Ders Notuna Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ

Report
TAHAKKUK
TARH
TEBLİĞ
ÖDEME
MÜKELLEF
TAHSİL
VERGİ=MATRAH X VERGİ
ORANI
VERGİ
DAİRESİ
KAZANÇ + İRAT
BEYAN
MALİYETLER
VERGİLENDİRME
SÜRECİ
NET KAZANÇ
1.YILLIK GELİR VERGİSİ BEY.
2.YILLIK KURUMLAR VER. BEY.
3.MUHTASAR BEYANNAME
4.KDV BEYANNAMESİ
5.DAMGA VERGİSİ BEY.
6.GİDER VERGİLERİ (BSMV) B.
7.VERASET VE İNTİKAL V. B.
8.ÖTV BEYANNAMESİ
9.MÜNFERİT BEYANNAME
10.ÖZEL BEYANNAME
VERGİ MATRAHI
1
Defter Tasdik Ödevi
Yevmiye Defteri
Envanter defteri
İşletme defteri
Çiftçi işletme defteri
İmalat ve istihsal vergisi defterleri
Nakliyat vergisi defteri ile
Yabancı nakliyat kurumlarının
defterinin
tasdik ettirilmesi zorunludur.
2
hasılat
Verginin Tarhı
Vergiyi doğuran olaydan sonra, vergileme
sürecinin ikinci ayağını, verginin tarhı meydana
getirir.
Vergi Usul Kanunu, verginin tarhını, «vergi
alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve
nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından
hesaplanarak, bu alacağı miktar itibariyle tespit
eden idari muamelelerdir» biçiminde ifade
etmektedir.
3
4
Verginin Tebliği
Vergilemede bir genel ilke, vergilendirmeye ilişkin ve
hukuki sonuç doğurabilecek tüm konuların mükellef
veya vergi sorumlularına bildirilmesidir.
Hukukun diğer alanlarında yapılması gereken
tebligatlar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu kanun
gereği çıkartılmış olan Tebligat Tüzüğü hükümlerine
göre yapılır.
Ancak vergilendirmenin özelliği gereği burada bu genel
düzenlemelerin dışına çıkılmış ve yapılması gereken
tebligatlar Vergi Usul Kanun’u hükümlerine tabi
kılınmıştır. Bununla birlikte, bu kanunda hüküm
bulunmayan hallerde, yine genel tebligat hükümlerine
5
başvurulur.
Verginin Tebliği
Vergi Usul Kanunu, tebliği, “Vergilendirmeyi
ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili
makamlar tarafından mükellefe veya ceza
sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir”, şeklinde
genel bir biçimde düzenlemiştir.
Daha sonra, söz konusu kanun, tebliği esaslarını,
tebliğ yapılacak kimseleri ve tebliğ usullerini
ayrıntılı bir şekilde hüküm altına almıştır.
6
7
Verginin Tahakkuku
Vergiyi doğuran olay ortaya çıktıktan ve buna bağlı olarak tarh
işlemi yapılarak işlem tebliğ edildikten sonra, vergileme süreci
tahakkuk aşamasına gelmiş olur.
Vergi Usul Kanunu tahakkuku, “Tarh ve tebliğ edilen bir verginin,
ödenmesi
gereken
bir
safhaya
gelmesidir.”
şeklinde
tanımlanmıştır.
Beyan üzerine alınan vergiler, tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilir.
Buna göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine, bir
tahakkuk fişli düzenlenir ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut
beyannameyi mükellef adına vergi dairesine getirene verilir. Bu
suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Vergi beyannamesini vergi
dairesine tevdi eden kimsenin, kendisine verilen fişli almaması,
verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişli
posta ile mükellefe gönderilir.
8
Verginin Tahakkuku
İkmalin veya resen tarh edilen vergiler de mükellefe
tebliğ edilir. Tebliğ edilen verginin nasıl tahakkuk
edileceği, mükellefin vergi yargısı yolunu seçip
seçmemesine göre, değişiklik zamanlarda gerçekleşir.
Yargı yolunun seçilip seçilmemesiyle ilgili tahakkuk, esas
olarak ikmalin ve resen tahakkuk eden vergiler için de
geçerlidir.
Vergi Usul Kanunu’nun 24’üncü maddesi tahakkuku
tahsile bağlı vergilerle ilgili olarak, “Mahiyetleri itibariyle
tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili,
tahakkuku da içine alır” demektedir. Damga vergisi, bu
tür tahakkuklara örnek olarak gösterilebilir.
9
10
Verginin Tahsili
Tahsil veya ödeme, vergi sürecinin son safhasıdır. Vergi
Usul Kanunu’nun 23’üncü maddesi tahsili, “verginin
kanuna uygun
surette ödenmesidir”
şeklinde
tanımlamıştır.
