Küresel Isınmanın Çevreye Etkileri

Report
KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE
ETKİLERİ
Çiğdem AKTAR 110070215
Duygu BAYDI 040070441
Melih Kürşat DEMİRDİREK 040090161
Utku DİNLER 050070409
Sinan YALÇIN 050070403
Sanayi devriminden beri, özellikle fosil yakıtların
yakılması, ormansızlaşma ve sanayi süreçleri gibi
çeşitli insan etkinlikleri ile atmosfere salınan sera
gazlarının atmosferdeki birikimlerindeki, hızlı
artışa bağlı olarak, şehirleşmenin de katkısıyla
doğal sera etkisinin kuvvetlenmesi sonucunda,
yeryüzündeki ve atmosferin alt bölümlerindeki
sıcaklık artışına küresel ısınma adı verilmektedir.
Birleşmiş Milletler
İklimDeğişikliği Çerçeve
Sözleşmesinde (UNFCCC), İklim
değişikliği; karşılaştırılabilir bir
zaman periyodunda gözlenen
doğal iklim değişikliğine ek
olarak, doğrudan ya da dolaylı
olarak küresel atmosferin
bileşimini bozan insan
etkinlikleri sonucunda iklimde
oluşan bir değişiklik biçiminde
tanımlamıştır.
Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere, çeşitli insan
etkinlikleri sonucunda atmosfere salınan sera gazlarının
atmosferdeki birikimleri, sanayi devriminden beri hızla
artmaktadır. Bu ise, doğal sera etkisini kuvvetlendirerek,
şehirleşmenin de katkısıyla, dünyanın yüzey sıcaklıklarının
artmasına neden olmaktadır. Küresel yüzey sıcaklıklarında 19.
yüzyılın sonlarında başlayan ısınma, 1980’li yıllardan sonra daha
da belirginleşerek, hemen her yıl bir önceki yıla göre daha sıcak
olmak üzere, küresel sıcaklık rekorları kırmaktadır. Küresel
iklimde gözlenen ısınmanın yanı sıra, en gelişmiş iklim modelleri,
küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında 1990-2100 dönemi için 1.4
ile 5.8 C° arasında bir artış olacağını öngörmektedir.
Küresel sıcaklıklardaki artışlara
bağlı olarak da, hidrolojik
döngünün değişmesi, kara ve
deniz buzullarının erimesi, kar
ve buz örtüsünün alansal
daralması, deniz seviyesinin
yükselmesi, iklim kuşaklarının
yer değiştirmesi ve yüksek
sıcaklıklara bağlı salgın
hastalıkların ve zararlıların
artması gibi, dünya ölçeğinde
sosyo-ekonomik sektörleri,
ekolojik sistemleri ve insan
yaşamını doğrudan etkileyecek
önemli değişikliklerin oluşacağı
beklenmektedir.
Sera etkisi
Güneşten gelen uzun dalga boyu radyasyonun
büyük bir bölümü yer yüzeyince soğurulur, bir kısmı
dünyadan atmosfere yansır. Yeryüzü tarafından
soğurulan güneş ışınları ısıya dönütürülür. Bu ısı,
yeryüzündeki atomların titreşimine ve kızılötesi
ışıma yapmalarına neden olur. Kızılötesi ışımalar,
oksijen veya azot gazı tarafından soğurulmaz. Ancak
havada bulunan CO2 ve CFC (kloroflorokarbon)
gazları, kızılötesi ışımaların bir kısmını soğurarak,
atmosferden dışarı çıkmalarını engeller. Bu soğurma
olayı, atmosferin ısınmasına yol açar. Bu etkiye, sera
etkisi adı verilir.
Günümüzde temel sera gazları karbondioksit
(CO2), Kloroflorokarbonlar (CFCs), metan
(CH4), diazotmonoksit (N2O) ve ozon olarak
(O3) bilinmektedir. Bunların yapısındaki
değişme sera gazlarını doğrudan
etkilemektedir. Bununla birlikte karbondioksit
üretimi, sera etkisinde birinci derecede
önemlidir ve CO2’nin atmosferde uzun bir
yaşam ömrü vardır.
Dünyada Sera etkisi yaratan çevre
sorunlarının %46’sı Enerji Tüketimi, %24’ü
Sanayi Faaliyetleri, %18’i Ormansızlaşma,
%9’u Tarım ve %3’ü de Diğer kaynakların
yarattığı emisyonlar nedeniyle oluşmaktadır.
