BÖLÜM 8 : Bireysel Farklılıklar

Report
Yrd. Doç. Dr. Dilek GENÇTANIRIM
Ahi Evran Üniversitesi PDR Anabilim Dalı
Bölüm İçeriği
•Kuramsal Açıklama
•Bireysel Farklılıklara Neden Olan Faktörler
•Ekolojik Görüş
•Toplumsal Cinsiyet Rolleri
•Yetenek
•İlgi
•Yaratıcılık
•Zeka
•Öğrenme Stilleri
•Denetim Odağı
•İçe dönülük-Dışa dönüklük
•Anne-baba tutumları
•Özel Aileler
 Sizi diğerlerinden ayıran özel yanlarınız nedir?
EKOLOJİK GÖRÜŞ
(Urie Bronfenbrenner)
Ekolojik Görüş
 Bronfenbrenner (1986) tarafından öne sürülmüş,
 Sosyo-kültürel bir bakış açısı,
 Etholojik görüşle bağlantılı,
 Organizma ile aile, toplum gibi çeşitli çevresel
sistemler arasındaki ilişkinin anlaşılması üzerinde
durulmaktadır.
Ekolojik Yaklaşımın Basamakları
Ekolojik Görüşün Temel Prensipleri
 Birey ve çevresi sürekli olarak etkileşim halindedir, sürekli




bir değişim vardır. Bireysel gelişim çevreden etkilenir.
Bireysel değişiklikler ve çevresel katkılar gelişimin sonraki
adımını belirler.
Birey kendi gelişimine aktif olarak katılır, sadece içinde
bulunduğu çevrede üzerine düşen rolü oynamaz, aynı
zamanda potansiyeli ile çevreyi etkiler.
Sağlık, kişi-çevre uygunluğunun kalitesinin bir sonucudur.
Fiziksel ve sosyal çevre birbiri ile karşılıklı bağlantılıdır.
Ekolojik sistemlerden birini değiştiren bir durum, tüm
sistemi etkileyebilir.
CİNSİYET VE TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ
 Cinsiyet: Kişinin kadın ya da erkek olarak gösterdiği
genetik, fizyolojik ve biyolojik özellikleridir .
 Cinsiyet rolü : Kadın ve erkek ile ilişkili olan ve
“kadınsı” veya “erkeksi” olmak anlamına gelen
özelikler, beklentiler ve davranışlardır.
 Toplumsal cinsiyet: Biyolojik tayine karşın cinsiyet
her toplumsal bağlamda kadın ve erkek olmaya ilişkin
belirlenen özellikler ve kurallar ve davranışlarla ilişkili
olarak farklılaşan ve gelenekselleşmiş bir yapıdır .
ZEKA
Ülgen (1994), zekayı, bireyler arasındaki farkı
belirleyen zihinsel gelişimle ilgili bir özellik olarak
tanımlamaktadır. Bununla birlikte zekanın soyut bir
kavram olduğu ve bireyin zeka düzeyinin ancak
ölçümlerle ortaya konulabileceği belirtilmektedir.
Çoklu zeka kuramını 8 zeka türü:
1.Sözel-Dilbilimsel Zeka:
2. Müziksel Zeka
3. Mantıksal-Matematiksel Zeka
4. Görsel-Uzamsal Zeka:
5.Bedensel-Kinestetik Zeka
6. Kişisel Zeka
7.Sosyal-Bireylerarası Zeka
8.Doğacı zeka
YETENEK
Yetenek, çeşitli alanlarda sergilenebilen performans
kapasitesi anlamına gelir ve öğrenme gücü veya bir iş,
görev ya da faaliyeti diğer insanlara göre daha başarılı
ve daha hızlı bir şekilde yapabilme yetisi olarak
tanımlanabilir.
YETENEK= GİZİLGÜÇ + ÇEVREYLE ETKİLEŞİM
Yetenek Alanları
 Sözel yetenek
 Sayısal yetenek
 Şekil uzay yeteneği
 Renk algısı
 Bellek
 Ayrıntıyı algılama
 Mekanik yetenek
 El-parmak becerisi
 El-göz koordinasyonu
YARATICILIK
Yaratıcılığın ölçütü nedir?
Yaratıcılık, iki önemli öğeyi
gerektirir:
Yaratıcı bir kişi, özgün olarak tanımlanabilecek fikir
ve davranışlar üretmelidir.
2. Yaratıcı bir birey, alışılmışın dışında, özgün ve farklı
davranışlar ve fikirler üretme kapasitesine sahip
olmalıdır.
1.
ÖĞRENME STİLLERİ
Öğrenme stili, her bireyde farklılık gösteren, kişinin
yeni ve zor bilgi üzerine odaklanması ile başlayan
bilgiyi özümseme ve hatırlama süreci olarak
tanımlanmaktadır.
