Sunumlar - Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı

Report
TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ,
UYGULAMALARI, SORUNLAR VE
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ
BAKANLIĞI
MÜFETTİŞLERİ
MUZAFFER BARIŞ MORGÜL
ERSİN AKPINAR
Neden Teknopark kavramını sık duyar
olduk?
 Türkiye’nin gelişmiş ilk 10 ekonomi arasında girerek 2023 yılına kadar yıllık ihracatın
500 Milyar Dolara ulaşması, İşletmelerin daha rekabetçi bir yapıya kavuşması, ileri
teknoloji ürünleri geliştirerek yurtiçi ve yurt dışındaki pazarlarda söz sahibi olması arge harcaması yapmayı gerektirmiştir.
 Ar-Ge harcamalarının GSYİH içerisindeki payı (%) :
 Ar-Ge harcamalarının GSYİH içerisindeki payı yüksek olan ilk 15 ülkenin
ortalamasına baktığımızda oran % 3,03 olup, Özel sektör Ar-Ge harcamalarının
GSYİH içerisindeki payı (%) 2,10’dur.
 Türkiye’de bu oranlar sırasıyla 0,84 ve 0,36’dır.
 Türkiye - 2023 hedef i: 3,00 ve 2,00
2023 yılında % 3 Ar-Ge yoğunluğuna erişilebilmesi için toplam tam zaman eşdeğer
araştırmacı sayısının ve özel sektör araştırmacı sayısının da Ar-Ge harcamalarına paralel
olarak artması gerekmektedir.
DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE TEKNOPARKLAR -I
Teknopark fikri ilk olarak 1950 yılında Stanford
Üniversitesi’nin öncülüğünde yaptıkları araştırmaları
ticarileştirmek isteyen bir grup araştırmacının
çabalarıyla Amerika’da ortaya çıkmıştır. Günümüz
adıyla “Silikon Vadisi” olarak bilinen bu teknopark,
dünyanın en çok tanınan teknoparkıdır. Bugün
Google, Intel, Adobe Systems, Yahoo, VeriSign gibi
yüzlerce küresel firma bu teknoparkta yer almaktadır.
Silikon Vadisi’nin önderliğini üstlendiği teknoparklar
bugün tüm dünyada inovatif düşüncenin pratik
hayata aktarıldığı devasa merkezler haline
gelmişlerdir. Bugün dünyada yaklaşık olarak
1000’den fazla teknopark aktif olarak çalışmaktadır.
DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE TEKNOPARKLAR -II
Türkiye’de ise 2001 yılında kabul edilen 4691 sayılı Teknoloji
Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri’nin yasal zemini oluşturulmuştur.
Yasa, sadece Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ni tanımlamakla
kalmamakta bunun yanında girişimcilere özellikle vergi
hususunda bazı kolaylıklar getirmektedir. Vergi hususunda
sağlanan bu kolaylıklar araştırma ve geliştirme (Ar-Ge)
çalışmalarında teşvik edici bir unsur olarak destek olmaktadır.
Teknoparkların Türkiye’deki Gelişim Süreci
Türkiye’de teknopark uygulaması, 1980’li yılların ortalarında gündeme gelmiş ve
İstanbul Sanayi ve Ticaret Odası ile İstanbul Teknik Üniversitesinin işbirliği ile
1985 yılında uygulaması başlatılmıştır. Bu teknopark 1986 yılında faaliyete
geçmiştir. Daha sonraki yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi ile KOSGEB arasında
imzalanan bir anlaşma gereğince teknopark Teknoloji Geliştirme Merkezi adı
altında faaliyetini sürdürmektedir.
1991 yılından itibaren KOSGEB'in girişimi ile ODTÜ ve İTÜ'de birer tane
Yenilik Merkezi türünde, Teknoloji Geliştirme Merkezi açılmıştır. 1990 yılında
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde “Türkiye’de
Teknoparkların Kurulması Projesi” kapsamında başlatılan çalışmaların ardından,
1992 yılında TÜBİTAK MAM Teknoloji Geliştirme Merkezi kurulmuştur.
