Sunumu indirmek için tıklayınız! - Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği

Report
OKUMA YAZMANIN
NEYİ OLUR?
KISSADAN HİSSE
Hz. peygamber:
-“Nerede bir cennet
ağacıyla
karşılaşırsanız,
gölgesinde dinleniniz.”
Sahabiler:
-“Ey Allahın resulü! Bu dünyada cennet ağacını
nerede bulacağız?” diye sorulduğunda:
-“Her alim bir cennet ağacıdır.” buyurur.
Kitap da cennet ağacının meyvesidir.
KİTAP
UNESCO’NUN tarifiyle kitap:
“Periyodik olmayan kırk dokuz veya daha
fazla sayfası bulunan yayınlardır.”
Kitap
muhibbi
Necip
Asım’ın
(YAZIKSIZ) 1893 yılında yayınladığı
KİTAP isimli eseri; Türkçede konusu
kitap, kitabın tarihi olan tek telif
eserdir.
“Kitapları ikiye ayırmak mümkündür:
günün kitapları ve her zamanın
kitapları.” (RUSKİN)
KİTAP
“Okuduğumuz kitap bir
yumruk gibi uyarmıyorsa ne
işe yarar?” (FRANZ KAFKA)
“Okuyabilirseniz her insan
bir
kitaptır.”
(WİLLİAM
ELLİS)
“Okumasını bilirsen her insanın bir kitap olduğunu
görürsün.” (W.E.CHANNİNG)
“Canlı ve cansız her varlık bir kitaptır.” (FETHULLAH
GÜLEN)
KİTAP
“Müslüman kitapla doğar,
kitapla yaşar ve kitapla ölür.”
OKUMA
“Yaratan Rabbinin adıyla
oku. O, insanı bir alak’tan
yarattı. Oku, Rabbin en
büyük kerem sahibidir.
Ki O, kalemle (yazmayı)
öğretti. İnsana bilmediğini
öğretti.” (K.K.-Alak 1-5)
OKUMA
“Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp
içindekilere bakılmalıdır.” CENAP ŞAHABETTİN
“Okumak; belleğimizin içinde küçük bir bahçe
yaratmaktan başka bir şey değildir.” SUSANA TAMARO
OKUMA
2011 Nisan ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye
Okuma Kültür Haritası oluşturulmak amacıyla 26 ilde 6212 kişiyle
görüşülerek ortaya konan araştırma önemli ipuçlarıyla dolu
Bu araştırmaya göre:
• Kitap rastgele seçilip, düzensiz okunuyor: %45,3
• Kitap en çok okunan basılı materyal: %54
• Yılda ortalama 7,2 kitap okunuyor
• En çok tavsiye edilen kitaplar okunuyor: %61,5
• Düzenli olarak izlenen yazar yok: %84,2
• Kitap seçiminde yayınevi seçimi yapılmıyor: %90,16
• Halk kütüphanelerinin varlığı biliniyor: %77
• Genellikle halk kütüphanelerinden yararlanma
duyulmuyor.
ihtiyacı
OKUMA
“...Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: biz sadece onun
zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken
talebe, öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder;
okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü
zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi
düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak
her zaman bizi bir parça rahatlatır. Fakat okurken zihnimiz aslında
başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey
değildir. Ve dolayısıyla öyle olur ki çok fazla okuyan ve arada
düşünmeksizin geçirilen eğlence yahut meşgale ile kendisini
eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini
kaybeder, tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda
yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli adamın durumu bundan
pek farklı değildir...” Arthur Schopenhauer
NİÇİN OKUMALI?
“ilim ilim bilmektir,
ilim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsin,
Bu nice okumaktır?
Okumaktan mana ne?
Kişi hakkı bilmektir.
Sen okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir.”
(YUNUS EMRE)
“Kainat İnsan İçin Yaratılmıştır. Okumayı Öğrenen İnsan Mesut
İnsandır.” (JOHN HERSEL)
NİÇİN OKUMALI?
“Kısacık ömrümüzde sadece şahsi gözlem ve tecrübe ile ne kadar
bilgi edinebiliriz? halbuki okuma ile yüzyılların duygu, fikir ve
tecrübelerini birkaç sat içine sığdırabilir, o kitaptaki görüşlerle
fikrimizi zenginleştirebiliriz.” M. ESAD COŞAN
“Bir yazı bizde ancak kendi malımız olan fikirler doğurmak şartıyla
faydalıdır.” PEYAMİ SAFA
Okumak; hem birey hem de toplum olarak yürüyüşümüze güç
katar. Önümüzdeki uzun mesafeyi daha hızlı ve daha rahat almak
için kara, deniz ve hava araçlarından faydalanmak ne ise,
gündelik hayatta kitaplardan istifade de aslında aynı şeydir.
NİÇİN OKUMALI?
“...Maksatsız
okumak da vakit
öldürmektir.”
