Kamu Harcamas* Yapan Kamu Sektörüne Dahil

Report
Kamu Harcaması Yapan Kamu
Sektörüne Dahil Kamu İdarelerinin
Tasnifi
Osman ERTAN( 2010466038 )
Murat APLAY( 2010466008 )
1.Kamu Sektörünün Tasnifi
Kamu maliyesinin kaynakların kullanımı, dağılımı ve genel iktisadi yaşamın
yönlendirilmesi bakımından önemli etkileri mevcut olup; devlet, yüklenmiş olduğu
mali, sosyal ve ekonomik görevleri çeşitli kurumları aracılığıyla yerine getirmektedir. Söz
konusu görevlerin yerine getirilmesi ve yönlendirilmesi, kamu maliyesi içinde esas
itibariyle kamu sektörü tarafından gerçekleştirilmektedir. Kamu sektörü dar veya geniş
anlamda ele alınabilmektedir. Dar anlamda kamu sektörü, merkezi yönetim
kuruluşlarını; geniş anlamda kamu sektörü ise, merkezi yönetim ve yerel yönetim
kuruluşlarını, parafiskal kuruluşlar ile kamu girişimlerini kapsamaktadır.
Kamu sektörünü sağlıklı bir şekilde tanımlayabilmek ancak kamu sektörünün
sınıflandırılması(tasnifi) ile mümkündür.
A.Klasik Kamu Sektörü Tasnifi
Kamu sektörü klasik kamu maliyesi kitaplarında;
Merkezi yönetim
Yerel yönetim kuruluşları
Prafiskal kuruluşlar
Kamu girişimleri
şeklinde bir sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır.
Çağımızın tanınmış neo-keynesgil yazarlarından A.Barrer a göre kamu
ekonomisinde başlıca 3 sektör bulunmaktadır.Bunlar;
-Kamu hizmeti sektörü:Kamu yararına hizmetler üreten genel yönetimi ifade
eder.
- Kamu işletmeleri sektörü: Özel yarara sahip mal ve hizmetler üreten ve
bunları bir bedel karşılığında satan üretim birimlerini kapsamaktadır.
-Kamu müdahaleciliği sektörü: Sınırları çok iyi belirlenmemesine karşın
piyasa ekonomisi ile zorlayıcı ekonomiyi birbirine bağlamaktadır.
B.Kamu Kesimi Borçlanma Gereksinimi Açısından Kamu
Sektörünün Tasnifi
• Kamu Kesimi Borçlanma Gereği (KKBG) kamu kesiminin bir yıl içinde
gelirleri ile giderleri arasında oluşan farkı, yani borçlanma ihtiyacını
gösterir ve genellikle GSMH’ye oran olarak ifade edilir. KKBG, kamu
kuruluşlarınca gönderilen verilere dayanılarak Devlet Planlama Teşkilatı
tarafından hesaplanmakta ve yayınlanmaktadır. KKBG tablolarında, kamu
kesiminin olağan gelirleriyle karşılanamayan açıkları ve bu açıkların
karşılanma şekli gösterilir.
• Kamu kesimi borçlanma gereği hesaplanırken; Genel bütçeli daireler,
Katma bütçeli idareler, KİT’ler, Mahallî idareler, Döner sermayeler, Sosyal
güvenlik kuruluşları ve Fonlar, dikkate alınmaktadır.
C.Kamu Sektörü Faiz Dışı Dengesi Açısından Kamu Sektörünün
Tasnifi
Ülkemizin de içinde yer aldığı bir çok ülke iktisadi sorunlarını aşabilmek
ve ekonomilerini sürdürülebilir bir büyüme temeline oturtabilmek için
istikrar programları uygulamaktadır. Bu programlar genellikle Uluslararası
Finansal Kuruluşlar (esas olarak IMF ve Dünya Bankası) ile birlikte
hazırlanmakta ve uygulamaya konulmaktadır. Bugün bir çok ülke stand by,
Genişletilmiş Fon Kolaylığı ya da Yoksulluğun Azaltılması ve Büyüme
Kolaylığı adı altında tanımlanabilecek düzenlemelerle IMF gözetiminde
istikrar programları uygulamaktadır. Ülkemiz de 1958’den bu yana çeşitli
aralıklarla IMF’ye vermiş olduğu 19 adet niyet mektubu ile ekonomisinde
bu türden bir istikrar arayışı içinde bulunmuştur.
