PowerPoint Sunusu

Report
AŞI İLE ÇOĞALTMA
Bir meyve tür veya çeşidinden alınan bir göz yada
kalemin anaç üzerine yerleştirilmesine aşı, yapılan bu işleme de
aşılama denir. Aşı, ancak iletim dokusu oluşturan, ksilem ve
floem dokuları arasında meristamatik özellikte ve sürekli doku
halindeki kambiyumu içeren bitkiler arasında yapılabilmektedir.
Tanımından da anlasılacağı gibi , aşılama sonucu
oluşacak yeni bitkide göz yada kalem ağacın taç; anaç ise
kök sistemini oluşturur. Bunun sonucu iki sistem arasında ortak
fakat birbirine bağımlı ve zorunlu bir yaşam başlamış olur.
AŞININ AMAÇLARI
 Meyve Tür ve Çeşitlerini Çoğaltmak,
 Anaçların Değişik Özelliklerinden Yararlanmak
 Çeşit Değiştirmek, Yabani Meyve Tür ve Çeşitlerinden
Yararlar Sağlamak
 Yetiştiricilerin İsteklerini Karşılayabilecek Şekilde Bol Fidan
Üretmek
 Zararlanan Meyve Ağaçlarını Onarmak
 Islah Çalışmalarının Sonuçlarını Değerlendirmek
 Zararlı ve Hastalıkların Etkilerini Gidermek
AŞILAMADA BAŞARI SINIRLARI
Aşıda başarıyı sınırlayan ekolojik, fizyolojik, morfolojik ve
kalıtsal olmak üzere bir çok etmen vardır. Aşının yapıldığı
dönemdeki sıcaklık, nem, aşı yapan kişinin becerisi ve deneyimi,
aşı gözü veya kaleminin alındığı zaman, ağaç üzerindeki konumu
ve yapısı, muhafazası, aşı yapma tekniği, aşı yapılacak bitkiler
arasındaki akrabalık ilişkileri vb. birçok etmenler aşının başarılı
yada başarısızlığı üzerine doğrudan etkili olmaktadır.
Anaç ile göz yada kalem arasında ortak bir dokunun
oluşması bunlar arasındaki akrabalıkla yakından ilişkilidir. Yakın
akraba olan anaç ile göz yada kalem kombinasyonunda ortak bir
doku kolaylıkla oluşur ve başarı oranıda yüksek düzeyde
gerçekleşir.
• Çeşitler Arasında Başarının Sınırı
• Türler Arasında Başarının Sınırı
• Citrus cinsine giren Portakal, Limon, Mandarin, Altıntop
• Prunus cinsine giren Badem, Erik, Kaysı, Şeftali
• Pistacia cinsine giren Antepfıstığı, Buttum, Melengiç
• Cinsler Arasında Başarının Sınırı
• Armut (Pyrus) farklı cinsten olan Ayva (Cydonia),
Üvez(Sorbus) ve alıç (Crataegus)
• Portakal (Citrus) ayrı bir cins olan Üç Yapraklı (Poncirus)
UYUŞMAZLIK
Aşılanan farklı iki bitkinin birlikte ortak tam bir doku
oluşturamaması yada yetersiz bir doku oluşturmasına;
ilerleyen yıllarda bitkideki fizyolojik çabaların, farklı iki
parçanın karşılıklı olarak gereksinimlerini karşılayamamaları
yada farklı nedenler sonucu birlikte yaşayamamalarına ve tek
bir bitki oluşturamamalarına uyuşmazlık denir.
UYUŞMAZLIĞIN NEDENLERİ
 Anaç ile Göz yada Kalemin Farklı Büyüme Özelliklerinden
Kaynaklanan Uyuşmazlık
 Fizyolojik ve Biyokimyasal Nedenlerden kaynaklanan
Uyuşmazlık
Armut/ ayva aşı kombinasyonunda ayva da bulunan
Prunasin maddesi armuta geçmekte ve HCN (Hydrosiyanik asit)
meydana gelmektedir.
Şeftali-Badem aşı kombinasyonunda yine Prunasin
maddesi uyuşmazlığa neden olur.
 Patojenden Kaynaklanan Uyuşmazlık
 Anatomik Nedenle Oluşan Uyuşmazlık
UYUŞMAZLIK TİPLERİ
Argles’e göre bazı meyve ağaçlarında gecikmiş ve aşı
yerinde şişkinlik oluşturan iki farklı tipte uyuşmazlık görülmektedir.
Gecikmiş uyuşmazlığın etkisi yaşlı ağaçlarda görülmekte ve
ağaç, yıllar sonra aşı noktasından kırılmaktadır. Buna karşın,
diğer tip uyuşmazlıkta ise iletim demetlerindeki tıkanıklar sonucu
aşı noktasında görülen şişkinlikler oluşturmaktadır.
