mba1

Report
Yrd. Doç. Dr. Özgür KÖKALAN
İşletmenin Tanımı
 İşletme, insan ihtiyaçlarını direkt ya da en-direkt olarak karşılamak üzere
üretim faktörlerinin birleştirerek mal veya hizmet üreten birimlerdir.
 İşletme pek çok kitapta «kar arayan örgütler» olarak tanımlanmaktadır.
İşletme - Teşebbüs
« Her teşebbüs bir işletmedir fakat her işletme bir teşebbüs değildir»
Neden?
 İşletme; insan ihtiyaçlarını doğrudan veya dolaylı olarak karşılamak
amacı ile işleyen veya işletilen her iktisadi birime…
 Teşebbüs; başkalarının ihtiyacını sürekli olarak karşılamak üzere,
pazarı olan pazarda fiyatı oluşan iktisadi mal ve hizmetleri üretmek ve
sahibine kar sağlamak amacı güden birime…
 Tüm tanımlamalar ışığında,
« İşletme, belli bir ortamda, dış çevreden aldığı girdileri (input)
belirli bilgi, teknoloji, ve süreçleri kullanarak, müşterisi olan insanlar
için değer ifade eden, pazarı olan mal ve hizmetlere (output) dönüştüren
ve bunları pazarda oluşan fiyat üzerinden satan ve bütün bunları
yaparken faaliyette bulunduğu ortamı oluşturan çevre unsurlarına zarar
vermeyen, ayrı bir kişiliği ve kendine has kültürü olan, değişen koşullara
uyum göstererek yaşamını sürdüren bir sistem, bir sosyal canlıdır»
Genel Olarak İşletmenin Görünümü
İşletme
TEDARİKÇİLER
Girdiler
ÜRETİM SÜRECİ
(DÖNÜŞÜM
SÜRECİ)
MÜŞTERİLER
Çıktılar
 İşletmeler maliyeti olan kaynakları kullanan, bu nedenle ekonomik ve
verimli çalışmak zorunda olan birimlerdir.
 İşletmeler girdilerini aldıkları çevre unsurları ile çıktılarını verdikleri
müşteri çevresi arasında aracı durumdadır.
 İşletmenin içinde bulunduğu ortam – çevre sürekli değiştiği için, işletme
bu değişime uyum sağlamak zorundadır.
 İşletmeler sadece input sağlayan çevre unsurları ve girdilerini verdikleri
çevre unsurları ile değil, işletme faaliyetlerinden direkt veya endirekt
etkilenecek tüm diğer dış çevre unsurları (paydaşlar) ile sosyal sorumluluk
anlayışı içinde uyumlu çalışmak zorundadır.
 İşletmeler toplumun refah düzeyini yükseltecek malları veya hizmetleri
üreten birimlerdir.
 İşletmeler istihdam sağlayan birimlerdir.
 Rekabet
ortamında işletmeler yeniliklerin,
gerçekleştirildiği yerlerdir.,
araştırma ve geliştirmelerin
 İşletmeler ülke ekonomisinin hücreleridir. İşletmeler yapı ve işleyiş olarak ne
kadar sağlıklı ise, ülke ekonomisi de o derece sağlıklı olacaktır.
 İşletmeler üretim faktörleri sahiplerine, faktör bedellerini ödeyen birimlerdir. Bu
çerçevede toprak sahiplerine rant geliri, emek sahibinin ücret geliri, sermaye
sahibinin faiz geliri, ve müteşebbisin kar gelirini sağlayan birimlerdir.
 Ülkelerin tarım toplumundan sanayi toplumuna, sanayi toplumundan hizmet
sektörlerinin ağırlıklı olduğu bilgi toplumu aşamalarına geçmesine sağlayan
birimlerdir.
 Sosyal sorumluluk ve etik değerlerin uygulanmasının net olarak görüldüğü
birimler işletmedir.
Türk Tipi Yönetici
 Bireysel popülariteyi, grup popülaritesinin önünde tutarlar.
