.M.Ekrem
-ınca/-ince, -arak/-erek, -dıkça/-dikçe, -madan/ meden, -ıp/-ip, -alı/-eli, -ken, -a/-e vb. eklerle zarf-fiil
yapılır.
Gurbete gitti gideli yüzüm gülmedi.
Bütün sevgileri içimden atıp
Varlığımı yalnız ona verdim ben
Grubun vurgusu zarf-fiilden önceki unsur üzerindedir:
Ve zengin olunca bana düşman oldu.
 İsnat grubu bir isim unsuruyla bir sıfat unsurunun
oluşturduğu kelime gruplarıdır.
 Bunlar ters çevrilmiş sıfat tamlamalarını
andırmaktadır.
 Vurgu ikinci unsur üzerindedir.
 Örnekler:Karnı tok, sırtı pek, bağrı yanık, saçı uzun,
aklı kısa, gözü açık, alnı açık, sütü bozuk, başı boş, eli
açık, başı bozuk, canı tez, baldırı çıplak vb.
 Genitif eki ile birbirine bağlanan iki isim unsurunun
meydana getirdiği kelime grubudur. Genitifli unsur
önce yalın isim unsuru sonra gelmektedir.
 Genitifli grup iyeliği düşmüş bir isim tamlamasına
benzer. Bunlar eksiltili isim gruplarıdır.
 Grubun vurgusu ikinci unsur üzerindedir.
 Örnekler:Bizim ev, benim araba, sizin kız, senin oğlan
vb.
 Datif halindeki bir unsurla ondan sonra gelen bir isim
unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur.
 Grubun vurgusu ikinci unsur üzerindedir.
 Örnekler:Dile kolay, başa bela, cana yakın, aslına
uygun, keyfine düşkün, başına buyruk vb.
 Lokatifli bir unsur ile ondan sonra gelen başka bir isim
unsurunun oluşturduğu kelime gruplarıdır.
 Vurgu ikinci unsur üzerindedir.
 Örnekler:Yükte hafif, pahada ağır, onda bir, yüzde beş,
üçte iki, işinde usta, elde bir bv.
 Ablatifli bir unsurla ondan sonra gelen bir isim
unsurundan meydana gelen kelime gruplarıdır.
 Grubun vurgusu ikinci unsur üzerindedir.
 Örnekler:sonradan görme, candan arkadaş, sıradan
insan, gözden uzak, gönülden ırak, kendinden emin
 “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,
 Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.”
 Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…
 Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
 Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
 Senin destanını okudum senin destanını yazacağım
 Türk maarifi, yıllardan beri devam eden ölçüsüz,
muvazenesiz ve düşüncesiz tutumu ile, başarıdan
umudunu kesen, geleceğini karanlık gören,
hayatından memnun olmayan bir üniversite gençliği
hazırlamıştır.
 Bütün bu şeraitten daha elim ve dahavahim olmak
üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar
gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
 Cümle: Bir düşünceyi,bir duyguyu, bir durumu, bir olayı
yargı bildirerek anlatan sözcük ya da sözcük topluluklarına
denir.
 Cümlenin oluşabilmesi için yargı bildiren çekimli bir fiil
veya ek fiille çekimlenmiş bir isim gerekir. En küçük cümle
bu şartları sağlayan tek kelimelik cümlelerdir: yazıyorum.
Yorgunum. Vb.
 Türkçe sözdiziminde sözcüklerin sıralanışı çok önemlidir.
Bir sözcük, başka bir sözcükten önce veya sonra
kullanılmasına göre değeri değişir. Onun için sözcüklerin
görev ve değeri yerlerine göre belirlenmelidir. Örnek: “Açık
kapı” bir sıfat tamlamasıdır. Ancak “Kapı açık” ifadesi bir
cümledir.
 Türkçe sözdiziminde sözcüklerin dizimindeki esneklik