Tahsil, verginin alınmasının idare tarafını; ödeme ise,
mükellef tarafını ifade eder.
Ödeme ile ilgili düzenlemeler ise, Vergi Usul Kanunu’nun
“Vergi Alacağının Ortadan Kalkması” başlığı altındaki
kısmında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kısımda;
verginin ödeneceği daire, ödeme zamanı ve özel ödeme
zamanıyla ilgili hükümler bulunmaktadır.
11
12
A.EROL/2012
13
Mükellefin Ödevleri
400 civarında maddeden oluşan VUK’un 105 maddesi,
ödevler konusu ile ilgilidir. Kanun’un ikinci kitabı
“mükellefin ödevleri” başlığını taşımakta ve 153 ila
257’nci maddeler arasını kapsamaktadır.
Mükellefin ödevlerini iki ana noktada toplamak
mümkündür.
Bunlardan birincisi, vergilendirme ile ilgili şekli
hususların yerine getirilmesi biçimindedir.
Doğru vergilendirmeyi temin bakımından mükellefe bu
anlamda yüklenmiş pek çok ödev vardır.
İkincisi ise, işin maddi yönü olan vergi borcunu
ödemektir.
14
İşe Başlamayı Bildirme
Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, serbest meslek
erbabı, kurumlar vergisi mükellefleri, kolektif ve adi
şirket ortaklarıyla komandit şirketlerin komandite
ortakları, işe başladıklarını vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar.
Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi mükellefi
olup da Türk Ticaret Kanunu uyarınca tescil için
başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir
suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu
mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri
yerine getirilmiş sayılır.
15
İşe Başlamanın Belirtileri
TİCARİ KAZANÇTA
-Bir işyeri açmak,
-işyeri açılmamış olsa dahi ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kayıt
olmak
-kazançları basit usulde tespit edilenlerin işle bilfiil uğraşmaya başlamaları
bir iş yeri açmaktan amaç, belli bir yerde bilfiil ticari ve sınai faaliyete
geçmek demektir. Bir yerin sadece tutulmuş olması veya iç
gereksinimlerin yapılması, iş yerinin açıldığı anlamına gelmez.
SERBEST MESLEK KAZANCINDA
Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri açmak; çalışılan yere
tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren alametleri
asmak; her ne şekilde olursa olsun sürekli olarak mesleki faaliyette
bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak ve serbest meslek faaliyetinde
bulunmak üzere mesleki kuruluşlara kaydolmak.
16
İşi Bırakmayı Bildirme
Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen
durması ve sona ermesi, işi bırakma anlamına gelir.
Ancak, işlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir
süre için durması, işi bırakma sayılmaz.
Tasfiye ve iflas ile ölüm halinde, iş bırakılmış sayılır.
Tasfiye ve iflas hallerinde mükellefiyet, vergi ile ilgili
muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam
eder.
Tasfiye memurları veya iflas dairesi, tasfiye kararlarını
ve tasfiyenin veya iflasın kapandığını vergi dairesine
ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar.
17
Bina ve Arazi Değişikliklerini Bildirme
Mükellefler, Emlak Vergisi konusuna giren
bina ve arazi değişikliklerini de bildirmek
zorundadırlar.
Buna göre bina ve arazide meydana gelen
belirli değişiklikler vergi dairesine bildirilir.
18
Defter Tutma Ödevi
Mükellefin;
vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu
tespit etmek,
vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini
belirleyebilmek,
vergiyle ilgili muameleleri belli etmek,
mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap
üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü
şahısların
vergi
karşısındaki
durumunu
denetleyebilmek amacıyla, mükelleflere defter tutma
mükellefiyeti getirilmiştir.
19
Defter Tutma Ödevi
-Ticaret ve sanat erbabı,
-çiftçiler,
- serbest meslek erbabı,
-ticaret şirketleri,
-iktisadi kamu müesseseleri ile
-dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, defter tutma
zorunluluğundadırlar.
Defter tutma yükümlülüğü tutulması zorunlu defterler,
defterleri tutmakla mükellef olanlar bakımından ayrıma
tabi tutulmuştur.
Birinci sınıfa giren tüccarlar; yevmiye (günlük) defteri,
defteri kebir (büyük defter) ve envanter defteri tutarlar.
İkinci sınıfa giren tüccarlar ise, işletme defteri tutmak
zorundadırlar.
20
Defter Tasdik Zamanı
Öteden beri işe devam etmekte olanlar, defterlerini; defterlerin
kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;
hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler,
defterlerin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son
ayda;
yeni işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete
girenler; işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete
girmeden önce;
vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden
başlayarak on gün içinde;
defterlerin dolması veya diğer nedenlerle yıl içinde yeni defter
kullanmaya mecbur olanlar, bunları kullanmadan önce;
tasdik ettirmek zorundadırlar.
Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenlerin Ocak ayı içinde;
özel hesap dönemi almış olanların bu dönemin ilk ayı içinde,
defterlerini tasdik ettirmeleri gerekmektedir.
21
Mükellefin Özel İşlerini Yapmama Ödevi
Vergi Usul Kanununun 6’ncı maddesi (son fıkra), vergi işlerinde görevli
olan devlet memurları ile vergi mahkemelerinde, bölge idare
mahkemelerinde ve Danıştay’da görevli olanların, yükümlülerin vergi
yasalarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve diğer özel işlerini ücretsiz
de olsa yapmalarını yasaklamaktadır.
Vergi Usul Kanunu’nda vergi mahremiyetini ihlal ve yükümlülerin özel
işlerini yapma suçlarında verilecek cezalarla ilgili Türk Ceza Kanuna
gönderme yapılmıştır.
5237 sayılı (yeni) Türk Ceza Kanunu’nun yürürlük ve uygulama şekli
hakkındaki 5252 sayılı Kanunun “yollamalar” başlıklı 3 üncü maddesinde
ceza kanununa yapılan yollamaların yeni ceza kanunundaki karşılıklarının
uygulanacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, gönderme yapılan
hükümlerin yeni ceza kanunundaki karşılıklarının anılan suçlar bakımından
belirlenmesindeki tartışmalar 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum
Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunla sonlandırılmıştır.
22
Vergi Cezaları
1. Usülsüzlük Cezası
2. Özel Usülsüzlük Cezası
3. Vergi Ziyaı Cezası
4. Kaçakçılık Cezası
23
Vergi Cezaları
Usülsüzlük Cezası
Usulsüzlük cezalarının konusunu, vergi
kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine
uyulmaması oluşturur.
Usulsüzlük cezalarında, vergi ziyaının olup
olmamasının önemi yoktur.
Kanunda sayılan fiillerin gerçekleşmiş olması
yeterlidir.
24
Vergi Cezaları
Genel Usulsüzlük Cezası
Genel usulsüzlük cezaları; beyanname verme,
defter tutma, defter tasdiki, işe başlamayı bildirme,
gibi ödevlere uyulmaması ile ilgilidir.
Genel usulsüzlük cezalarına neden olan fiiller Vergi
Usul Kanunu’nda tadadi olarak sayılmışlardır.
Bu fiiller; birinci derecede usulsüzlükler ve ikinci
derece usulsüzlükler olmak üzere 2 gurup içinde
incelenir.
25
Vergi Cezaları
I. Derece Genel Usülsüzlük Cezası
Vergi ve harç beyannamelerinin zamanında
verilmemesi,
Tutulması zorunlu olan defterlerden herhangi
birinin tutulmaması,
İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi
Defter kayıtlarının ve belgelerin, doğru bir
vergi incelemesi yapılmasına olanak
vermeyecek derecede karışık olması
vb.
26
Vergi Cezaları
II. Derece Genel Usülsüzlük Cezası
Vergi kanunlarında yazılı işe başlama dışında kalan
bildirmelerin zamanın yapılmamış olması,
Vergi karnesinin süresinin sonundan itibaren 15 gün
geçmesine rağmen alınmamış olması
Onaylanması zorunlu olan defterlerden herhangi
birinin onay işleminin geç yaptırılmış olması,
Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve belgelerin
yasanın istediği şekil ve içeriğe uygun olmaması
vb.
27
Vergi Cezaları
Özel Usülsüzlük Cezası
Özel usulsüzlük cezası genel olarak fatura, fiş, serbest
meslek makbuzu gibi belgelerin verilmemesi veya
alınmaması ile ilgilidir.
Bunlara ilave olarak; günü gününe defter kaydı, vergi
levhası asılması gibi başka bazı şekli ödevlere uymama
fiillerinin de özel usulsüzlük cezası kapsamına alındığı
görülmektedir.
Özel usulsüzlük fiillerinin önemli kısmı vergi
mükelleflerini ilgilendirmektedir. Bu mükelleflerin,
belge bulundurma- verme- alma yükümlülüğüne
uymaması aşağıdaki ayrıma göre cezalandırılmaktadır:
28
Vergi Cezaları
Özel Usülsüzlük Cezası
Fatura, serbest meslek makbuzu, gider pusulası ve
müstahsil makbuzunun verilmemesi, alınmaması,
Bu dört belge dışında kalan (fiş, yolcu bileti gibi) diğer
belgelerin bulundurulmaması, düzenlenmemesi,
Tüketicilerin fatura almaması
Tek düzen hesap planına uyulmaması
Vergi numarası istemeksizin işlem yapılması
Yol kontrollerinde durulmaması
vb.
