İnkılap tarihi

Report
ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ
1. Dünya
Savaşında Osmanlı Devleti bir çok cephede yenilmiş
Savaşın sonunda şartları ağır
olan Mondros Mütarekesini
imzalamıştır. Bu mütareke ile Osmanlı’nın elinde sadece Anadolu
toprakları kalmıştır.
Elimizde kalan bu son
toprakları da almak için vakit
kaybetmeyen itilaf devletleri
Mondros Mütarekesinin 7.
maddesine dayanarak işgallere
başladı.
İskenderun, adana, Gaziantep
ve ardından Kahramanmaraş’a
girdiler.
Kahramanmaraş’ta Sütçü İmam olayını anlatan resim
15 mayıs 1915’te İzmir
işgal edildi. İşgal kısa
sürede tüm Batı
Anadolu’ya yayıldı.
Tüm yurtta yayılan
işgallere karşı direnişler
başladı.
Kuvay-ı milliye
birlikleri kuruldu.
Mustafa Kemal 19 Mayıs
1919’da Samsun’a
geçtikten sonra
kötüleşen koşullar içinde
kurtuluş çareleri aramaya
koyuldu.Bunu
Nutukta şöyle ifade etti;
Türk’ün haysiyeti gururu
ve kabiliyeti çok
yüksektir. Böyle bir millet
esaret altında
yaşamaktansa yok olsun
daha iyidir o halde ya
istiklal ya ölüm” diyerek
milli mücadeleyi başlattı.
Art arda kongreler
düzenledi , mitingler
yapıldı. ve halk
bilinçlendirildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması ( 23 Nisan 1920) :
Bu durumdan endişe duyan itilaf devletleri 16 mart 1920’de İstanbul’u işgal etti.
Meclis iş göremez hale geldiği için daha güvenli bir yer olan Ankara’da Büyük
Millet Meclisi açıldı. İstiklal harbi buradan yönetilmeye başlandı.
TBMM açıldığı sırada ülkedeki tek
düzenli birlik doğudaki Kazım
Karabekir komutasındaki 15.
kolordu idi. Bunun dışındaki
askeri birlikler Mondros
Mütarekesi ile terhis edilmişti.
Batıda yunanlılara güneyde ise
Fransızlara karşı sadece Kuvayı
milliye mücadele ediyordu.
Düşmanın tamamen
durdurulması için düzenli ordu
kuruldu.
İstiklal Marşının yazılması:
Ordumuzun ve milletimizin milli ve
manevi duygularını ifade eden bir
marşın yazılması düşünüldü. Milli
Eğitim Bakanlığı milli bir marşın
yazılması için yarışma başlattı. 1.
olacak esere 500 lira ödül vereceğini
açıklandı. 712 şair katıldı fakat hiç
biri yeterli görülmedi. Marşı
Mehmet Akif’in yazması istendi.
Mehmet Akif para ödülü olmaması
şartıyla vatan sevgisini coşturan o
eşsiz istiklal marşını yazdı.
Düzenli ordumuz 1.
ve 2. İnönü
savaşlarından zaferle
ayrılırken Eskişehir –
Kütahya savaşlarında
yenik düşmüştür.
Bu yenilgiden sonra
Atatürk topyekun
savaş ilan etmiş, halk
elinde avucunda ne
varsa orduya seferber
etmiştir.
Tekalif-i milliye emirlerini uygulanmasını resmeden resim
Mustafa Kemal Türk
halkının gösterdiği bu
fedakarlığın takdire
şayan olduğunu her
fırsatta belirtmiştir.
Millî Mücadele’de Türk Kadınının Fedakarlıklarını anlatan resim
Zorlu kış günlerinde binlerce ton malzeme cepheye taşınmış,
kendinden çok üstün donanıma sahip düşman ordusu
karşısında var olma mücadelesi verilmiştir.
26 Ağustos 1922 tarihinde
başlayan Büyük Taarruz
sonunda yunan ordusu
Dumlupınar mevkiinde ağır
bir yenilgiye uğratıldı. Yunan
askerlerinin bir kısmı İzmir’e
doğru kaçmaya başladı. Hızlı
bir takibin ardından 9 Eylül’de
ordunun İzmir’e girmesiyle
zafer noktalandı. 10 Eylül’de
Mustafa Kemal coşkulu bir
karşılama ile İzmir’e girdi .