 "Ben, ben, yine ben" kavramı ön plandadır.
 "Bilmiyorum, yeterli bilgi sahibi değilim", demeye utanırlar.
 Babacandırlar, çalışanlara kol kanat germeyi severler.
 Her zaman kendilerine danışılmasını beklerler.
 Bilgili ve yetişmiş astları kendilerine rakip gördüklerinden, kısa zamanda
onlardan kurtulmak isterler.
 Çalışanlardan mesai dışında da gerekli saygıyı görmek isterler.
 Dokunmayı severler, özellikle sevdikleri astlarıyla konuşurken, ellerini onların
omzuna koymayı severler.
 Geleneklere bağlıdırlar, değişime normalden çok direnç gösterirler.
 Sahip oldukları makamı tüm ailesi ile paylaşırlar, ailedeki herkes kendilerini
patron zanneder.
 Duygusaldırlar, özellikle aileden gelenlerin bilgi, yetenek ve becerilerini
rasyonel analiz edemezler ve onları hak etmedikleri makamlara getirirler.
 Emir verdiklerinde emri yorumlayan ve sorgulayan astları sevmezler.
 İltifatları ve pohpohlanmayı severler
 Duygusaldırlar, iyi gördüklerini iyi görürler, kötü gördüklerini kötü görürler.
 Sağlıklarına dikkat etmezler ve dikkat etmeyi, kendilerine yediremezler.
 Astlara güvenmezler, detaylarıyla uğraşırlar.
 Çok iyi adam kullanırlar.
 Yetki devretmeyi güç kaybetmek olarak algılarlar.
 Herhangi bir katma değer yaratmadığını bilmelerine rağmen, iş yerinde vakit geçirmeyi severler.
 İşteki problemlerini eve taşırlar.
 Sorumluluk almayı isterler, kendilerini güç kazanmış olarak nitelerler.
 Zamanı etkin kullanamazlar.
 Toplantı yaparken gündemi muhafaza edemezler, dedikodu yaparlar.
 Astlarından olan memnuniyetsizlikleri onların yüzlerine söylemek yerine
arkadan konuşmayı tercih ederler.
 Aşağıdan gelecek olan tekliflere her zaman acık olduklarını ifade
etmelerine rağmen, icraatta kapalıdırlar.
 Kılık ve kıyafete önem verirler.
 İşin mükemmelliğinden çok, mükemmel gözükmesine önem verirler.
 Kendileri olmadığı zaman işin sekteye uğramasından büyük memnuniyet
duyarlar.
 Yerlerine adam yetiştirmeyi sevmezler.
 Okumayı sevmezler, her şeyi tecrübeleri ile yapabileceklerini zannederler.
 Her şeyi bilirler, astlarının da her şeyi bilmesini beklerler.
 Makam ve terfi beklentileri maddi beklentilerin ötesinde bir öneme
sahiptir.
 Yönettikleri şirkete ve departmana sahiplenirler, her türlü problemi kendi
kişisel imkânlarını kullanarak çözmeye hazırdırlar.
 Çevresindeki meslektaşlarının olumsuzluklarından sürekli bahsederler,
ama kendilerini kusursuz kabul ederler.
Yönetim
 Sanatların en eskisi, bilimlerin en yenisi…
 Management Theory Jungle…
«Yönetim başkaları vasıtasıyla (başkaları ile) iş görmektir.»
Yöneticinin işi programlanmamıştır.
Yönetimin Türleri
 Üç tür yönetim mevcuttur:
 Ailesel (patrimonial) yönetim, bir işletme yönetiminde, sahipliğin, temel politik karar
organlarının ve hiyerarşik yapının önemli bir kısmının belli bir ailenin üyelerinden oluşması
haline ailesel yönetim denir.
 Siyasal yönetim, işletme sahipliğinin, temel politik karar organlarının ve önemli yönetim
kademelerinin belirli siyasal eğilim ve ilişkilere sahip kişiler tarafından doldurulması durumu
siyasal yönetim olarak adlandırılmaktadır.
