Aydoğan Ataünal Sunum

Report
Eğitim Hakkı ve
Türk Eğitim Sisteminin
Genel ve Özel Amaçları
Doç. Dr. Aydoğan ATAÜNAL
XIX. Yüzyılın Sonlarında Kamuoyunda
Eğitime İlişkin Bazı Yorumlar
 Osmanlı Mebusan Meclisinde, 14 cak 1878’de, Yanya Mebusu
Abdül
Beyin
ülkenin
eğitim
durumuna
ilişkin
yaptığı
konuşmasında şu sözler geçiyor: “… Dünyada refah ve
mutluluk, uygarlık ile ilgili ne denli şeyler varsa hepsi
eğitim ve öğretim sayesinde vücuda gelmiştir. Eğitim
ve öğretimsiz hiçbir millet ilerlemedi, günden güne
geriledi, düştü ve sonra türlü türlü felaketlere uğradı.
Bizim eğitim ve öğretimimizin pek eksik olduğunu hepiniz
doğrularsınız inancındayım (…)
Çünkü bu konuda gereğince
değil, belki zerre kadar emek
verilmemiş
diyebilirim
(…)
Bilgisizlik kâfirlikten daha çirkin
ve kötüdür (…) Bütün Memaliki
Mahrusede hiçbir okul yoktur.
Birtakım medreseler varsa da
bilim eksiktir (…) Bizde okul
denilebilecek hiçbir okul yoktur
(…) Artık insaf! Bu cehaletle biz
nasıl uygar olabiliriz? Nasıl
ilerleyebiliriz?”
 Ziya Paşa (1825-1880) Defter-i Amal başlıklı
eserinde şöyle diyor: “Yeryüzünde tüm medeni
milletler bir terakki seli önüne düşmüşler ve
akıp giderken biz bu selin karşısında gerilip
dayanabilecek miyiz? (…) Yoksa çiğnenecek
miyiz? (…) Eğitim görmemiş olmak, korkulmakta
ölümden aşağı mıdır? Bunu düşünen ana-baba
pek azdır. İşte felaketimizin kaynağı budur.”
Namık Kemal (1840-1888) de şöyle yakınıyor: “
Avrupa milletlerinin gelişmesinin tezgahı mekteptir.
Eğitimin güneşi dünyayı aydınlatırken, biz ne zamana
kadar böyle gevşekliğin ağır uykusunda kalacağız (…)
Bizim, eğitimi geliştirmekteki ihtimalimizin sebepleri
neler olabilir? (…) Bazı mutaassıpların, ‘eğitim dini
zayıflatır’ şeklindeki inanışına mı önem veriliyor? (…)
Bütün insanlık hızla ilerliyor. Tembellik döşeğinde,
gaflet uykusundaki toplumların vay haline! (…) bunun
sonu pişmanlık ve yok olmadır! (…) Bu son’dan bir
toplumu kurtaracak şey ise yalnızca çalışma ve
eğitimdir”
 Ahmet Mithat Efendi (1844-1913), 1872’de yeni
Sadrazam olan Mithat Paşaya hitaben gazetesinde şöyle
bir açık mektup yayımlıyor: “… Biz maarif istiyoruz, adam
olmak istiyoruz. Hükümet, ‘bunların maarif ile gözleri
açılırsa disiplin altında tutulmaları müşkül olur’ diye
bizden maarifi kısıtlıyor. Pekâlâ, gözümüz açılırsa neyi
göreceğiz? Bir fenalık var da onu göreceksek, o fenalık
niçin oluyor? (…) Herkes bize ‘barbar’ diyor, çünkü bizi
fakir, cahil görüyorlar.”
İnsanın Başlıca Gereksinimleri
Davranışlarını,
insanların
gereksinimleri
yönlendirir. Gereksinimler psikologlarca çeşitli şekillerde
belirtilmiş ve gruplandırılmıştır. Bu saptamalardan biri
olarak insanların başlıca gereksinimleri şunlardır:
 Temel gereksinimler: Gereksinimlerin alt basamağını
oluşturan yeme, içme, cinsel yaşam, uyuma gibi
gereksinimler temel gereksinimlerin başlıcalarıdır. Temel
gereksinimlerin doyumu sağlanmadıkça bir üst düzey
gereksinimlerden söz edilemez. Gereksinimler üst
düzeye gittikçe sosyal ve psikolojik bir nitelik kazanır.
