PowerPoint Sunusu

Report
Grafik Düzenleme Yazılımları
Grafik düzenleme yazılımları (Photo Editing Software), yeni bir resim
oluşturmaktan daha çok var olan resimler üzerinde düzenlemeler yapmanıza yardımcı olan
programlardır. Bundan dolayı içerdiği çizim araçları, kalem ve fırçadan çok, kesme
kopyalama ve silme üzerine dayalıdır. Bu tip programlar iki resmin montajlamasından var
olan resim üzerinde değişiklik yapmaya, bozulmuş veya yıpranmış resimlerin tekrar
oluşturulmasından yeni illüstrasyonlara kadar birçok alanda kullanılırlar. Bu programlar yan
yana gelmemiş insanları aynı resim içinde göstermek, hiç gitmediğiniz yerlerde çekilmiş
fotoğraflar oluşturmak, var olan arabanızın rengini değiştirmek yada kendinizi farklı
şekillere dönüştürmek gibi eğlence amaçlı olarak da kullanılabilirler.
İLLÜSTRASYON: Başlık, slogan yada metin gibi sözel unsurları görsel olarak betimleyen yada
yorumlayan bütün unsurlara genel olarak "İllüstrasyon" adı verilir.
İllüstrasyonların hazırlanmasında geleneksel çizim ve boyama malzemelerinin yanı sıra, fotoğraf,
kolaj ve bilgisayar tekniklerinden de yararlanılmaktadır. İllüstrasyonlar, kullanım alanları açısından
üç grupta toplanabilir:
1- Reklam İllüstrasyonları: Bir ürün yada hizmeti tanıtma amacıyla yapılan bu tür çalışmalarda
ayrıntı ön plandadır. Sinema, tiyatro ve konser afişleri, kaset ve cd kapaklan, turistik ilanlar, besin
ambalajlan, basın ilanları, takvimler, tebrik kartlan, çıkartma ve etiketler; reklam illüstrasyonlarının
uygulama alanları arasındadır. Moda illüstrasyonları da reklam illüstrasyonu içinde ele
alınmaktadır.
2- Yayın İllüstrasyonları: Gazete, dergi, kitap ve ansiklopedilerdeki makale, haber, öykü, roman, şiir
ve açıklamalara eşlik eder. Yayın sektöründe çalışan bir illüstratör, üzerinde çalışacağı metnin
içeriği hakkında bilgi ve görüş sahibi olmalı, metindeki mesaj ve duyguyu resim diline
aktarabilmelidir. Gazete illüstrasyonlarında genellikle siyah-beyaz resimleme tekniklerinden
yararlanılır. İllüstrasyonun bir sanat biçimi olarak en özgür uygulama alanı; kuşkusuz, çocuk
kitaplarıdır.
3- Bilimsel ve Teknik İllüstrasyonlar: Botanik, tıp, zooloji, mekanik, jeoloji gibi uzmanlık alanları için
öğretici ve tanımlayıcı amaçlarla yapılan ayrıntılı illüstrasyonlar bu grupta toplanabilir. İllüstratör;
konu içinde daha önemli olanı vurgulamak için, gerektiğinde ayıklama, yalınlaştırma ve gerçeklik
duygusunu etkilemeyecek abartma yöntemlerine başvurarak, bir fotoğraf makinesinden daha
fazlasını yapmayı hedefler.
Sık Kullanılan Resim Formatları
En çok kullanılanlar BMP, GIF, Animated GIF, JPG, PICT, TİFF, PNG, EPS, PSD,
RAW'dır. Bunların hepsi de resim formatlarıdır. Temel farklı özellikleri vardır (kodlama,
sıkıştırma algoritmaları gibi). Birbirlerine üstünlükleri ve farkları :
BMP: En temel resim formatı BMP'dir (bitmap). Windows işletim sisteminde kullanılan
standart resim dosyasıdır. Herhangi bir sıkıştırma yöntemi kullanılmadığı için dosya boyutu
diğer resim türlerine göre çok büyüktür. Güncel herhangi bir resim programı ile açılabilir.
GIF: BMP çok hızlı bir format olmasına karşın, oldukça fazla yer kapladığı için pek tercih
edilmez. Eğer dosya 256 renkten fazlasını içermiyorsa, GIF (Graphics Interchange Format)
iyi bir çözüm olabilir. GIF, COMPUSERVE'in geliştirdiği bir resim formatıdır. İyi bir sıkıştırma
algoritması vardır (LWZ) ve görüntüleme de oldukça hızlı bir şekilde gerçekleştirilir. En fazla
256 rengi desteklemesi dışında (8 bit) herhangi önemli bir eksikliği bulunmamaktadır.
Bunun yanında GIF, İnternet Tarayıcıları ile görüntülenen resimler için standart bir resim
formatıdır.
Animated GIF: Hareketli GIF, tek bir GIF dosyası içinde birden çok ve belli bir sırada konmuş
GIF'lerden (sahne) oluşur. İnternet Tarayıcılarında bu dosyalar "hareketli" bir şekilde
görüntülenir. Dosya içinde bulunan sahneler, sonsuz bir döngü içinde, hızı ayarlanarak
hareketlendirilebilir. Hareketli GIF'ler, Web ortamlarının vazgeçilmez yardımcı elemanlarıdır.
Sayfalara dinamiklik ve görsellik katarlar.
JPG: Çok renkli (256 renkten fazla) bir görüntü saklanmak istendiğinde GIF formatını
kullanmak mümkün değildir. BMP olarak saklanabilir. Fakat diskte kapladığı alan çok fazla
olacağından tercih edilmez. Bu sorunu aşmak için JPEG (Joint Photographics Experts Group)
daha iyi bir alternatif olabilir. Standart JPG formatında, resmin kalitesinden bir miktar ödün
vererek sıkıştırma uygulanır. Böylece dosya boyutu oldukça azalır. Özellikle 24 bit (gerçek
renk) uygulamalarda resim kalitesinin düştüğünü anlamak mümkün değildir. Bu tip
uygulamalarda JPG tercih edilir. JPEG dosya formatının sıkıştırma oranı kullanıcı tarafından
belirlenebilmekte (0-100 arası bir değer) ve bu şekilde en uygun kalite/dosya boyutu oranı
seçilebilmektedir.
PICT: PICT formatı Macintosh grafik ve yazım programları tarafından sıkça kullanılır. PICT
aynı renkten oluşan büyük alanları etkili bir şekilde sıkıştırmaktadır. PICT formatının
dezavantajı dosyaların yapısından dolayı çabuk bozulabilmesidir. Ayrıca renk ayrımında bazı
yazılımlarda sorun çıkardıkları bilinmektedir.
TIFF: Tagged-Image File Format (TIFF) formatı farklı işletim sistemleri ve uygulamalar
arasında kayıpsız ve esnek bir dosya değişimini sağlaması nedeniyle tüm çalışmalar için
uygun bir format olarak bilinmektedir. TIFF'in kullandığı birçok sıkıştırma vardır. Bunlar
arasında en çok kullanılan kayıpsız LZW sıkıştırma yöntemidir. Kayıt sırasında fotoğrafın
kullanılacağı işletim sistemi olarak PC veya Mac seçilebilmektedir. Katmanlı yapıyı
desteklememektedir.
PNG: "Taşınabilir Ağ Grafiği" anlamındaki (Portable Network Graphics) 'in kısaltmasıdır.
Kayıpsız sıkıştırma yapmaktadır. PNG dosyaları saydamlık bilgisi içerir ve katmanlı yapıdadır.
EPS: “Encapsulated PostScript” kısaltması olan EPS, Adobe firmasının geliştirdiği, vektör ve
noktacık tabanlı çalışabilen, grafik, illüstrasyon ve sayfa düzeni amaçlı, grafik, resim,
formatıdır. EPS PostScript, uygulaması en karmaşık sayfa düzenlerini (yazı, grafik, resim
içeren) tasarlamayı kolaylaştırmıştır.
PSD: “Photoshop Document” kısaltması olan PSD, Photoshop uygulamasına özel bir
formattır. Formatı farklı işletim sistemleri ve uygulamalar arasında dosya paylaşımında
kolaylık sağlamaz. PSD çok sayıda saydamlık kanalın ve katmanlı yapıyı desteklemektedir.
Görüntü üzerinde çalışmak için oldukça uygun olan PSD formatı matbaa veya internet
paylaşımı için uygun değildir.
RAW: RAW değişik bilgisayarlar ve işletim sistemleri arasında bilgi iletimine izin veren
esnek bir formattır. Kanal sayısı, her kanaldaki piksel derinliği dosya uzantısı ve başlık
bilgileri tanımlanabilir.
PHOTOSHOP CS3 ve ARAÇLARI
Araç Kutusu Elemanlarına Genel Bakış
"Move Tool" ( V ) Seçilen bir alanı veya Layer (Katman)'ı
taşımanıza yarar. Otomatik seçim özelliği olduğu gibi
imajın üzerinde iken sağ tuş yaparsanız hangi Layer
(katmanda) olduğunuzu da belirtir. Örnek:
Kullanılacak olan aracın sağ alt köşesinde ok işareti varsa (Kırmızı ile
işaretli bölge) sağ tuş ile diğer seçeneklerde görüntülenebilir.