 Profesyonel yönetim, temel politik karar organlarının ve hiyerarşik yapıdaki diğer bütün
kademelerin belirli bir aileye veya siyasal eğilime bağlılıktan çok uzmanlık ve yetenek esasına
göre seçilen kişiler tarafından doldurulmasına profesyonel yönetim denir.
Yöneticinin Yetenekleri
 Yöneticini üç tür yeteneği vardır:
 Teknik yetenek; yöneticinin profesyonel uzmanlık alanını ifade etmektedir.
 Beşeri yetenek; insan unsuru ile ilgilidir.
 Kavramsal yetenek; yöneticinin organizasyonun tamamını bir bütün olarak
görebilmesidir.
Yönetici ve Yöneticilik
 Yöneticilik bir meslek, yönetici ise bu mesleği uygulayan kişidir.
 Yöneticilik, yönetim alanında birikmiş bilgi birikimini kullanarak
başkaları ile çalışarak ve bunlar vasıtasıyla iş görerek işletme birimlerini
amaçlarına ulaştırma işidir, uğraşıdır.
 Yönetici ise bu birikmiş bilgiye ek olarak kendi bireysel beceri ve
yeteneklerini de kullanarak, yöneticilik işini fiilen yapan kişidir.
 Yönetim bir labirenttir.
Yönetici çok çeşitli kaynaklardan gelen arzu, istek, baskı ve zorlamalar
altında çalışan kişidir.
Uluslararası Çevre
Yerel Bölge
Sosyal Yapı
Kültür
Yetki
Yetenekler
Eğitim
Yönetici
Kişisel ihtiyaçlar
Örgüt İçi Baskılar
Amaçlar
Verimlilik
Sonuç Alma
Bilgi
Yapı
Teknoloji
İhtiyaçlar
Hizmet
e
Toplum
Yönetici Kavramına İkame Eden Kavramlar
 Koçluk (Coaching); Öğrenicinin kontrollü bir şekilde öğrenmesi şeklidir.
Aktif olan öğrenicidir, koç gözlemleyici, yorumcu ve geribildirim vericidir.
 Mentor (Koruyucu); Eğitme, geliştirme, yetiştirme, çevreye uyumlu hale
getirme, sosyalize etme, önünü açma, destekleme, belirli norm ve değer
yargılarını kabul ettirme ve korumayı kapsamaktadır. Mentorlukta ana amaç rol
model olmaktır.
 Kolaylaştırıcı (Facilitator); Yöneticinin, çalışanların kariyerlerine ilişkin
düşüncelerini, ilgi duydukları iş konularını ve hangi yeteneklerini arz
edeceklerini netleştirmelerine yardımcı olmayı öngörmektedir.
 Mümkün Kılıcı (Enabler); Yönetici çalışanların tüm yeteneklerini
ortaya koymaları için uygun ortamı oluşturur.
 Destekleyici (Sponsor); Yöneticilerin, başka yöneticileri ( genç ve
tecrübesiz) daha fazla sorumluluk, yetki almaları, terfi etmeleri, güç
kazanımları için desteklenmelerini ifade eder.
Organizasyon
 Organizasyon denildiğinde bir «düzen», «düzenleme yapma», « düzene
sokma» anlaşılır. Bu anlamda «organizasyon» önceden planlanan iş
ilişkilerinden oluşan bir yapıyı, iskeleti, şemayı ifade eder.
 Organizasyon işletme kavramı yerine de kullanılır. Bu anlamıyla
organizasyon bir amaç doğrultusunda kurulan, kendine has kaynakları ve
özellikleri olan, toplumu oluşturan kurumlar içinde yer alan bir birimi, bir
«sosyal canlı»yı ifade eder.
 Gareth Morgan’ın «Images of Organization» adlı kitabında organizasyon
terimine yüklenebilecek çok çeşitli anlamların olduğu görülmektedir.