Öğrenme Aşamaları
Somut Deneyim
Soyut Kavramsallaştırma
Yansıtıcı Gözlem
Aktif Yaşantı
Özellikleri
Somut yaşantı öğrenme stili, deneyimler ve insani öznel
durumlar üzerine odaklanır. Somut yaşantı öğrenme
stiline sahip bireyler duyguları ve hisleriyle hareket
ederler. Bu öğrenme stiline sahip bireyler kişiler arası
ilişkilere önem verirler ve yeni fikirlere açıktırlar.
Soyut kavramsallaştırma öğrenme stiline sahip bireyler
düşünmeye, analiz yapmaya ve yeni kavramsal teoriler
üretmeye odaklanırlar; sistematik planlar yapmada,
soyut semboller kurgulamada ve nicel analizler yapmada
başarılıdırlar.
Yansıtıcı gözlem öğrenme stili, dikkatli bir şekilde
dinleyerek ve izleyerek, fikirlerin ve durumların
anlamlarını yansıtmayı içerir. Bu öğrenme stiline sahip
bireyler, düşünceleri ve durumları anlamada farklı bakış
açılarından bakmada başarılıdırlar.
Aktif yaşantı öğrenme stili, yansıtıcı gözlem öğrenme
stiline karşıdır. Aktif yaşantı, pratik uygulamalar yapma ve
yapılan işten fayda getirilmesini vurgular. Bu öğrenme
stiline sahip bireyler başladıkları bir işi tamamlama,
hedeflerine ulaşabilmek için risk alma konusunda duyarlı
ve başarılı olmakta, çevreleri üzerinde etkili olmaktan ve
bunun sonuçlarını görmekten mutlu olmaktadırlar.
Öğrenme Stilleri
 Değiştiren Öğrenme Stili
 Özümseyen Öğrenme Stili
 Ayrıştıran Öğrenme Stili
 Yerleştiren Öğrenme Stili
DENETİM ODAĞI
İLGİ
Bireyin bir kişi, obje ya da etkinliğe karşı hissedilen
hoşlanma durumu olarak tanımlamaktadır
İlgi alanı
Bilim ilgisi
Maddi İlgi
Sosyal yardım ilgisi
Sistematik İlgi/iş
ayrıntıları ilgisi
İş ilişkileri ilgisi
Edebiyat İlgisi
Müzik ve sanat ilgisi
Özellikleri
Doğal ve toplumsal olayların nasıl
olduğunu anlama, bilimsel bilgiye bir
şeyler katma ve/veya bu bilgiyi
uygulamaya koyma isteği
Somut şeylerle uğraşmaktan, bilginin ne
işe yarayacağı konusu ile ilgilenmekten
hoşlanma
İnsanlarla insan olarak ilgilenme, onları
anlamaya,
geliştirmeye,
sıkıntılarını
azaltmaya çalışma isteği duyma
Meslek Alanı
Doktor, biyolog, sosyolog,
fizikçi vb.
İşleri düzenli ve tertipli bir şekilde
yapmaktan, not tutma, dosyalama,
yazıları belirli bir sisteme göre sıraya
koymaktan hoşlanma
İnsanları ikna etmekten, bir ürünü ya da
işi satmaktan hoşlanma
Duygu ve düşüncelerini sözcüklerle etkili
bir biçimde ifade ederek başkalarını
etkileyebilmekten ya da bu şekilde
yazılmış
eserleri
okumaktan,
incelemekten hoşlanma
Muhasebeci, büro memuru,
satın alma memuru.
Duygularını
sanat
yolu
ile
Mühendis, teknisyen
Öğretmen,
psikolojik
danışman, sosyal hizmet
uzmanı.
Satış elemanı, pazarlamacı
Yazar, gazeteci
ifade Ressam, müzisyen
DOĞUM SIRASI
 Tek Çocuk
 İlk Çocuk
 İkinci Çocuk
 En Küçük Çocuk
Olumlu özellikler
Diğerlerini yetiştireni koruyucu
İyi bir düzenleyici
Motivasyonu yüksek
İşbirliğine yatkın
Kısmen rekabetçi
Gerçekçi bir şekilde hırslı
Sosyal olarak olgun
Olumsuz özellikler
Büyük Çocuk
Kaygı düzeyi yüksek
Abartılı güç isteği
Bilinçdışı düşmanlık
Kabul edilmek için kavgalar
Diğerleri her zaman kötüyken her zaman iyi
olmalı
Diğerlerini fazla eleştirme
İşbirliğine karşı
İkinci Çocuk
Aşırı rekabetçi
Kolayca yılgınlık gösterebilir
Küçük Çocuk
Şımartılmış yaşam biçimi
Diğerlerine bağımlı
Her şeyde üstün olmak isteme
Gerçekdışı bir şekilde hırslı
Tek Çocuk
Abartılmış kahramanlık duygusu
Düşük işbirliği eğilimi
Şişirilmiş benlik algısı
Şımartılmış yaşam biçimi
İÇEDÖNÜKLÜK-DIŞADÖNÜKLÜK
 İçedönük olan kişiler kendi düşünce, duygu fantezi ve
rüyalarına öncelik verirken, dışadönük olan kişilerin
önceliği dış dünyadaki şeyler, kişiler ve aktivitelerdir.
