BEYZA SÝPAHÝ 200920102038 MOLEKÜLER

Report
BEYZA SİPAHİ
200920102038
MOLEKÜLER GENETİK NEDİR?
 Moleküler genetik, canlıların kalıtım materyali olan
genlerin yapılarını ve işlevlerini moleküler düzeyde
inceleyen bir genetik altdalıdır.
 Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin
yöntemlerini kullanarak çalışır.
 Genetiğin diğer altdallarından bazı farklılıklar gösterir.
MOLEKÜLER SİSTEMATİK NEDİR?
 Moleküler bilginin
kullanılması, örneklerin
nasıl çalışılacağını ve bu
yüzden de bilimsel
sınıflandırmanın doğru
olarak yapılmasını
sağlanmak moleküler
genetik için önemlidir, ve bu
bölümü "moleküler
sistematik" olarak da
adlandırılır.

Moleküler sistematik;
• Filogenetik ilişkilerin anlaşılması ve
• Çok farklı türler arasındaki akrabalık derecelerinin
izlenmesiyle yaşam ağacının en ince uçlarının
anlaşılmasına yardımcı olur.
 Sistematikçiler türlerin
protein ve nükleik
asitlerini karşılaştırmak
amacıyla çok çeşitli
yöntemler kullanmaktadır.
 Ancak,günümüzde
çalışmaların çoğu DNA
yada RNA nın nükleotit
dizilerinin karşılaştırılması
ağırlıklıdır.
 DNA yada RNA nın nükleotit dizilerinin
karşılaştırılmasında bazı yardımcılar rol oynamaktadır.
 Bu yardımcılara marker adı verilir.
MOLEKÜLER MARKER NEDİR?
 Hem bitki hemde hayvanların kimliklerinin
belirlenmesi ve tanımlanmaları için kullanılan bir
tekniktir.
 DNA-esaslı markerlar çevresel faktörlerden örneğin
fizyolojik şartlarından ve yaşından çok az
etkilenirler.
 Bunlar dokuya spesifik değillerdir bundan dolayı
hücrenin herhangi bir fazında kullanılabilirler.
 Bu nedenle miktarı az olan örneklerin analizi için
uygundur ve çok yakınlık gösteren varyetelerin
kimliklendirilmesinde de başarıyla
kullanılmaktadır.
PCR (The Polymerase
Chain Reaction) :
 1970 yıllarında genlerin
klonlanma tekniklerinin
gelişimi, geçmişte mümkün
olmayan gen aktivitelerinin
araştırılmasını mümkün
kılmıştır.
 Genetik alanında 2. devrim
PCR’ın icadı ile yaşanmıştır.
 Bu sistemde DNA parçasının
her iki ucunun nukleotit
diziliminin bilinmesi
gerekmektedir.
 Bu bilgi ilgilenilen DNA
parçasının her iki ucu için
primer geliştirilmesini zorunlu
kılar.
RAPDs :Rastgele Amplifike
Edilmiş Polimorfik
DNA’lar :
 Adından da anlaşılacağı gibi bu metot
bilinmeyen DNA parçalarının PCR
amplifikasyonu ile alakalıdır.
 Ayrıca AP-PCR ve DAF gibi iki metot daha
bulunmaktadır.
 Gerçekte bu üç metot çalışma prensibi
olarak aynı ve birbirlerinin varyasyonlarıdır.
 Bu metotların üçünde de temel prensip
PCR’ın tek primerle kullanımına dayanır.
RAPDs ve AP-PCR arasındaki temel fark PCR
amplifikasyonunda kullanılan primerin nükleotit
uzunluğudur.
• AP-PCR tekniğinde 15-25bp’lik primer
kullanılırken;
• RAPDs de 10-12bp’lik primerler kullanılır.
• Ayrıca DAF tekniğinde ise 5-10bp’lik primer
kullanılır ve diğerlerine göre daha fazla DNA
parçasının amplifikasyonunu sağlanır.
• AP-PCR ayrıca PCR kondisyonu bakımından da
diğerlerinden farklılık gösterir.
RFLP:
 Restriksiyon endonükleazlar, bir enzim çeşidi olup
DNA’nın genel olarak 4,5 veya 6bp uzunluğundaki,
bilinen nukleotit dizilimlerini tanıyıp, spesifik olarak
bu noktalardan keserler.
 Çoğu bakteri türünde kesici-modifikasyon sistemleri
bulunmaktadır ve hücre içine yabancı DNA’ların
girişine karşı savunma mekanizması oluşturur.
Bunlar iki bileşene sahiptir;
• İlki kesici endonükleasdır: kısa ve simetrik DNA
nukleotit dizilimini tanırlar ve DNA’nın ikili
iplikçiğini tanıdıkları bölgeden keserler (hydrolyzes).
Böylece yabancı DNA nispeten küçük parçacıklara
ayrılır.
• Sistemin ikinci bileşeni ‘’methylase’’ dır ki buda
hücresel DNA’nın tanınan bölgesinde bulunan C ve
A nukleotitlerine methyl grubunu ilave eder.
• Bu modifikasyon endonüklease enzimlerine karşı
DNA’nın direnç göstermesine yardımcı olur.
• Linear DNA, bu
enzimler kullanılarak
kesildikten sonra parça
büyüklüklerine göre
agaroz jel üzerinde
seperasyonu yapılır.
• Bu DNA parçalarının
miktarı ve büyüklükleri
genellikle nukleotit
diziliminde mutasyonla
meydana gelecek
değişikliğe bağlı olarak
varyasyon gösterir.
• Bu güne kadar bu analiz yöntemi çoğunlukla
mtDNA üzerinde kullanılmıştır.
• MtDNA’ların yüksek evolüsyon hızına sahip olması
maternal olarak kalıtsal olması ve boyut olarak
çok küçük olması bu molekülün RFLP analizini
populasyon çalışmaları için vazgeçilmez
kılmaktadır.
Mikrosatellit DNA
Marker:
• Çok hücrelilerde sıralı tekrar
gösteren nukleotid
dizilimlerinin bulunduğu 1968
yılında yapılan çalışmalarla
ortaya çıkarılmıştır.
• Bu nukleotit dizilimleri
kompleks ökaryotik
genomunun caesium chloride
santrifüjü ile belirlenmiş ve
orjinal olarak satellit bantlar
diye tanımlanmışlardır.
• Satellit DNA’ların analizi
sonucunda bunların
çoğunlukla sıralı tekrar eden
nukleotit dizilimlerinden
meydana geldiği ortaya
konulmuştur.
MOLEKÜLER SİSTEMATİK NEYİ
ANLATIR?
 Moleküler sistematik ;
o Sistematikte temel kavramları
o Sistematikte kullanılan metotları
o Metodların deneysel ve teorik olarak aktarılmasını
o Metotların birbirleri ile karşılaştırılmasını
o Hangi metod ile hangi amaca yönelik çalışmalar
yapılabileceğini
o Farklı metotlardan elde edilecek verilerin ne tür
programlar ile analiz edilebileceğini anlatır.
MOLEKÜLER SİSTEMATİK
NERELERDE KULLANILIR?







Filogenetik ağaçların oluşturulması
Biyokimya
DNA nın saflaştırılması
DNA parmak izi
Babalık Testi
DNA dizi analizi
Moleküler markır sistemleri
 Dna haritası çıkartılmasında
 Rekombinant DNA teknolojisinde
kullanılmaktadır.
 Dinlediğiniz İçin Teşekkürler…
KAYNAKÇALAR :
 www.google.com
 www.wikipedia.com

similar documents