SÜHEYL ÜNVER
“Okumanın rehberi
yine
okumaktır.”
İSMET ÖZEL
NİÇİN OKUMALI?
Yapılan istatistiklerde batı
ülkelerinde
belirlenmiş
ihtiyaçlar listesinde kitap
18. sırada yer alırken,
ülkemizde 2003 yılındaki
bir istatistiğe göre 235.
sırada yer almaktadır.
Hayatı, insanı, tabiatı ve en önemlisi de kendimizi daha iyi anlamak
ve kavramak için okumak zorundayız.
NE OKUMALI?
Okuyucunun ne okuyacağına
en cesaretli adım, okumaya
başlamaktır.
Okuma faaliyeti içerisinde
olanlar, bir süre sonra ne
okuyacaklarına; ilgi alanları
ve yeteneklerine göre karar
verebilirler. Çünkü, sürekli
kitap okumak, bir nehrin akışı
gibidir. Nehir, nasıl zamanla
akış yönünü belirliyorsa, kitap okuyucusu da zamanla yönünü
bulur. Yaptığı okumalar neticesinde bünye okuma ihtiyacını ortaya
koyar ve bir süre sonra okuma hem içerik hem de yöntem olarak
yönünü bulur.
NE OKUMALI?
“Okur kitap arar ama, kitabın da okuru
bulduğunu ben çok gördüm.” BİLGE
KARASU
“Bazı kitaplar atmak için,
bazısı
yutmak için geriye kalan birkaçı ise
çiğnemek ve sindirilmek içindir.”
FRANCİS BACON
“Okuyacağınız yazarı arkadaşınızı seçer
gibi seçin.” (DİLLAN)
“Yaşlıların yiyeceklerinde dikkatli olmaları gerektiği gibi gençler de
okumak için seçecekleri kitaplarda titiz davranmalıdır. Çok fazla
yemesinler iyice çiğnemeleri gerekir.” CHURCHİLL
NE OKUMALI?
“…Okumaya önce hangi kitaptan başlanılmalıdır? Çünkü kitaplar
put kırıcı birer İbrahim olduğu kadar put yapıcı Azer’ dir de....”
NECİP ASIM
Necip Asım kitap listesi :
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Tefsir-i Tibyan (Muhammed b. Hazma ed-debbağ
Mevlid-i Şerif (Süleyman Çelebi)
Hilye-i Hakani (Mehmed Hakani)
Telemak Tercümesi (Fenelan)
Husrevname (xenaphan)
Mukaddime (İbn Haldun)
Hümayyunname (Beydeba)
Gülistan (Sadi)
Mesnevi-i Şerif Tercümesi(Nahifi)
Durub-i Emsal-i Osmaniye (Şinasi)
Fezleke-i Tarih-i Osmani (A. Vefik Paşa)
Ahlak-ı Ala i (Kınalızade Ali)
Koçi Bey Risalesi
Mizanü’l Hakk fi İhtiyaril Ehakk (Katip çelebi)
Cidali Sadi be Müddei (Sadi
NASIL OKUMALI?
Verimli okuma; bilgiyi ezberlemek değil yorumlayabilmektir.
“Okuyucuları ikiye ayırırım: hatırlamak için okuyanlar, unutmak için
okuyanlar.” WİLİAM LYON PHELPS
NASIL OKUMALI?
“Okuma eyleminin belli bir hedef çerçevesinde gerçekleşmelidir.”
“Fikri çalışmanın herkesin mizacına göre değişen verimli ve
aziz saatleri vardır.” ALİ FUAT BAŞGİL
NASIL OKUMALI?
Ömer Rıza Doğrul, Mehmet
Akif’in kendisini okumaya nasıl
verdiğini şöyle anlatır:
“Akif gibi okuyana nadir tesadüf
olunur.
Bir
eserden
ne
öğrenmek mümkünse hepsini
layıkıyla, unutmayacak bir halde
öğrenmeden
eseri
elinden
bırakmazdı. Okuduğu her eseri birkaç kere okumadan çekinmez,
iyice anlamadığı her noktayı erbabına müracaat ederek layıkıyla
anlamadan eseri bırakmazdı.”
NASIL OKUMALI?
Sonuç olarak; “nasıl okumalı?” sorusuna verilecek cevap, sürekli ve
belli bir sistematik dahilinde yapılan okumada yatıyor aslında.
Önemli olan, kesintiye uğramadan okumayı devam ettirmektir.
Okumada yöntem; söz konusu okuma serüveninde gizli olup,
zamanı gelince kendiliğinden ortaya çıkar ve okuyucu onu hemen
hisseder.”
DÜŞÜNME – KONUŞMA – YAZMA
İnsan zihninin temel ayakları olan düşünce, dil, okuma ve yazı
izleği arasında nasıl bir ilişki vardır?
Düşünce, dil, okuma ve yazı birbirini tamamlayan ve bütünleyen
önemli bir izlektir. Ve bu izlek içerisinde en önemli adım ise;
şüphesiz ki Yazı’dır.