D.Uluslararası Alanda Yapılan Kamu Sektörü Tasnifi
•
•
•
•
•
Ulusal ekonominin 5 alt sektörü ;
a. Mali olmayan şirketler
b. Mali şirketler
c. Genel yönetim
d. Kar amacı gütmeyen hane halkına hizmet sunan kuruluşlar
e. Hanehalkı,
şeklinde sıralanabilir .
Bu beş alt sektör birlikte toplam ulusal ekonomiyi oluşturur.
E.5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanununda Kamu
Sektörünün Tasnifi
• 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu sadece genel bütçe ile yönetilen
teşkilatı kapsamaktaydı. 1050 sayılı Kanuna göre Devlet; yasama, yürütme ve yargı
organları kapsamına giren kuruluşları içermektedir. Genel bütçeli kuruluşların ortak özelliği
tümünün devlet tüzel kişiliği içinde erimiş olup, ayrı tüzel kişiliklerinin
bulunmamasıdır. Katma bütçeli ve özel bütçeli idareler (yerel yönetimler) kendi özel
kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde 1050 sayılı Kanuna tâbiidir. 5018 sayılı
Kanun da ise özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler de
Kanunun dolayısıyla mali yönetim sisteminin kapsamına alınarak, kapsam ve bütçe
türlerine göre idareler yeniden tanımlanmıştır. Bütçeler; genel bütçe, özel bütçe,
düzenleyici ve denetleyici kurum bütçesi, sosyal güvenlik kurumu bütçesi ve mahalli
idare bütçesi şeklinde yeniden belirlenmiştir. Buna göre, merkezi yönetim
kapsamındaki kamu idareleri, genel bütçe kapsamındaki idareler (Kanuna ekli I sayılı
cetvel), özel bütçe kapsamındaki idareler (Kanuna ekli II sayılı cetvel) ve düzenleyici
ve denetleyici kurumlardan (Kanuna ekli III sayılı cetvel) oluşmaktadır. Genel yönetim
kapsamındaki kamu idareleri ise merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri yani
sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşmaktadır. Bu tasnifle ilgili olarak
söylenebilecek ilk husus katma bütçeli idarelerin kaldırılmış olduğudur.
F.5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Dışında
Kalan Kamu Sektörü
1.Kamu İşletmeleri
•
• Kamu işletmeleri, Devletin piyasa ekonomisi alanında özel hukuk kurallarına
bağlı olarak yürüttüğü kurumlardır. Ülkemizde, sinai bütçeler teorisinin en geniş
uygulaması; “özerk”, “muhtar”, “sinai” bütçeler olarak adlandırılmakta olup “Kamu
İktisadi Teşebbüsleri” veya “İktisadi Devlet Teşekkülleri” bütçelerinde görülmektedir.
Bu bütçeler genel bütçenin tamamen dışında ve işletme bütçesi niteliğindedir. Kamu
iktisadi teşebbüslerinin (örneğin PTT, Çay-kur, Devlet Demir Yolları) ve iktisadi devlet
teşekküllerinin (örneğin Halk Bankası, Devlet Malzeme Ofisi) bütçeleri özerk
bütçelerdir.
## Kamu İktisadi Teşebbüslerin nitelikleri 233 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 4’üncü maddesinde şöyle sıralanmıştır:
1-Teşebbüsler tüzel kişiliğe sahiptirler.
2-Teşebbüsler 233 sayılı Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel
hukuk hükümlerine tabidirler.
3-Teşebbüsler Muhasebe-i Umumiye Kanunu ile Devlet İhale Kanununa
hükümlerine ve Sayıştay denetimine tabi değildirler.
4-Teşebbüslerin sorumlulukları sermayeleri ile sınırlıdır. Teşebbüslerin
sermayesi ilgili bakanlığın talebi üzerine Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon
Kurulu’nca tespit edilir.
2.Döner Sermaye
• Türkiye’de döner sermaye işletmesinin ilk uygulamasını 1925 yılında tarım
kuruluşlarına verilen sabit sermaye esaslarıyla görmekteyiz. Döner sermaye işletmeleri
1050 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinde “Genel bütçe içinde yönetilen sınai ve ticari
kurum ve idarelerin ilk madde ve malzeme alım bedelleri ile uzman ve işçi ücretleri
döner sermaye adıyla bütçelere konulan ödenekler ile karşılanır ve ödenir. Bu kurum ve
idarelerin döner sermaye ödeneklerinden kullanılmayan tutarları yıl sonunda yok edilir;
kullanılan sermayeden doğan gelir fazlaları da gelir yazılır.