Dikdörtgen işaretleme aracı “Rectangular Marquee Tool« (M): Kare, dikdörtgen çizmek için
seçili alan yaratır. Kare çizmek istersek, kare şeklini seçip, klavyemizdeki Shift tuşuna basılı
tutarak imajımız üzerinde faremizi sürüklemeliyiz. Aksi halde dikdörtgen alan seçer.
Oval seçim aracı "Elliptical Marquee Tool" (M): Daire çizmek istersek, daire şeklini seçip yine
klavyemizdeki Shift tuşuna basılı tutarak imajımız üzerinde faremizi sürüklemeliyiz. Aksi halde
elips alan seçer.
Tek satır işaretleme aracı "Single Row Marquee Tool" (M) Tek pixel olarak yatay;
Tek sütun işaretleme aracı "Single Column Marquee Tool" (M) Tek pixel dikey alan seçmeye
yarar.
Kement aracı "Lasso Tool" (L) İmajınız üzerinde serbestçe alan seçilebilmesini
sağlar.
Çokgen kement aracı "Polygonal Lasso Tool" (L) Resmin belli noktalarını tek tek
seçmenizi sağlar.
Mıknatıslı kement aracı "Magnetic Lasso Tool" (L) Kontrast ve renge duyarlı alan
seçmemizi sağlar.
Hızlı seçim aracı: Birden fazla bölgenin
seçimini sağlar. Benzer renkleri veya tonları
seçebilirsiniz. Kısayol tuşu (W) dir.
Sihirli değnek aracı "Magic Wand Tool"
İmaj üzerindeki benzer renkleri seçim
aracıdır. Kısayol tuşu (W) dir.
Kesme aracı "Crop Tool" (C) İmajınızdaki
fazlalıkları kesmenize, temizlemenize veya
imajınızı serbest olarak döndürmenize yarar.
Dilim aracı "Slice Tool" (K): İmaj
üzerinde dilimler yaratmanıza yarar.
İmajınızı dilimlere bölebilirsiniz.
Dilim seçim aracı "Slice Select Tool" (K)
Dilimleri seçmemize yarar.
Nokta düzeltme fırçası aracı "Spot Healing Brush
Tool", bu seçenek lekeleri temizlemeye yarar.
Mesela benekler varsa onları yada resimde
istemediğiniz bir leke.
Düzeltme fırçası aracı "Healing Brush Tool", Alt
tuşu ile belirlediğiniz noktayı alarak başka bir
yere fırça ile taşımanıza yarar.
Yama aracı "Patch Tool", seçilen bölgeyi
taşımamıza yarar.
Kırmızı göz aracı "Red Eye Tool", Resimlerdeki
kırmızı gözleri düzeltmeye yarıyor. Alt tuşu ile
seçilen alana etki ediyor.
Fırça aracı "Brush Tool", Fırça etkisi sağlar ve
boyama yapmamıza yarar.
Kurşun kalem aracı "Pencil Tool", Kalem
Aracıdır. Sert kenarlı çizgiler çekmeye yarar.
Adından da kalem olarak kullanılır.
Renk değiştirme aracı "Color Replacement
Tool", uygulanan alana seçilen rengi uygular.
Resme zarar vererek boyamaz sadece seçilen
renk tonuna göre renkleri değiştirir. Örneğin bir
resme kırmızı veya mavi cam arkasından
bakıyormuş gibi.
Klonlama damga aracı "Clone Stamp Tool" ( S ) Istampa
Aracı ile İmajın bir yerine Alt tuşu ile tıkladığımızda buranın
resim ve doku örneğini alır ve bu örneği istediğimiz yere
tıklayarak yapıştırmamızı sağlar.
Desen damgası aracı"Pattern Stamp Tool" ( S ) HafızaŞablon olarak aldığımız görüntüyü kullanmaya yarar.
Geçmişe dönme fırçası aracı "History Brush
Tool" (Y) İmajın arkaplan rengini kopyalayıp
imaj üzerine seçilen alanı fırça etkisiyle
boyar.
Geçmişe dönme fırçası aracı "Art History
Tool" (Y) Kullanılan seçili alandaki farklı
boyama stillerine bakıp onları taklit ederek,
fırça etkisiyle boyama yapar.
Silgi aracı "Eraser Tool" ( E ) Silme Aracı, İmaj
üzerinde beğenmediğiniz yerleri siler ancak
silerken alttaki katmandaki (Layerdeki) rengin
veya imajın görünmesini sağlar.
Arka plan silgisi aracı "Background Eraser Tool"
( E ) Arkaplan rengini silerek imajı transparan
yapar.
Sihirli silgi aracı "Magic Eraser Tool" ( E ) Tek
tıklama ile imajın arkaplan rengini silerek imajı
transparan yapar.
Degrade aracı "Gradient Tool" (G) İki
yada daha çok rengin birbiri arasında
yumuşak geçiş yaparak seçili alanın
boyanmasını sağlar.
Boya kovası aracı "Paint Bucket Tool"
(G) Seçili alanı çalışma rengi ile
doldurabilirsiniz.
Bulanıklaştırma aracı "Blur Tool" (R) İmaj'a kenarlardan dışa doğru belirsizlik hissi verir.
Keskinleştirme aracı"Sharpen Tool" (R) İmaj'ın kenarını dışa doğru keskinleştirme hissi
verir.
Leke aracı "Smudge Tool" (R) İmaj'ın rengini dağıtmak, renkleri birbirine karıştırma, leke
hissi verir.
Soldurma aracı "Dodge Tool" ( O ) İmaj'da aydınlanmış-ışıklanmış alan sağlar.
Yakma aracı "Burn Tool" ( O ) İmaj'da koyulaşmış-kararmış alan sağlar.
Sünger aracı "Spone Tool" ( O ) İmaj'ın renk doygunluğunu azaltıp, çoğaltmaya yarar.
"Pen Tool" ( P ) Etkili ve denetimli seçim alanları sağlar, yapılacak imajın düzgün
kenar rotaları-yönleri çizmemize izin verir.
Yatay yazım aracı "Horizontal Type Tool", Resmin istediğiniz herhangi bir yerinde seçili
alan oluşturarak yatay yazı yazabilirsiniz.
Dikey metin aracı "Vertical Type Tool", dikey yazı yazmaya yarar.
Yatay yazım meske aracı "Horizontal Type Mask Tool", tek farkı yazı yazarken arkaya
yani resmin tamamına renk vermesi.
Dikey yazım maskesi aracı "Vertical Type Mask Tool", bir önceki özelliği dikey yazarak
oluşturur.
1
2
3
4
5
6
7
8
9
1– Yazının yönünü değiştirir yani o an yazımız dikeyse yatay; yataysa dikey olur.
2– Yazının fontunu belirleyeceğimiz alandır.
3– Yazının font stilini belirleyebiliriz. Örneğin kalın, italik gibi…
4– Yazının font büyüklüğünü ayarlar
5– Yazıların kenarlarının ne şekilde yumuşatılacağını belirler.
6– Hizalama Bölmesi: Bu alandaki seçeneklerle tıpkı diğer metin editörlerindeki gibi
yazınızı sağa, sola hizalayabilir ya da ortalayabilirsiniz.
7– Yazının rengini ayarlamak için kullanılır.
8– Yazıyı istediğiniz şekilde eğip bükerek şekil vermenizi sağlar.
9– Gelişmiş karakter ve paragraf panelini açar. Buradan yazı ile ilgili daha gelişmiş
ayarlar yapılabilir.
"Path Selection Tool - Direct Selection Tool" ( A ) Kalem aracı
ile İmaj üzerinde herhangi bir yerde seçim yaptığımızda veya
bir parça seçtiğimizde seçim noktalarını ve kontrol hatları ile
kontrol noktalarını tespit ederler.
Dikdörtgen aracı "Rectangle Tool" ( U ) üstteki renk ne ise uygulandığı yerde direkt o
rengi kullanır ve maskeleme yapar.
Yuvarlak köşeli dikdörtgen aracı "Rounded Rectangle Tool" ( U ) Köşeleri yuvarlatılmış
dikdörtgen çizer.
Elips aracı "Ellipse Tool" ( U ) Elips çizme aracı çizmek için kullanılır.
Çokgen aracı "Polygon Tool" ( U ) Herbirinin kenarlıkları, yarıçapları araç seçenek
çubuğundan ayarlanabilir.
Çizgi aracı "Line Tool" ( U ) Çizgi aracıdır. İstenilen kalınlıkta düz çizgiler çizer.
Özel şekil aracı "Custum Shape Tool" ( U ) Photoshop'un hazır şekiller listesini
kullanmamızı sağlar.
Not aracı "Notes Tool" (N) İmaj'a açıklayıcı yazı ekler. (Ses'e)
Sesli ek açıklama aracı "Audio Annotation Tool" (N) Ses ekler. Ancak bu eklentiler
sadece PSD formatında etkindirler.