Buradan anlaşılmaktadır ki; Dünyadaki çevre
sorununun en önemli nedeni Enerji
Tüketimidir. Enerji Üretim sistemlerinde
kullanılan yakıt türüne bağlı olarak da çevre
sorunları artmaktadır
Küresel İklim Değişikliklerinin
Çevreye Etkileri
Duygu Baydı
040070441
İklim değişikliği küresel ölçekte bugüne değin karşılaşılan en büyük sorunlardan biri olarak
nitelendirilmektedir. İklim değişikliklerinin ekosistem üzerindeki etkileri su kaynakları ve kıyı
bölgelerinde günümüzde bariz şekilde kendini göstermeye başlamıştır. Aksi yönde ve saygın
bilimsel dergilerde yayınlanan görüşler bulunsa da, günümüzde yaygın olarak kabul gören ve
dünya politikalarına yön veren görüş son yıllarda ortaya çıkan iklim değişikliklerinin büyük
oranda atmosfere insan etkinlikleriyle salınan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınmaya
bağlı olarak gerçekleştiğidir.
Küresel İklim Değişiklikleri
Yeryüzünden salınan uzun dalgalı ışınımın önemli bir bölümü, yine atmosfer
tarafından emilir ve daha az güneş enerjisi alan yüksek enlemlerde ve düşük
sıcaklıklarda salınır. Küresel ısınmanın etkisi, hava sıcaklıklarının dünyanın her yerinde
artması biçiminde olmayacaktır.
Sıcaklığın artış oranı, orta enlemlerde ve ekvatorda, kutuplardakinden daha farklı
olacak.
Ekvatorda, bu artışın, dünya ortalamasının çok altında olacağı tahmin ediliyor. Aslında
bu ısınma, dünya iklim sisteminde köklü değişimlere ve aşırılıklara yol açacak. Öyle ki,
dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddeti ve
sıklığı artarken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme olayları
etkili olabilecek.
Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması, bütün dünyadaki rüzgâr
çeşitlerini etkileyecek; fırtınaların yoğunluğu, gücü ve rotaları değişecektir.
 Bunun yanında, sıcaklık artışının kışları, yazlara göre
birkaç derece fazla olması bekleniyor. Benzer bir
durum, geceyle gündüz arasında da görülecek.
 Gece sıcaklarındaki artış, gündüz sıcaklıklarındaki
artıştan fazla olacak. Bu durumda karalar, geceleri
eskisi kadar soğumaya fırsat bulamayacak.
 Küresel
ısınmayla
yükselecek.
birlikte
deniz
seviyeleri
1940’lara doğru sonra sıcaklık ta belirgin artışlar görülmektedir. Bu yıllar 2.Dünya
savaşının başlangıç yıllarına rastlamaktadır.
İzlanda Üniversitesi profesörlerinden Helgi Björnson, yaptığı araştırmalara dayanarak,
İzlanda’nın %8’ini kaplayan ve kutuplar dışındaki en büyük buzul olan Vatna dev buzulunun
1930 yılından bu yana en yüksek erime hızına eriştiğini ve küresel ısınmanın bu şekilde
devam etmesi durumunda bu dev buzulun 100 yıl sonra yok olup bütün İzlanda’yı sular
altında bırakacağını bildiriyor.
Leeds Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Chris Thomas tarafından Nature dergisinde
yayınlanan bir yazıda ise “küresel ısınma 2050’ye kadar bitki ve hayvan türlerinin
dörtte birini ya da 1 milyondan fazlasını yok edecek” denmektedir.
Chris Thomas ,eğer bir çözüm üretilmezse, türlerin kitlesel tükenişlerinin tarihte
görülmemiş boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekmektedir.
Bu canlı türlerin insan marifetiyle yok olma hızları, doğal yok olma hızlarının 100 ila
1000 katı olarak tahmin edilmektedir. Bu eğilim devam ederse 50 ilâ 100 yıl içerisinde
mevcut türlerin %10-50’sinin yok olacağı hesaplanmaktadır.
