İLKÇAĞ

Report
1. İLKÇAĞ
Eski
çağların bilinen tarihi Mısır, Yunan,
Çin, Orta ve Yakın Asya ve Roma gibi
devletlerin belirgin özelliği mutlak
hükümdarlıkla yönetilmeleridir.
İktisadi ve mali ilişkilerin temelinde dini
esaslar yer alır.
Devlet kişiler karşısında üstün ve hakimdir.
Kudretini tanrılardan aldığı için de ilahi
güce sahiptir.







Belli bir ihtisaslaşma var.
İç ve dış ticaret gelişmiş.
Deniz olmayan yerlerde kervanlar var.
Sosyal yapıda hükmedenler (asiller) ve icra
edenler (köleler) var.
Soylu kişi felsefe,sanat,devlet idaresi, askeri
görevlerde yer alır.
İktisadi faaliyetler soylu işler değildir.
Kamu hizmetleri savunma,emniyet, asayiştir.







Mahkemeler, tapınaklar, abideler, tiyatrolar,
kitaplık ve hastaneler de kamu mekanlarıdır.
En önemli gelir kaynağı ziraattır.
Para icat edilmiştir ancak para ekonomisi yoktur.
Ayni yükümlülükler vardır.
Devlet işleri, vergiye benzer yükümlülükler ile
görülür.
Vergilerin tahsili iltizam usulü ile yapılır.
Kamu hizmetlerine seçimle oluşturulan meclis ya
da heyet karar vermez.
1.1. Babil Krallığı ve Hamurabi
Yasaları
İktisadi ve mali ilişkileri belirleyen yasalar vardır.
Bu yasaların en eskisi M.Ö. 2200’de Babil Kralı
Hamurabi tarafından yazılmıştır.
 Babil’de kölelik vardı.
 Kölelere kısasa kısas kanunu uygulanırdı.
 Vergi idaresi yüksek savaş ve saray masrafları
ile önem kazandı.

1.2. İbraniler





Dini kitapları Tevrat tır.
Tevrat, iktisadi Buna göre, kişinin davranışlarla
ilgili kaide ve usuller içerir.
ekonomik faaliyetleri ile onun zengin ve fakir
olması arasında bir ilişki yoktur.
Zenginlik ve fakirlik kişilerin tanrının emirlerine
uyup uymamanın ödülü ya da cezasıdır.
Toprak belirli ellerde toplanmamalıdır.






Faizi kabul etmez.
Her elli yılda bir kez bütün alacaklar silinir.
Borçlular her yedi yılda bir kez ödeme
kolaylığından faydalanır.
Mülkiyette eşitlik sağlanmakta.
Toprak, çalışana aittir.
Uluslar arası ticaretin geliştiği mübadeleci
medeniyeti vardır.
1.3. Mısırlılar

Firavunlar döneminde özel mülkiyet, sanayi,
ticaret yoktur.
 Ülkenin tüm ekonomisi kamu ekonomisidir.
 Halk bedeni hizmet şeklinde krala ödeme
yapıyordu.
 Sınırları genişleyince krala ait toprağın bir kısmı
özel kişilere bırakıldı.
Kral bunun karşılığında hububat şeklinde ayni
vergiler aldı.
 Vergisel amaçlarla kadastro ve nüfus sayımları
yapıldı.
 Vergilerin tahsilinde cebir kullanılıyordu.

1.4. Yunanlılar

Kamusal giderleri özel törenler, dini hizmetler ve
bina inşası oluşturuyordu.
 Devler gelirleri kralın toprağı ve ehli
hayvanlarından sağlanıyordu.
 Savaş nedeni ile giderler artınca gelir artışı da
zorunlu oldu.
 M.Ö. 4 ve 5. yy’de antik devrin demokratik
devleti vergi sistemi geliştirdi.

1.
2.
3.
Vergi sisteminin özellikleri:
Kamu hizmetlerinin finansmanında ihtiyari
ödemeler ağırlık kazandı.
Dolaylı vergiler var.
Tahsilat iltizam usulü ile yapılıyor.
Kamu hizmetlerinin finansmanında ihtiyari
ödemelerin ağırlıklı olması
Zengin kişiler ihtiyari yardımda
bulunabiliyorlardı.
 Bu ihtiyarilik tam vatandaşlar tanınmaktaydı.
 Esirler ve metekler maden ocaklarında çalışmak
zorundaydı veya baş ve kazanç vergisi gibi özel
mali yükümlülüklere tabilerdi.