Daha sonra, DPT’nin girişimi ile UNIDO (Birleşmiş Milletler Sınaî Kalkınma
Teşkilatı) destek programı çerçevesinde İzmir’de Ege Üniversitesi ile Eskişehir
Anadolu Üniversitesi bünyesinde birer teknopark kurulmuştur.
Teknoparkların Türkiye’deki Gelişim Süreci
TÜBİTAK-MAM Teknoparkı Mayıs 1998’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın
ilgili kurumu KOSGEB tarafından başvurusu kabul edilerek Bakanlıkça
onaylanan ilk Teknopark olmuştur.
Bu çerçevede teknopark olarak da adlandırılan birçok Teknoloji Geliştirme
Bölgesi (TGB) kurulmuştur. Ancak söz konusu Bölgeler TGB Yasasının 2001
yılında kabul edilmesinden önce, çeşitli tarihlerde, üretim ve ticaret bölgeleri
şeklinde kurulmuşlar ve faaliyete başlamışlardır. Üniversite-Sanayi işbirliğini
sağlamak amacıyla kurulmuş, sanayide daha ileri teknoloji kullanılmasının ve bu
yolla üretimin etkinleştirilmesinin amaçlandığı, Ar-Ge faaliyetlerinin Devlet
politikalarıyla ve yardımlarıyla desteklendiği bu bölgelerde ABD’deki Silikon
Vadisi tipinde birimler oluşturulmak istenmiştir.
Teknopark olgusunun 1990’lı yıllardaki gelişme trendi, bu konunun ülkemizde
de yoğun bir şekilde tartışılmasına neden olmuş ve yoğun çabalar sonucu nihayet
26 Haziran 2001 tarihinde çıkarılan 4691 sayılı “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
Kanunu” ile bu konu yasal bir zemine oturtulmuştur.
TEKNOPARK (TEKNOKENT, ARAŞTIRMA PARKI)
TANIMI
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre;
Teknoloji geliştirme bölgesi: Yüksek/ileri teknoloji kullanan ya da
yeni teknolojilere yönelik firmaların, belirli bir Üniversite veya ileri
teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsünün
olanaklarından
yararlanarak
teknoloji
veya
yazılım
ürettikleri/geliştirdikleri, teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem
veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri ve bu yolla
bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, aynı Üniversite, ileri
teknoloji enstitüsü ya da ARGE merkez veya enstitüsü alanı içinde
veya yakınında; akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği
siteyi veya bu özelliklere sahip teknoparkı ifade etmektedir.
4691 SAYILI KANUNDA YER
ALAN DİĞER KAVRAMLAR
Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge): Kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan
bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dahil yeni süreç, sistem ve
uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen
yaratıcı çalışmaları ifade eder.
TÜBİTAK’a göre Ar-Ge terimi üç faaliyeti kapsamaktadır: Temel araştırma,
uygulamalı araştırma ve deneysel geliştirme. Temel araştırma, görünürde
herhangi bir özel uygulaması veya kullanımı bulunmayan ve öncelikle olgu ve
gözlemlenebilir gerçeklerin temellerine ait yeni bilgiler edinmek için yürütülen
deneysel veya teorik çalışmadır. Uygulamalı araştırma da yeni bilgi edinme
amacıyla yürütülen özgün araştırmadır. Bununla birlikte uygulamalı araştırma,
öncelikle belirli bir pratik amaç veya hedefe yönelmiştir. Deneysel geliştirme,
araştırma ve/veya pratik deneyimden elde edilen mevcut bilgiden yararlanarak
yeni malzemeler, yeni ürünler ya da cihazlar üretmeye; yeni süreçler, sistemler
ve hizmetler tesis etmeye ya da halen üretilmiş veya kurulmuş olanları önemli
ölçüde geliştirmeye yönelmiş sistemli çalışmadır.