Bugün doğadaki kuş türlerinin
yaklaşık 1000 türe karşılık gelen
%15’i
küresel
iklim
değişikliklerinin etkisiyle tükenme
tehdidi
ile
karşı
karşıya
bulunmaktadır. Doğadaki besin
zincirinin
bir
kez
kırılması
inanılmaz
sonuçlara
açacağından
canlı
türlerinin
ortadan
kalkması,
bazılarının
yol
diğer canlı türlerini de doğrudan
etkileyecektir.
 Dünya besin üretimi giderek sınırlı sayıda bitki türü ve hayavnsal besin çeşidine
bağımlı hale gelmektedir.Bugün balık stoklarının %47’si tamamen tüketilmiştir.
Mevsim anormallikleri ve küresel ısınma, yağmur ormanlarının beslediği Amazon Nehrini de
derinden vurmakta. 40 yılın en kötü kuraklığı sonrasında Amazon bölgesinde yaşanan seller,
felaketi de beraberinde getirdi. Bir zamanlar bölgenin en büyük hayat damarı olan Parana
nehirinde şimdi ölüm kol geziyor
 Hepsi birer karbon emme makinesi olan mercanların yavaş yavaş ortadan
kalktığı görülüyor. Böyle bir durum doğadaki karbon zincirinin kırılmasına ve
buna bağlı olarak karbondioksit emisyon miktarlarının inanılmaz boyutlarda
artmasına sebep olabilir.
 Science
dergisinde
yayımlanan
araştırmaya göre, 1998′den
yeni
önce 704
mercan türünün sadece 13′ü tehditle karşı
karşıyaydı, ancak şu anda bu tür sayısı sayı
231.
Virginia’daki
Üniversitesinden
yükselmesiyle
Kent
Old
Dominion
Carpenter,
simbiyotik
ilişki
ısının
içinde
oldukları deniz yosunları yok olduğu, kayalar
beyazlaşmış bir görüntü alıdğını söyledi. Bu
beyazlama olayı yaygınlaşırsa, tüm mercan
alanlarının yeryüzünden silineceğini belirtti.
Küresel ısınmanın etkisiyle Japonya kıyılarına ulaşan bir deniz anası
Yapılan araştırmalara göre, dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyıl boyunca 0,6 ºC
kadar artmış, son kırk yıldır atmosferin 8 kilometrelik alt kısmında sıcaklıklar yükselmiş,
kar örtüsü ve buzlanma ise %10 civarında azalmıştır. Sıcaklıklar arttıkça canlıların yaşam
alanları değişiyor; hayvanlar ve bitkiler daha yüksek rakımlara doğru çekiliyor. Ancak öyle
bir nokta gelecek ki türlerin kaçacak hiçbir yeri kalmayacak.
Tehlike büyük
Dünya besin üretimi giderek sınırlı sayıda bitki
türü ve çeşidine bağımlı hale gelmektedir.
Mevcut
tarım
ürünlerinin
değişen
iklime
uymakta zorlanacağını ve bazı bölgelerde
mahsul
düşmeye
başlamıştır.
Fakir
veya
gelişmekte olan ülkelerde baş gösterecek bir
kıtlık, kitlesel göçe neden olacaktır. Bu etkilerin
en büyük sonuçlarının 21. yy’da baş göstereceği
söylenmektedir.
Küresel İklim Değişikliği’nin Türkiye
Üzerindeki Etkisi
ÇİĞDEM AKTAR
110070215
•Fosil yakıt kullanımı,
•Sanayileşme,
•Hızlı nüfus artışı,
•Enerji üretimi,
•Ormansızlaşma gibi
etkiler sonucunda atmosfere
salınan gazlar sera etkisini
arttırmaktadır. Bu durum dünya
yüzeyinde sıcaklığın artmasına ve
küresel ısınmaya yol açmaktadır.
Küresel ısınmanın kaçınılmaz
etkisi iklim değişikliğidir. iklimdeki
önemli değişimler ve bunun
etkileri şimdiden küresel ölçekte
görülmeye başlanmış olup, bu
etkilerin gelecekte daha da
belirgin hale gelmesi
beklenmektedir.
•
Uluslararası İklim Değişikliği Paneli`nin (IPCC) 3. tahmin raporunda, iklim
değişikliğinden etkilenmeyecek ülke ve bölge bulunmadığı belirtildi. IPCC`nin
Türkiye senaryosuna göre de; Türkiye`nin iklim değişikliğinin tehlikeli etkileri
açısından risk grubu ülkeler arasında yer aldığı belirtilmiştir.