Damlalık aracı "Eyedropper Tool" (I) İmaj için örnek renk seçmemizi sağlar. İmajın
hangi rengine tıklarsanız o rengi alır.
Renk örnekleyici aracı "Color Sampler Tool" (I) Bilgi sekmesinde seçilen rengin
değerini gösterir.
Cetvel aracı "Measure Tool" (I) İmajda iki nokta arasındaki uzaklığı ölçmemizi
sağlar.
El aracı "Hand Tool" (H) Ekrana
sığmayacak şekilde büyültülen imajlarda
görünmeyen yerlere ulaşmak için kullanılır.
Yakınlaştırma aracı "Zoom Tool" (Z) İmajın
istenilen bölümüne yakınlaşmayı veya
uzaklaşmayı sağlar. Z ile farenin sol tuşu
yakınlaşmayı, alt ile sol tuş uzaklaşmayı
sağlar.
Palet – renk seçim aracı: Kullanılan zemin ve çalışma rengini gösterir
ve değiştirilmesini sağlar. X harfine basarak zemin ile çalışma rengi yer
değiştirilebilir. D harfine basarsanız da renkler sıfırlanarak zemin rengi
beyaz çalışma rengi siyah olur.
Hızlı maskeleme modu "Quick Mask Mode" (Q) maskeleme yapmaya
veya maskelemeden çıkmaya yarar.
Ekran görünüm ayarlarının
değiştirilmesini sağlar.
İLETİŞİM NEDİR?
Sözel ve görsel bilgilerin, iki sistem arasındaki akışı
olarak tanımlayabileceğimiz iletişim, insanı uzak
ve yakın çevresine bağlayan bir halkadır. Genel
anlamda iletişimin gerçekleşmesi için iki sistem
gereklidir. Bu sistemler, iki insan, iki hayvan, iki
makine ya da bir insan bir makine vb. gibi
sistemler olabilir. Nitelikleri ne olursa olsun iki
sistem arasındaki bilgi alışverişi “iletişim” olarak
kabul edilebilir.
• İletişim süreci beş unsur ve aşamadan oluşur:
Gönderici
Geribildirim
Alıcı
Mesaj
İletişim
Aracı
• Bilgisayar ortamında sunulan eğitimlerdeki iletişim;
Bilgisayar
Ders İçeriği
Görseller
Kullanıcı
Etkileşim
Gönderici
Mesaj
İletişim
Aracı
Alıcı
Geribildirim
GRAFİK İLETİŞİM NEDİR?
 Grafik, görsel olarak algılanan görüntülerle ilgili bir
kavramdır.
Bu
durumda
grafik
iletişim,
görüntülerden oluşan bilgilerin değiş-tokuşu olarak
tanımlanabilir.
 Bir düşünce ve kavramın kaydedilebilmesi için bir
grafik iletişim sisteminin kurulmuş olması gerekir.
Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde grafik
imgeler önemli ve sürekli bir yere sahiptirler. Yazılar,
resimler ve fotoğraflar başlıca grafik iletişim
araçlarıdır.
Bir mesajın, açık, ekonomik ve estetik bir yolla
iletilmesi grafik iletişimin başlıca amacı ve başarı kriteridir.
Günümüz insanının çoğu hayati etkinlikleri, grafik
imgelerle iletişim kurabilme yeteneklerine bağlıdır.
Yaşadığımız dünyada bilgiler, kitap gazete, dergi, afiş,
broşür ve diğer görsel araçlarla okuyucuya ve izleyici
kitlesine ulaşır.
 Tasarım, gerekli olanın araştırılması.
 Belirli bir amaç gözeten yaratıcı bir eylem.
 Zeka ve sanatsal yeteneğin ortak bir ürünü.
 Tasarım, bir problemin çözümüdür, diyebiliriz.
Bilgisayar alanında tasarım yada Bilgisayar destekli
tasarım: Araştırma bürolarında, yeni bir ürünün tasarımı
için kullanılabilen bilişim tekniklerinin tümüne denir.
Uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlıkta toplamak
mümkündür;
 Endüstri tasarımı,
 Çevre tasarımı,
 Grafik tasarımı.
Endüstri tasarımı üç boyutlu nesnelerin tasarlanması
ve geliştirilmesiyle ilgilidir. Makineler, araç-gereçler, mutfak
malzemeleri ve diğer birçok ürün endüstri tasarımına girer.
Çevre tasarımcısı ise bina, peyzaj ve iç mekan tasarımını
kapsayan oldukça geniş bir çalışma alanıdır. Bu alanda da
tasarımcını görevi dayanıklı, işlevsel ve estetik olanı
bulmaktır.
Grafik tasarımcı ise genel olarak, okunan ve izlenen
görüntülerin tasarımında sorumludur. Afişler, kitaplar,
broşürler vb. çalışmalar grafik tasarımının etkinlik alanı içine
girer.
Tasarımcı; uygulama yöntemlerinin yanı sıra görsel
algılamanın doğasını, sözel ile görsel iletişim
arasındaki ilişkileri de bilmek ve göz önüne almak
zorundadır.
TASARIM SÜRECİ
Sorunu Araştırma,
Tanımlama ve Çözümü
Tartışma
Tasarımın Genel
Özelliklerini Belirleme
Taslak Tasarım Önerisi
Geliştirme
Yapım
Tasarım Önerisi
Geliştirme
Tasarım Önerisine
Yönelik Araştırma
Değerlendirme ve Test
Etme
Değişiklik Önerme
TASARIMIN GENEL ÖZELLİKLERİNİ BELİRLERKEN!…
Şu sorulara cevap arayın:
 Kim için kullanılacak ?
 Nasıl kullanılacak ?
 Nerede kullanılacak ?
 Neden kullanılacak ?
Biçimi nasıl olacak ?
TASARIM ÜRÜNÜNÜN ÖĞELERİ
Bir tasarımın hammaddeleri şunlardır:
 Çizgi: Düz veya kıvrımlı, kalın veya ince, sürekli veya kesik, grenli ya
da keskin özelliklere sahip olabilen çizgiler, okuyucuya görsel
unsurların ayrılması gerektiğini ifade ederler. Çizgiler karakterlerine
göre ve konumlarına bağlı olarak bazı mesajlar da iletirler.
Örneğin: Yatay çizgi durgunluk, dikey çizgi saygınlık, diyagonal çizgi,
zarafet ifadesi verir.
 Renk: Renkler, ışıkla birlikte var olurlar ve izleyen üzerinde
değişik etkiler uyandırırlar. Bunların bir bolümü kişisel, bir
bölümü İse genellenebilir duygulardır. Rengin üç boyutu
bulunmaktadır: Uzunluk (rengin türü), genişlik (rengin
tonu), derinlik (rengin yoğunluğu)
Rengin türü, rengi tanımlamada kullandığımız
terimlerdir. Sarı, kırmızı, mavi, mor, yeşil gibi.
Rengin tonu, bir rengin açıklık ya da koyuluğudur. Bir
renge beyaz boya kattıkça tonu açılır, siyah ekledikçe
koyulaşır.
Renk yoğunluğu ise, parlaklık ile ilişkilidir. Yoğunluğu
fazla olan renkler parlak renklerdir. Rengi oluşturan bu üç
boyut içinde en önemlisi, rengin ton değeridir. Bir görsel
imgeyi en iyi tanımlayan unsur, içerdiği tonlardır.
TASARIM İLKELERİ
Grafik tasarımcısı renk seçiminde şu dört unsuru
dikkate almalıdır:
1- Rengin kültürel çağrışımını,
2- Hedef kitlenin renk tercihi,
3- Firma ya da ürünün karakteri,
4- Tasarımdaki yaklaşım biçimi
Bazen renk, yaratıcı
düşüncenin
temelini
oluşturabilir ve bütün tasarım renk üzerine kurulur.
Doku: Bir yüzey üzerinde tekrarlara dayalı biçimsel bir
düzen bulunuyorsa, orada bir dokunun varlığından söz
edilebilir. tasarım ve baskının vazgeçilmez malzemesi olan
kağıtlar da farklı dokularda üretilirler. Sert ve düz, sert ve
grenli, yumuşak ve grenli, mermer dokulu, ahşap dokulu
vb. tasarım yüzeyinde yer alan dokular, optik ya da fiziksel
olarak duyguları yönlendirici bir işleve sahiptir.
Biçim: Birçok çizginin bir arada bulunuşu, tek bir çizgi
içerisindeki dönüş ve kıvrımlar ile değişik tonların
oluşturduğu yüzeyler, bir tasarımda biçimi oluşturan
unsurlardır.
Ölçü: Bir grafik tasarım ürünü, farklı ölçülerdeki
unsurların bir araya gelmesiyle oluşur. Ölçüler büyüdükçe
algılama düzeyi ve etkileyicilik artar.
Yön: Bir tasarım yüzeyi üzerinde bulunan çizgisel,
tipografık ve görsel unsurların yönü önemlidir.