İnovasyon: Dilimize yeni giren ve son zamanlarda sık sık
kullanılan, İngilizcede yenilik manasına gelen bu kavram,
hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için
işletmelerin ürünlerini, üretim yöntemlerini ve hizmetlerini
sürekli olarak değiştirme ve yenilemeleri ile çevreye uyum
sağlama süreci olarak ifade edilebilir.
4691 sayılı Kanuna göre ise; sosyal ve ekonomik
ihtiyaçlara cevap verebilen mevcut pazarlara başarı ile
sunulabilecek ya da yeni pazarlar yaratabilecek; yeni bir
ürün ya da mal, hizmet, uygulama, yöntem veya iş modeli
fikri ile oluşturulan süreçleri ve süreçlerin neticeleri olarak
tanımlanmaktadır.
Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi
teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve
kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri
yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların
ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını
da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama,
geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün
ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm
hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümünü ifade
etmektedir.
Kuluçka merkezi (İnkübatör): Özellikle genç ve yeni işletmeleri
geliştirmek amacıyla; girişimci firmalara ofis hizmetleri, ekipman
desteği, yönetim desteği, mali kaynaklara erişim, kritik iş ve teknik
destek hizmetlerinin bir çatı altında tek elden sağlandığı yapıları,
Teknoloji transfer ofisi (TTO): Teknoloji geliştiricisi Ar-Ge kurum ve
kuruluşları ile teknoloji kullanıcısı sanayi şirketleri veya diğer teknoloji
ya da Ar-Ge kurum ve kuruluşları arasında bilgilendirme, koordinasyon,
araştırmayı yönlendirme, yeni Ar-Ge şirketlerinin oluşturulmasını teşvik
etme, işbirliği geliştirme, fikri mülkiyet haklarının korunması,
pazarlanması, satılması, fikri mülkiyetin satışından elde edilen gelirlerin
yönetilmesi konularında faaliyet gösteren yapıyı,
İfade etmektedir.
Kuluçka merkezi ve TTO 4691 sayılı Kanun’a 6170 sayılı Kanunla
yapılan değişikliklerle girmiş ve bu iki yapının Yönetici Şirketlerce
kurulmaları zorunlu tutulmuştur.
Teknoparkların Kuruluş Süreci
4691 sayılı “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre; Bölge ile ilgili başvurular
Kurucu Heyet tarafından yapılır. Bölge başvuruları değerlendirilmek üzere Bakanlık Bilim
ve Teknoloji Genel Müdürlüğü’nün başkanlığında Maliye Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân
Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı (DPT), Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı
(YÖK),
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik
Araştırma
Kurumu Başkanlığı
(TÜBİTAK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Bakanlık tarafından
belirlenecek teknoloji konusunda faaliyet gösteren bir özel kuruluştan birer temsilcinin
katılımı ile Değerlendirme Kurulu kurulmuştur.
Bölgeler, Değerlendirme Kurulu’nun uygun görüşü ve Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilir ve Resmi Gazete’de yayımlanır.
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde
4691 sayılı Kanun Kapsamında;
Teknopark Yönetici Şirketine,
Teknoparkta yer alan firmalara(girişimcilere),
Bölgede görevlendirilen öğretim üyelerine,
vergisel destekler ve muafiyetler sağlanmaktadır.
Avantajlar
i) Yönetici Şirketlere Sağlanan Avantajlar:
 Bölgelerin kurulması için gerekli idare binası, kuluçka merkezi ve alt
yapı inşası ile ilgili giderlerin Yönetici Şirket tarafından karşılanamayan
kısmı, yardım amacıyla Bakanlık bütçesine konulan ödenekle sınırlı
olmak üzere karşılanabilir.
 Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini desteklemeye yönelik Yönetici Şirketçe
yürütülen veya yürütülecek kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi
hizmetleri ve teknoloji işbirliği programları ile ilgili giderlerin, Yönetici
Şirketçe karşılanamayan kısmı, yardım amacıyla Bakanlık bütçesine konulan
ödenekle sınırlı olmak üzere karşılanabilir.