•
Küresel İklim Modelleri ile yapılan araştırmalara göre;
 2030 yılında Türkiye'nin büyük bir kısmı oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine
girecek,
 Türkiye üzerinde, yıllık ortalama sıcaklıktaki artış 2.5-4°C arasında olmakla beraber,
özellikle Ege Bölgesi ve Doğu Anadolu’nun önemli bir kısmındaki artış 4 °C’ye
ulaşacaktır,
 Sonbahar mevsiminde sıcaklık artışı 4 °C’yi biraz aşmaktadır. Bu durum, yaz
aylarının sonbahara doğru uzayacağı anlamına gelebilir.
 Kış mevsiminde ki artış ise 2-3 °C olarak hesaplanmıştır.
 Yağışların mevsimsel dağılımı ve şiddeti değişecek,
 Türkiye’nin Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini kapsayan alan
üzerinde kış yağışlarında çok ciddi azalmalar (% 20 ila % 50 arasında) ortaya
çıkmıştır,
 Doğu Karadeniz dağları boyunca uzanan bölgede kış yağışlarında artış gözlenecek
ve sel riski artacaktır,
!! Türkiye’nin güney ve kuzeyindeki kış yağışlarında oluşan bu birbirine zıt durum,
küresel değişimin bir ürünüdür.
 Sonbahar mevsiminde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yağışlarda % 50’lere varan
artışlar hesaplanmıştır
İklim Değişikliği’nin Türkiye’de
Neden Olabileceği Çevresel ve
Sosyo-Ekonomik Etkiler:
 Orman yangınları artmaktadır,
 Özellikle kentlerdeki su kaynakları
sorunlarına yenileri eklenecek;
tarımsal ve içme amaçlı su
gereksinimi daha da artabilecektir,
 Tarımsal ürünler değişebilir ve yok
olabilir,
 Baklagil ürünlerinin hemen
hepsinde ve önemli ürünlerden
fasülyede %21,3, nohutta %8,4,
kırmızı mercimekte %12,4 ve yeşil
mercimekte %36,7 oranında azalış
olduğu,
 Yumru bitkilerden patatesin %3,2
oranında azalış olduğu,
Şeker pancarında %14,1 oranında
azalış olduğu vb. kaydedilmiştir.
 Aşırı sıcaklar nedeniyle verimin
düşmesi üreticiye de fiyat artışı
olarak yansıyor.
 Hayvan ve bitkilerin doğal
yaşam alanları daralacak, yeni
koşullara uyum sağlayamayan çok
sayıdaki bitki, böcek ve kuş türü
ortadan kalkacaktır,
 Kar örtüsü daha da azalabilir,
ani kar erimeleri ve kar çığları
artabilir,
 Deniz seviyesi yükselmesine
bağlı olarak, Türkiye'nin yoğun
yerleşme, turizm ve tarım alanları
durumundaki, alçak kıyıları sular
altında kalabilir,
 Su varlığındaki değişiklikten ve
ısı stresinden kaynaklanan
enfeksiyonlar, sağlık sorunlarını
artırabilir,
 Özellikle büyük kentlerde, sıcak devredeki gece sıcaklıkları belirgin bir biçimde
artacak; bu da, havalandırma ve soğutma amaçlı enerji tüketiminin artmasına
neden olabilecektir,
 Normalden daha kurak koşullara bağlı olarak, Ege ve Akdeniz bölgelerinde kitlesel
boyutlarda olmasa da gözle görülür ağaç kurumaları gözlenmektedir,
 Ağaçların zayıf düşmesi, ormanların fırtına, kar, çığ ve benzeri meteorolojik afet
etkilerine karşı direncini de düşürmekte, bunun sonucunda ağaçlarda devrik ve
kırık miktarı artmakta; bu da ormanın yapısını diğer zararlılara karşı dayanıksız hale
getirmektedir,
 Son yıllarda Türkiye ormanlarında artış kaydeden zararlı böcek salgınları
nedeninin, kuraklık, hava kirliliği ve asit yağmurları olduğuna dair kuvvetli
bulgulara rastlanmıştır.
Kanıtlar !