Dolaylı





vergilerin olması
Tüketim vergileri ihracat ve ithalatta alınan
gümrük resimleri vergi sisteminin ağırlık
noktasıydı.
Pazar ve panayırlarda çeşitli mallardan özel
tüketim vergileri alınmaktaydı.
Satış fiyatının yüzdesi şeklindeki mali
yükümlülükler vardı.
Şehir kapılarında gümrük resimleri tahsil edilirdi.
Liman şehirlerinde, özellikle Atina’da gümrük
vergileri önemliydi.
Tahsilatın iltizam usulü ile yapılması
Dolaylı vergiler iltizam yolu ile tahsil ediliyordu.
 Mültezimler -zengin kişiler
- kendi çıkarlarını düşünen
yardımcılar
-vergi borcunun hazineye girmesini
sağlayan garantör
olarak kabul edilmekteydi.

1.5. Romalılar






Toplum iki sınıfa ayrılmıştır: Asiller ve plebler.
Plebler, vatandaştırlar ve asillere tabi yaşarlar.
Siyasi hayata atılamazlar.
Roma, tarım ülkesiydi.
Ticaretle uğraşmak egemen sınıflar için uygun
değildi.
Faiz reddedilmesine rağmen “Oniki Levha
Kanunları” oran belirlenmiştir.
Tefecilik yasaktır.
Roma’nın vergi sistemi cumhuriyet ve
imparatorluk devri olmak üzere iki kısımdır.
 Cumhuriyet döneminde Roma mali sistemi, mülk
gelirleri, tekeller, harp ganimetleri, bağlı
milletlerden alınan harçlardan oluşmaktaydı.
 Dolaysız vergi fethedilen sahalardaki halktan
alınmaktaydı.
 Zorunlu hallerde Romalılar da %1 oranında
servet vergisine tabi olabiliyordu.




Bu, vergi olmayıp zorunlu borçlanma
niteliğindeydi.
Diğer dolaysız vergiler lüks vergisi, esirlerin
serbest bırakılması vergisi idi.
Dolaylı vergiler devlet arazisinin, ormanların,
göllerin, nehir ve madenlerin kullanılması ile
tahsil edilirdi.
Roma İmparatoru Agustos ile mali reformlar
başladı:
1. Vergileme reorganize edildi.
2. Vergi idaresi yeniden düzenlendi.
3. Vergi iltizam usulü kaldırıldı.
4. Devlet maliyesi merkezileştirildi.
5. Para sistemi iyileştirildi.

Agustos maliyeyi sağlam temele oturtmak için;
 İltizam usulü yerine imparatorluk idaresini
getirdi.
 Hiyerarşik yapıda idare kurdu.
 Çeşitli vergi konuları belirledi.
 “Yağma devleti” olmaktan çıktı.
2. Yüzyılın sonunda enflasyonist eğilimler başladı.
Çöküşü engellemek için fiyat ve ücretler
donduruldu, otoriter cebri ekonomi özellikli
vergileme düzeni doğdu.
Bu vergi sistemi;
 Potansiyel randıman esasına dayanan servet
vergisi,
 Baş vergisinden oluşmaktaydı.
2. ORTAÇAĞ
 Tarım Avrupa ekonomisinin temelini oluşturdu.
Derebeyi- köylüler arası mahsul paylaşımı var.
 İş bölümü ve verim yok.
 Ulaşım ve Nakliye yetersizdir.
 Para çok ve çeşitli – mübadele ekonomisi yok.
 Skolastik düşünce hakim.
 Sosyal ve iktisadi hayat dinin etkisindedir.

2.1. Hıristiyanlıkta
Ekonomik Düşünce
En tanınmış düşünür Saint Thomas’dır.
 Saint Thomas rahiptir, Aristo’dan
etkilenmiştir.
 Ona göre tembellik kötüdür.
“kölelik” i kabul etmiş; bunun zorunlu ve
faydalı olduğunu söylemiştir.
 Mevcut sosyal düzene korumacı yaklaşım
 Sosyal düzen tanrısal kökene dayanır.