 Yönetici Şirket, bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak düzenlenen
kâğıtlardan ve yapılan işlemlerden dolayı damga vergisi ve harçtan
muaftır. Atık su arıtma tesisi işleten Bölgelerden, belediyelerce atık su
bedeli alınmaz.
i) Yönetici Şirketlere sağlanan avantajlar:
 Yönetici Şirketin bu Kanunun uygulanması kapsamında elde ettiği kazançlar
31.12.2023 tarihine kadar vergiden muaf tutulmaktadır.
 Bu Kanun kapsamına giren Bölgelerdeki faaliyetlerde; 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı
Sayıştay Kanunu, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4/1/2002
tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz.
 Hazineye ait taşınmazlar için, Maliye Bakanlığı tarafından Yönetici Şirket lehine ilk
beş yılı bedelsiz olarak, devam eden yıllar için yatırım konusu taşınmazın emlak
vergi değerinin binde ikisi karşılığında irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma
izni verilmektedir.
 İrtifak hakkı veya kullanma izni verilenlerden hâsılat payı alınmamaktadır.
 Uygulama projeleri Bakanlık tarafından onaylanır ve bu imar planlarına göre; arazi
kullanımı, yapı ve tesislerin projelendirilmesi, inşası ile ilgili ruhsat ve izinler, 3194
sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak Bakanlık tarafından verilir.
ii) Girişimci Firmalara Sağlanan Avantajlar:
 Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu
Bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2023
tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulmaktadır.
 Bu süre içerisinde münhasıran bu Bölgelerde ürettikleri sistem yönetimi, veri
yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol
uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri de katma değer vergisinden
muaftır(25/10/1984 tarihli, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Geçici 20.
Madde).
 Bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve Ar-Ge personelinin bu görevleri ile ilgili
ücretleri 31.12.2023 tarihine kadar her türlü vergiden muaf tutulmaktadır.
Dolayısıyla teknoloji geliştirme bölgesinde çalıştırılan araştırmacı, yazılımcı ve
AR-GE personeline, münhasıran bu görevlerine yönelik olarak yapılmakta olan
ücret ödemeleri 31.12.2023 tarihine kadar damga vergisinden de istisnadır.
 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında
Kanunun 3. maddesinin 3. bendi kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde
bulunan personelin sigorta primi işveren hissesinin %50’si desteklenmektedir.
ii) Girişimci firmalara sağlanan avantajlar:
 Ar-Ge projesi kapsamında çalışan Ar-Ge personelinin, bölgede
yürüttüğü görevle ilgili olarak Yönetici Şirketin onayı ile Bölge
dışında geçirmesi gereken süreye ait ücretlerinin bir kısmı da gelir
vergisi kapsamı dışında tutulmaktadır.
 Elde edilen teknolojik ürünün Bölgede üretilmesi için gerekli
yatırıma, Yönetici Şirketin uygun bulması ve Bakanlığın izin
vermesi halinde imkân tanınmaktadır.
 Bölgede çalışan Ar-Ge personelinin bu görevleri ile ilgili
ücretlerine sağlanan vergi muafiyeti desteği, Ar-Ge personelinin
yüzde onunu geçmeyecek şekilde Ar-Ge destek personeline de
sağlanmaktadır.
iii) Öğretim üyelerine sağlanan avantajlar:
 Öğretim elemanları yaptıkları araştırmalarının sonuçlarını
ticarileştirmek üzere bu Bölgelerde Üniversite Yönetim Kurulu
izni ile şirket kurabilmekte, kurulu bir şirkete ortak olabilmekte
ve/veya bu şirketlerin yönetiminde görev alabilmektedir.