Örneğin bir gazete haberinde yer alan insan
fotoğrafı, ilgili habere doğru bakmalıdır. Ya da tasarım
yüzeyinde hareket eden unsurların önündeki boşluk
arkasındaki boşluktan daha fazla olmalıdır.
Bir tasarımın beş temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar:
 Denge
 Orantı ve görsel hiyerarşi
 Görsel devamlılık
 Bütünlük
 Vurgulama
Tasarım hazırlanırken denge, orantı ve görsel devamlılık bir
bütünlük içerisinde iyi bir vurgulamayla verilmelidir.
Denge: Denge unsuru gözetilmediği takdirde, ürün beklenen etkiyi
yaratamaz. Burada sözü edilen denge, tasarımı oluşturan hareketli
unsurların (fotoğrafta tipografik veriler, illüstrasyonlar vs.), belirlenen
düzlem üzerinde dengeli dağılımıdır. Bir tasarımda iki farklı denge
sistemi kullanılabilir: Simetrik ve Asimetrik denge.
Orantı ve Görsel Hiyerarşi: İki ya da daha çok sayıda görsel
unsur, tasarım yüzeyinde birleştirilirken mutlaka bir orantı
sorunu ile karşılaşılır. Tasarımcı, görsel unsurların orantısal
ilişkilerinde değişken yapılar kurmaya çalışır. Çünkü genişliğin
uzunluğa, renkli olanın renksiz olana, bir ölçünün diğerine eşit
olduğu tasarımlar, tekdüze görünürler.
Görsel hiyerarşi, tasarım içinde vurgulanmak istenen mesaja
göre görsel unsurların ölçülenmesi anlamına gelir. Kimi
tasarımlarda fotoğraf öne çıkarılırken, kimisinde tipografik
unsurlar, kimisinde renk, hatta bazılarında tasarım yüzeyindeki
beyaz boşluk öne çıkabilir.
Devamlılık: Okuyucunun gözü, tasarım yüzeyinde belli ilkeler
doğrultusunda hareket eder. Göz hareketlerinin ustaca
değerlendirildiği bir tasarım daima hedefine ulaşır.
Göz alışkanlık gereği soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru bir yön
izler. Gözün yatay hareketleri dikey hareketlerine göre daha kıvrak ve
hızlıdır. Ayrıca göz; büyükten küçüğe, koyu renkten açık renge,
renkliden renksize, alışılmamış olandan alışılmış olana doğru bir yol
izler.
Göz bir unsurdan diğerine doğru kesintisiz geçişler yapabiliyorsa,
devamlılık sağlanmış demektir. Devamlılık görsel unsurların boyutları
ve biçimleri arasında oluşturulan benzerlikler, tekrarlamalar ve görsel
hiyerarşi ile sağlanabilir.
Bütünlük: Tasarım ilkelerinden belki de en çok dikkat edilmesi
gerekeni bütünlüktür. Bir tasarımda bulunan görsel unsurlar
bütünlük oluşturacak şekilde bir araya getirildiğinde etkili olurlar.
Aynı temel biçime, dokuya, boyuta, renge ya da duyguya sahip öğeler
bir tasarımda bütünlüğü oluştururlar.
Tasarımcı bütünlük oluşturmada bazı farklı yöntemlere başvurabilir:
Bordür: Tasarım yüzeyini çevreleyen bordürler bütünlük sağlamada
kullanılabilirler. Bordürler arası ölçü, üslup gibi benzerlikler, bir
tasarımı bütünlüğe ulaştırabilirler.
Beyaz boşluk: Gerekli yerlerde beyaz boşluklar bırakılarak bir
tasarımda bütünlük sağlamak mümkündür.
Eksen: Bir grafik tasarım yüzeyinde bütünlük oluşturmada en yaygın
kullanılan yöntemlerden biri eksen kullanmaktır. Bir tasarım
yüzeyinin çatısı en az iki olmak üzere, üç ya da daha fazla yatay ve
dikey eksenden oluşur. Resimle tipografiyi aynı hizada yerleştirmek
için eksenlerden yararlanırız.
Üç nokta yöntemi: Göz, bir yüzey üzerinde yer alan üç unsuru hayali
çizgilerle birleştirerek bir üçgen oluşturmakta ve tasarımı bir bütün
olarak algılamaktadır.
Vurgulama: ön plana çıkarılması gereken unsur ile ikinci planda
kalması gereken unsurlar arasında gerçekleştirilecek bir yön, boyut,
biçim, doku, renk, ton ya da çizgi kontrastı ile gerçekleştirilebilir.
 Mümkün olduğu kadar basit ve net bir tasarım yapabilmek
için, tasarımın çözümünde üç boyuta geçerken çizgi, yön,
doku, oran- orantı ve renkten oluşan görsel öğeler kullanılır.
 Tasarım doğrultusunun, ulaşacağı kitlenin farkında olmalıdır.
Neyi hangi fiyata satabileceğini, neyi niçin satamayacağını iyi
bilmelidir. Biçim ve dekorda farklı kitleleri hedeflemelidir.
Firmanın rekabet ettiği diğer firmaların ne yaptıklarını, ne
ürettiklerini bilmelidir. İnsan ilişkileri de işin en önemli
kısmıdır.
Grafik Tasarımını Maddeler Halinde Tanımlarsak:
1)-Bir hizmeti veya bir düşünceyi yaymak, benimsetmek veya bir ürünü tanıtmak
ya da sattırmak için kullanılacak tüm kompozisyonların hazırlandığı,
2)- Kompozisyonda; metin, yazı (tipografi), resim, desen, çizgi ve fotoğraf
düzenlemelerin yapılıp renklerinin ayarlandığı,
3)- Çalışmanın baskı (CMYK) veya görüntü (RGB) olarak, ya da çeşitli basım, sunum
ve iletişim tekniklerine uygun hale getirildiği ;
4)-İletişim meslek alanı ile güzel sanatlar meslek alanı arasında çok özel bir yere ve
konuma sahip olan;
5)-Güzel sanatların temel kurallarının, tasarım-iletişim teknolojileri prensipleriyle
birleştirildiği,
6)-Mesajın kestirme ve sembolik anlatımlarla etkili ve akılda kalıcı tarzda veya iz
bırakıcı şekilde görsel anlatım biçimine dönüştürüldüğü;
7)-Daha çok reklam, tanıtım, basım-yayın ve iletişim sektörünün içindeki mecra ve
medyalarda faaliyet gösteren
8)-Sanayi, endüstri, ticaret, turizm, eğitim, sağlık ve kültür sektörlerine hizmet
eden,her sektörün ihtiyaç duyduğu sanat'tır.
Tipografik İletişim
Tipografi; harf, sözcük ve satırlarla ve boşluklama için gereksinen diğer öğelerle
belirlenmiş bir sayfa üzerinde yapılan görsel ve işlevsel düzenlemelerdir.
Yazı Tipleri
Yazı tipiyle ilgili iki konuda hassas olmak gerekir:
Okunurluk ve açıklık
Okunurluk, yazının ne kadar kolay okunduğu ile ilgilidir. Seçilen yazı tipi, metni hızlı ve kolay
okutmalıdır. Özellikle uzun soluklu metinler açısından önemli bir faktördür,
Açıklık, ayrı ayrı harflerin ne kadar kolay belli olduğunu ifade eder. Başlıklar ve ana başlıklar
açısından önemlidir.
Tasarlanmış binlerce yazı tipi olmakla birlikte, bunları dört ana
grupta toplayabiliriz: Serif, sans şerif, script, decoratif
• Serif yazı tiplerinde, her harfin bitiş noktalarında küçük yatay
çizgiler vardır. Bu çizgiler her harfin şeklini ayrı tutar ve harfler
arası geçişi kolaylaştırır. Dikey çizgileri yatay çizgilerinden daha
kalındır. İnce ya da kalın, eşit kalınlıkta, incelen şekilde veya
yuvarlak olabilirler. Bu yazı tipleri uzun metinlerin yer alacağı
tasarımlarda, genel metinler için sıkça tercih edilirler.
Okunurluğu en iyi yazı tipleri, şerif yazı tipleridir.
• Sans şerif yazı tipleri daha basittir. Şerif yazı tiplerindeki bitiş
çizgileri yoktur. Genellikle eşit ağırlıklı çizgilerden oluşurlar.
Başlıklarda tercih edilirler. Açıklığı en iyi olan sans şerif
karakterler, uzaktan iyi seçilirler. Arial, Helvetica, Univers… sans
şerif yazı tipinin tipik örnekleridir.
• Script yazı tipleri, el yazısına benzerler. Resmiyetten uzak,
samimi bir hava yaratırlar. Dizgide bazı harfler birleşirken,
bazıları birbirlerine dokunmazlar. Davetiye gibi az yazı gerektiren
samimi yazışmalarda kullanılırlar.
• Dekoratif yazı tipleri, özel imajlar için tasarlanmışlardır. Genelde
metinlerde değil, başlıklarda, afiş vb. sanatsal çalışmalarda
tercih edilirler.