Savaştan geriye
yorgun,yoksul bir millet
kalmıştır. Ekonomi iflas
etmiş ,nüfus azalmıştır.
Sıra bu durumları
düzeltmek için atılacak
adımlara ve yeni
kurumların
oluşturulmasına gelmiştir.
Atatürk İlkeleri ve inkılaplarının amacı
Türk inkılabının amacı ulusumuzu gerçek anlamıyla gelişmiş ileri
bir demokrasi içinde yaşatmak, kişiyi her bakımdan yurttaş
yapmak kendi aklının, kendi vicdanının ve kendi iradesinin sahibi
kılmaktır.
.
İLKELERİMİZ
İLKELERİMİZ
 CUMHURİYETÇİLİK
 MİLLİYETÇİLİK
 HALKÇILIK
 LAİKLİK
 DEVLETÇİLİK
 İNKILAPÇILIK
Cumhuriyetçilik
Cumhuriyetçilik milletin iradesine dayanan bir
yönetim biçimidir. Atatürk : “Cumhuriyet yönetimiyle
devlet ve millet arasında ayrılık kalmamıştır. Millet
hükümet hükümette millettir.” ifadesini kullanmıştır.
Cumhuriyetçilik doğrultusunda
yapılan inkılaplar
TBMM’nin açılması
1921-1924 anayasaların hazırlanması
Saltanatın kaldırılması
Cumhuriyetin ilan edilmesi
Siyasi partilerin kurulması
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi
Siyasi partilerin kurulması:
Adımların çok hızlı atıldığını değişikliklerin çok ani olduğunu ileri
süren Mustafa Kemal’in yakın arkadaşları inkılapların
yavaşlatılması yönünde bir yol izlediler ve 1924 yılı sonlarında
Terakkiperver cumhuriyet fırkasını kurdular. Bu parti cumhuriyetin
ikinci siyasal partisi idi. Muhalefet partisinin kurulması Türkiye
cumhuriyetin çok partili hayata geçişi açısından önemli bir
gelişmedir.
Cumhuriyetin ilanı:
Lozan anlaşmasıyla yeni devletin sınırları belirlendi. TBMM’de
başkentin Ankara olduğu da kabul edildi. Fakat mecliste hükümet
bunalımı yaşanıyordu. Çünkü olağanüstü durumlarda işleyen meclis
hükümeti sistemi kargaşa yaratıyordu. Bu durum Atatürk’e
cumhuriyeti ilan etme fırsatı verdi ve 29 ekim 1923’te cumhuriyet
ilan edildi. Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı
seçildi.
1924 anayasasının ilanı:
Yeni kurulan devletin rejimin
ve yapılan inkılapların bir
anayasaya dayanması
gerekiyordu. Bu nedenle 20
nisan 1924’te yeni anayasa
ilan edildi.
KILIK KIYAFET KANUNU VE
ŞAPKA DEVRİMİ 1925
Kılık kıyafet konusundaki
karmaşa giderilmeye çalışılmış,
belirli bir düzenin sağlanması
amaçlanmıştır. Bu nedenle
kişilerin dini kisvelerle
dolaşmaları yasaklanmıştır.
Şapka ve kıyafet devrimi konuşmasını
yaparken, Kastamonu’da… 23 Ağustos 1925
LAİKLİK
Laiklik din , vicdan ve düşünce özgürlüğünün sağlanmasıdır.
LAİKLİK İLKESİ DOĞRULTUSUNDA YAPILAN
İNKILAPLAR
Hilafetin kaldırılması (3 Mart 1924)
Şeriyye ve evkaf vekaletinin kaldırılması (3 Mart
1924)
Tevhidi tedrisat kanununun çıkarılması (3 Mart
1924)
Tekke ve zaviyelerin kapatılması (1925)
Medeni kanunun kabul edilmesi (1926)
Saltanatın Kaldırılması:
Ateşkes anlaşmasından sonra İtilaf devletleri Lozan barış
görüşmelerine İstanbul Hükümetini de çağırdı. Maksadı ikilik
yaratarak bu durumdan menfaat sağlamaktı. Meclis hem itilaf
devletlerinin hem de İstanbul hükümetinin bundan fayda
sağlamasına fırsat vermemek ve iki başlılığı ortadan kaldırmak
adına 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatın kaldırılmasına karar
vermiştir.
