MESANE TM BEL*RTEÇLER*

Report
 Tm belirleyicileri organizmada kanser hücrelerinin oluşması ile birlikte
ölçülebilen düzeyi artan moleküllerdir
 Tümörlü dokuda yapılabilirler veya tümörün etkisi ile organizma
tarafından yapılabilen moleküllerdir
İdeal Bir Tümör Belirtecinin Nitelikleri
Ölçümü kolay ve ucuz olmalı
Tümöre spesifik olmalı ve orijini göstermeli
Tümör kitlesiyle serum düzeyi uyumlu olmalı
Mikro metastazın varlığında anormal plazma ve/veya idrar düzeyine sahip
olmalı
Plazma ve idrar düzeyleri kararlı olmalı
Kanserin tüm evreleri ile ilişkili olmalı
Çok küçük konsantrasyonlarda bile saptanabilmelidir
 Duyarlılık; test sonucu pozitif çıkanlarda gerçekten hastalığı
taşıyanların oranını gösterir veya hastalığa sahip olanlarda testin pozitif
çıkma olasılığıdır
 Özgüllük; test sonucu negatif çıkanlarda gerçekten hastalık
taşımayanların oranını gösterir veya hastalığı taşımayanlarda testin
negatif çıkma olasılığıdır
 PPD; bir kişide test pozitif çıktığında, o kişide gerçekten hastalığın
bulunma olasılığıdır
 NPD; bir kişide test negatif çıktığında, o kişide gerçekten hastalığın
olmama olasılığıdır
Sitoloji:
 İdrarla spontan olarak düşen kanser hücrelerinin
Papanicolaou tekniği ile boyanıp ışık mikroskobu
ile incelenmesi oldukça özgün bir tekniktir
 Özgüllüğü yüksek noninvaziv bir yöntemdir
 Yüksek dereceli karsinomlarda ve in situ
karsinomlarda sensitivitesi yüksek, düşük dereceli
karsinomlarda ve ülsere tümörlerde düşüktür
 Sensitivitesi ortalama %76 (41-100) , spesifitesi bir çok çalışmada % 100
dür
 İdrar sitolojisinde tanıyı etkileyen faktörler: normal
değişici epitelin kompleks yapısının tam bilinmemesi, kateter
uygulanması, polyoma virüs enfeksiyonları immünoterapi , kt, rt gibi
uygulanan tedaviler, önceden uygulanan cerrahi girişimler ve taş
öyküsüdür
 Bu durumlarda malignite ile karışabilen hücreler
görülebileceği için bunlar hakkında klinik bilginin patoloğa bildirilmesi
yanlış tanıların önüne geçilmesi için oldukça önemlidir.
İDRARDA ÇÖZÜNÜR HALDE BULUNAN
TÜMÖR BELİRTEÇLERİ
 BTA TESTLERİ (BTA STAT VE BTA-TRAK)
 Her iki testte mesane tümörü hücreleri tarafından üretilen insan




kompleman faktörü H ile ilişkili proteini idrarda ölçer
Her iki testin duyarlılığı % 36-89 , özgüllüğü sağlıklı bireylerde %90
lara kadar çıkabilmektedir
Bph , hematüri , proteinüri , üriner enf. , taş gibi durumlarda özgüllük
% 50 lere düşer
Düşük dereceli tümörleri tanımlamada daha düşük duyarlılığa
sahiptirler
Tanıdan çok rekürrens izleminde faydalılar
 NMP 22
 Kantitatiftir ve bir çeşit elisa testidir
 Nükleer bir mitotik proteindir ve hücre replikasyonu sırasında






kromatinin yeni oluşan hücrelere doğru biçimde dağıtılmasında rol
oynar
DNA replikasyonu, transkripsiyon,RNA işlenmesi ve gen
ekspresyonunda aktif rolü vardır
Mesane ca da ort 25 kat artar
Duyarlılık %47-100
Özgüllük %60-90
Ppd %37-64
Npd %77-98
 Duyarlılığı tm boyutu , derecesi , ve evresine bağlı olarak artış gösterir
 Nüks eden tm lerde, göreceli olarak daha küçük tm boyutuna bağlı