dilin bir zenginliğidir. Örnek:
Ahmet dün İzmir’den uçakla geldi.
Dün İzmir’den uçakla Ahmet geldi.
Ahmet İzmir’den uçakla dün geldi.
Ahmet dün uçakla İzmir’den geldi.
Cümlede vurgulanmak istenen unsur yükleme yaklaştırılır.
Türkçede cümle yapısı: Ö+NT+Y biçimindedir.
Örnek:Öğrenciler ödevlerini yapmışlar.
Bu okulun öğrencileri çok zekidir.
 Cümle yargı üzerine bina edilir. Buna cümlede yüklem
denir. Cümlede yüklem ana unsurdur. Cümle ana
unsura yardımcı unsurlarla genişletilerek sürdürülür:
Yedi. Ekmek yedi. Sobada kızartılmış ekmek yedi. Dün
sobada kızartılmış ekmek yedi. Dün büyük evin
kahvaltı salonunda sobada kızartılmış ekmek yedi.
 Yüklemden sonra en önemli ana unsur öznedir.
Türkçenin anlatım zenginliğinin bir parçası olarak
özne genellikle eklerle anlatılır:”Senin için dağları
deler, yol açarım.” “Eyvah, yakalandık!”
 Cümle vurgusu yüklem üzerindedir. Vurgulanmak
istenen unsur yükleme yaklaştırılır.
 Cümlenin temel ve yardımcı olmak üzere iki türlü
unsuru bulunmaktadır.
 Temel(Ana) Unsurlar: Yüklem ve özne
 Yardımcı Unsurlar:Nesne(Düz Tümleç), Zarf Tümleci,
Dolaylı Tümleç, Edat Tümleci.
 Cümle yüklem üzerine kurulur. Yüklem genel olarak





sonda bulunur ve sonda bulunması gerekir. Yükleme
“Predikat” de denmektedir.
Yüklem ya çekimlenmiş bir fiilden ya da ek fiille
çekimlenmiş bir isimden meydana gelmektedir.
Saraybosna’da kış uzun sürer.
Sakla samanı, gelir zamanı.
Gökyüzünün başka rengi de varmış.
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya.
 Türkçe sözdiziminde cümlenin yüklemi tektir. Diğer
unsurlardan fazla olabilir. Ne kadar yüklem varsa o
kadar cümle vardır.
 Keskin bir sigara dumanı vardı; tıkandı, öksürdü.
 Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı.
 Yüklem bir kelime grubu olabilir:Dönülmez
akşamın ufkundayız.
 Diriliş, şaşırtıcı ve düşündürücüydü.
 Bazen cümlenin yüklemi belirtilmeyerek okuyucuya
bırakılır. Bu tür cümleler “eksiltili” ya da “Kesik”
cümlelerdir. Daha çok konuşma dilinde
karşılaşılır:Nerde oturuyorsun? Sarajevo’da.
 Özne cümlede yapanı, olanı temsil eder. Yüklemden
hemen sonra gelir ve yükleme en yakın öğedir.
 Yüklemin bildirdiği işi yapandır. Cümledeki hüküm,
yargının var olma sebebidir.
 Bir cümlede birden fazla özne bulunabilir. Bu
durumda özneler virgülle veya bağlaçlarla sıralanır.
 Cümlede özne bir kelime ya da kelime grubu olabilir.
 Cümlede özneyi bulmak için yükleme yapan
kim/kimler, olan ne/neler soruları yöneltilir.
 İsim cümlelerinde ve etken(dönüşlü, işteş,
geçişli,geçişsiz, ettirgen, oldurgan) çatılı fiil
cümlelerinde özne gerçektir. Edilgen fiillerin özneleri
ise belli değildir. Bunların öznesi sözde öznedir.
Örnekler: Hava durgundu. Gardiyan mahkumları
salıverdi.
 Fiiller hareketlerin tarzına göre üçe ayrılır:Kılış,
durum, oluş.
 Özne fiile bağlanırken hal eklerini almaz, ancak çoğul
ve iyelik eklerini alabilir:Sıla hasreti çeken gönüller
arzular illerini.
 Meçhul fiillerle kurulan cümlelerde özne bulunmaz.
Meçhul fiil geçişsiz fiile “-l ve –n” ekleri getirilerek
yapılır:Kırıldı en sonunda Küfrün de savleti. Evin
salonuna hemen yayıldı.
 Ayrıca, gereklilik(-malı) kipiyle çekimlenen ve –mek
gerek, - mak lazım kalıplarının bulunduğu yüklemler
de gerçek özne alamazlar: Eve erken dönülmeli.
Arananları bulmak lazım.
 Hitap unsurları yükleme bağlanmadıkları için özne
dğil, cümle dışı unsurdur:
Bir şeyler sezersen halimde
Hiç şaşmayasın anacığım. (cdu)
 Özneden sonra gelen da de bağlacı çeşitli anlam
ilişkileri kurduğu için öğe ayırımında özneyle birlikte
düşünülür: Zira bu saz da parçalanır gülmek
isterse.
 Öznenin yatığı yüklemde belirtilen işten doğrudan
etkilenen öğedir.
 Kelime ya da kelime grubu olabilir.
 Genellikle geçişsiz fiillerle yapılan fiil ve isim
cümlelerinde nesne bulunmaz.
Al yanakları domates gibi kızardı.
Yıllardır onu kovalıyorum.
-Yükleme hali(-i) alan nesneler belirtili nesne, yükleme
hali almayanlar belirtisiz nesnedir.
 Kılıç Arslan , kır atını ileriye sürdü.
 Atalarımız, “Deveyi yardan uçuran bir tutam