Halifeliğin kaldırılması:
Cumhuriyetin ilanından sonra halifelik sorunu ortaya çıktı. Halife
kendisini devlet başkanı gibi görmeye ve hareket etmeye başladı.
Yeni rejime karşı olan bazı kişiler İstanbul’da bulunan halife
Abdülmecit’in etrafında toplandı. Bu durum Cumhuriyet için bir
tehdit ve tehlike yarattığı için 3 mart 1924’te meclisten alınan
onay ile kaldırılmıştır.
Şeriye ve evkaf vekaleti kaldırıldı 3
mart 1924
Bütün vakıfların, medreselerin ve
ibadethanelerin denetim ve yönetimini,
çıkarılan kanunların İslam hukukuna
uygunluğunu denetleyen bu kurum aynı
zamanda bütün vakıfların da bağlı olduğu
bir kurumdu. Kurum kaldırılınca inanç ve
ibadetler ile ilgili işlerin yönetimi
Diyanet işleri Başkanlığına bağlandı.
Vakıfların yönetimi de Başbakanlığa
bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne
bırakıldı.
3 Mart 1924
Erkanı harbiye vekaleti
kaldırıldı, yerine Genel
Kurmay Başkanlığı kuruldu.
Amaç ordu ile siyasetin
ayrılmasıdır..
Harbiyeli Mustafa Kemal Sınıfı.
Atamızın Milli Mücadelede dirsek
dirseğe çarpıştığı, Ali Fuat Paşa, Refet
Paşa gibi önemli isimlerle bir arada
okuduğu Harbiye sınıfını canlandıran
resim . (Harbiye askeri müzesinde )
Tevhidi Tedrisat Kanunu
(3 Mart 1924)
Osmanlı Devleti’nin eğitim
sisteminde birlik yoktu. Dini
eğitim veren medreselerin
dışında batı tarzında açılmış
olan okullar da bulunmaktaydı.
Eğitimde birliğin sağlanması
için 3 Mart 1924 tarihinde
çıkarılan Tevhidi Tedrisat
Kanununu ile bütün okullar
Milli Eğitim Bakanlığı’na
bağlanmıştır.
TEKKE VE ZAVİYELERİN
KAPALTILMASI 1925
Osmanlı Devleti zamanında
tekke, zaviye ve türbelerin
sosyal yaşamda önemli bir yeri
vardı. Fakat bu kurumlar
ilerleyen zamanlarda
amacından sapmış dinsel
sömürü haline gelmiştir.
Devlete karşı faaliyetlerde
bulunmuş ayaklanmalara ön
ayak olmuştur. Bu nedenle
1925 yılında çıkarılan kanunla
tekke ve zaviyeler kapatılmıştır.
Milliyetçilik
Atatürk milliyetçiliği milletini sevmek ve milletine sahip
çıkmaktır. Bununla beraber diğer ulusların da
bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı göstermektir.
Milliyetçilik doğrultusunda yapılan
inkılaplar
Millet Meclisinin açılması (1920)
Kabotaj kanunun kabulü (1926)
Türk tarih kurumunun kurulması (1931)
Türk dil kurumunun kurulması (1932)
Kapitülasyonların kaldırılması
Yabancılara ait şirketlerin ulusallaştırılması
Türk parasını koruma kanunun çıkarılması
TÜRK TARİH KURUMU
1931
Tarih yazmak, tarih
yapmak kadar
mühimdir, yazan yapana
sadık kalmazsa,
değişmeyen hakikat
insanlığı şaşırtacak bir
mahiyet alır." der
Mustafa Kemal Atatürk.
Türk Tarih Kurumu Türk
tarihinin dünya
medeniyet tarihine
katkısı gibi meseleler
üzerinde durmuş,
araştırmalar yapmıştır.