Güvenlik gereksinimi: Toplumda kabul edilmek,
sevmek ve sevilmek bu bağlamdaki başlıca
gereksinimlerdir.
 Öz-saygı gereksinimi: Statü kazanma, tanınma, takdir
edilme gibi gereksinimlerdir.
Bu gereksinimler
karşılanmadığında disiplinsiz, isyankâr, çalışmaları
aksatan kimseler ortaya çıkar.
Bağımsızlık gereksinimi: Bağımsız yaşama, başarılı
olma, bağımsız olarak yararlı iş yapma bu çerçevede söz
edilebilecek gereksinimlerdendir.
Öz-gerçekleştirim gereksinimi: Kişiler yetenekleri
geliştirildiği oranda yaratıcılıklarını ortaya koyabilirler.
Herkesin yeteneği doğrultusunda eğitim görmesi en
doğal hakkıdır. Her birey yükselmek ister. Yükselmek,
başka bir kavramla öz-gerçekleştirim, bireyin göreli
olarak doyum bilmez niteliğidir. Her yaratıcı etkinlik ve
takdir duygusu yeni etkinlikleri sürükler. Kişiyi yeni
etkinliklere yöneltir. İnsanın ne olabilecekse o olabilmesi
bu gereksinimin anlatımıdır ve kişinin gerçek
mutluluğudur. Bunun için öncelikle öğrencinin hangi
gereksinimlerinin
doyurulması gerektiği
dikkatle
saptanmalıdır.
Eğitimin görevi öğrencinin bu gereksinim basamaklarını
sağlıklı bir biçimde aşmasını sağlamak ve yaratıcılığını
ortaya koyacağı öz-gerçekleştirim basamağında yücelen
bir kişiliğe ulaşmasına yardımcı ve rehber olabilmektir.
Suna Kan
Cahit Arf
Albert Einstein
Fazıl Say
İbni Sina (980-1037)’ya göre, insanlar fazilete
değer vermiyorlar, karanlıklar içinde yuvarlanıp
gidiyorlar. “Zavallı insanlar”… Belki de zenginlik
ve şöhrete kavuşmuşlar… Fakat ahlak ve
fazilete dayanmayan bir hayatın ne kıymeti
vardır?
EĞİTİM HAKKI
Eğitim hem birey hem toplum için vazgeçilmez bir
yaşam hakkıdır. Bu hakkın önemini birey ve toplum
yönünden şöyle özetleyebiliriz:
Birey Açısından
Eğitim hakkı, bilgi edinme hakkı, günümüzde bir
insanlık hakkıdır. Bu hakkın sağlanması eğitimin
görevidir. Uygar bir dünyada korkusuz ve dünya
nimetlerinden eşit bir biçimde yararlanarak mutlu
yaşamak isteyen uluslar bu insanlık hakkını
gündemlerinin birinci maddesi yapmışlardır.
İnsan kendisi olabilme hakkına sahiptir. İnsan
ancak kendisi olabildiği oranda mutludur.
Eğitimin varmak istediği asıl amacı da birey ve
toplumun mutlu olmasını sağlamaktır.
Günümüz insanının temel gıdası bilgidir.
Bilgiden geçici de olsa yoksunluk, hem ruhsal
hem zihinsel hem de toplumsal çöküntüleri
beraberinde getirir.
Her birey öğrenebilir. Ancak her şey olamaz;
fakat mutlaka başarılı olabileceği bir alan vardır.
Her bireyin eğitiminden yetenekleri ölçüsünde
yararlanması en doğal ve yüce hakkıdır.
Bürokraside yetki hiyerarşiden, ancak her
birey için, her öğretmen için meslekte yetki bilgi
ve beceriden gelir. Meslekte başarı için,
saygınlık için sürekli eğitim her çalışan için
haktır.
Bu hak Anayasalarda ve uluslar
arası sözleşmelerde yer almıştır:
Anayasamızın 42. Maddesi,
“Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi”
başlığını taşımakta ve “Kimse, eğitim
ve
öğrenim
hakkından
yoksun
bırakılamaz” fıkrası ile başlamaktadır.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesinin 26. Maddesi
ve Çocuk Hakları Sözleşmesinin 28.
Maddesi de aynı anlamda uygulanması
zorunlu kurallar taşımaktadır.
