ethıcs of psychodrama

Report
İnci Doğaner
5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics,
9- 11 November 2012
Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013
PSİKODRAMANIN AHLAK FELSEFESİ
AHLAK VE AHLAK FELSEFESİ AYRIMI
Etik denince
Ahlak felsefesi,
 Ya da bir profesyonel grubun ahlaki davranış
standartları anlaşılır (Moreno J 1994).

Ahlakla ahlak felsefesi arasındaki ayrım
İnsana özgü olan “eylem”, bir ilke, bir inanç, bir
norm ya da değerden doğan istemli bir davranıştır.
 Homo moralis (başkalarına davranışla ilgili doğru,
iyi)
 Ahlak, bireyleri yönlendiren inançlar, değerler,
normlar, yasaklar, kısıtlamalardır
 Bireyleri, grupları, sınıfları, ulusları
 Belli bir zaman aralığında (Özlem D, 2010)

İlk etikçi: Aristotle : Nikomakhos’a etik
Platon 422- 347 BC and Aristotle 384- 322 BC
Raphael 1510
Sistem getiriyor
(sınıflama,
temellendirme,
değerlendirme,
karşılaştırma)
 Üç soru: Neyi
seçmeliyim? Ne
yapmalıyım? Ne
istemeliyim?

Psikodramanın bir ahlak felsefesi var mı?
PSİKODRAMANIN TEMELLERİ
William Sheakespeare (1564- 1616):
Jacques and Hamlet (KENDİSİ İÇİN OYUNCULARDAN BİR EŞ SEÇİYOR)

“Dünya bir sahnedir. Tüm erkek ve kadınlar
sadece birer oyunucudur Sahneye giriş ve
çıkışları vardır. Bir insan kendi zamanında pek
çok rolü oynar (Nasıl Hoşunuza Giderse, Perde
II, Sahne VII, 1599),

“Fazla durgun da olma; aklını kullanıp ölçüyü
bul.Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin
yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey,
yaradılışa, tabiata aykırı olmamak. Çünkü
burada sapıttık mı, tiyatronun amacından
ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de, bugün de
tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu
gün de bugün de tiyatronun asıl amacı nedir?
Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini,
kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne
olup ne olmadığını ortaya koymak! Gerçeği
büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri
güldürebilirsiniz, ama bu bilenleri üzer; oysa bir
tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan
daha önemli olmalı sizin için.” (Hamlet, Perde
III, Sahne II, 1600)
Moreno: İnançları ve felsefesi

Yarattığının bazı parçaları şunlardır: Rol kuramı, rol değiştirme, rol oynama,
karşılaşma, Ben-Tanrı, Ben-Sen, eylem, spontanlık- yaratıcılık, ortakyaratıcılık, aksiyodrama, sosyometri, artı gerçeklik, ortak bilinç, ortak
bilinçdışı. Onun için olduğu kadar bizim için de onun üçlü sistemi tedavi
boyutunun ötesine geçer. O bir yaşam felsefesidir.

Gerçek bir terapötik işlem tüm insanlıktan daha az bir hedefe sahip olamaz.

Benim felsefem yanlış anlaşıldı. Pek çok dini ve bilimsel çevrede
küçümsendi. Bu beni, dünya görüşümü hayata geçirecek teknikler
geliştirmekten alıkoyamadı. Altta yatan bir yaşam felsefesini hayata
geçirmek üzere yaratılan teknikler- sosyometri, psikodrama, grup
psikoterapisi- evrensel olarak kabul edilirken, altında yatan felsefenin
kütüphanelerin dar köşelerine atıldığını ya da tamamen kenara atıldığını
görüyoruz (Moreno 1934).
PSİKANALİZ ETİĞİ
JACQUES LACAN (1901- 1981)



Onun, kardeşini
gömme arzusu basit
bir olay değildir. (Atè
ötesi)
Lacan yaratıcı anı,
Antigone’nin
geceyarısı kardeşini
gömdüğü sahne
olarak seçer.
Bu Antigone’nin
ihtişamıdır. İşte
buradan güzellik ve
etik doğar.
Onun protagonistİ: Sofokles’in Antigone’si M.Ö. 441
Marie Stillman 1844-1927
antigone

“Önce cesedi örten tozu toprağı kaldırdılar. Sonra kötü
kokudan mağdur olmamak için rüzgarı arkalarına aldılar.
Ama sonra çok güçlü bir rüzgar başladı ve tozu toprağa kattı.
Herkesin başını kollarıyla örtmeye çalıştığı o tüyler ürpertici
felaket anının tam karanlığında küçük Antigone ortada
belirdi. Bir kez daha cesedin yanında ortaya çıktı. Tıpkı
yavrusunu yitirmiş bir kuş gibi iniltiler çıkarıyordu.”