Türk Dil Kurumunun kurulması
1932
Dilimizi yabancı dillerin
esaretinden kurtararak ona tekrar
öz benliğini kazandırmak için 12
Temmuz 1932‘de Türk Dil Kurumu
kurularak köklü çalışmalar
yapılmaya başlandı.
Türk dil kurumu yazı dili ile
konuşma dilinin aynı olmasını
sağlamak
Türkçeyi bilimsel ve edebi alanda
daha etkili bir dil haline getirmek
gibi amaçlarla pek çok faaliyette
bulunmuştur.
Kapitülasyonların kaldırılması
Kapitülasyonlar yabancı devletlere verilen ticari, hukuki, mali ayrıcalıklardır.
Lozan barış görüşmelerinde Türk milletini İsmet Paşa ve seçilen diğer delegeler
temsil etmiştir. Lozan’da asla taviz verilmeyecek maddelerden biri olan
kapitülasyonlar en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. İtilaf Devletleri
kapitülasyonlardan vazgeçmek istemediği için devamlı surette baskı
uygulamaya
çalışmıştır.
Fakat
ülkenin
bağımsızlığını
kısıtlayan
kapitülasyonlardan asla taviz verilmemiştir. Kapitülasyonlar 1923’te yapılan
Lozan anlaşması ile kaldırılmıştır.
Cumhuriyet döneminde
yabancıların elinde
bulunan birçok liman,
demiryolu, maden, gaz ve
elektrik şirketleri
millileştirilmiştir.
KABOTAJ KANUNU 1
TEMMUZ 1926
Kabotaj, bir devletin kendi
limanları arasında yolcu ve
yük taşıma hakkı demektir
Kapitülasyonlar nedeniyle Türk
denizlerinde Türklerin yük ve
yolcu taşıma hakkı yoktu. Bu
hak Türk vatandaşlarına 1
Temmuz 1926 tarihinde
yürürlüğe giren kanun ile
verildi. 1Temmuz her yıl
denizcilik bayramı olarak
kutlanmaya başladı.
DEVLETÇİLİK
Devletçilik yurttaşın her ihtiyacı ile devletin ilgilenmesidir.
Sosyal devlet ilkesi ile bağdaşır. 1923 yılında toplanan İzmir
İktisat Kongresi açılışında Mustafa Kemal “Yapılacak bir
program çerçevesinde bütün ulusun ve olanaklarının ülke
kalkınması için seferber edilmesi” gerektiğini vurgulayarak kısa
zamanda yurdun kalkınabilmesi için çalışmalara hız vermiştir.
Devletçilik İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar
Birinci ve ikinci beş yıllık kalkınma planlarının
hazırlanması
Sanayi yatırımlarını desteklemek için Sümerbank
ve Etibank’ın kurulması
Temel tüketim mallarının fiyatlarının devlet
tarafından belirlenmesi
Devlet bankalarının kurulması
Özel girişimcilere ait kurumların millileştirilmesi
Eğitim, kültür ve sağlık alanında yatırımlar
yapılması
Sümer bankın kurulması
(1933)
Türkiye'de sanayileşmeyi
başlatan devlet kuruluşudur.
Başta tekstil ve giyim sanayisi
olmak üzere imalat sanayisi
alanlarında yatırım,
işletmecilik ve bankacılık
yapmak amacıyla 11 Temmuz
1933 de açıldı. Sümerbank
çatısı altında kurulan
müesseseler: iplik ve dokuma
fabrikaları, deri ve kundura
sanayi, basma fabrikası gibi
Devletçilik ilkesiyle
mümkün olduğunca
yabancı sermayeye
bağımlılıktan
kaçınılmış, ülkenin
kendi öz
kaynaklarının
kullanılmasına
öncelik verilmiştir.
HALKÇILIK
Millet yararına bir siyaset izlenmesi ve halkın kendini
yönetmeye alıştırmasıdır. Halkçılık anlayışında sınıf
mücadelesi yoktur, toplumsal dayanışma vardır. Halkçılık
çalışkanlığı ve yeteneği doğrultusunda herkesin eşit
haklara sahip olmasıdır.