Bunların bir kaçı şu şekilde sıralanabilir:
 Organizasyonlar toplumsal yaşam içinde yer alan, toplumsal koşulların (yani
dış çevrenin, ortamın etkisine açık ve değişen bu koşullara uyum sağlamak
için kendi özelliklerini değiştirebilen «sosyal canlı» olarak tanımlanabilir.
 Organizasyonlar , toplumun (bir araya gelen insanlar grubunun) kendi
aralarındaki yetki ve güç ilişkilerini gösteren yapılardır.
 Organizasyonlar girişimcilerin hayallerini gerçekleştirebilecekleri yapılardır.
 Organizasyon yapısı bir araçtır. Yönetici diğer yönetim araçlarını (planlama vb.)
nasıl kullanıyorsa, bu koordinasyon sağlayıcı aracı da öyle kullanabilecektir.
 Drucker’ın belirttiği gibi nasıl iyi bir anayasaya sahip olmak iyi kanunlara,
başarılı devlet yöneticilerine ve adil bir topluma sahip olmak için yetmezse,
organizasyon yapısı da tek başına başarılı sonuç almaya yetmez.
 Fakat organizasyon yapısının kötü olması, organizasyondaki kişiler ne kadar iyi
olursa olsun başarılı sonuç almayı imkansız hale getirecektir.
 Yapı organizasyonun temel amaçları doğrultusunda personelin birbirleri ile
ilişki kurmasını sağlayan bir çerçevedir. İlişki kelime bu anlamda
vurgulanmalıdır. Bu ilişki kavramı «davranış» kavramı ile değerlendirilmelidir.
Davranış
 İşletmenin en temel
kavramlarından biri, organizasyon yapısı içinde
insanı ve insan davranışlarını esas alan «örgütsel davranış»tır.
 Örgütsel davranış, organizasyon yapısı içinde, insan davranışlarını
inceleyen, davranışları anlamaya ve açıklamaya çalışan akademik bir
disiplindir.
 Bu inceleme de amaç, insan davranışlarını anlamak, tahmin etmek ve
kontrol etmektir.
 Kontrol etmek, insan davranışlarını yönlendirmek anlamında
kullanılmaktadır.
 Örgütsel davranış iki grubu ayrılabilir:
 Mikro örgütsel davranış, insanların tek başlarına, başkalarıyla bir araya
gelerek oluşturdukları grupları ve grup içindeki davranışları ele alır.
 Makro örgütsel davranış, organizasyonun tamamının nasıl davrandığı ve
çevre koşullarına uyum için hangi stratejileri nasıl kullandığını inceler.
 Yönetici örgüt içindeki insanlarla bir amaca ulaşır. Bu noktada insan
davranışlarını anlamak oldukça önemlidir.
 Örgütsel davranışın işletme bilimine en önemli katkısı, klasik iktisat
teorisinin dayandığı «rasyonel insan» varsayımının her zaman geçerli
olmadığını göstermesinden kaynaklanmaktadır.
 Örgütsel davranış ile ilgili çalışmadan önce örgüt kapalı bir yapı olarak
kabul edilirdi. Bu kapalı yapıda her şey belli ve resmi idi. Örgütsel
davranış çalışmalarından sonra gayri resmi örgütsel yapılar fark edildi. Bu
durum örgüte bakışta devrimsel bir değişime neden oldu.
 Örgütsel davranış ile birlikte işletme bilimi, psikoloji, antropoloji,
sosyoloji, tarih ve kültür gibi disiplinlerle çalışmaya ve çok disiplinli bir
bilim haline gelmeye başladı.
Yönetim ve Organizasyon Geliştirme İle İlgili
Kavramlar
 İşletme kavramlarının bazıları kişilerin kafasında karışıklık yaratır. Bu
kavramların doğru şekilde bilinmesi çok faydalıdır.
 Karışıklık yaratan kavramların başında eğitim, yetiştirme ve geliştirme
gelmektedir.
 Eğitim; kapsamı en geniş olan kavramdır. İşletme içinde veya dışında, formal
programlar yolu ile ya da kendi kendine veya tecrübe kazanma yolu ile bir
kişinin bilgi, beceri ve yeteneklerinde değişiklik yapma faaliyeti olarak
tanımlanır.