Scaramuzzi
(1959),
uyuşmaz
anaç/göz-kalem
kombinasyonunda görülen olumsuzluğu gidermek amacıyla ara
anaç kullanımına karşı ortaya çıkan tepkilere göre uyuşmazlığı şu
şekilde sınıflandırmıştır :
 Uyuşmaz anaç-kalem arasına ara anaç yerleştirilerek
giderilebilen uyuşmazlık
 Ara anaçla önlenemeyen uyuşmazlık
 Uyuşur anaç-kalem kombinasyonunda kullanılan ara anaç
etkisiyle ortaya çıkan uyuşmazlık
Mosse (1962) meyve tür ve çeşitlerinde anaç-kalemde
görülen uyuşmazlığı, Taşınan ve Yerleşik olmak üzere iki farklı
şekilde tanımlamıştır.
Nonpareil Badem Çeşidi/ Marianna 2624 erik anacı- Texsas
Bazı Armut Çeşitleri/ Ayva Anacı- Beurre Hardy Armut Çeşidi
UYUŞMAZLIK BELİRTİLERİ
 Aşı noktasındaki çok belirgin ve düzgün çatlaklar
 Aşı
tuttuktan
sonra
sürgünün
meyve
dalına
dönüşerek
gelişmeden geri kalması
 Aşılardan oluşacak sürgünlerin toprağa paralel olacak şekilde
meyilli büyümesi ve düz değil de helozon şeklinde gelişme
göstermesi
 Kültür önlemlerinin yeterli ölçüde alınması ve uygulanmasına
karşın, yaprakların sararması, zamansız dökülmeleri, normalden
küçük olmaları, sürgünlerin kurumaları
 Anaç ve kalemin farklı büyümelerinden dolayı aşı noktalarındaki
aşırı şişkinlikler
AŞI TEKNİKLERİ
 Yapıldığı Zamana Göre Aşılar
• SÜRGÜN (GÖZ
VEYA KALEM) AŞI : Ekolojik koşullara
bağlı olarak kış dinlenme sonu ile ilkbahar gelişme dönemi
içerisinde yapılırlar ve yazgelişme dönemi içerisinde güçlü ve
gelişmiş yeni fidanlar oluştururlar.
• DURGUN GÖZ AŞISI : Yaz gelişme dönemi içerisinde
yapılan, ancak kış dinlenme dönemi sonunda süren bir aşı
şeklidir. Kışın yaprağını döken meyve türlerinde aşıya
ekolojik koşullara bağlı olarak, Temmuz ayının ikinci
haftasında başlanır ve meyve ağaçları kış dinlenme
dönemine girinceye kadar devam edilebilir.
 Aşılanacak Parçanın Niteliğine Göre Aşılar
• GÖZ AŞISI : Üzerinde yaprak sapı ile birlikte bir göz bulunan
bir kabuk parçasıdır.
• KALEM AŞISI : Kalem aşılarında kullanılan kalem 3-4 göz
içeren bir veya iki yıllık bir dal parçasıdır.
 Yapıldıkları Amaca Göre Aşılar
• ONARMA AŞILARI : Ana dal, dal, gövde ve köklerde
oluşacak
yaraların
onarılması,
anaç-kalem
arasındaki
uyuşmazlık olayının önlenmesi ve daha önce yapılan fakat
tutmayan aşıların yenilenmesi amacı ile yapılır.
• ÇEŞİT DEĞİŞTİRME AŞILARI : Meyve ağaçlarının çeşitlerini
değiştirmek için yapılır.
• FİDAN YETİŞTİRME AŞILARI : Göz aşıları daha çok ve
sıklıkla
fidan
yetiştirmek
amacıyla
yapılır.
Meyve
yetiştiricilerinin binlerce fidan isteği ancak vegatatif veya
genaratif
anaçlar
üzerine
karşılanabilir.
 Yapıldıkları Yere Göre Aşılar
• GÖVDE
• KÖK
göz
aşısı
yapmak
suretiyle
GÖZ AŞISI
Fidan yetiştiriciliğinde en çok kullanılan bir aşı şeklidir.
Diğer aşılara göre daha kolaylıkla yapılabilir. Aşı tutmadığı
taktirde aynı dönemde tekrarlanabilir. İyi bir aşı ustası bir
bağlayıcı ile günde 800-2000 kadar göz aşısı yapabilir. Aşıda
bir göz kullanıldığından bir aşı kaleminden fazla sayıda aşı
gözü almak olasıdır. Kolaylıkla öğrenilir ve uygulanabilir.
Aşının tutma oranı (%80-95) çok yüksektir. Göz aşısı kurşun
kalem kalınlığında ki anaçlar üzerine bile yapılabilir. Bu
nedenle aşı yapmak için anacın daha
fazla kalınlaşmasını
uzun zaman beklemek zorunluluğu yoktur. Ayrıca bu aşılarda
macun kullanılmaz.