Diri diri mezara gömüldü. (İki Ölüm Arasında)

Lacan’a göre psikanalizin ahlak felsefesi, Öznenin derin
arzusunu keşfedip onu takip etmesini sağlamaktır
THE PROTAGONIST OF MORENO
Temel değer değişikliği:Hasta yerine
protagonist(sınavdan geçen başkahraman)
 Yaşama geçen bir psikodramatik rol
 Sanattan günlük yaşama
 Yalıtılmışlıktan sosyal yaşama
 Kim Sağ Çıkacak: Zayıf olan da

Moreno, continued
Pratikle ulaşılacak erdem (Aristocu)
 Spontanlık ve yaratıcılık ulaşılacak erdemlerdir.
 Bu, Tanrının bir özelliğidir. Dünya bizim yartımız
haline gelir.
 Biyolojik, sosyal, bilimsel, politik ve dinsel
 Evrensel doğru ve güzellik
 Eylemde sonuçsalcı
 Pratikte görecelikçi ve aksiyolojik

Protagoras 481- 420 BC
Henri Matisse (1869- 1954) Dance 1909

Her şeyin ölçüsü insandır
Nicolai Hartmann (1882- 1950)
Alberto Giocometti (1901- 1966)
Alfred Jules Ayer (1910- 1989)
Orhan Taylan (1941-) 2012
Üst etik: severek, kızarak, seçerek değerlerimizi sergiliyoruz. Etik cümleler
önerme değillerdir, bizim duygularımızı gösterirler.
Ayşe, 2009
BİR PSİKODRAMA PROTAGONİSTİ
Demokratik seçim
Kategorik sınıflama: Major Depresyon
 Boyutsal sınıflama: Bağımlılık boyutu
 Daha az acı arama; huzur, uyum, intikam, adil
kavga, adalet isteği (açık/ örtük)
 “unanimious” seçim olamıyorsa çoğunluk usulü

Jean Paul Sartre ( 1905- 1980)
Alberto Giocometti (1901- 1966)
Jacob Levi Moreno ( 1889- 1974)
Orhan Taylan (transformation)
Cehennem ya da cennet: Cehennem başkalarıdır/ Bizler eş-aşıklar, eşyaratıcılarız
Ayşe’nin psikodraması
Terapist kral, bilge ve soytarıdır.
 Protagonist kral, soytarı ve bilgedir.
 “Babanın sözünden çıkma” bir kültürel kalıptır;
Ayşe tarafından yeniden yaratılır: “Sevgi dolu bir
aile olabiliriz.”

Karşılaşma Psikodrama Ahlak Felsefesinin
candamarıdır




Karşılaşmanın ilk basamağı: Psikodramatistle
protagonist arasındaki şimdi burada karşılaşmadır.
İkinci basamak sahnenin gerçeklik ötesi boyutunda
onun sosyal atomundaki kişilerle ve kendisiyle yardımcı
egoların temsilciliğinde karşılaşmalarıdır.
Üçüncü basamakta, protagonist, şimdi burada grup
üyeleriyle karşılaşır.
Dördüncü basamakta prtagonist seans sonrasında
sosyal atomundaki gerçek kişilerle kendisini
dönüştürmüş olarak yeni bir şekilde karşılaşır.
Psikodramatist katılımcı bir araştırmacıdır
Peter Howie, 2012


Psikodramatist her zaman katılımcı bir araştırmacıdır. Peter
Howie (2012), bu katılımcılığın, psikodramayı aydınlanma
geleneğinin bir parçası olan positivist/ ampirik geleneğin
dışına çıkardığını belirtmektedir.
Marshall ve Batten (2004)’in, Crigger, Holcomb ve Weiss’tan
(2001) yaptığı alıntıya bir göz atalım: “Araştırmacıların
topluluğa, uzman ya da işin içine burnunu sokan bir kimse
olarak değil de katılımcı olarak girmeleri durumunda “güç”
konusu daha az sorunlu hale gelir. Araştırmaya katılanlarla
ortaklık kurulduğunda etik dışı davranış riski azalır. Katılımcı
yöntemlerle yürütülen araştırma projelerinde etik açıdan ve
bilimsel açıdan daha doğru sonuçlar elde edilir.”
Karşılaşmaya devam
Orhan Taylan, Jacob Levi Moreno