olarak duyarlılığı daha azdır
Taş , enfeksiyon , enflamasyon , bph , olgularında yalancı pozitiflik
değeri artmaktadır ve özgüllüğü yaklaşık % 40 lara kadar düşmektedir
Nmp 22 ve sitolojiyi karşılaştıran pek çok çalışmanın ortak sonucu
olarak; nmp 22 nin duyarlılığının sitolojiden yaklaşık 2 kat daha fazla
olduğu ve uygulayıcıya daha az bağımlı olduğu söylenebilir
Özgüllüğünün ve ppd sinin düşük olması dezavantajlarındandır
Nmp 22 nin sistoskopiye sitolojiden daha çok yararlı olduğu kabül
görmüştür
 BLCA-4 VE BLCA-1
 Blca – 4 sadece mesane tm lerinde saptanan nükleer matrix
proteinlerin ölçümüne dayalı bir elisa testidir
 Ortalama %94 duyarlılık % 100 özgüllüğe sahiptir
 Blca – 1 ise sadece tm olan ürotelyum bölgelerinde saptanabilmekte
normal komşu alanlarda saptanamamaktadır
 Blca – 1 in idrar düzeyleri tm derecesi arttıkça artmaktadır
 SURVIVIN
 Bir antiapoptotik proteindir
 İdrardaki yüksek düzeylerinin armış mesane ca riski ve armış grade ile
ilşkili olduğu gösterilmiştir
 Ku ve ark; idrar survivin düzeylerinin kötü hastalıksız sağ kalımla
korele olduğunu göstermişlerdir
 Shariat ve ark; özgüllüğü:%93 duyarlılığı % 64
 Çok değişkenli bir başka analizde survivin ekspresyonunun hastalıksız
sağ kalımda bağımsız bir risk faktörü olduğu gösterilmiş
 SİTOKERATİNLER
 Hücre iskelet elemanları
 Hücre içi proteinler olduğu için ancak hücre ölümünden sonra idrarda
saptanabilirler
 Genel olarak duyarlılıkları düşüktür
 UBC ve CYFRA 21-1 testleride idrarda sitokeratin 8,18 ve sitokeratin 9
parçasını ölçerler
 FİBRİN/FİBRİNOJEN YIKIM ÜRÜNLERİ
 Mesane tm lerinde artmış vasküler geçirgenliğe bağlı olarak plazma
proteinlerinin kaçağı da artar
 Kolay uygulanabilir ancak basit bir enflamasyonda bile yükseldiği için
yalancı pozitiflik oranı yüksektir
 HA-HAase
 Hyarulonik asit bir gag dır ve tm lerin metastazına yardımcı bir proteindir
 Spesifik hücre reseptörlerine bağlanarak hücre adezyon , migrasyon ve





proliferasyonunda rol alır . Ayrıca tm hücrelerinin çevreleyerek immün
sistemden izole eder ve kemorezistan hale getirir
HAase tm dokusu tarafından salgılanır ve seviyesi tm ün invaziv potansiyeli
korelasyon gösterir
Yeni oluşan mesane tm lerini ve nüksleri saptamada umut vericidir
Her evre ve grade deki tmleri saptamada yüksek duyarlılıkta olduğu
bildirilmiştir
Mesane ca için yüksek riskli populasyonu taramada etkin olabileceği
sanılmaktadır , ancak henüz ticari formu yok
Tm derecesinden bağımsız olarak bu testin duyarlılığı %91,9 özgüllüğü
%84,4
HÜCREYE DAYALI TÜMÖR BELİRLEYİCİLER
 Bu grupta incelenecek testler , işenen eksfoliye olmuş veya yıkama ile
elde edilen üroepitelyal hücreler ile yapılmaktadır
 MİKROSATELLİT ANALİZİ
 Bir çok kanserde genellikle 2 tür mikrosattellit instabilitesi bulunur
 1-LOH
 2-mikrosatellit tekrarlama uzunluğundaki somatik alterasyon
 Mesane kanserindeki en yaygın genetik değişiklik 9,chr daki LOH dur
 Duyarlılığı % 72-97 özgüllüğü % 80-100
 Duyarlılık tm grade ve evresi ile birlikte yükselmekte
 Bph ve sistitte de LOH ve mikrosatellit instabilitesi olduğu gösterilmiş
 Pahalı olması ve deneyimli personel gerektirmesi nedeni ile kullanımı
kısıtlıdır
 Pcr testi
 TELOMERAZ
 Günümüzde en çok kullanılan hücre bazlı belirleyicilerden
 Bu enzim hücre bölünmesinden sonra kromozomların uç kısımlarını





(telomerleri)onarmaktadır .somatik hücrelerde her hücre bölünmesinden
sonra belirli bir miktarda telomer kaybı olur buda normal ölümlü bir hücre
için gerekli prosedürdür
Tm hücreleri telomeraz eksprese ederler,telomerazlar kromozomların
ucuna telomer ekleyerek hücreyi ölümsüz hale getirirler
Toplam duyarlılık % 70-90 özgüllük % 60 – 70
Pcr testi
Enflamasyon olan olgularda benign hücrelere (örn:lenfositler) ait
telomeraz aktivitesi özgüllü azaltmakta
Telomerazın idrarda hızla stabilitesini kaybetmesi ise bir diğer
dezavantajıdır
 UCYT
 Monoklonal antikorlar kullanarak ürotelyal kanser hücrelerinde tümör
ilintili antijenlerin görüntülenmesi için kullanılan bir immünositoloji
yöntemidir
 Duyarlılık % 38-100 özgüllük % 75-90
 Yanlış pozitif sonuca neden olan durumlar ise BPH, sistit ve
mikrohematüridir
 DD23
 Kantitatif ve kalitatif olarak yapılabilir
 Dd23, kanserli ürotelyumdaki özgün bir antijeni ölçen monoklonal bir
antikordur
 Düşük ve yüksek dereceli tm leri saptamada % 70-80 duyarlılıkta ve
ortalama % 60 özgüllüktedir
 Düşük dereceli tm lerde sitoloji ile birlikte kullanmı duyarlılığı
arttırmaktadır
 MOLEKÜLER DNA TESTLERİ
 Urovısıon fısh testi bir örnektir (floresan insitu hiridizasyon )
 Mesane tm lerinde tanımlanmış olan kromozom anomalilerini saptamaya