 Kamu kurum ve kuruluşları ile Üniversite personelinden Bölgede
yer alan faaliyetlerde araştırmacı ve idari personel olarak
hizmetine ihtiyaç duyulanlar, çalıştıkları kurumlarının izni ile
sürekli veya yarı zamanlı olarak çalıştırılabilirler. Yarı zamanlı
görev alan öğretim üyesi, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi ve
uzmanların bu hizmetleri karşılığı elde edecekleri gelirler,
Üniversite döner sermaye kapsamı dışında tutulur.
TGB'LERİN KURULUŞLARINDAN 31.03.2012 TARİHİNE
KADAR GİRİŞİMCİ FİRMALARA SAĞLANAN TOPLAM
VERGİSEL DESTEK VE MUAFİYETLER
Gelir ve Kurumlar Vergisi Muafiyeti Tutarı
KDV İstisna Tutarı
Personel Gelir Vergisi Muafiyet Tutarı
SGK Prim Desteği
: 448.865.195 TL
: 365.259.272 TL
: 482.089.612 TL
: 95.303.404 TL
TOPLAM
: 1.443.357.028 TL
Teknoparkların kuruluşundan itibaren 31/03/2012 tarihine kadar Ar-Ge ve
yazılım firmalarının yararlandığı muafiyet tutarları, diğer bir deyişle Devletin
tahsilinden vazgeçtiği toplam vergi ve primlerin tutarı 1,5 milyar TL
civarındadır. Ancak vergisel muafiyet ve prim desteği tutarları Devletin
vazgeçtiği gerçek vergi ve prim destek tutarlarının altındadır. Çünkü yukarıdaki
tabloda yer alan veriler, Yönetici Şirketlerin destek ve muafiyetlere ilişkin
girişimci firmalardan istedikleri bilgilerin yansımasıdır.
31.03.2012 İTİBARİYLE YÖNETİCİ ŞİRKETE VE GİRİŞİMCİLERE
SAĞLANAN DİĞER DESTEK TUTARLARI
TTGV Destekli Proje Tutarı
TÜBİTAK TEYDEB Destekli Proje Tutarı
63.015.106 TL
381.197.878 TL
KOSGEB Destekli Proje Tutarı
35.407.109 TL
SANTEZ Destekli Proje Tutarı
22.908.144 TL
Teknogirişim Destekli Proje Tutarı
15.300.109 TL
Kalkınma Ajansı Destekli Proje Tutarı
6.219.767 TL
AB Destekli Proje Tutarı
79.786.017 TL
Yönetici Şirket Destekli Proje Tutarı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Hibesi
Diğer
TOPLAM
1.929.881 TL
108.145.766 TL
75.801.269 TL
789.711.129 TL
Sayılarla Teknoparklar…
Kasım 2012 itibariyle 47 adet (Ankara 6, İstanbul 5, Kocaeli 4, İzmir 2, Konya,
Antalya, Kayseri, Trabzon, Adana, Erzurum, Mersin, Isparta, Gaziantep, Eskişehir,
Bursa, Denizli, Edirne, Elazığ, Sivas, Diyarbakır, Tokat, Sakarya, Bolu, Kütahya,
Samsun, Malatya, Urfa, Düzce, Çanakkale, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Van, Çorum ve
Manisa’da 1 adet) Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulmuştur. Ancak bu bölgelerden 32’si
faaliyet göstermektedir.
 Faaliyet Gösteren Firma Sayısı:2.000 Adet
 Bölgelerde İstihdam: 14.896 Kişi
 Proje Sayısı : 4897 Kişi
 İhracat : 540 Milyon TL
 Patent Sayısı: 301 Adet
4691 sayılı Kanunla kurulmuş ve faal olan 32 teknoloji
geliştirme bölgesinden Eskişehir ve Gebze OSB
Teknoparkları Organize Sanayi Bölgesi içerisinde,
diğerleri ise Üniversite odaklı Teknoloji Geliştirme
Bölgeleridir (Hacettepe ve ODTÜ teknoparkları her ne
kadar Üniversite odaklı bölgeler olsa da, Organize
Sanayi Bölgesinde şubeleri bulunmaktadır.).