Yazı Stili
• Bir yazı tipinde farklı yerlere vurgu yapmak için kullanılan
değişikliklerdir. Normal, kalın, italik, koyu, kalın italik, altı çizili,
gölgeli vb. yazı stilleri vardır.
• Kalın Yazı Tipinin fazla kullanımı harf başına düşen boşluğu
azaltacağından okuyucunun gözlerini yorabilir. Kalın yazıtipi ana
başlıklarda, başlıklarda, alt başlıklarda kullanılmalıdır.
• İtalik yazıtipi, el yazısına benzetilmek için tekrar tasarlanıp
eğilmiştir. İnceliği ve açısı yüzünden okunaklığı azdır.
• Eğik yazıtipi, normal yazının bilgisayar tarafından hafif eğilmiş
türüdür. İtalik olana göre daha iyi okunur.
Yazının Ağırlığı
• Çoğu yazı tipi normal ve kalından daha çok alternatif sunarlar.
Mesela sans serif yazıların büyük bir kısmını hafif ve ağır yazı
seçeneklerini içerirler. Bunlar genel metin yazısında kullanılmaya
elverişli olmamakla birlikte; başlıkları renklendirir, hareket
katarlar. Light, regular, bold, black, ultra black gibi seçenekler
mevcuttur.
Yazı Kalınlığı
• Yoğunlaştırılmış yazı karakterleri çok yer harcamadan başlıkların
etkisini arttırmaya yarar. Yoğunlaştırılmış; sıkıştırılmış ya da
bozulmuş demek değildir. Bunlar daha çok etki için yeniden
tasarlanmışlardır. Her karakterin içindeki boşluğun artması için xyükseklikleri arttırılmıştır. Bu da yazıya açıklık sağlar.
Harf, Satır ve Paragraf Arası Boşlukları
• Deneyimli ve deneyimsiz ya da özenli veya özensiz tasarımcılar arasındaki en
önemli fark, harf, satır ve paragraf arası boşluklarına verdikleri önemden belli
olur.
• Harf arası boşlukları hem okunurluğu hem de açıklığı etkiler. Hem metinde,
hem de başlıklarda harf arası boşluklarını ayarlayarak büyük farklılıklar
yaratılabilir.
• Harf, satır ve paragraf arası boşlukları hesaplarken iki kavramı unutmamak
gerekir: İzleme ve ayarlama
• İzleme, bütün dokümandaki harf arası boşluklarının aynı olması demektir.
• Ayarlama is, belirli çift karakterler arasındaki boşlukları daha yüksek oranda
ayarlamayı gerektirir.
Amblem
Yakın bir geçmişe kadar da "marka" terimi kullanılmış, amblemin
güncelleşmesiyle (Almancada "Signet", İngilizcede Signs",
Fransızcada "Embleme" olarak kullanılır.) bu tür işaretlerin tümü,
"amblem" olarak nitelendirilmeye başlanmıştır.
Amblem, çizgi ve resimle yapılan işaretlerdir ya da daha geniş
tanımıyla "Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran,
sözcük özelliği göstermeyen; soyut ya da nesnel görüntülerle ya da
harflerle oluşturulan simgelerdir".
Örneğin bazı kuruluşların markaları (Pirelli, Braun vb.) logo olarak
tanındığı için amblemle karıştırılmaktadır.
Oysa markalarla amblemler arasında işlevsel bir ayrım vardır:
Markalar firmaların adları, amblemler ise, o markanın sembol
işaretleridir.
Çeşitli harfler, biçimler, motifler ve sembollerden oluşan bir marka,
bir üretim malı ile ilişkili olarak o ürünün üzerinde kullanılır.
Amblem Türleri
Ticari markalar olarak kullanılan amblem ve markalar, biçimlerine,
işle ve ve amaçlarına göre sınıflandırılabilir, terminolojisi çok kesin
olmamakla birlikte genellikle sembolleri piktoryal (resimsel) ya da
soyut kurgu, birbirine geçmiş ya da birbirine bağlı harfler
(monogramlar) olarak da ayırabiliriz.
Formlarını harflerden alan amblemler:
 Bu tipografik amblemler sadece bir harften oluşmaktaysalar, o
harf alışılmışın dışında bir form olmak zorundadır. Kullanılan
alfabelerdeki harflerden ayrılması ve akılda kalıcılığı bu özelliğe
bağlıdır. Tasarımcı burada yeni bir harf formu arayacaktır. Birden
fazla harften oluşan amblemlerde ise en önemli özellik, harflerin
birbirleriyle strüktür ve form açısından dengeli kullanımları ve
alışılmışın dışında olmalarıdır.
Firma hakkında bir imaj veren biçimlerden oluşan amblemler:
•Bazı amblemler biçimleriyle firma hakkında bilgi taşırlar. Bu tür
amblemlerde sembolik motiflerden faydalanılır. Dokuma mekiğinin
tekstili, kitabın yayınevini, güvercinin barışı simgelemesi gibi...
ayrıca firma adı özel bir şekilden oluşmakta ise, bu tip amblemlerde
sembole yönelik dizaynlar yapılmaktadır. Pelikan, üç balık, aslanlı
başak, karaca gibi...
Harf ve firma hakkında imaj veren (harf ve resimsel biçimlerin bir
arada kullanıldığı) amblemler:
 Formlarım harflerden alan ve firma hakkında imaj veren
biçimlerden oluşan amblemlerin kombinasyonlarıdır. Bu tür
amblemler, firma hakkında bir imaj verirken firma adının baş
harfi ile de diğer firmalardan ayrılmasını kolaylaştırır ve akılda
kalma yüzdesini artırır.
Firma hakkında yeni bir imaj veren (soyut veya somut)
amblemler:
 Harflerle yapılan amblemler, genelde bir karmaşa doğurmaktadır.
Yapılan dizaynın orijinalliği amblemin yaşama süresini etkiler.
 Günümüzde harflerle yapılan amblemlerin çokluğu, akılda
kalıcılık oranı büyük ölçüde düşürmüştür. Bu nedenle yeni bir
imaj veren amblemler aranmaktadır.
Logo (Logotype)
•Logo, bir ürünün, firmanın ya da hizmetin isminin, harf ve resimsel
öğeler kullanılarak sembolleştirilmesidir.
• Amblemden farklı olarak ayırt edici özellikler yanında firmanın
ismini de yansıtır.
•Logo yaratmak için kullanılan fontlar yeni tasarlandığı gibi mevcut
fontlarda olabilirler.
•Logo yaratmak için belli başlı bazı kurallar işin uzmanları
tarafından şöyle sıralanırlar.
•Sade, kolay anlaşılır, hatırlanması kolay, mümkün olduğunca az
sayıda renkten oluşmalıdır.
•Her çeşit baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir olmalı,
•Çok küçük ölçülerde ayrıntılar kaybolmamalı,
•Çok büyük ölçülerde dağınık görünmemelidir.
•Her türlü ölçüde ve yüzeyde okunabilir olmalıdır.
•Özgün olmalıdır.
•Başka firma ya da ürünlere ait logolar ile karışıklığa sebep
vermemeli, hatta çağrıştırmamalıdır.
•Logo tasarımcıyı değil ürün ya da firmayı yansıtmalıdır.
•İlgili kuruluşun ya da ürünün özelliklerini yansıtmalıdır.
• Seçilen ya da tasarlanan font şirketin içeriğine uygun olmalıdır.
• Ayrıca kurumun kendisini nasıl tanımladığı ve kurumu yansıtan
kavramların neler olduğunu bilmek logonun tasarım aşamasında
önemli unsurlardır.
•Logo sadeliğinin yanısıra gerek rengi gerek şekli itibariyle farklı
koşullarda görüldüğü zaman bile akılda kalıcı olmalıdır.
•Farklı bir ülkeye ait ürün ya da firma için logo tasarlanacağı zaman
o ülkenin renklere yüklediği anlamlar ve kültürleri hakkında bilgi
sahibi olunmalıdır.
Logo (Logotype) Çeşitleri
San Şerif Stili Logolar:
Bu sitilde hazırlanan logolarda amaç basit ama güçlü bir ifade
sağlamaktır. Derli toplu, zarif, keskin hatlı ve güç dolu bir
görünüşleri vardır. Bu sitil logolar genelde modern tasarımcıyı
yansıtır.
Tek Karakterden Oluşan Logolar:
Çoğu yerde logonun tanımı yapılırken en az iki karakter olmasından
bahsedilir ama işin aslı tek karakterden de logo olabileceğidir. Tek
tipografik karakterden oluşan logolar güçlü, modern karaktere
sahip fikirler ve işaretleri temsil eder. Dünya da çok güzel
örneklerini bulmak mümkün.
Çok Karakterden Oluşan Logolar:
Birden fazla tipografik karakterden oluşan bu logoların en sık
kullanım şekli 2 karakterden oluşanıdır. Çok klasik bir kullanım şekli
olmasına rağmen bazen basit ya da son derece karışık sonuçlara
ulaşmak mümkün olabiliyor.