İçedönüklerin dışa dönüklerden biraz daha olgun
oldukları söylenebilir.
 Duyum: Duyu organları ile bilgilin alınmasını ifade eder. Böyle
bir kişi dinleme, bakma ve genel olarak dünyayı tanıma
konusunda iyidir.
 Düşünce: bu bilgileri veya fikirleri mantıklı ve rasyonel olarak
değerlendirmek anlamına gelir. Jung bunu rasyonel bir işlev
olarak tanımlamıştır. Çünkü bu işlevde sadece bilgi alınmaz,
karar verme ve bilgiyi değerlendirme de söz konusudur.
 Sezgi:Sezgi alışık olunan algılama süreçlerinin dışındadır. Bu da
irrasyonel olarak değerlendirilir; ancak duyum gibi basit bir
görme ya da duyma işi değildir, çok miktarda bilginin karmaşık
bir şekilde bütünleştirilmesini içerir. Jung bunu köşelerin
etrafından görmek olarak tanımlar.
 Duygu: düşünce gibi rasyoneldir. Bu kez kişi genel duygusal
tepkilerini katarak bilgiyi alır.
MOTIVASYON
Motivasyon, davranışı zaman içinde harekete geçiren,
yönlendiren ve davranış etmesini sağlayan içsel bir
süreçtir .
Meta Motivasyon
Gelişmiş ihtiyaç ve değerlerle şekillenen davranışları
ifade etmektedir.
Maslow’a göre kimlik anlayışı, kariyerdeki başarı, bir
değer sistemine bağlılık insan psikolojisi için güvenlik,
sevgi, saygı kadar gereklidir .
ANNE-BABA TUTUMLARI
Tutum
Demokratik
Otoriter
Aşırı Hoşgörülü
Aşırı
Serbest/İlgisiz
Açıklaması
Anne-baba demokratik, sıcaktır ve
problemler ortaya çıktığında iletişimi
destekler. Cezalar ve kurallarla ilgili nihai
ve tutarlı kararlar alır. Çocuklarından
makul düzeyde olgunluk bekler.
Anne-baba aşırı kontrolcüdür ve çocuğun
taleplerinin karşılanmasına izin vermez.
Etkileşimlerinde daha sıcak ilişkiler kurar.
Anne-baba çok fazla sıcak ilişki kurar ve
çocukları “sözünü esirgememeleri” için
cesaretlendirir. Çocuklara kural koymaz
ve sınırsız özgürlüğün sağlandığı bir çevre
oluşturmak
için
çabalar.
Sosyal
sorumluluğun ve olgunluğun önemi
vurgulanmaz.
Anne-baba genelde ilgisiz ve daha az
sıcaktır. Çocuğun ihtiyaçlarına ve ilgi
gereksinimine az duyarlıdır. Davranış
yönlendirme ve kontrolü ile ilgili hiçbir
gayret gösterilmez.
Çocuktan Beklenen Sonuçlar
Çocuklar, sosyal, duygusal ve bilişsel
olarak oldukça becerikli olurlar.
Öğretmenleri ve akranlarıyla daha
çok işbirliği içindedirler ve daha
bağımsızdırlar.
Çocuklar,
çoğunlukla
bağımlı,
akranlarıyla zayıf ilişkilere sahip
veya itaatkar ya da saldırgandırlar.
Diğer kişilere karşı daha şüpheci
olma eğilimindedirler.
Çocuklar, sosyal ve bilişsel olarak
daha az yeterlidir. Onlar daha fazla
bağımlı ve sosyal olarak daha az
sorumludur. Özdenetim ve okul
ortamında kuralların ve rutinlerin
öğrenilmesinde problem yaşarlar.
Çocukların çoğu zihinsel ve sosyal
olarak
daha
az
yeterlidirler.
Özdenetimle
ilgili
sorunlara
sahiptirler ve okulda davranış
problemleri gösterirler.
ÖZEL AİLELER
 Tek Çocuklu Aileler
 Evlat Edinen Aileler
 Tek Ebeveynli Aileler
 Boşanmış Aileler
 Karışık Aileler
 Eşcinsel Erkek ve Eşcinsel Kadın Aileler
Yrd. Doç. Dr. Dilek GENÇTANIRIM
Ahi Evran Üniversitesi PDR Anabilim Dalı

similar documents