Küresel İklim Değişikliğinin İnsan
Sağlığına Etkileri
Melih Kürşat Demirdirek
040090161
• Yıllar boyunca, insan toplulukları yerel
ekosistemleri değiştirmiş ve bölgesel iklimleri
etkilemişlerdir. Ancak biraz önce bahsettiğimiz
gibi günümüzde bu etkileşim küresel boyutlara
ulaşmıştır.
• Dünyanın iklim sistemi, yeryüzündeki yaşamı
destekleyen karmaşık bir sürecin gerekli bir
parçasıdır. İklim ve hava, insan sağlığı ve refah
üzerinde her zaman güçlü bir etkiye sahip
olmuştur. Ancak küresel iklim değişikliği, insan
sağlığını korumak için büyük bir tehdit
oluşturmaktadır.
Peki dogal dengenin ve iklimin bozulmasının
sebep oldugu en büyük sorunlardan biri ?
Çevre Kirliliği
Çevre Kirliliği
Öncelikle “hava kirliliğine” yol açar.
Bunun sonucunda polenler ve sporlar
*Astım
*Alerjik Hastalıklar
*Akut ve kronik solunum sistemi hastalıkları
Çevre Kirliliği
Stratosferdeki ozon tabakasının incelmesine sebep olur.
Dünyaya gelen ultraviole ışınlarının miktarı artar.Bu insan
sağlığını 3 şekilde etkiler.
• Bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar ki bu kanser
eğilimini ve enfeksiyonlara yakalanma eğilimini arttırır.
• Dermatolojik etkilere sebep olur. Güneş yanıkları, dudak
kanserleri, deri elastiğinin kaybolması, malign melonoma.
• Aynı zamanda DNA bozukluklarına da sebep olur. Bu da
fotosentez azalması, bitkilerin büyüme ve çoğalmalarında
azalma, tarımsal ve sucuk üretimde azalma, yaşamsal döngü
bakterilerinde azalmaya sebep olur.
Çevre Kirliliği
Çevre kirliliğinin en genel sonucu küresel ısınma ve iklim
değişikliğidir. İklim değişikliğinin insan hayatına doğrudan ve
dolaylı zararları vardır. Doğrudan zararları , sıcaklık
değişimlerine bağlı ani ölümler ve bu sıcaklık değişimlerinin
sonucu olarak ortaya çıkan doğal felaketlerdir.
• Dolaylı zararları ise , ekolojik değişimin ; su kaynaklarının
azalması, kuraklık, çölleşme, su seviyelerinin yükselmesi gibi
insanların yaşamını sosyolojik olarak değişime zorlayan
olaylardır. Bu etkilerin sonucunda virüslere bağlı hastalıklar
artmakta HIV, frengi, tbc, sıtma, grip gibi hastalıklara sebep
olan virüsleri taşıyan insanların sayısı artmaktadır.
Küresel İklim Değişikliğine Karşı
Alınabilecek Önlemler
Utku Dinler
Kyoto Protokolü
• Protokol,ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki
düzeylere düşürmelerini gerekli kılmaktadır. Bu protokolü imzalayan
ülkeler, karbondioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salınımını
azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa salınım ticareti yoluyla haklarını
arttırmaya söz vermişlerdir. 1997'de imzalanan protokol, 2005'te yürürlüğe
girebilmiştir.
Kyoto Protokolü
• Atmosfere salınan sera gazı miktarı %5'e çekilecek,
• Endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera
gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden
düzenlenecek,
• Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun
yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini
endüstriye yerleştirme sağlanacak, ulaşımda, çöp depolamada
çevrecilik temel ilke olacak,
• Atmosfere bırakılan metan ve karbon dioksit oranının
düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek,
• Fosil yakıtlar yerine örneğin bio dizel yakıt kullanılacak,
Kyoto Protokolü
• Çimento, demir-çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji
tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek,
• Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler,
teknolojiler devreye sokulacak,
• Güneş enerjisinin önü açılacak, nükleer enerjide karbon sıfır
olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak,
• Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi
alınacaktır.
Günlük Hayatta Alınabilecek Bazı
Önlemler
• Standart ampulü, tasarruf ampulü ile değiştirmek, yılda 75
kilogram karbondioksit tasarrufu sağlıyor.
• Daha az araba kullanmak. Daha sık yürüyüp, bisiklet kullanmak ve toplu
taşıma araçlarından daha çok faydalanmak. Araba kullanılmayan her 2
kilometre için 0,75 kg. karbondioksit tasarruf edilecektir.