 Eğitim bir değişim sürecidir.
 Şekil, kapsam ve zaman boyutuna göre değişmektedir. Kısa süreli, uzun süreli
eğitim vb.
 Eğitimin ölçümlenmesi meselesi çok tartışmalıdır.
 Bir görüş, her türlü eğitimin kişi de muhakkak bir değişime neden olacağını
savunur. Değerlendirmenin eğitimi köstekleyen bir eğilim olduğunu belirtir.
 Diğer bir görüş ise eğitim için şirketin kaynaklarının kullanıldığını ve bu
kaynakların geri dönüşümünün muhakkak ölçümlenmesi gerektiğini belirtir.
Yetiştirme (Training)
 Belirli kademelerdeki belirli işleri yapabilmek için gerekli olan bilgi,
yetenek ve davranışların kazandırılması sürecidir.
 İşletmelerde
programlarıdır.
uygulanan
programların
çoğu
aslında
yetiştirme
Geliştirme (Development)
 Yetiştirme kavramı gibi belirli bir amacı gerçekleştirmek veya kısa vadeli
olmak yerine, yönetici organizasyonda değişim yapacak bir eleman olarak
ele alarak, onun organizasyonun iç yapı ve işleyişini, toplum içindeki
yerini, kendi rolünü daha iyi görebilme ve yapabilmesi için yetiştirilmesi
ve eğitilmesini ifade eder.
 Geliştirme, yetiştirmeden daha geniş bir kavramdır.
 Eğitim, yetiştirme ve geliştirmenin olabilmesi için öğrenmenin olması
gereklidir. Öğrenme kişisel arzularla birebir ilgilidir. Öğrenme kişiseldir.
Kişinin kendisinin yapabileceği bir iştir.
 İşletmelerde verilen eğitimler çok farklı noktalarla, çok çeşitli şekilde
sınıflandırılabilir. Ama genellikle eğitim programları bilgi, beceri ve
yetenek gerekliliğine göre üç grupta incelenebilir:
 Teknik beceri ve yetenek,
 İnsan İlişkileri beceri ve yetenek,
 Kavramsal beceri ve yetenek.
Üç Temel Geliştirme Kavramı
 Yönetim Geliştirme ( Yönetici Geliştirme – Management
Development)
Hali hazırda yöneticilik görevi yapanlara kendi konuları ile ilgili yeni bilgi
birikimini aktarmak veya ileride daha üst düzey yöneticilik görevlerini
üstelenecek olanlara, karşılaşabilecekleri sorunları çözmede kullanacakları
bilgi birikimlerini artırmak için düzenlenen eğitimlerdir.
Nitelikli yönetici bulma sorunu nedeniyle şirketler gelecekteki büyüme
stratejileri ile bağlantılı olarak Yönetici Geliştirme eğitimlerini
yürütmektedir.
Örgüt Geliştirme ( Organization Development)
 Örgüt geliştirme bir bütün olarak organizasyonun performansını
geliştirmeyi amaçlamaktadır.
 Tipik bir örgüt geliştirme
oluşmaktadır:
programı
genellikle
 Sorunların belirlenmesi,
 Önceliklerin belirlenmesi
 Bu sorunla ilgili bilgi ve veri toplanması ve paylaşılması
 Ortak planlama yapılması
 Alternatiflerin uygulanması
 Sonuçların izlenmesi
şu
aşamalardan
Yönetici Geliştirme (Executive Development)
 Profesyonel yöneticiye , yani birikmiş bilgi birikimini eğitim yolu ile
öğrenerek bunu fiilen uygulayan kişiye, çalıştığı organizasyon yapısı
içinde başarısını etkileyebilecek unsurları belirleyebilme, onları görebilme
ve değerlendirebilme ve gerekli davranışı gösterebilme yeteneği
kazandırmaktadır.
 Tamamen kavramsal yeteneği geliştirmek için oluşturulmuştur. Kişisel
olabilir.

similar documents