Sosyal Medya Araçlarının Ergenler Üzerindeki Etkisi

Report
TOKAT EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
STRATEJİ GELİŞTİRME BÜRO AMİRLİĞİ
Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen;
“Sosyal Medya Araçlarının Ergenler Üzerindeki Etkisi” çalıştayı programına
müdürlüğümüz adına Strateji Geliştirme Büro Amirliği ile Rehberlik ve Psikolojik
Danışma Büro Amirliği katılım sağlamış, çalıştayda işlenen konuların personelimize
katkı sağlayacağı düşüncesiyle bu sunum hazırlanmıştır.
SOSYAL MEDYA ARAÇLARININ
ERGENLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
(30 EKİM – 1 KASIM 2013)
KONUŞMACILAR
Prof.. Dr. Beril AKINCI VURAL (Moderatör)
Prof.. Dr. Yusuf KAPLAN, Prof.. Dr. Müjgan ALİKAŞİFOĞLU,
Yrd. Doç. Dr. Özlem ALİKILIÇ, Doç. Dr. Ferat ONAT, Doç. Dr. Ebru UZUNOĞLU,
Yrd. Doç. Dr. Selman DURSUN, Doç. Dr. Kamile AKGÜL, Yrd. Doç. Dr. Ebru ÇETİN,
Yrd. Doç. Dr. Berrin ÖZYURT, Yrd. Doç. Dr. Ayda SABUNCUOĞLU,
Yrd. Doç. Dr. Ebru GÖKALİLER, Öğr. Gör. Ercüment BÜYÜKŞENER,
Öğr. Gör. Taylan DEMİRKAYA, Arş. Gör. Göker GÜLAY, Öğr. Gör. İnanç ALİKILIÇ,
Öğr. Gör. Esen KUNT, Uzman Psikolog Ceren KOÇ, Av. Gökhan AHİ, Av. Şebnem AHİ
Birçok ilden de katılımcıya ev sahipliği yapıldı.
Akademisyenler, Sosyal Çalışmacılar, Psikologlar, Eğitmenler, Sosyologlar, Emniyet
Görevlileri…
Her evde mutlaka bir ergen, ergen adayı ya da
en azından ergenlik sürecinden geçmiş bireyler
olduğu bir gerçektir.
WHO - Dünya Sağlık Örgütü ergenliğin tanımını;10-19 yaş arası
olarak tanımlarken,
Uzmanlar ergenlik dönemini kızlar için (11-13), erkekler için (13-15)
yaş aralığı olduğunu ve ergenliğin 10 yıl sürdüğünü
belirtmektedirler.
Evde ergeni olan ya da ergen adayı olanlar !
Lütfen dikkat edelim ve dönem özelliğinden kaynaklanan
olumsuzluklara tepki vermeden önce dönem özelliklerine bakalım.
 Eskiye göre daha uzun süre uyumaya başlarlar.
 Gelişen ve değişen yeni vücut özellikleri sebebi ile sakarlıklar artar.
Çabuk yorulurlar.
 Ünlüleri takip etme başlar.
 Mesleki hedeflerini belirlemiş olur.
 Arkadaşları ile geçirilen süre artar.
 Cinselliğe ilgileri artar.
 12 yaş sonrası ergenlerimizde ortaya çıkan özellikler;
 Ben Merkezcilik; Sanki dünya onu izliyor, herkes onun saçına başına
kılık kıyafetine bakıyor.
 Kişisel Efsane; Çevrede birçok olumsuzluk olurken, bunların hiç biri
bana olmaz, benim başıma kötü hiçbir şey gelmez vs. düşüncelerine
sahip olurlar.
 Cesaret; Sosyal hayatta olduğu kadar Sosyal Medya’da çok cesur
olurlar. Digital Ayak İzlerinin olduğunu ve hiç silinmediğini fark
edemezler.
BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?
EVET…
ÇOĞUNU BİLİYORUZ
DİKKAT!
Türkiye de 36,5 milyon internet kullanıcısı mevcut.
Dünyada 7. sıradayız.
 Sosyal Medya Suç Oranları 2011 yılında 3793 iken, 2012 yılında
%77’lik artış ile 6718‘e yükselmiştir.
TÜRKİYE’DE GÜNLÜK EKRAN SAATİ
 Türkiye’de çocuk ya da bireyler 3 saat 42 dakika televizyon
seyrediyor. (RTÜK araştırması)
 Uzmanlar Günlük Ekran Süresini 2 yaş altında sıfır, üst yaş grubunda
ise iki saat öneriyor.