29
Vergi Cezaları
Vergi Ziyaı Fiili
Vergi ziyaı, VUK’un 341’inci maddesinde: mükellefin
veya vergi sorumlusunun vergilendirme ile ilgili
ödevlerini
yerine getirmemesi yada
eksik yerine getirmesi
yüzünden
verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya
eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder
şeklinde tanımlanmıştır.30
Vergi Cezaları
Vergi Ziyaı Cezası (VUK-344)
Vergi ziyaı fiili, mükellef veya sorumlular tarafından 341’inci
maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
Bu tanımlardan da anlaşılacağı gibi, vergi ziyaında mükelleflerin
ödevlerini yerine getirmemeleri veya eksik yerine getirmeleri söz
konusudur.
Vergi ödevlerine uyulmaması, bir verginin ödenmemesi veya
eksik ödenmesi sonucunu doğuruyorsa, vergi ziyaı oluşacaktır.
Vergi ziyaının varlığı, ödevlere uymama eyleminin söz konusu
vergiyle ilgili tarh döneminin geçmesinden sonra tespit edilmesi
anlamına gelir.
Ceza kesilmesi için, vergi ziyaının varlığı yeterli görülmüştür,
mükellefin kasıtlı olup olmadığı önem taşımamaktadır.
31
Vergi Cezaları
Vergi Ziyaı Fiilinin Cezası
Vergi ziyaı fiilinin cezası, para cezasıdır ve bu ceza ziyaa
uğratılan verginin bir katıdır.
Vergi ziyaına kaçakçılık fiilleriyle sebebiyet verilmesi
halinde bu ceza 3 (üç) kat, bu fiillere iştirak edenlere ise
bir kat olarak uygulanır.
Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir
komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç
olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi
beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza %
50 oranında uygulanır.
32
Vergi Kaçakçılığı Suçu (VUK-359)
1,5 Yıldan 3 Yıla Kadar Hapis Gerektiren Fiiller
Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve
ibraz mecburiyeti bulunan;
Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar,
gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan
kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap
ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak
şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer
kayıt ortamlarına kaydedenler,
Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu
belgeleri kullananlar,
hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
33
Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge
Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle
sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi
incelemesine yetkili kimselere defter ve
belgelerin ibraz edilmemesi, gizleme olarak
kabul edilir.
Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla
birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya
miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan
belge, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
34
3 Yıldan 5 Yıla Kadar Hapis Gerektiren Fiiller
Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve
saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve
belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok
ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç
yaprak koymayanlar veya
belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen
sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri
kullananlar,
üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar
varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
35
Vergi Cezaları
Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin
basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması
olmadığı halde basanlar veya bilerek
kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili
makamlara bildirenler hakkında kaçakçılık
hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık cezası, vergi ziyaı cezasının
uygulanmasına engel değildir.
36
Vergi Cezaları
Usulsüzlük
Kaçakçılık
Özel Usulsüzlük
Vergi Ziyaı
Vergi İdaresi
Ceza Mahkemeleri
37
Vergi Kaçakçılığı Suçuna İştirak
Ceza hukukunda iştirak, bir kişi tarafından işlenebilecek
bir suçun, birden çok kişi tarafından işbirliği halinde
işlenmesi anlamına gelir.
Vergi Usul Kanunu iştiraki kaçakçılık suçu bakımından
360 ıncı maddesinde düzenlemiştir.
Buna göre, kaçakçılık suçlarının işlenişine iştirak eden
suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin
bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak
hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısı
indirilir.
38
Vergi Suçunun Tekerrürü
Tekerrür daha önce suç işleyen ve cezası kesinleşen bir kimsenin
belirli bir süre içinde yeniden suç işlemesidir. Tekerrür cezanın
arttırılması sonucunu doğuran bir nedendir.
Vergi Usul Kanunun 339 uncu maddesine göre vergi ziyaı veya
usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası da kesinleşen bir
kimse cezasının kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlamak
üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde aynı suçu
tekrar işlerse vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde
yirmi beş oranında arttırılır.
Usulsüzlük
2 yıl içinde
% 25 artırımlı
Vergi Ziyaı
5 yıl içinde
% 50 artırımlı
39
Vergi Suçunun Birleşmesi (İçtima)
Vergi Usul Kanununun 335 inci maddesine göre vergi zıyaında cezayı
gerektiren tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi kayba uğratılmış
olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.
Cezayı gerektiren bir fiil ile vergi zıyaı ve usulsüzlük suçları birlikte
işlenmiş olursa bunlara ilişkin cezalardan sadece miktar itibariyle en
ağırı kesilir.
Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi kaybına da neden olunduğu
sonradan anlaşıldığı takdirde, daha önce usulsüzlük cezası kesilmiş
olması, bu cezanın kayba uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken
vergi ziyaı cezası ile karşılaştırılmasına ve noksan kesilen cezanın
tamamlanmasına engel olmaz.
Usulsüzlük
Vergi Ziyaı
40
Miktarı en
ağır olanı

similar documents