• Otomobillerin hava ve yakıt filtrelerinin her zaman temiz olmasına dikkat
etmek. Çok tozlu ortamlara yaptığınız yolculuklardan sonra
mutlaka filtreler temizlenmeli. Kirli filtreler fazla yakıt harcanmasına yol
açmaktadır.
• Geri dönüşüme katkıda bulunmak. Evlerden çıkan çöplerin sadece yarısını
geri dönüştürerek yılda 1200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlanabilir.
• Lastikler kontrol etmek. Düzgün şişirilmemiş lastiklerle litre başına alınan
yol yüzde 3 oranında artar. Buradan sağlanacak her 4 litre benzin tasarrufu
10 kg. karbondioksiti atmosferden uzak tutar.
Günlük Hayatta Alınabilecek Bazı
Önlemler
• Daha az sıcak su kullanmak. Suyu ısıtmak için çok fazla enerji kullanmak
gerekiyor. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysileri soğuk su ya
da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilabilir
• Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçınmak. Çöpü yüzde 10 oranında
azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yaptirir.
• Su ısıtıcısını ayarlamak. Isıtıcıları kışın 2 derece yukarı, yazın 2 derece aşağı
ayarlamak. Bu basit ayarlamayla yılda 1000 kg karbondioksit tasarrufu
yapilabilir.
• Elektronik cihazları tamamen kapatmak. Evde ortalama 8 saat stand by
konumunda bırakılan TV, DVD, müzik seti gibi elektronik cihazlar, yılda
450 kg karbon gazının atmosfere yayılması anlamına gelir.
• Her yıl en azından bir ağaç dikmek. Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton
karbondioksit emmektedir.
Günlük Hayatta Alınabilecek Bazı
Önlemler
• Özellikle ısınmada güneş enerjisi ile çalışan sistemleri kullanılmak. Bu çok
büyük tasarruflar sağlayacaktır.
• Ormanlarda piknik yapmak yerine daha çok az ağaçlık küçük park ve
bahçelerde piknik yapmak, orman yangınlarını engelleyecektir
• Orman içlerinde yakıcı ve yanıcı maddelerle piknik yapılması
engellemek. Orman içlerinde daha çok, önceden hazırlanmış yiyeceklerin
tüketilmesine izin vermek.
• Orman içlerinde yapılan pikniklerde kullanılan ve mercek görevi yaparak
ormanların yanmasına neden olan cam kırıklarının toplatılması için gönüllü
toplayıcı ekiplerinin oluşturmak. Bu sistem yerel yönetimler tarafından
oluşturulabilir.
Dinlediğiniz için teşekkür ederiz…
Referanslar:
•
•
•
•
•
•
•
M. TÜRKEŞ, U. M. SÜMER ve G. ÇETİNER, 2000, ‘Küresel iklim değişikliği ve olası etkileri’ , 724, http://www.akuastrateji.sumae.gov.tr/downloads/rapor_tr/Iklim_Etkileri_.pdf
Mahmut KAYHAN, Küresel İklim Değişikliği ve Türkiye ,
http://www.eyd.cevreorman.gov.tr/kureselisinma/kureseliklimdegisimiveturkiye.pdf
Kemal ÖZTÜRK, 2002, Küresel İklim Değişikliği ve Türkiye’ye Olası Etkileri, G.Ü. Gazi Eğitim
Fakültesi Dergisi Cilt 22, Sayı 1,47-65,
http://www.akuastrateji.sumae.gov.tr/downloads/makale_tr/Kuresel_Isin_Ik.pdf
Barış ÖNOL, Yurdanur S. ÜNAL, H. Nüzhet DALFES, 2009, İklim değişimi senaryosunun Türkiye
üzerindeki etkilerinin modellenmesi, itüdergisi/dmühendislik, Cilt 8, Sayı 5, 169-177,
http://itudergi.itu.edu.tr/index.php/itudergisi_d/article/viewFile/306/280
Cemal Seçkin AKSAY, Osman KETENOĞLU, Latif KURT, 2005, Küresel Isınma ve İklim
Değişikliği, http://www.akuastrateji.sumae.gov.tr/downloads/makale_tr/Kuresel_Iklim_D.pdf
http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCresel_%C4%B1s%C4%B1nma
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kyoto_Protokol%C3%BC

similar documents