 Ekonominin ana unsuru tarımdır.
Tarım
arazilerinin sahibi kiliselerdir.
Kiliseler politik ve siyasi en büyük güçtür.
 Nüfus artışını politik ve siyasi avantaj
görmüşlerdir.
 “Korporasyon” imalat faaliyeti bulunanların
mesleki teşekkülüdür.
 “Korporasyon” un amacı üretim, ücret ve
çalışanlara yönelik standart getirmektir.
Saint Thomas’a göre;
Kazanç hırsına yol açan ticari davranışı doğru
bulmaz.
Faiz haramdır.
 Para değişim aracıdır, kendiliğinden bir şey
yaratmaz.
 Ödünç para verenin hizmeti ve riskine karşılık
“tazminat akçesi” öngörmüştür.

2.2. İslamiyet’te Ekonomik
Düşünce
Hıristiyanlık alemi düşüncesine benzer.
Tefeciliği reddeder.
Allah ve soydaş sevgisini över.
 Kölelik kurumunu tanır.
Köleleri hür kılma hakkını da kabul eder.
 Kuran’a göre insan, çıkar hissiyle değil, akıl
ve vicdanıyla hareket etmelidir.
Sosyal ilişkilerde orta yol izlenmelidir.

“Faiz” ;
 kesinlikle yasak ve haramdır.
 üretken bir uğraşı sonunda elde edilmez.
 insanları tembelliğe alıştırır.
 dayanışma ve yardımlaşmayı yok eder.
“ Kar” a izin vermiştir ancak sınırlıdır.
 Karaborsacılık kesinlikle yasaktır.
 Üretken uğraşı sonunda elde edilen kar ı
kabul eder.
“ücret” ;
 insan onuruna yaraşır olmalıdır.
 toplumda sınıfsal ayrıcalık yaratmamalıdır.
İşveren işçinin sağlığına zarar vermeyecek
işleri istemelidir.
 İşçi de işverenin malını titiz kullanmalıdır.
“ticaret” faydalıdır;
 istihdam olanağı yaratır.
Ekonomik kalkınmayı sağlar.
 Farabi ( 870- 950) ve İbni Haldun( 13321406) ortaçağ islami düşünürlerdir.
2.3. Ortaçağ Mali Sistemi
 Devlet ihtiyaçları saray masraflarından oluşur.
Kral kamu giderlerini kendi geliri ile karşılardı
 Harp masrafları, ordunun iaşesini feodel
senyörler karşılardı.
 Askerlik hizmeti yapmayan bedel öderdi.

Diğer gelirler;
 şehir kapılarında alınan duhuliyeler,
 gümrükler,
 para basma,
 hükümranlık haklarının satılmasından
sağlanan kazançlar,
 para cezaları dır.
bunlar; mali yükümlülüktür ancak gerçek
anlamda vergi değildir. (ortaçağın ilk yarısı)
Ortaçağın ortasında;
 para ekonomisi gelişmiş,
 Mali yükümlülükler para ile ödenmeye
başlanmıştır.
 Prensler ve kilise vergiden muaftır.
Gelir kaynakları;
 Servetin binde biri,
 Kayıt ve tescil aidatlarıdır.
Ortaçağın sonunda;
 vergiler düzenli tahsil edilmektedir.
Bu vergiler haçlı seferi, perensin kızının
evlenmesi gibi olağanüstü ihtiyaçları karşılamak
için alınmaktaydı.
Ortaçağın kamu maliyesinin özellikleri,
1. Gelişmiş randıman vergi sistemi ile zaman
zaman uygulanan gelir vergilerini içeren kamu
ekonomisine sahipti.
2. Vergiler ve aidatlar şehir veya halk temsilciler
tarafından tevzii vergiler olarak tahsil
edilmekteydi.
3. Ortaçağ başında devlet bütçesi ile kralın özel
bütçesi aynıydı. Daha sonra bu iki bütçe
arasındaki ayrım belirginleşti.
3. YENİÇAĞ
3.1 Merkantilizm
15.ve 18. yy arası döneme denir.
Merkantilizm ile;
 İktisadi faaliyetler ahlaka ve dini esaslara tabi
olmaktan kurtuldu.
 Servet edinme ve zenginleşme insanların ve
milletlerin tek amacı oldu.
Ortaçağ düşüncesi insanlara
 Sabır
 İstikrar
 Kanaatkarlık tavsiye etti.
Merkantilist düşünce,
 Çalışmaya
 Daha çok kazanmaya
 Yeniyi keşfetmeye
 Bu alanlarda başarılı olmaya sevketti.
3.1.1. Merkantilizmi hazırlayan iktisadi ve
sosyal koşullar
Derebeyi etkisi güvenli kara ve denizyolu ticareti ile
azaldı.
Bu gelişme;
 Ulusal ve merkezi devletlerin kuruluşuna
 Şehir ekonomilerinin ulusal ekonomilere
dönüşmesine neden oldu.
 Tarımda üretim tekniklerinin değişmesi
geleneksel şehir ekonomisini yıktı.
İhtiyacından fazla ürünü olanlar piyasaya
yöneldi.
 Reform ve Rönesans hareketleri ile artan kar
imkanları bireyciliğin gelişmesine neden oldu.
Merkantilist devletler;
 İktidarlarını devam ettirmek için profesyonel
ordular kurdular.
 Bu harcamaları halktan vergi alarak karşıladılar.