Eğitim ve bilgi için daha MÖ. V. yüzyılda
Sokrat şöyle diyor: “Bilgisiz insanlar
faziletli olamazlar. Faziletli olmak ve doğru
dürüst bir hayat yaşamak için doğru ve
emin bilgiye gereksinim vardır…”
Toplum Açısından
Toplum açısından eğitim hakkının önemini (1) çağdaş, (2)
kalkınmış ve (3) güçlü bir ülke olabilme bakımından üç noktada
toplayabiliriz:
Çağdaş uygarlığın saygın bir ortağı olmak temel
hedefimizdir. İçinde bulunduğumuz bilgi çağı gelişmiş
ülkelerin eseridir. Günümüzde ancak bilgi yoğun toplumlar
insanca yaşamaktadır. Biz henüz endüstri toplumu olma
çabasındayız. Çağdaş dünya ile bütünleşebilmek ve çağdaş
uygarlığın saygın bir ortağı olabilmek, için araştırmacı zekayı ön
plana çıkaracak önlemleri almak ve bilgi toplumu çağının saygın
bir üyesi olmak zorundayız. Aksi halde sömürge toplumlarının
kaderini paylaşır hale geliriz. Unutulmamalıdır ki, bilgi birey ve
toplum hayatında her zaman büyük bir önem taşımıştır.
Günümüzde ağırlığı artmış, en büyük güç haline gelmiştir.
Ülkelerin kalkınmışlık düzeyi eğitimlerini düzeyine endekslidir.
Kalkınmanın temel unsuru yetişmiş insan gücüdür. En gelişmiş
ülkeler eğitim ve bilimde en ileri gitmiş ülkelerdir.
Günümüzde güç bilgidir. Hemen bütün ülkeler bilgi yarışı
içindedir. Savaşlar bilgi savaşıdır. Varlığımızı sürdürebilmek için
eğitim ve bilginin gücünden tam olarak yaralanmak öncelikli
ulusal hedefimiz olmalıdır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi
Madde 42- Kimse, eğitim ve öğrenim
hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla
tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve
İnkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve
eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve
denetim altında yapılır. Bu esaslara aykırı
eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim
ve
öğretim
hürriyeti,
Anayasaya sadakat borcunu ortadan
kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek bütün
vatandaşlar için zorunludur ve Devlet
okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı
olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek
istenen seviyeye uygun olarak, kanunla
düzenlenir.
Devlet, maddi imkânlardan yoksun
başarılı
öğrencilerin,
öğrenimlerini
sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka
yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı
olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri
alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında
sadece eğitim, öğretim, araştırma ve
inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu
faaliyetler her ne suretle olursa olsun
engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve
öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına
ana dilleri olarak okutulamaz ve
öğretilemez.
Eğitim
ve
öğretim
kurumlarında okutulacak yabancı diller ile
yabancı dille eğitim ve öğretim yapan
okulların tabi olacağı esaslar kanunla
düzenlenir.
Milletlerarası
andlaşma
hükümleri saklıdır.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI
ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ
Madde: 28
Taraf
Devletler,
çocuğun
eğitim hakkını kabul ederler ve
bu hakkın fırsat eşitliği temeli
üzerinde
tedricen
gerçekleştirilmesi
görüşüyle
özellikle:
İlköğretimi herkes için zorunlu ve parasız hale
getirirler.
Orta öğretim sistemlerinin genel olduğu
kadar mesleki nitelikte de olmak üzere
çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik
ederler ve bunların tüm çocuklara açık
olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda
mali yardım yapılması ve öğretimi parasız
kılmak gibi uygun önlemleri alırlar;
Uygun bütün araçları kullanarak, yüksek
öğretimi yetenekleri doğrultusunda herkese
açık hale getiriler.
Eğitim ve meslek seçimine ilişkin bilgi ve
rehberliği bütün çocuklar için elde edilir hale
getirirler.
Okullarda
düzenli
biçimde
devamın
sağlanması ve okulu terk etme oranlarının
düşürülmesi için önlem alırlar.
Taraf Devletler, okul disiplininin çocuğun
insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşır
biçimde ve sözleşmeye uygun olarak
yürütülmesinin
sağlanması
amacıyla
gerekli olan tüm önlemleri alırlar.