ottur.” demişler.
Cümlede birden fazla nesne olabilir, ancak nesneler
aynı türden olmalıdır.
Uçurtmalar biraz gök, açık hava, rüzgar ister.
Cümle tahlillerinde yükleme sorulan neyi, kimi ve ne
soruları nesneyi buldurur.
Paranın ateşini bütün toplum hissetti.
Ahmet tatilde bol bol kitap okudu.
 Hareketin, kılış ve oluşun geçtiği yeri gösteren cümle
öğesidir.
 Yer tamlayıcısı ismin yaklaşma, bulunma ve ayrılma
hallerinden birini alarak yükleme bağlanır.
 Bir cümlede birden fazla yer tamlayıcısı bulunabilir.
 Cümle tahlillerinde yer tamlayıcısını bulmak için




nereye, nerede, nereden,kime, kimden, neye, nede,
neden gibi sorular sorulur.
Yer tamlayıcıları isim soyundan bir kelime ya da kelime
grubu olabilir.
Kaynar bir cezvede kaygılar durmadan.
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu.
Kuleye çıkınca, sabah güneşinin henüz
dağılmadığı hafif sislerle örtülü ufka dikkatle
baktı.
 Cümlede yüklemin anlamını zaman, yer-yön, durum,
miktar, tarz ve araç gibi yönlerden tamamlayan öğedir.
 Cümlede ikilemeler, edat grupları, yanelme,uzaklaşma
grupları zarf göreviyle bulunabilirler.
 İsimler eksiz veya yön, vasıta, eşitlik ve bazı hal
ekleriyle; fiillerde zarf-fiil ekleriyle zarf görevi görürler.
 Kurduğu devlet asırlarca/ muzaffer yürüdü.
 Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir.
 Bir cümlede birden fazla zarf bulunabilir.
 Ayşe boş,yorgun ve kimsesiz bakakaldı.
 Şart cümlesi, ana cümlenin zarfıdır.
 Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin
yurdun.
 Cümlede yükleme yöneltilen nasıl, ne zaman, ne ile,
kiminle, niçin,ne kadar, hangi yöne, kim tarafından,
hangi şartlarda gibi sorular zarf tümlecini buldurur.
 Cümlenin şekli kuruluşuna katılmayan ancak, anlam
bakımından cümlenin anlamının anlaşılmasına
yardımcı olan öğelerdir.
 Bağlama edatları, ünlem edatları, ünlem grupları,
hitaplar, ara sözler cümle dışı unsurlardır.
 Ey mermeri nakış nakış işleyip konuşturan
Ulularım, nerdesiniz?
 Ölmek kaderde var, lakin vatandan ayrılışın
ızdırabı zor.
 Ali buraya gel!
 Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli
 Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
 Türkçede yüklem bağlaç dışında bütün sözcüklerden