• 2. Döner Sermayeli İşletmelerin Hukuki Nitelikleri
C Bu açıklamalardan sonra döner sermaye işletmelerinin hukuki nitelikleri şöyle
sıralanabilir (Söyler, 1996: 42):
1- Döner sermayeli işletmelerin genel olarak tüzel kişilikleri yoktur.
2- Ticari faaliyetleri hakkında Türk Ticaret Kanunu, adi işlemleri hakkında
Borçlar Kanunu, devletle ilişkilerinde kamu hukukuna dair kanun hükümleri uygulanır. 44
3- Muhasebe-i Umumiye Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi
olmamakla birlikte 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu
kapsamı içindedirler.
4- Kuruluş sermayeleri bağlı olduğu kurum veya kuruluşun bütçesine konulan
ödenekle karşılanmakta, daha sonra yıl sonu karları ile bu sermaye artırılabilmektedir.
5- Kurulacak işletmenin niteliğine göre ayrıca Hazinece menkul ve/veya
gayrimenkul mal tahsis edilebilmektedir.
6- Döner sermaye işletmelerinin gayrisafi hasılatlarının bir bölümü Bütçe
Kanunu ile her ay kesilerek bütçeye gelir kaydedilmektedir.
7- Döner sermayeli işletmeler bilanço ve ekleri ile gelir ve gider belgelerini
denetim için mali yılın bitiminden itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’a
göndermekle yükümlüdürler.
8- İş hacmi büyük ve yoğun olanların saymanları Maliye Bakanlığına, küçük
olanların saymanları ise ilgili kurum ve kuruluşa bağlı bulunmaktadır.
9- Faaliyetlerini yürüttükleri yerler büyük ölçüde bağlı bulundukları kurum ve
kuruluşun bulunduğu binalar olup, yeterli kadro tahsisi yapılamadığından ilgili kurum
veya kuruluşun memurlarını çalıştırabilmektedirler. Yakıt, elektrik, su ve ulaştırma
giderleri de bu kurum ve kuruluşlarca karşılanabilmektedir.
3.Fonlar
Bir tanıma göre fon “belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ayrılmış bulunan
ve gerektiği zaman kullanılmak üzere belli bir hesapta toplanan ve harcanabilen
paralar” anlamına gelmektedir. Fonun; sözlük anlamı ise bir teşebbüsü finanse etmek
için bulunan sermayedir. Fon sözcünün geniş anlamı ise bir hizmetin görülmesi, bir
programın yürütülmesi gibi belirli bir amacı gerçekleştirmek için gerektiğinde
kullanılmak üzere ayrılan mali kaynaktır.
Fon uygulaması 2001 yılında,
Bütçe içi fonlar , bütçe dışı fonlar ve gizli fonlar olarak 3 gruba ayrılmıştır.
-Bütçe içi fonlar : Ekonomik kaynağını bütçe ödeneklerinden alan ve bütçede tertibi
olan, ancak ödeneğin kullanılmasında özelliği olan fonlardır.
- Bütçe dışı fonlar : Genel olarak gelir ve gideri bütçe ile ilişkilendirilemeyen, özel
mevzuatına göre faaliyetlerini idame ettiren,özel yasalarla kurulan,kendilerine ait
özel geliri olan ve bütçe ilkeleri ve bütçe kanunlarının hükümleri dışında uygulanan
fonlardır.
- Gizli fonlar: Kaynağını çoğunlukla maaş ve ücretler üzerinden yapılan kesintiler ya
da vergi benzeri gelirlerden alan ve amaçları zorunlu tasarruf, yardım veya katkı
gibi gözüksede kamu kesimi finansman açıklarını düşük maliyetlerle kapatmak, iç
borç vadesini uzun vadeye yaymak, bütçe dışına kaynak çıkartmak hükümet
politikalarına finansman sağlamak için kullanılan fonlardır.
Fon gelirleri,
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Bütçeden alınan paylar
Vergi gelirlerinden alınan paylar
Vergi benzeri gelirler
Fonlardan aktarmalar, hazine yardımları vs.
Borçlanma yoluyla sağlanan kaynaklar
İşletme gelirleri
Fon varlıklarından elde edilen gelirler
Kredi geri dönüşleri
Satış hasılatı
TEŞEKKÜR EDERİZ..

similar documents