Taraf Devletler, eğitim alanında, özellikle
cehaletin ve okuma yazma bilmemenin
dünyadan kaldırılmasına katkıda bulunmak
ve çağdaş eğitim yöntemlerine ve bilimsel
ve teknik bilgilere sahip olunmasını
kolaylaştırmak amacıyla uluslar arası
işbirliğini güçlendirir ve teşvik ederler. Bu
konuda,
gelişmekte
olan
ülkelerin
ihtiyaçları özellikle göz önünde tutulur.
Madde: 29
Taraf Devletler çocuk
eğitiminin
aşağıdaki
amaçlara yönelik olmasını
kabul ederler;
Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve
bedensel
yeteneklerinin
mümkün
olduğunca
geliştirilmesi;
İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş
Milletler
Antlaşmasında
benimsenen
ilkelere
saygısının geliştirilmesi;
Çocuğun ana-babasına, kültürel kimliğine, dil ve
değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe
ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı
uygarlılara saygısının geliştirilmesi;
Çocuğun, anlayış, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik
ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan isterse
yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk
ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla
üstlenecek şekilde hazırlanması;
Doğal çevreye saygısının geliştirilmesi;
Bu maddenin veya 28 inci maddenin hiçbir
hükmü gerçek ve tüzel kişilerin öğretim kurumları
kurmak ve yönetmek özgürlüğüne, bu maddenin
1 inci fıkrasında belirtilen ilkelere saygı
gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan eğitimin
Devlet tarafından konulmuş olan asgari kurallara
uygun olması koşuluyla, aykırı sayılacak biçimde
yorumlanmayacaktır.
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
IV. Eğitim Hakkı
Madde 7. İlköğrenim görmek her
Türk vatandaşının hakkıdır.
İlköğretim kurumlarından sonraki
eğitim kurumlarından vatandaşlar
ilgi,
istidat
ve
kabiliyetleri
ölçüsünde yararlanırlar.
TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİN AMAÇLARI
“Milli Eğitimin amacı yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok
memlekete ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı
işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı
engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de
öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.”
K.ATATÜRK
UZAK AMAÇLAR
Anayasamızda yer alan amaçlara, asıl ulaşılması
gereken amaçlara uzak amaçlar diyebiliriz. Bu
amaçlar bizim yaşam felsefemizi de yansıtır.
Uzak amaçlarımıza göre insanımız;
Demokrasiye âşıktır.
Atatürk ilke
koruyucusudur.
ve
inkılâplarına
bağlıdır,
Türkiye Cumhuriyetinin sonsuza dek varlığını
koruma; refahını sağlama; maddi ve manevi
mutluluğuna katkıda bulunma bilinç ve
sorumluluğunu taşımaktadır.
Ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne
çıkarma azmi ve kararlılığı içindedir.
Yüreği vatan ve ulus sevgisi ile dopdoludur.
İyi bir insan, iyi bir vatandaş, iyi bir üretici ve
iyi bir tüketicidir.
İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne
saygılıdır.
GENEL AMAÇLAR
Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün
fertlerini,
Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini
bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli,
ahlaki, insani; manevi ve kültürel değerlerini
benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını,
milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan
haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere
dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan
Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını
bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar
yetiştirmek;
Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu
bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde
gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve
bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya
görüşüne sahip, insan haklarına saygılı,
kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma
karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve
verimli kişiler olarak yetiştirmek;
İlgi,
istidat
ve
kabiliyetlerini geliştirerek
gerekli
bilgi,
beceri,
davranışlar ve birlikte iş
görme
alışkanlığı
kazandırmak
suretiyle
hayata
hazırlamak
ve
onların kendilerini mutlu
kılacak
ve
toplumun
mutluluğuna
katkıda
bulunacak
bir
meslek
sahibi olmalarını sağlamak;
Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının
ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu
artırmak; öte yandan milli birlik ve
bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel
kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak
ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın
yapıcı, yaratıcı seçkin bir ortağı yapmaktır.
ÖZEL AMAÇLAR
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
Madde 20. Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin
genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,
Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar
kazanmasını sağlamak;
Onları temel eğitime hazırlamak;
Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için
ortak bir yetişme ortamı yaratmak;
Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
Madde 23. İlköğretimin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel
amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,
Her Türk çocuğuna iyi bir vatandaş olmak için gerekli temel bilgi,
beceri, davranış ve alışkanlıları kazandırmak; onu milli ahlak
anlayışına uygun olarak yetiştirmek;
Her Türk çocuğunu ilgi, istidat ve kabiliyetleri yönünden
geliştirerek hayat ve üst öğrenime hazırlamaktır.