Derebeylerin yerini devlet aldı.
 Kara ve su yolları inşa etti ve bunları güvenlik
altına aldı.
 Devlet dış ticaret ile uğraşanlara birçok ayrıcalık
ve tekelleşme ayrıcalığı tanıdı. Çünkü yeni
devletler için ticaret gelir kaynağı idi.
 Devlet kendi ürettiği malları korurken hammadde
ihtiyacını yasaklıyordu.

3.1.2. Merkantilizmin temel ilkeleri
Merkantilistler değerli madenlerle servet ölçüyordu.
Ortaçağın ayni ekonomisi bu devirde para
ekonomisine dönüştü.
Ekonomi politikasının amacı altın ve gümüş
toplayıp saklamaktır.
Değerli madene sahip olan devletlerin
sömürgeleştirilmesini önermişlerdir.
Devletin güçlü bir ordu ve donanmaya ihtiyacı
vardır.
İthalat yüksek gümrük resimleri ile
sınırlandırılmıştı.
Nüfus artışı özendirilmişti.
Nüfus artışının devlet gelirlerini ve gücün artıracağı
düşünülüyordu. Bunun için evlenmeyi teşvik,
bekarlara ceza getirmişlerdi.
3.2. Fizyokrasi




Doğanın üstünlüğüne dayanan düşünce
sistemidir.
18. yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da
başlamıştır.
1776 Adam Smith ile önemini kaybetmiştir.
Liberalizmin hazırlayıcı dönemidir.
Temel düşünceleri şöyledir;
1. Fizyokratlara göre üretim madde yaratmaktır.
Madde yaratan,safi hasıla sağlayan tarımdır.
2. Fizyokratlar faaliyetlerini üretken ve üretken
olmayan diye ayırmışlardır. Yalnız tarım
üretkendir.
3. Fizyokratlar toplumu 3 sosyal sınıfa
ayırmışlardır: - üretken sınıf (toprağı işleyenler)
- üretken olmayan sınıf (sanayi ve
ticaretle uğraşanlar)
- toprak sahipleri ve hükümdarlar.

 Fizyokratlar,
tek ve dolaysız vergisi
savunurlar. Tek verginin tarım
sektöründen alınmasını öngörmüşlerdir.
3.3. Liberalizm
Adam Smith’in 1776 tarihli “Ulusların Zenginliği”
kitabı ile doğmuştur.
 Sanayinin verimliliği kabul edilerek, bu sektöre
ağırlık verilmeye başlanmıştır.
 Adam Smith ve David Ricardo’un oluşturduğu
teori ve politikalara Klasik Ekol denir.

Liberalizm;
 Özel mülkiyet,
 Özel teşebbüs
 Hürriyet esasına dayanan piyasa ekonomisi
sistemidir.
Sermayenin mülkiyeti fertlere aittir.
Rekabet, sistemin temel itici gücüdür.
Kararlarda iktisadilik prensibi vardır.
Denge, kendiliğinden rekabet ve fiyat
mekanizmasıyla sağlanır.





Adam Smith’in vergi ilkelerinin temelini oluşturan
görüşleri;
Vergi vatandaşın gelirine göre toplanmalıdır.
Vergi az ve ucuz olamalıdır.
Vergi, vatandaşın ödeme imkanlarını
zorlamamalı ve ödemede kolaylık sağlanmalıdır.
Vergi miktarları ve oranları daha önceden
vatandaşlar tarafından bilinmelidir.
Vergi iktisadi faaliyete katılan tüm sektörlerden
alınmalıdır.

similar documents