Bu bölgelerde ağırlıklı olarak yazılım, bilişim,
elektronik, ileri malzeme teknolojileri, tasarım,
nanoteknoloji, biyoteknoloji ve yenilenebilir enerji
teknolojileri konularında çalışan yenilikçi firmalar yer
almaktadır.
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA KARŞILAŞTIKLARI
SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ - 1
 Yönetici şirketlerin yönetimine ilişkin
 Şirket özerkliği kullanılarak Genel Müdürlüğe özensiz atamalar
“Yönetici şirket genel müdürlüğüne atanacakların, üniversitelerin lisans derecesinde Temel
ve Uygulamalı Bilimler, Mühendislik alanlarında veya İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,
Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun, yabancı dil bilgisine sahip, teknopark yönetimi, kuluçka
merkezi yönetimi, teknoloji transfer ofisi yönetimi, inovasyon ve Ar-Ge finansmanı ve
teknolojik ürünün ticarileştirilmesi ve patentleştirilmesi konularından en az birisinde iki yıl
deneyim sahibi olması şartı aranır. Yönetici şirket genel müdürünün atama işlemi
yapılmadan önce belirtilen şartları gösteren bilgi ve belgeler doğrultusunda Genel
Müdürlüğün uygun görüşü alınır.
Yönetici Şirkette ilk defa istihdam edilen genel müdür göreve başladıktan sonra onbeş gün
içerisinde Ankara’da Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü, KOSGEB Teknoloji ve Yenilik
Destekleri Dairesi Başkanlığı, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı
(TEYDEB), TTGV ve Bakanlığın her defasında ayrı olarak belirleyeceği bir teknopark yönetici
şirketinin de aralarında bulunduğu kuruluşlardan toplamda 15 günü geçmeyecek şekilde
Bakanlığın gözetiminde oryantasyon eğitimi alır.
Birinci fıkrada yer alan oryantasyon eğitimi ile ilgili planlamayı Bakanlık bahse konu
kuruluşlarla koordinasyon içerisinde yapar.”
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ - 2
Yönetici Şirketin Kazançları Açısından Muafiyet Sınırı:
Bulunduğu il ve çevre illerde Ar-Ge ve inovasyon konusunda farkındalık oluşması,
üniversite-kamu-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, teknolojik girişimciliğin
özendirilmesi, Ar-Ge ve inovasyon hizmetlerine yönelik arz ve talep oluşturulması
amacıyla Bölge dışındaki işletmelere ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar
tarafından desteklenen Ar-Ge projelerinin hazırlanması dahil sanayi işletmelerinin
kapasitelerinin ve Ar-Ge ihtiyacının tespiti neticesinde Bölge içindeki ve dışındaki
kamu ve özel sektör kuruluşlarına eğitim, danışmanlık, proje hazırlama,
kümelenme, eşleştirme vb. destek hizmetlerin sunulması, bu konularla ilgili kişi ve
kuruluşlarla gerekli işbirliği ve koordinasyonun sağlanması faaliyetleriyle birlikte
kendine ait Ar-Ge ve İnovasyon faaliyetlerinde de bulunabilir.”
‘Muafiyetler ve vergi indirimlerinin uygulanması’ başlığını taşıyan 37’nci
maddesine ise “Bu yönetmeliğin 15’inci maddesinin son fıkrasında belirtilen
hizmetleri yerine getiren Yönetici Şirketlerin bu faaliyetlerden elde ettiği kazançları
2023 yılına kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.” şeklinde değiştirilmesi
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA KARŞILAŞTIKLARI
SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ - 3
 Yönetici şirketlerin sermaye yetersizliği
 Çok önemli görevleri olan Yönetici Şirket 50.000 TL ile kurulabilmekte.