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
Madde 28. Ortaöğretimin amaç ve
görevleri, Milli Eğitimin genel
amaçlarına ve temsil ilkelerine
uygun olarak,
Bütün öğrencilere ortaöğretim
seviyesinde asgari ortak bir genel
kültür vermek suretiyle onlara kişi
ve toplum sorunlarını tanımak,
çözüm yolları aramak ve yurdun
iktisadi
sosyal
ve
kültürel
kalkınmasına katkıda bulunmak
bilincini ve gücünü kazandırmak,
Öğrencileri, çeşitli program ve okullarla ilgi,
istidat
ve
kabiliyetleri
ölçüsünde
ve
doğrultusunda yüksek öğretime veya hem
mesleğe hem de yüksek öğretime veya hayata
ve iş alanlarına hazırlamaktır.
Bu görevler yerine getirilirken öğrencilerin
istekleri ve kabiliyetleri ile toplum ihtiyaçları
arasında denge sağlanır.
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
Madde 35. Yüksek öğretimin
amaç ve görevleri, milli
eğitimin genel amaçlarına ve
temel ilkelerine uygun olarak,
Öğrencileri ilgi, istidat ve kabiliyetleri
ölçüsünde ve doğrultusunda yurdumuzun bilim
politikasına ve toplumun yüksek seviyede ve
çeşitli kademelerde insan gücü ihtiyaçlarına göre
yetiştirmek;
Çeşitli kademelerde bilimsel öğretim
yapmak;
Yurdumuzu ilgilendirenler başta olmak
üzere, bütün bilimsel, teknik ve kültürel
sorunları çözmek için bilimleri genişletip
derinleştirecek inceleme ve araştırmalarda
bulunmak;
Yurdumuzun türlü yönde ilerleme ve
gelişmesini ilgilendiren bütün sorunları,
Hükümet ve kurumlarla da elbirliği etmek
suretiyle öğretim ve araştırma konusu yaparak
sonuçlarını toplumun yararlanmasına sunmak
ve Hükümetçe istenecek inceleme ve
araştırmaları sonuçlandırarak düşüncelerini
bildirmek;
Araştırma ve incelemelerin sonuçlarını
gösteren, bilim ve tekniğin ilerlemesini sağlayan
her türlü yayınları yapmak;
Türk toplumunun genel seviyesini yükseltici
ve kamuoyunu aydınlatıcı bilim verilerini sözle,
yazı ile halka yaymak ve yaygın eğitim
hizmetlerinde bulunmaktır.
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
Madde 40. Yaygın eğitimin özel
amacı, milli eğitimin genel
amaçlarına ve temel ilkelerine
uygun olarak, örgün eğitim
sistemine hiç girmemiş yahut
herhangi bir kademesinde
bulunan veya bu kademeden
çıkmış vatandaşlara, örgün
eğitimin yanında veya dışında,
Okumayazma
öğretmek,
eksik
eğitimlerini tamamlamaları için sürekli
eğitim imkânları hazırlamak,
Çağımızın bilimsel, teknolojik, iktisadi,
sosyal ve kültürel gelişmelerine uymalarını
sağlayıcı eğitim imkânları hazırlamak,
Milli kültür değerlerimizi koruyucu,
geliştirici, tanıtıcı, benimsetici nitelikte
eğitim yapmak,
Toplu yaşama, dayanışma, yardımlaşma,
birlikte çalışma ve örgütlenme anlayış ve
alışkanlıkları kazandırmak,
İktisadi gücün arttırılması için gerekli
beslenme ve sağlıklı yaşama şekil ve
usullerini benimsetmek,
Boş
zamanları
iyi
bir
şekilde
değerlendirme ve kullanma alışkanlıkları
kazandırmak,
Kısa süreli ve kademeli eğitim
uygulayarak
ekonomimizin
gelişmesi
doğrultusunda ve istihdam politikasına
uygun meslekleri edinmelerini sağlayıcı
imkânlar hazırlamak,
Çeşitli mesleklerde çalışmakta olanların
hizmet içinde ve mesleklerinde gelişmeleri
için
gerekli
bilgi
ve
becerileri
kazandırmaktır.

similar documents