yönelik bir testtir
Çalışmalardan elde edilen veriler nüksü önceden saptayabileceği ve hatta
malign transformasyon öncesi değişiklikleri önceden belirleyebileceği
umudunu vermektedir
Sitolojiye benzer bir performansı vardır
FISH rekürensin izlenmesine yönelik olarak FDA onayı almıştır
Hücresel morfolojik değişikliklerin saptanması temeline dayanan sitolojik
çalışmaların aksine, kromozomal anormalliklere dayandırılan bir test
olduğu için, FISH,inflamatuar hücrelerle malign hücrelerin ayrımın aizin
verir
Duyarlılık % 81-84 özgüllük % 92-96
 QUANTICYT
 Bir nükleer karyometri testi
 Mesane yıkamalarından elde edilen hücrelerin, ışık mikroskopu altında
elde edilen görüntülerin bilgisayarla analiz yoluyla sonuçlar elde
edilektedir
 Duyarlılığı sitolojiye eşdeğerdir özgüllüğü daha düşüktür
MESANE TM TANISINDA YENİLİLER
 FOTODİNAMİK TANI (FDT)
 Patolojik dokuları tanımak amacıyla normal ve patolojik dokular




arasında farklı oranlarda tutulan floresan moleküllerinin özel ışık ve
filtre donanımı altında gözlenmesi temeline dayanır
En sık eksojen floresan molekülü olarak 5-aminolevulic asid (5-ALA)
veya esteri hexaaminolevulinate (HAL) kullanılmaktadır
FDT den yaklaşık 2 saat önce mesaneye uygulanır
Duyarlığı %82-97
FDT ile daha çok sayıda papiller tümör veya CİS saptanmaktadır ancak
önemli bir sorun %40 seviyelerine ulaşan yalancı pozitiflik oranlarıdır
 DAR BANT GÖRÜNTÜLEME
 NBİ ek bir boya kullanmaksızın mukoza ve mikrovasküleryapılar
arasındaki kontrastı arttırıcı opik görüntüleme tekniğidir. NBİ’de
doku yüzeyine ortada dalga boyları mavi(415nm) ve yeşil(540nm) dar
bant aralığında ışık tutulduğunda vasküler yapılar kahverengi veya
yeşil gözükürken mukoza pembe veya beyaz renkte izlenir ve bir
kontrast oluşur. Herr HW ve ark yaptıkları çalışmada duyarlılığını
%100, özgüllüğünü ise %82 olarak bulmuşlardır
 OPTİK KOHERANS TOMOGRAFİ
 Doku tiplerinin ışığı yansıtma özellikleri çeşitli doku derinliklerinde
ölçülerek gri skalada yazdırılır ve histopatolojik görünüme benzer bir
görüntü elde edilir
 Hastalıksız bir mesanede mesane duvarının 3 anatomik yapısı
(mukoza, lamina propria ve muskularis propria) OCT ile ayırt
edilebilir
 Ta tümörlerin OCT ile %90 duyarlılık ve %89 özgüllükle
tanınabileceği T1 ve T2 tümörelerin tanısında OCT’nin duyarlılığını
sırasıyla %75 ve %100 , özgüllüğünü ise %97 ve %90 olarak bulunmuş
 RAMAN SPEKTROSKOPİ
 Raman etkisi
 Ex-vivo mesane dokusu örneklerinde malign ve benign ayrımı %90-95
duyarlılıkta ve %94-98 özgüllükte yapılabilmekte
 Rijid veya flexible sistoskopların içinden geçebilecek fiberoptik
probların geliştirilmesiyle in-vivo ölçüm yapma olanağı
 KONFOKAL LAZER ENDOMİKROSKOPİ
 CLE probundan yönlendirilenl aser ışınıyla uyarılan dokulardan 0.7μm,
yüksek resolüsyonda ve derinliği 0 ile 250 μm arasında ayarlanabilen
görüntüler elde edilebilmektedir. Hücreselyapılar histopatolojik
incelemedekine benzer şekilde değerlendirilerek normal ürotelyum ile
düşük ve yüksekdereceli tümörler ayırt edilebilmektediR
SONUÇ OLARAK ;
 Bir tm belirleyicinin etkinliğine karar vermedeki en önemli kriter doğal
olarak yüksek duyarlılık ve negatif prediktif değere sahip olmasıdır
 Sistoskopinin yerini alabilmesi için bir tm belirleyicinin duyarlılıkve
npd inin % 90 ın üzeirnde olması gerekir
 Günümüzde sistoskopinin yerini alabilecek bir tm belirleyici halen
mevcut değil
TEŞEKKÜRLER

similar documents