Kombinasyon Tipi Logolar:
Kombinasyon tipi logolar genelde iki ya da daha fazla farklı
etkileşimli logo tipinin kullanılmasından oluşurlar. Harflerin
parçaları, gölgeler, deforme edilmiş karakterler, el çizimlerinin
bilgisayarda bir araya getirilip manipule edilmesinden oluşurlar.
Ortaya çıkan logolar genelde enerji doludurlar.
Geleneksel Olmayan Logolar:
Bu tip logolar genelde bildik karakterlerden yararlanarak alışılmışın
dışında logolardır. Büyük harf kullanımı, tekrardan kaçınma yeni
güçlü bir tarzı oluşturur. Sanki eski tarz ile yeni tarzın bütünü gibidir.
Başka bir deyişle geçmişi kullanarak geleceği tasarlamak da
denilebilir.
Yeni Tipografik Formlar:
Bilgisayarların logo tasarımında kullanılması ve yeni fontların da
hızla gelişiminden sonra tasarımcılara birçok imkan sağlanmış oldu.
Yaratmak, bozmak, bükmek, deforme etmek, eğmek gibi sonsuz
seçenek tasarımcıların elinde olunca ortaya da mevcut fontların
üzerinde oynanarak elde edilen yeni logo formlarıdır.
Kaligrafik Logolar:
El yazısı, el çizimi ve süslü çizgiler kullanarak yaratılan logolar. Klasik
bir yöntem olarak görünmesine rağmen çok modern ve etkileyici
sonuçlar doğurabilen bu yönteme ait şu örneklere göz atmak
yeterli olacaktır
Rebus - Karmaşık Formdaki Logolar:
Kelimeler, objeler ve sembollerin biraraya gelmesinden oluşan
karmaşık yapıdaki logolar genelde anlaşılması güç logolardır.
Numaralardan Oluşan Logolar:
Sadece rakamlardan ya da hem rakamlarda hem de harflerden
oluşan logolardır. Bu numaralar farklı formlarda kullanılabileceği
gibi genelde ölçü, mesafe, uzaklık gibi rakamsal değerleri olan
anlatımlar için de kullanılabilir.
Katmanlı, Gölgeli, Merkezi Olmayan Logolar:
Farklı formlar yaratmak isteyenlerin tercih ettiği belli bir merkezi
bulunmayan, biraz sıra dışı, katmanların (arka plan kullanımı),
gölgelemelerin kullanıldığı logolar. Bu şekilde hem derinlik hem de
algı farklılığı sağlanan, taze ve hareketli logo yaratmak isteyenlerin
logo tipi...
Çatlak, Kırılgan ve Agresif Logolar:
Tipografik karakterlerin ya da kullanılan sembollerin deforme
edilerek, kırılarak, çizilerek, bükülerek oluşturulduğu logo tipi.
Anlatılmak istenene, bu tür hareketler vererek farklılık yaratmak
isteyenlerin kullandığı bu logo tipine çok farklı sektörlerde
rastlamak mümkün..
Afiş
• Bilgilendirme, bilinçlendirme, duyurma, satış artırma vb.
amaçlarla hazırlanıp, daha çok kitlesel iletişim aracı olarak
değerlendirilen afişler, sanatsal kaygıların en yoğun olduğu grafik
ürünlerdir.
• Afiş tasarımında en önemli özellik, fark ediciliktir.
• Afişte yer alacak sözel unsurları azaltın. Sloganlar en çok 5-6
sözcükten oluşsun. Tabii ki ideali 3-4 sözcük. 10 kelimenin
üzerindeki sözel mesajlarda okunurluk azalır.
•
Gerekmedikçe, süslü ve dekoratif karakterler yerine, okunaklı
yazı karakterlerini tercih edin. Bold karakterlerin uzaktan daha
iyi algılandığını unutmayın.
• Varsa fotoğraf veya illüstrasyonu afiş üzerinde olabildiğince
büyük kullanın. İmgeler ile sözel unsurlar arasındaki dengeyi
gözetin.
•
Renk tercihlerinde parlak ve canlı renkleri düşünün; bunlar
arasında güçlü kontrastlar oluşturmaya çalışın.
Afişte Olması gerekenler;
•
Afiş dikkat çekmelidir.
• İzleyiciyi bilgilendirmeli ve / veya istek uyandırmalıdır.
• Harekete geçirici ve eyleme itici olmalıdır.
• Hedef kitleye göre düzenlenmeli, anlaşılır bir dil bütünlüğüne
sahip olmalıdır.
Afişte Olması gerekmeyenler;
• Afiş, izleyicinin dünya görüşünü değiştirmek zorunda değildir.
• Güzel ya da dekoratif olmak zorunda değildir.
• Afişi tasarlayanın bakış açısını değiştirmek zorunda değildir.
• Mesaj iletme işlevinin dışında, sanatsal bir değere sahip olmak
zorunda değildir.
Görsel Kimlik
Bir kuruluşun “Görsel Stil’i (Görsel Kimliği), kuruluşun kimliğinde
kendisini göstermek için kullandığı isimler, logolar, şekiller, renkler
ve dizaynlar, bayraklar, aynen toplumumuzdaki bayramlar ve diğer
değişik toplumsal semboller gibi, aynı amaca hizmet ederek,
insanlar üzerinde bir “aitlik hissi” oluşturmaktadır.
Bunlar, kolektif duyuları harekete geçirmekte, onları görünür,
hissedilir bir hale getirmekte, ayrıca bunlar var olan kalite
standartlarının garantisi olarak da müşterilerin ve diğer hedef
kitlelerin o markaya olan bağımlılıklarına katkıda bulunmaktadır.
Piksel (Pixel)
Monitör ekranında gözle görünen en küçük nokta olarak
adlandırılmaktadır. İngilizce'de resim parçası anlamına gelen
"picture element" birleşik kelimesinden çıkarılmıştır. Pixel, picture
(resim) sözcüğünün kısaltması olan “pix” ve element (parça)
sözcüğünün ilk iki harfiden “el” oluşmaktadır.
Günümüz dijital görüntülerinin hemen hemen hepsinin temelinde
kare şeklinde, görüntünün parçalanamaz birimi olan piksel
yatmaktadır.
Bu pikseller yan yana geldikçe ana görüntü oluşmaktadır. Görüntü
boyutu bilgisayar için piksel olarak hesaplanır. Kesme, yapıştırma,
montaj gibi işlemlerde bilgisayar, görüntünün piksel olarak değerini
dikkate almaktadır.
Eninde 2, boyunda 3 piksel olan bir görüntüde toplam 2*3=6 piksel
vardır. En ve boy oranları arttıkça piksel sayısı ve dosya boyutu
kenarların çarpanı kadar artmaktadır. Piksellerin kendi başlarına
bağımsız enleri ve boyları yoktur. Örneğin 2*3 piksel boyutundaki
bir görüntü 2*3 cm olarak basılabiliyorken, 2*3 metre veya 2*3 mm
olarak da basılabilir.
Derinlik
Piksellerin kendilerine ait renkleri vardır.
Bu renkler kırmızı, yeşil ve maviden türetilir. Renk derinliği ise bu
renklerin miktarını belirler. Renk derinliği ne kadar artarsa her
pikselin alabileceği renk sayısı artar, renkler gerçeğe daha yakın
olur.
Renk derinliği bit cinsinden belirtilir. Her bit 1 ve 0 olarak iki değer
alabilir. Örneğin, 8 bit kullanıldığında bu bitlerden
28=2*2*2*2*2*2*2*2=256 kombinasyon üretilir ve her piksel için
bu kombinasyon kullanılabilir.
True Color
True Colour(32Bit): İnsan gözünü aldatıp ekrandaki görüntüyü
gerçek gibi göstermek için kullanılan üç rengin de (kırmızı, yeşil ve
mavi) 256`şar tonu gereklidir, bu da renk başına 8 bitten 24 bit
yapar.
Bu moda “True Color” (gerçek renk) adı verilir. Fakat çoğu güncel
ekran kartı görüntü belleğini kullanma yöntemleri yüzünden
pikselleri bu modda göstermek için 32 bite ihtiyaç duyarlar.
Aradaki 8 bitlik farkı alpha kanalı (piksellerin saydamlık bilgisini
tutar) için kullanırlar.
Çözünürlük
Görüntü Çözünürlüğü: Çözünürlük, uzunluk biriminde birbirinden
ayırt edilebilen nokta sayısıdır.
Çözünürlük hesaplanmasında kullanılan değerler PPC (pixel per
centimeter-bir santimetre alandaki piksel sayısı) ve PPI (pixel per
inch- bir inç alandaki piksel sayısı) 'dir.
Bir inç, 2.54cm’dir. Örneğin 1 cm başına 2 piksel düşüyorsa görüntü
çözünürlüğü 2 PPC’dir. Aynı görüntü için çözünürlük düşürülürse,
görüntü kalitesi belirgin şekilde düşer.
Aynı Görüntü Solda Çözünürlük 200x222 Piksel, Sağda 25x28 Piksel.