DÜŞÜNME – KONUŞMA – YAZMA
Rasim Özdenören yazıyı, fotoğrafa benzetir. Bir karede dondurulan
fotoğrafın okunması ne denli çeşitlemeye müsaitse, yazının da o denli
çeşitlemeye açık olduğunun altını çizer “Yazı, İmge ve Gerçeklik” adlı
eserinde.
“Anladım ki; aklına geleni yazmak, yazı yazmak değildir.” C. MERİÇ
“ İyi bir yazar; fikir ve düşünceleriyle toplumu rahatsız eder” N.F.K.
“Yazmak, insanın kendi içinde berraklık yaratmaya ve kendi varlığımızın
anılarını geleceğe iletmeye yarayan en basit ve en derin eylemdir.”
S. TAMARO
OKUMA YAZMANIN NEYİ OLUR
“…bir kitap artarda dizili cümlelerden değil, bir benzetme yapmak
gerekirse, kemerlere, kubbelere dönüştürülmüş cümlelerden
meydana gelir.” W. WOOLF
OKUMA YAZMANIN NEYİ OLUR
Okuma; yazma balını yapmak için
arının
konduğu
çiçeklerdir.
O
çiçeklerden bin bir emekle özü alır ve
yeni, özgün faydalı bir gıda olarak
yaratır. Ortaya çıkan o muazzam ürün
sayesinde varlığımızı daha iyi kontrol
etme şansına kavuşuruz.
Yine okuma; yazmanın esrarengiz arka planıdır. Arka planı güçlü
kalemler, her zaman için verimli olurlar. Tarih, onları silinmeyecek
harflerle hafızasına kazır ve insanlığın vazgeçilmezleri arasına kor.
Sonuç olarak yazmak; yeni bir bina inşa etmekse; okuma, o
binanın temelidir. O nedenle yazmanın temeli olan okuma, kuvvetli
ve sağlam olmalı ki; yazma da tarihe yeni bir beyaz sayfa
ekleyebilsin.
YAZARLIĞIN OKULU OLUR MU?
“Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-yaşama!
-ya bileydim?
Yazar: mıydım
Hiç: şiir.” İSMET ÖZEL
Günümüz yazarlarından Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, yazarları; “yazar”, “kötü
yazar” ve “yazarımsı” diye üç gruba ayırır. Ünlü Alman düşünür Schopenhauer ise
olaya daha gerçekçi yaklaşıp iki tür yazardan bahseder, “yazarlık ve üslup
üzerine” adlı makalesinde. Bunlardan birincisi; “sırf ele aldığı konu için
yazanlar...”, yani; insanlarla paylaşılmaya değer düşünce ve tecrübe sahibi
yazarlar... ikincisi ise; “sadece yazmak için yazanlar...”, yani; para kazanmak için
yazanlar.. Aslında bu iki tür yazarlık da, belli bir tecrübe ve yetenek gerektirir. Her
iki tür de, sonuçta bir ürün ortaya koymaktadır. Ancak birincisinin doğal bir tadı
varken, ikincisinin serada yetişen sebzelerden pek bir farkı yoktur
DERGİLER NE İŞE YARAR?
“Kitap, istikbale yollanan mektup… Smokin giyen heyecan, mumyalanan
tefekkür... Kitap ve gazete… Biri zamanın dışındadır, öteki anın kendisi. Kitap
beraber yaşar sizinle, beraber büyür. Gazete okununca biter. Kitap fazla ciddi,
gazete fazla sorumsuz; dergi hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve
sıcak bir tefekkür. Kitap çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı, dergi
bir zekâlar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi daha
doğrusu mesajı…” CEMİL MERİÇ
Cemil Meriç’ten nakille öğreniyoruz: “derginin vatanı İngiltere’dir. İngiltere’de ilk dergi
1749’da Montly Review adıyla çıkmıştır.” Dergiyi, mecmuanın kötü bir tercümesi olarak
değerlendiren üstat Cemil Meriç’e göre dergi; korkak, pısırık bir kelimedir; düşünmez,
haykırmaz, dövüşmez. Mecmua kelimesi ise bir asalet, bir edep taşır.
DERGİLER NE İŞE YARAR?
Gündelik hayatın aynası olan gazetenin yanında dergiler, daha derin analiz ve
kalıcı fikir düşünce ve sanatsal faaliyet imkânına sahiptirler. Geçmiş dönemlerde
de dergiler, hep bir misyon yüklenmiş ve özellikle edebiyat severler için “ocak”
vazifesi görmüşlerdir. Temennimiz; düşünce-sanat geleneğimizde böylesi bir
izleğe sahip dergiciliğin, fikir-sanat kabızlığı çekilen günümüzde, çıtayı daha da
yükselterek ocak/mektep görevini yeniden ihya ve inşa etmeleridir.

similar documents