meydana gelebilir. Ancak, temelde yüklem ya ek fiil
almış ad özelliği gösteren bir sözcük ya da sözcük
grubu veya çekimlenmiş bir fiildir.
 1. İsim cümlesi: Yüklemi ek fiilin ad olan bir sözcük ya
da sözcük grubundan meydana gelen cümlelerdir.
 Deniz mavidir. Ahmet bugün çok yorgunmuş.
Saraybosna’nın baharı çok güzeldir. Çalışmak
yaşamaktır. O, buraların en tanınmış şairidir. Bunlar
senin için.
 2. Fiil cümlesi: Yüklemi çekimlenmiş bir fiil olan
cümlelerdir.
 Kötüleri, devleri, cambazları bu yolla dize getirir.
 Günlerden beri yağan şiddetli yağmurların tesiriyle
göldeki su seviyesi sahildeki kayalıkların üstüne çıkmış
bulunuyor.
 Kışın ortasında bahardan kalma günlerin insanın içini
ısıtan güzelliği kalabalıkları sokağa döktü.
 Türkçede öğe dizilişi Ö+N+Y şeklindedir. Buna göre




cümleler ikiye ayrılır.
1. Kurallı cümle: Öğe dizilişi yukarıdaki gibi veya
yüklemi sonda olan cümlelerdir.
Çocuk yolda annesini görünce oyunu bırakıp hemen
onun arkasından koşuverdi.
2.Devrik Cümle: Yüklemi sonda bulunmayan cümledir.
Aşkın aldı benden beni.
 Türkçede anlamına göre cümleler olumlu, olumsuz,




soru üç başlık altında incelenebilir.
1.Olumlu cümle: anlamını olumsuz yapacak herhangi
bir olumsuzluk yapısının bulunmadığı, işin yapıldığını
bildiren cümlelerdir.
Bir kadehle bizi saki gamdan azad eyledi.
Şad olsun gönli anun gönlümi şad eyledi.
2.Olumsuz cümle:Olumsuzluk anlamı veren bir
biçimbirimin cümle içerisinde bulunması ve işin
gerçekleşmediğini belirtmesi durumunda olumsuz
cümle olur.
Yok takatı hicranına lutf eyle efendim.
Öğretmen bir makine değildir.
3. Soru cümlesi:Soru anlamı taşıyan, cevap talep eden cümlelerdir.
Niçin sık sık bakarsın böyle mir’at-ı mücellaya?
Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kafir?
Can işte!.. Canan hani?
Dert işte!.. Derman hani?
Gönül sarayı bomboş,
Beklenen Sultan hani?(Orhan Seyfi Orhon)
4.Ünlem Cümlesi: İnsanların duygularını, coşkularını, hayretlerini
anlatan cümlelerdir. Ünlem cümlelerinin sonuna ünlem işareti konur.
 Ağlama diyorum sana, ağlama!
 Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun!
 O neydi, Tanrım o ne ana baba günüydü!