Monitör Çözünürlüğü:
Monitörler 9”, 14”, 15”, 17”, 19”, 21” ve 25” lik boyutlarda
olabilirler. Monitörün çözünürlüğü, piksel boyutları olarak
tanımlanır. Örneğin, monitör çözünürlüğü ve fotoğrafın piksel
boyutları aynıysa, %100 olarak görüntülendiğinde fotoğraf ekranı
doldurur.
Görüntünün ekranda ne kadar büyük görüntüleneceği, görüntünün
piksel boyutları, monitör boyutu ve monitörün çözünürlük ayarı
gibi faktörlerin birleşimine göre değişir.
Monitörlerde pikseller arası mesafe ne kadar az ise görüntü o kadar
net olur.
Grafik ve Resim Dosyaları
Bitmap grafik nedir ?
Bitmap grafik, ilgili görüntüyü oluşturan ve her biri renk bilgisi
içeren piksel veya noktaların yan yana ve alt alta dizilmesiyle oluşan
grafik türüdür. Piksel ise bir bitmap görüntüyü oluşturan en küçük
noktadır. Bitmap görüntü büyütüldüğünde piksellerden oluştuğu
görülür ve görüntü kalitesinde kayıp yaşanır.
Bitmap grafikler hangi programlarla oluşturulabilir ?
Bitmap grafikleri oluşturmak için en bilindik ve en popüler olan
program Adobe Photoshop‘tur. Adobe Photoshop’a alternatif
olarak ücretli olan Corel PaintShop Pro ya da açık kaynaklı ve
ücretsiz bir program olan GimpShop tercih edilebilir. Bitmap
grafiklerde en çok kullanılan uzantılar JPG, PNG, GIF ve BMP’dir.
Bitmap grafiklerin avantajları
•Bitmap grafikler milyonlarca renk değişimine sahip olabilir.
•Bitmap grafiklerde piksellerin her birine müdahale edebilirsiniz.
Bu sayede fotoğrafçılar veya sayısal sanatçılar fotoğraflarda rötuş
ve manipüle işlemleri yapılabilmektedir.
Bitmap grafiklerin dezavantajları
•Bitmap grafiğin sahip olduğu çözünürlükten daha yükseğe
getirildiğinde keskinliğini yitirir ve görüntüde bozukluk meydana
gelir. Aynı zamanda sahip olduğu çözünürlükten daha aşağı hale
getirildiğinde de pikseller kaldırıldığı için orijinal görüntüsünü
kaybeder.
•Bitmap grafikler özel dosya biçimlerini saymazsak (Photoshop gibi
programların kullandığı .psd dosya türü gibi) katman bilgileri
içermezler. Bu yüzden düzenlenmesi vektör grafiklere nazaran
zordur.
•Bitmap grafikler vektör grafiklere nazaran bilgisayarda dosya
boyutu olarak daha fazla yer kaplar.
Vektör grafik nedir?
Vektör grafikler çözünürlükten bağımsız, her bir nesnenin
matematiksel ifadelerle oluşturulduğu ve en önemlisi detay
kaybetmeden herhangi bir boyuta yeniden ölçeklendirilebilen
grafik türüdür. Vektörel nesne büyütüldüğünde herhangi bir
bozulma gerçekleşmemektedir.
Vektör grafikler hangi programlarla oluşturulabilir?
Vektör grafik üretmek için yapılan birçok program mevcuttur.
Bunlardan ilk akla gelen Adobe Illustrator ve Adobe Fireworks
programlarıdır. Adobe Illustrator’un dosya uzantısı .ai’dir. Fireworks
ise .png dosya uzantısını kullanır. Öte yandan ülkemizde özellikle
baskı alanında Corel Draw programı kullanılmaktır. Corel Draw’ın
dosya uzantısı .cdr’dir. Bunların dışında çok popüler olmasa da
Adobe Freehand ve ücretsiz olan Inkscape programları da
kullanılmaktadır.
Vektör grafiklerin avantajları
•Vektör grafikler farklı boyutlar ve farklı renklerde üretilmesi gereken
çalışmalarda kullanmak için idealdir. Örneğin vektörel bir çizim çalışması
büyük bir ilan tahtası için büyütülüp kullanılabilir. Aynı zamanda istenilen
derecede küçültülüp kalite kaybı olmaksızın bir kartvizit üzerine de
basılabilir. Görsel detaylar her iki durumda da kayba uğramaz.
•Vektör grafikler gerektiğinde bitmap haline kolaylıkla getirilebilir.
•Vektör grafikler istenildiğinde yeniden renklendirilebilir, nesneler
yeniden şekillendirilebilir.
•Dosya boyutu olarak daha az yer kaplarlar.
Vektör grafiklerin dezavantajları
•Vektörel grafik çalışmalarında görsel olarak fotoğraf kalitesinde
üretim yapılamaz.
•Vektörel grafik çalışmaları Bitmap dosyasına dönüştürülmeden
web üzerinde kullanılamaz (.svg uzantılı dosyalar hariç).
Sıkıştırma Yöntemleri:
Bilgisayarda görüntü sıkıştırma yöntemleri kayıplı ve kayıpsız olmak
üzere ikiye ayrılır. Sıkıştırma işleminden sonra dosya boyutunda
önemli ölçüde küçülme sağlanır. Kayıpsız yönteme LZW ve Wave
Table türü dosyalar, kayıplı sıkıştırmaya ise JPEG dosyaları örnek
olarak verilebilir. Kayıplı sıkıştırma da dosya veri kaybına uğrayıp
bozulabilir.
FOTOĞRAF ve RENK
Fotoğraflar
sadece
ışık
çizgilerinin
oluşturduğu
görüntülerden oluşmuş değildir. Aynı zamanda da renklerin
oluşturduğu anlamlı görüntülerdir. Siyah beyaz veya çok renkli
olarak sunulmaları, sunucu kadar izleyici yönünden de anlam
farklılıkları yaratmaktadır.
Fotoğrafın bir anlatım dili olduğu ve bir iletişim aracı olduğu
gerçeğinden yola çıkarak her türlü iletişimde karşılaşılan iletişim
zorlukları fotoğrafta da görülmektedir. Renklerin algılanmasındaki
kültürel farklılıklar nedeniyle, fotoğrafçının (siyah beyaz, çok renkli
veya renklere müdahale) rengi kullanma yeri ve biçimine göre ileti
her alıcı tarafından aynı şekilde algılanmayacaktır.
Fotoğraf ilk olarak siyah beyaz, gri tonlarıyla ortaya çıkmıştır.
Ancak insanların renkle tanışmalarının ve kullanmalarının tarihi
fotoğrafın bulunuşundan çok öncedir. İlk insanlara ait mağara
duvarlarındaki basit çizimleri önemsemezsek, ressamların tabloları,
dinsel amaçlı yapıların duvar süslemeleri binlerce yıldır renklerle
bezelidir.
Işıkla yazı yazma ya da ışık yardımıyla resim yapma yöntemi
olan fotoğrafik ilk görüntü 1822 yılında Fransız buluşçu Joseph
Nicephore Niepce tarafından gerçekleştirilmiştir. Fotoğrafçılık,
ulaşım ve teknolojilerdeki gelişme ve değişmelerle birlikte kısa
sürede geniş katılımcı kitlesine ulaşmıştır. Gelişim süreci içinde de
fotoğrafla uğraşan sanatçılar ve tüccarlar olarak sınıflara ayrılmıştır.
Renkli fotoğraf tekniği, İngiliz Thomas Young’ın kuramına
dayanmaktadır; 1802’de temel aldığı üç rengin, kırmızı, yeşil ve
mavinin, gözün tüm renkleri üretmesi için yeterli olduğu varsayımını
ileri sürmüştür. Daha sonraları (1859), Grassmann yasaları bu
konuya şu açıklamaları getirmiştir: “Uygun üç ışınım belli oranlarda
toplanarak birbirine karıştırıldığında her türlü renkli izlenim elde
edilebilir.” Bu karışım, göz retinası üzerinde oluşan karışımdır; çeşitli
ışık demetlerinin etkisi birbirine eklenir: dolayısıyla bu etkiye
eklemeli etki denir.
Bir başka araştırmacı, İngiliz bilim adamı James Clark
Maxwell 1861’de, Londra’da yapılan bir konferans sırasında kırmızı,
yeşil, mavi filtrelerle çekilmiş üç adet siyah-beyaz diapozitifi üst üste
gelecek şekilde perdeye yansıttı. Böylece renkli görüntü elde
ediliyordu. Günümüzde kullanılan bütün renkli prosesleri, söz
konusu deneyden türemiştir.
Renkler ve Kültür
Benzer eğitim ve kültür düzeyindeki insanların renklere
aynı anlamlar verdikleri, kültür farklılıkların çok aşırı olduğu
toplumlar arasında ise aynı renklerin farklı anlamlar taşıdıkları
görülmüştür. Örneğin uzak doğu’da beyaz renk, batıda ise siyah
renk hüznün, yassın rengidir. Çin’de ise bir gelin adayı yeni hayatı
ve mutlu geleceği temsil etmek için kırmızı bir elbise giyer.
Renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin anlaşılması
ile birlikte, gerek üreticiler gerekse tüketiciler renkleri kullanarak
çeşitli ilgi çekme yöntemlerini geliştirdiler.
ERGONOMİK TASARIMDA RENK
Ergonomi, insanların anatomik, antropometrik özelliklerini, psikolojik ve
fiziksel kapasitelerini ve toleranslarını göz önüne alarak, endüstriyel iş
ortamındaki tüm faktörlerin etkisi ile olabilecek organik ve psiko- sosyal stresler
karşısında, sistem verimliliği ve insan-makine-çevre uyumunun temel yasalarını
ortaya koymaya çalışan disiplinlinler arası bir araştırma geliştirme alanıdır. “İnsan
faktörleri mühendisliği” olarak da bilinen ergonomi, insan ile kullandığı donanım
ve çalışma ortamı arasındaki ilişkileri inceleyerek uygulama alanına aktarır
Ergonominin uğraş alanları aşağıdaki gibidir:
1. İnsan özellikleri (duyusal, fiziksel) ve kapasite sınırları
2. Çalışma koşullan (duruş ve hareketler, yorgunluk, gerilim, monotonluk, iş
güvenliği, kazalar, motivasyon, vardiya çalışması, çalışma süreleri, otorite, yetki,
sorumluluk, grup davranışı, ücret yapısı)
3. İnsan makine ilişkisi (Gösterge-kontrol düzeni, Boyut sorunları, Mekanik
sorunlar)
4. Çevresel koşullar (aydınlatma, gürültü, titreşim, sıcaklık, nem, hava akımı,
toksin maddeler, buharlar, gazlar, radyasyon, düzen ve temizlik, renk ve manzara)
Renk ve rengin özellikleri
Işığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak gözümüzde bıraktığı etkiye
renk denir. İnsanlarda renk duygusunun oluşması için bir cisimden yansıyan
ışığın yanı sıra, gelen ışık karşısında normal çalışan bir göz ve beyinde
kusursuz bir görme merkezi gerekir. Bu bağlamda renk şu üç sistemde
incelenir:
• Psikolojik sistemde renk: Beynimizde uyanan bir duyumdur.
• Fizyolojik sistemde renk: Çeşitli ışık cinslerinin göz retinası üstündeki
sinirler vasıtasıyla oluşturduğu fizyolojik olaylardır.
• Fiziksel sistemde renk: Işığın hangi dalga uzunluklarını hangi oranda
bulundurduğuna dair, ölçülerle rakamlarla ifade edilebilen değerleridir. Göz
bu dalga titreşimlerini renk sinirleri vasıtasıyla beyne gönderir ve renk
görülür. Kısaca, ışığın göze gelmesi fiziksel, bu ışınlar karşısında gözde
meydana gelen işlemler fizyolojik, ışınların gözde algılanması olayı
psikolojik olaydır.
Rengin psikolojik etkileri
Psikolojik etkilerine göre renkler sıcak ve soğuk olarak sınıflandırılır. Sıcak
renkler, dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncudan oluşur. Dalga boyu daha
düşük olan soğuk renkler ise mavi, mor ve yeşildir. Sıcak renkler daha çabuk
algılanabildikleri ve görsel düzen içinde görünebilir olduğu için bize yakın olma hissi
uyandırır. Soğuk renklerin ise geriye çekilme etkisi vardır, uzaklık hissi doğurur.
Sıcak renkler, izleyeni uyarır ve neşelendirir. Fiziksel gücü, enerjiyi,
dinamizmi arttırır, metabolizmayı hızlandırır; fazlası ise heyecan, yorgunluk, şiddet,
saldırganlık ve konsantrasyon güçlüğü yaratabilir. Örneğin, Amerikan otomobil
kuruluşu, kırmızı renkli otomobil kullananların diğer renklerde araç kullananlara göre
daha fazla kaza yaptıklarını belirlemiştir. Ayrıca, trafik işaretlerinde örnek teşkil ettiği
gibi, tehlike ve yasakların belirtilmesinde kırmızının, dikkat, uyarı amaçlı olarak sarı
rengin kullanıldığı görülür. Turuncunun dışa dönüklük, girişimcilik, sosyallik sağladığı,
şeffaflık, hafiflik, serbestlik duygusu uyandırdığı da ortaya konmaktadır. Sıcak renkli
cisim ve mekanların daha yakında ve büyük göründükleri bilinir. Örneğin büyük
mekanların küçük görünmesi istendiğinde sıcak renkler kullanılması uygun olduğu
gibi, küçük mekanların da soğuk renklerle boyanarak daha büyük algılanması
sağlanabilir.
Soğuk renkler yatıştırıcı ve dinlendiricidir; güven, huzur, üretkenlik,
sorumluluk, düzen, ferahlık, barış, özgürlük gibi duyguları çağrıştırır. Düzeni ve
rahatlık duygusunu çağrıştırması nedeniyle resmi giysiler ve üniformalarda
mavinin tercih edilmesi, hastane odalarında, ameliyat giysilerinde parlamayı
önlemesinin yanında, negatif enerjiyi alması, güven ve huzur telkin etmesi
nedeniyle yeşilin kullanılması birer örnektir. Soğuk renkler aşırı dozda
kullanıldıklarında ise kasvetli, hatta moral bozucu, bir etki yaratabilirler;
tembellik, ağırkanlılık, hayalperestlik, duygusallık uyandırabilirler. Işığın
tamamen yutulduğu ya da yansıtıldığı birer renksizlik durumu olan siyah ve
beyazın ise meydana getirdiği bazı psikolojik çağrışımlar söz konusudur. Siyah,
güç, tutku, otorite, ciddiyet, resmiyeti temsil ederken; beyazın temizlik, saflık,
istikrar, teslimiyet gibi çağrışımları söz konusudur. Gelinlik ve hemşire giysilerinin
beyaz olması bu masumiyet, arılık ve hijyen duygusuna dayanır.
Renklerin insanlar üzerindeki etkileri insan - çevre etkileşimi
bağlamında tasarım bilgisi içinde yer almakta, mimarlık, ürün tasarımı, grafik
tasarımı, web tasarımı gibi farklı tasarım alanlarındaki uygulamalarda bir
ergonomik veri olarak değerlendirilmektedir.
Grafik tasarım uygulamalarında renk öğesi bir tasarım elemanı olarak
büyük önem taşır. Renk ve ton değerleri sayesinde biçimleri, tipografiyi, önplanı
görünür kılmak veya arka plana itmek, görsel hiyerarşiyi organize etmek mümkün
olur. Web tasarımında içerikle de bağlantılı olarak uygulanan renk seçimi, izleyiciyi
psikolojik yönden hazırlamakta, algılamayı kolaylaştırmakta ve kolayca
yönlendirmekte önemli bir etkendir.
Renkler, ürün, marka, logo, ambalaj, reklam gibi pazarlama iletişiminin
öğeleri açısından da önemlidir. Reklam uygulamalarında ürünün fark edilme ve
tanınmasını sağlamak; okunaklılığın arttırılması, ürüne kişilik kazandırmak ve
tanınmışlığını sağlamak, ikna gücünü arttırmak gibi noktalarda renkten yararlanılır.
Örneğin temizlik amaçlı ürünlerin ya da diyet besinlerin mavi, yeşil tonlarında
ambalajlarda sunulması, hamburger, kola gibi çokça tüketilen ürünlerin kırmızıyı
tercih etmesi, banka logolarında güveni telkin etmesi nedeniyle yeşilin kullanılması
tüketicinin algısal örgütlemelerine yardımcı olmak üzere kullanılan renk tercihleridir.
Renklerin bireyin çeşitli psikolojik dürtü, güdü ve ihtiyaçları üzerinde de etkili olduğu
saptanmıştır. Açlık duygusu üzerinde turuncu, açık sarı, kırmızı, açık kahve renginin
etkili olduğu, yeşil, mavi ve turkuazın susuzluk etkisi uyandırdığı, mavi ve beyazın
temizlik ve sağlık duygusunu etkilediği, pastel tonların annelik ve şefkat duygusunu
çağrıştırdığı, mavi ve yeşilin sessizlik duygusunu arttırdığı saptanmıştır
Sonuç Değerlendirme
Renk, insanın fiziksel, zihinsel ve psikolojik özellikleri bağlamında
önemli bir uyaran olarak , insan – nesne - çevre uyumuna katkı sağlamaktadır.
Renk, algılama ve yarattığı psikolojik etkiler açısından, ürün tasarımı,
mimarlık, grafik tasarım, makinelere ait gösterge ve kontroller, yazılım
ergonomisi gibi farklı tasarım alanları kapsamında ele alınmış ve disiplinler
arası bir araştırma zemini hazırlanmıştır.
Rengin, ergonomik bir faktör olarak dikkat, uyarı, motivasyon,
verimlilik, iletişim, yaratıcılık gibi noktalardaki rolüyle, kazaların önlenmesi,
konfor ve hijyen duygusunun yaratılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi,
sosyal iletişim ortamlarının oluşturulmasına katkıları vurgulanmıştır.

similar documents