HALKÇILIK ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
 TBMM’nin açılması (1920)
 Cumhuriyetin ilanı (1923)
 Soyadı kanunu (1934)
 Kadınlara siyasi, sosyal hakların verilmesi
 Millet mektepleri ve Halk evlerinin açılması
 Kılık Kıyafet Kanunu (1925)
 Aşar vergisinin kaldırılması (1925)
 Toplumda ayrıcalık bildiren unvanların kaldırılması (1934)
AŞAR VERGİSİNİN
KALDIRILMASI (1925)
Cumhuriyetin kurulduğu
sırada savaşlar sebebiyle
maddi ve manevi varlığını
kaybedip yoksul düşmüş
köylü, vergi yükü altında
eziliyordu. Köylünün
rahatlaması ve tarımda
üretimin artması için 1925
yılında kabul edilen kanunla
aşar vergisi kaldırıldı.
Medeni kanunun
kabulü 1926
Cumhuriyet'in ilk yıllarında
Türk toplumunda kişilerin ve
ailenin miras ve eşya hukuku
alanındaki ilişkilerini
düzenleyen en büyük devrim
17 Şubat 1926‘da Medeni
Kanunun kabul edilmesidir.
HARF İNKILABININ
YAPILMASI 1928
Daha Önce Türkçeyi
yazmak için kullanılan
Arap harfleri yerine yeni
Türk alfabesi kabul
edilmiştir.
Harf İnkılâbının en
Önemli yönü, yeni
başlayacak olan Kültür
İnkılâbının temel yapısını
oluşturması ve de Türk
kültürünün gelişmesine
imkân vermiş olmasıdır.
Millet mekteplerinin
açılması:
Ülke çapında yeni Türk harfleriyle
okuma-yazma seferberliği başlatıldı.
Bu amaçla Milli Eğitim Bakanlığınca
yurt düzeyinde “Millet Mektepleri”
ya da “Ulus Dershaneleri” açılması
kararlaştırıldı. Millet Mektepleri’nin
asıl amacı okuma yazma bilmeyen
halkı okuryazar yapmak olsa da ders
programları yalnızca bunlarla sınırlı
değildi. Aynı zamanda günlük
yaşamda herkese lazım olan dört
işlem, ölçü birimleri ve para
birimleri ile ilgili bilgiler de
veriliyordu.
Soyadı Kanunu (1934)
Kişilerin soyadının
bulunmaması toplum
hayatında karışıklara neden
oluyordu. Bu karışıklıklara son
vermek adına bu kanun
çıkarıldı.
Soyadı kanununun kabulünden
sonra TBMM Türk milletinin bir
şükran ifadesi olarak, Gazi
Mustafa Kemal Paşaya Atatürk
soyadını vermiştir.
Ayrıcalık bildiren
unvanların
kaldırılması 1934
Ağa, Hacı, Hafız,
Hoca, Molla, Efendi
Bey, Beyefendi, Paşa,
Hanım,Hanımefendi
ve Hazretleri gibi
lakap ve unvanlar
kaldırılmıştır.
Kadınlara siyasi ve
sosyal hakların
verilmesi
1926 yılında sosyal
haklardan bir çoğuna
sahip olan kadınlar 193031-34 yıllarında sırasıyla
siyasi haklarını da
kazandılar. 22 yaşını
bitiren her Türk kadınına
seçme hakkı ve 30 yaşını
bitiren her kadına
milletvekili seçilme hakkı
verildi.
5 ARALIK 1934 Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği
gün
İnkılapçılık
Zamanın gereklerine
göre
tekrar
yenilenebilme dinamik olabilmedir. İnkılap;
siyasi, sosyal ve ekonomik alanda yapılan köklü
değişikliklerdir.
Saltanatın
kaldırılması,
halifeliğin kaldırılması, kılık kıyafet değişikliği,
hukuk düzenlemeleri, takvim saat ölçülerinin
değişmesi, alfabenin değiştirilmesi, soyadı
kanunu gibi vb. gelişmeler Türk inkılabının
örnekleridir.
TEŞEKKÜR EDERİM.

similar documents