 5.Emir Cümlesi: Genellikle yüklemi emir kipiyle










çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir.
Madem ki deniz ruhuna sır verdi sesinden,
Gel, kurtul o dar varlığın hendesesinden,
Sen zevkin eğer aşk ise … ummana karış, tat,
Beyninden o canan dediğin laşeyi silk, at. (YKB)
6. İstek Cümlesi: Bir isteği dile getiren cümlelerdir.
Felek benden beter etsin halini,
Ben ölürsem yadlar sarsın belini,
Garip bülbül güle versin meylini,
Figanım artıran yarda nem kaldı?(Karacaoğlan)
Ders bitse de gitsek.
 Yapı bakımından cümleler temel cümle, yan cümle ve





temel cümlelerin anlam bakımından sıralanmasına
göre temellendirilen cümle türleridir.
1. Basit Cümle: Bir temel cümleden meydana gelen, tek
bir yüklemi olan, sadece bir yargı bildiren cümlelerdir.
Benim sadık yarim kara topraktır.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
2. Birleşik Cümle: Bir temel bir de yan cümleden
müteşekkil cümlelerdir.
Temel Cümle:Ana yargıyı üzerinde bulunduran ve
genellikle cümle sonunda bulunan çekimli unsurdur.
 Yan Cümle: Temel cümleyi anlam bakımından







tamamlayan, temel cümleyi sebep, şart, dilek bakımından
dolduran cümlelerdir. Ki’li cümleler dışında genellikle yan
tümce başta bulunur.
2.1. Şartlı Bileşik Cümle:Temel cümledeki oluş ve kılışın bir
şarta bağlandığı ve (-sa) şart ekiyle biten yan cümlelerin
şeklen bulunduğu birleşik cümlelerdir.
Yağmur yağarsa/ yerler ıslanır.
Havaya bakarsam /hava alırım,
Toprağa bakarsam /dua alırım,
Topraktan ayrılsam/ nerede kalırım,
Benim sadık yarim kara topraktır.(Aşık Veysel)
Cihanın yurdu hep çiğnense , çiğnenmez senin yurdun.
 2.2. İç İçe Birleşik Cümle:Daha çok alıntı ve doğrudan






aktarmalarda temel cümlenin bir öğesi olarak bulunan
cümlelerdir.
Henüz bana “Yolun sonu budur” denmedi,
Ben ömrümü harcadım bu yollar tükenmedi.(Faruk
N.Ç.)
Tolstoy, “Sanat heyecan doğurma vasıtasıdır.” der.
Seni görmedim diye bu bahar,
İçimde bin türlü duygunun isyanı var.
Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan.
 2.3.Ki’li Birleşik Cümle: Temel cümlenin ki bağlacından




genellikle önce geldiği, sonrasında ise yan cümlenin temel
cümlenin bir unsuru olarak bulunduğu cümlelerdir.
Unutma ki dünya fanidir.
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
Çalıştım ki kazandım.
2.4.Girişik Birleşik Cümle:İçinde fiilimsi bulunan ve temel
cümlenin bir öğesi olan cümlelerdir. Bunlar kelime grubu
olduğundan ve bunlar isim, sıfat, zarf olduğundan yargısız
ve sözcük olarak kabul edildiği için bunların bulunduğu
cümle basit tümce olarak değerlendirilmektedir.
 Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken
 Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz.
 Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
 Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.(FNÇ)
 Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmaz.
 Hasmın sitemini anlamamak hasma sitemdir.
 3. Sıralı Cümleler: Bağımsız, ayrı bir yüklemi olan
cümlelerin zayıf şekil bağı ve kuvvetli anlam bağıyla
birbirine bağlanmasıyla meydana gelen cümle
çeşididir.
 3.1. Bağımlı Sıralı Cümle: Cümleler arasında öğe







ortaklığının olduğu cümlelerdir.
Duvarı nem, insanı gam yıkar.
Elmayı kurt, insanı dert yer.
Erişilmez yollara dağıldınız gittiniz.
3.2.Bağımsız Sıralı Cümleler: Öğe ortaklığı
bulunmayan cümlelerdir.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Şemsiyeler açılıyor, yakalar kalkıyor, adımlar
sıklaşıyordu.
 4. Bağlı Cümleler:İki cümlenin özellikle cümle başı




bağlaçları(ama, fakat, lakin, ancak, hatta) gibi
bağlaçlarla birbirine bağlanan cümlelerin oluşturduğu
yapıdır.
Bekledim ama gelmedin.
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

similar documents