 Bazı ergenler, çocuklar günde 5 saat internette iken, ebeveynler
onların yalnız 3 saat internette kaldığını zannediyorlar.
 WHO (Dünya Sağlık Örgütü) araştırması kırsal kesimde bu alana dâhil
evlerin %65‘inde bilgisayar var.
 Türkiye’de (6-10 / 11-15) yaş aralığı bilgisayar kullanımı %49. (TUİK
2013 verileri)
 Geleneksel çevrede destek bulamayan birçok gruplar
(homoseksüel, biseksüel, vs.), gençlere sosyal medyadan
paylaşım gönderirler ve sosyal medyada çok cesur olan,
nasılsa kimse bilmiyor, görmüyor şeklinde düşünen
gençlerimiz bunları paylaşırlar ya da beğenirler.
Bilişim toplumu giderek daha fazla risk toplumu ve gözetim toplumuna
doğru ilerlemektedir. Kredi kartları ile neredeyse tüm özel bilgileri
şirketlere veriyoruz.
İnternette kişisel bilgileri yavaş yavaş ama neredeyse
tamamını zamanla veriyoruz. (Fotoğraf, adres,
yaşadığı yer, msn adresi, telefon vs.)
 Aşırı şekilde sosyal ağlarda fazla süre geçiren kişilerde Narsizim
(Kendini çok beğenme, tapınma) eğilimi olduğu belirlenmiştir.
 Foursquare’da Check In yaparken evde değilim mesajı veriyor ve
hırsızlara davetiye gönderiyoruz.
 Sanal ortamda bilgilerin doğru olmadığını unutmayalım.
(Çocuğumuza paylaşım gönderen 13 yaşında ki ergenin aslında 45
yaşında bir ruh hastası olabileceğini unutmayalım)
 İstatistikler sosyal paylaşım ağlarını en fazla kullananların; erkek, en
üst gelir grubuna mensup, parçalanmış aileler, yurt dışında bulunan
aileler, özel kolej mezunu ve Tıp Fakültesi öğrencileri olduğunu
göstermektedir.
Gençlerin %21‘i sosyal medya hesaplarının herkese açık olmasını
tercih ediyor ve bunu tehlike olarak görmüyor.
Her üç çocuktan birine pornografik içerik gönderiliyor ya da onlardan
resim isteniyor.
 Ergenler/Çocuklar aslında sosyal ağlardaki paylaşımlarda endişe
taşıyorlar ama kendilerini sosyal ağdan çekemiyorlar.
 En tehlikeli ağların My Space, Facebook, Messenger olduğu tespit
edilmiştir.
Sosyal paylaşımda bulunduğunuz herhangi bir söylem, beğeni vs. gibi
sebeplerden iş başvurunuz reddedilebilir.
(Digital Ayak İzlerini unutmayalım.)
 Ünlüleri takip eden ve benimseyen gençlerimizin ünlüler hangi
gruba üye, ünlüler ne almış, nereye gitmiş gibi paylaşımlarda
bulunmalarına çok itibar etmemeleri önemlidir. Ünlülerin haberi
olmadan da sanki ünlüler bunu yapıyor imajı verildiği
unutulmamalıdır.
 Sosyal Medya kullanımı yasal yaş sınırı 13 iken, 12 Milyon çocuk yasal
olmadan sosyal mecrayı kullanıyor.
Çocuklarımızın sanal alemde oynadığı Counter Strike, Call of Duty, GTA
gibi oyunlarda, çocuklara telkin edilen, hırsızlık yap puan al, öldür puan
al, ölebilirsin ama yeniden can alınabilir yani ölmezsin, canın acımaz
vb. gibi algılarla çocukların doğru bilgi ve yanlış bilgi karmaşası
yaşadığı, şiddete meyillendiği düşünülmektedir. Amerika’da görülen
okul katliamları buna örnek olabilir.
 Çocuklarımızın %25’i sosyal ağda kullandıkları bir diyalogdan dolayı okulda
arkadaşlıklarını bitiriyorlar.
 Eğitimciler evde iken paylaşılan bazı diyaloglar sonrası okullarda yaşanan
olumsuzlukların dikkat çekici olduğundan bahsediyorlar.
SOSYAL MEDYA KULLANIMINDA
DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
(İNTERNET ADABI)
1- İnternetin iyi ve iyi olmayan yönlerini belirle. Çocuklar interneti biliyor
fakat zararlarının farkında değiller.
2- Kendini koru. (Kötü niyetli
kullanıcılardan kendini koru)
3- Kendini açığa verme. (Kimlik bilgilerini
gizle, annenin kızlık soyadı vs.)