Moreno, karşılaşmayı bedenlerin
teması, yüzleşmesi, savaşması,
görme ve algılaması, birbirlerinin
dünyasına girmesi, paylaşma ve
sevmesi, birbirleriyle sezgisel
yoldan konuşma ve jestle, öpüşme
ve kucaklama ile iletişim kurması,
bir olmaları “una cum uno” olarak
tanımlar. Sadece sevgi değil
nefretle de karşılaşılır. O sadece,
doktorun hastayla karşılaşması gibi
duygusal bir karşılıklı ilişki ya da
öğretmenin öğrenciyle karşılaşması
gibi bilimsel bir ilişki ya da gözlemci
ve denek karşılaşması değildir.
İletişimin en yoğun düzeyidir
(Moreno 1969, s: 26).
Orhan Taylan, Jacob Levi Moreno

“Taraflar oraya bir dış otorite
tarafından getirilmemiştir. Kendi
seçtikleri yolun otoritesini temsil
etmek için oradadırlar. Karşılaşma
hazırlıksız, doğaçtandır,
yapılandırılmamıştır ve prova
edilmemiştir- an içinde olur. Şimdi
burada ve andadır. İki ya da daha
fazla insan arasındaki
etkileşimlerdir; geçmiş zaman ya
da hayali bir gelecekte değil;
zamanın bütünlüğü içindedir;
yaşantının gerçekliği, somutluğu ve
bütünlüğü içindedir. Duygusal,
sosyal ve kozmik faktörlerin,
kimliğin ve tam karşılıklılığın
birleşmesidir.” (Moreno, 1969, s:
26)
Karşılaşmaya devam
Jacob Levi Moreno, Orhan Taylan

Yanımda olduğunda/
Gözlerini çıkaracağım/
Ve kendiminkilerin
yerine koyacağım/ Ve
sen benimkileri çıkarıp/
Kendininkiler yerine
koyacaksın/ Sonra ben
senin gözlerinle
bakacağım/ Ve sen
benim gözlerimle
bakacaksın
Martin Buber (1878- 1965): I and You
Buonarotti Michelangelo 1475- 1564)





Başka filozoflarda karşılaşma
Deneyim/ yaşantıya karşı
karşılaşma
Ben-O ya karşı Ben-Sen
Zamandan, mekandan
bağımsız; an içinde
O’nun Beni Egodur. Sen in
Beni Kişidir. EI of it is ego; I
of You is person.
Tanrıya karşılaşma insanı
dönüştürür. Hem seçme hem
seçilmedir.



Moreno’nun Ben-Tanrı’sı
En-el Hakk
Nietzchevari bir ironi (Moreno
J)

“Sheakespeare’i Hamlet’le
Lear ile, Macbeth ile
özdeşleştirmiyoruz. Yazar ile
onun karakterleri arasındaki
ilişki insan ile tanrı arasında
neden geçerli olmasın?”
(Moreno JL, Tanrının Sözleri
1923, 2011).
Moreno (1889- 1974), Hallac-ı Mansur (858- 922)
Friedrich Nietzsche 1844- 1900
Orhan Taylan (1941-)
God is dead





“God is dead”
Overman/ spontaneous man
Body versus rationality
They open the gate of the
irrational part , the psyche
I –God is a possible
connection for all of us since
we all had an omnipotent
mother in us
Emmanuel Levinas (1906- 1995): yüz yüze
Cindy Sherman (1954-)




Başka filozoflarda karşılaşma
insan olmanın anlamı bilgi ve eylem için
yetisi sınırlı olan insan aklında (Kant) ya
da olma yetisinde (Heidegger) değil;
Ötekine karşı hissettiği sorumluluk
duygusundadır.
Etik temel felsefedir. Aşk bilgisidir. Yüz
yüze ilişkide (Moreno’nun göz göze
ilişkisini anımsayalım) ötekinin yakınlık ve
uzaklığı güçlü şekilde hissedilir. Yüz bir
talepte bulunur: “Beni öldürmeyeceksin”
Moreno ve Buber’den farklı olarak ilişki
karşılıklı değildir; simetrik değildir;
asimetriktir. Yüzün kendiliğe önceliği
vardır.
Ötekinin yüzü tanrının geçtiği yoldur.
Tanrı sonsuz ötekidir.
PSİKODRAMAYLA BENZER GELENEKLER
Hermeneutic/ intepretive philosophy
(Yorumlayıcı)
 Phenemenology (Görüngübilimci)
 Existantialism (Varoluşcu)
 Social constructivism (Toplumsal Oluşturmacı)
 Postmodernism (Postmodern)


similar documents