Uygulanan göz aşısı metodu ise
şunlardır :
1- T aşısı (kalkan aşı)
2- Ters T aşısı
3- Yama göz aşısı
4- Flüt göz aşısı
5- I göz aşısı
6-Yongalı göz aşısı
7-Bilezik göz aşısı
KALEM AŞILARI
Kalem aşıları yapılma tekniğine göre Yarma, Kabuk altı
(Çoban), Kakma, Köprü ve Kemer aşılar olmak üzere 5 kısma
ayrılır. Yarma, kabuk altı ve kakma kalem aşıları fidan yetiştirme
ile çeşit değiştirmede, köprü ve kemer aşıları ise meyve
ağaçlarının onarılmasında kullanırlar.
2-Kalem Aşıları
1-Yarma aşı
2-Gaga aşısı (torba, çuval kese aşısı)
3-Makine aşısı
4-Çoban aşısı
5-Kakma aşı
6-Kemer aşı
7-İngiliz aşı (Dilcikli ve dilciksiz İngiliz aşıları)
8-Yanaştırma aşı (kertikli, dilcikli ve kakmalı yanaştırma aşıları )
9- Köprü aşı
10-Bağlama veya destek aşı
11-Kenar (yan) aşı (Dilcikli, kertikli ve küt uçlu yan aşı)
YARMA AŞI :
En eski bir aşılama yöntemidir. Amatorler tarafından
bile kolaylıkla yapılır. Yarma aşı 2,5-10 cm ve daha yukarı
çaplardaki ağaçcık ve ağaçlara yapılabilir. Kışı ılık geçen
bölgelerde yarma aşı kış dinlenme dönemi içerisinde her
zaman uygulanabilir. Ancak, ilkbahar gelişme döneminin
başlamasından hemen önceki dönem en uygun aşılama
zamanıdır.
KABUK ALTI (ÇOBAN) AŞISI
Basit kolaylıkla yapılabilen ve başarı oranı yüksek bir
aşıdır. Aşının yapılma zamanı da oldukça geniştir. İlkbahar
gelişme döneminin sonuna kadar yapılabilir. Yarma aşıda olduğu
gibi özel araç ve gerece de fazla gereksinim yoktur.
Kabuk altı aşı kalemleri hazırlanış şekline göre kertikli ve
kertiksiz olmak üzere iki şekilde yapılabilir. İlkbahar gelişme
dönemine girmeden önce yapılacak aşılar için kalemlerin önceden
kesilip soğuk hava depolarında 0-4
0C
sıcaklıkta yada serin
yerlerde saklanmaları gerekir. Şayet aşı yaz gelişme dönemi
içerisinde yapılıyorsa o taktirde kalemler, aşılama sırasında alınıp
yaprak ayaları kopartıldıktan sonra nemli ortamlarda saklanır.
DİLCİKLİ KALEM AŞISI
Eşit çaplı anaç ve kalemlerle yapılan, bu nedenle de
tutma oranı yüksek olan bir aşı şeklidir. Asma yetiştiriciliğinde
çok kullanılmaktadır. Bugün bu aşı, makinelerle çok hızlı ve
sağlıklı yapılarak bol miktarda aşılı fidan üretilmektedir. Bu
yöntemle, saatte 500-800 adet aşı yapmak olasıdır.
KAKMA AŞI
Kakma aşı, gerek çeşit değiştirme, gerek tutmayan göz
aşılarının yerine yapılan bir onarma aşı şeklidir. Bu aşının
yapılması kolaydır. Aşıcının deneyimli ve yetenekli olması,
aşının başarılı olmasındaki rolünü artırmaktadır.
ONARMA AŞILARI
KÖPRÜ AŞI: Kışı çok soğuk ve karlı geçen yörelerde,
aç kalan kemirici hayvanlar özellikle tavşanlar, meyve
ağaçlarının kabuklarını kemirerek, tarla sürerken traktörler
yada başka nedenler gövdelerin kabuklarına büyük ölçüde
zarar verebilirler. Bunun sonucu taç ve kök sistemleri
arasındaki fizyolojik denge bozulabilir. Bu nedenle, meyve
ağaçlarında yapılan besin maddeleri taç kısımlarında birikerek
köklere
inemezler.
Sonuçta
köklerin
büyümelerinde
ve
gelişmelerinde duraklamalar, gerilemeler oluşabilir. Bu gibi
durumlarda taç ve kök arasındaki bağlantı köprü aşı ile tekrar
kurulabilir.
KEMER AŞI
Kemer aşı da onarma aşılarından biridir. Zaman zaman
meyve ağaçlarının köklerinden büyük bir kısmı toprak işleme
aletleriyle kesilebilir. Yada anaç-kalem uyuşmazlığı nedeniyle
meyve ağaçlarının kök ve taç kesimlerinde ortak yaşam
tehlikeye girebilir. Bunların sonucu, verim azalır, kalite düşer,
hatta ağaç kuruyabilecek düzeye de gelebilir. Bu gibi
durumlarda kemer aşı yapılarak taç sistemi arasında yeniden
bir bağlantı kurulabilir ve sonuçta ağaca tekrar normal yaşam
olanağı sağlanmış olur.

similar documents