4- Sorumlu ol. (Yasak MP3 indirme, ödevlerinde kullandığın kaynakları
belirt vs.)
5- ‘Sanal Zorbalık’ dikkat et. (İzin almadan kimsenin resmini paylaşma,
izin alsan bile özel resim veya bilgilerini paylaşma.)
6- Dengeli ol. (Bağımlılık derecesine gelme.)
 Durağan olamayan bir toplumda yaşıyoruz. Her ne kadar sosyal
medyanın olumsuzlukları mevcut olsa da çok büyük bir hızla gelişen bir
teknolojinin bize sağladığı imkânlardan faydalanmamak büyük bir
eksikliktir. Sosyal mecrayı stratejik kullanırsak, hedefimiz belli ise büyük bir
güç iken, hedefimiz yok ise boğulabileceğimizi unutmamalıyız.
 Önemli olan Güvenli İnternet (Yok!) değil, Güvenli Kullanıcı (Olmalı)
olmaktır.
 Vazgeçilmez olan aslında sosyal medya değil sosyal medyanın
sağladığı imkânlardır. İnternet kullanımında ergenlere/çocuklara
rol/model olduğumuzu unutmayalım. Onlara iyi örnek olmalıyız.
Ergenler/Çocuklar ile aynı lisanı konuşmalı ve bizde sistemin bir
parçası olmalıyız.
 Kontrol Mekanizmalarını (Otokontrol, Ebeveyn Kontrol, Sosyal Kontrol
vs.) doğru ve etkin kullanmalıyız.
 Haber hangi kaynaktan gelirse gelsin haberi doğru yorumlayabilmek
ve değerlendirmek çok önemlidir. Haber kaynağının güvenirliliği
önemsenmeli ve araştırılmalıdır. Bir şey olmaz bu seferlik kabul
edelim, beğenelim algısına düşülmemelidir. (İnternetten ulaşılan her
bilginin her zaman doğru olduğunu kabul etmeyin.)
 Paylaşımları değerlendir, kalitesini ve değerini düşün, her şeyi
benimseme. (Cinsel içerikli mi? Magazinsel mi? Ürün pazarlama
amaçlı mı?)
 Takipçinin/Arkadaşın çok olması önemli değil, önemli olan ne kadarı
ile diyalog kurduğunuz.
 Zamanı siz yönetin. Sosyal ağ üzerinde geçirilen vakit hayatınızı
olumsuz etkilemesin.
Şifrenizi en sevdiğiniz arkadaşınızla bile paylaşmayın.
Size özel olsun. Sadece size!
 Bilmediğin e-postaları açma. (Zararlı yazılım içerebilir.)
 Digital ayak izlerinizin olduğunu asla unutmayın. Paylaştığınız her bilgi
artık kontrolünüzden çıkmıştır ve geri alınamaz. Sonsuza kadar
silinmeden kalabilir.
SOSYAL MEDYADAN SOSYAL HAYATA
 Çocuklarımızı ve kendimizi sosyal medyadan tamamen kısıtlamak
mümkün değilse de kendimize ve onlara ait sosyal medyadan uzak
alanlarımız olmalı.
 Çocuklarımıza internetten başka ne olanaklar sağlıyoruz?
 Ailece boş zaman (kaliteli) etkinliklerimiz var mı?
 Çocuklarımızı arkadaşları ile yüz yüze bir araya getiriyor muyuz?
 Ergenlerle/Çocuklarla ne kadar empati kuruyorsunuz? Yenilikleri
takip ediyor musunuz?
 Sosyal medyayı günah keçisi ilan etmek yerine önlem alıyor musunuz
ve alternatif alanlar geliştiriyor musunuz?
Bill Gates geçtiğimiz aylarda tüm dünyayı internetle buluşturmak istediklerini söyleyen
Sosyal Medya liderlerine şu sözlerle sert çıktı; "Sıtma aşısını düşünelim. Gelişen bir
ülkede herkesin hayatına mal olan bir hastalığı tedavi etmek mi önemli yoksa oraya
internet taşımak mı? Siz internetin öncelik olduğunu düşünüyorsanız, benim öyle
düşünmediğimi bilin"
 Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, 840 milyon kişi yetersiz
besleniyor ve her yıl beş yaşın altındaki altı milyon çocuk bu nedenle
yaşamını yitiriyor.
ERGENLERİMİZ/ÇOCUKLARIMIZ VE
AİLEMİZ İLE MUTLU YARINLARA

similar documents