 4691 sayılı Kanunun yönetici şirketi tanımlayan 3/k maddesinde yapılan
değişiklikle …“Yönetici Şirket: Bu Kanuna uygun ve asgari 750.000-TL (
ya da asgari 1.500.000-TL) nakdi sermaye ile anonim şirket olarak
kurulan, Bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumlu şirketi”
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA
KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ -4
Yönetici Şirketin Sermaye Yapısının Zayıflığı
Planlamalarda toplam yatırım (varlık) ile sermaye değerinin arasında büyük makas olması
kuruluşun en baştan sağlıksız işlemesine neden olabilmektedir. 2.5 milyon TL sermaye ile 51.5
milyon TL tutarında bir yatırım öngörmek gerçekçi değildir. Sağlıklı bir değerlendirme
yapılmadan kurucu heyetlerce hazırlanan / hazırlattırılan tahmini finansman planlarının
Değerlendirme Kurulundan geçmesi Yönetici Şirketin kurulduktan ancak 3-4 yıl sonra Bölgenin
faaliyete başlayabilmesine neden olarak, Bölgelerin kısa sürede faaliyete geçmelerine engel
olmaktadır.
Bu nedenle yapılacak düzenleme ile;
4691 sayılı Kanunun; 3/k maddesinin; “Yönetici Şirket: Bu Kanuna uygun, asgari nakdi sermayesi
1.000.000-TL olacak şekilde Bakanlığa sunduğu finansman planında tahmini toplam yatırım tutarının
asgari % 25’i nakdi olarak taahhüt edilen ve anonim şirket olarak kurulan, Bölgenin yönetimi ve
işletmesinden sorumlu şirketi,” şeklinde değiştirilmesine ilişkin önerimizin yanı sıra,
Yapılacak düzenlemede finansal yeterlilik kriterleri getirilirken Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yapılabilirlik
Raporu Hazırlama Esasları’nın “E) Kurulacak Yönetici Şirket ile ilgili bilgiler” bölümünün “f) Finansman planı” alt
bendinin son cümlesine “Sermaye, Tahmini Toplam Yatırım tutarının asgari % 25’i ve nakdi olarak taahhüt
edilecek şekilde olmalıdır. Değerlendirme Kurulu bu oranın nakden karşılanıp karşılanmayacağını
özellikle değerlendirir” hükmünün eklenmesinde ya da benzer bir düzenlemenin Yönetmelik çalışmasında
değerlendirilmesi gerektiği,
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA
KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ - 5
Hibe niteliğindeki desteklerin faiz sübvansiyonu şeklinde olması
4691 sayılı Kanun uyarınca, teknoparkların kurulması için gerekli alt yapı, idare
binası ve kuluçka merkezi inşası ile ilgili giderlerin yönetici şirketlerce karşılanamayan
kısmı yardım amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulan
ödeneklerle karşılanmaktadır.(4691 s. K. m.8)
Yönetici Şirketlerce karşılanamayan kısmın Bakanlıkça tam olarak tespit edilmesi
kolay değildir.
Bununla birlikte karşılanamayan kısma ayrılan ödenek, yönetici
şirketlerce bir projenin baştan sona kadar finansmanı niteliğini taşıyan hibe olarak
kullanılabilir.
İlk defa idari bina yapacak teknokentler dışındaki diğer teknokentlere yapacakları ar-ge
binalarının finansmanı için bankalardan kullanacakları kredilerde Bakanlıkça anapara yerine faiz
desteğinde bulunulmasının yerinde olacağı, bunun için Bakanlıkta ödenek oluşturulması, banka
kredisi alamayan teknokentlerin ise kefalet sorununu çözmek için Kredi Garanti Fonu ile
Bakanlığın bir anlaşma yapabileceği değerlendirilmektedir.
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA
KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ - 6
Teknopark alanı (Bölge) dışında yapılan ar-ge çalışmalarının
hangi kapsamda muafiyetten yararlandırılacağına ilişkin
4691 sayılı Kanunun 2011 yılına dek uygulamasında, Bölge dışında (teknopark alanı
dışında) geçirilen sürelere ilişkin ücretler gelir vergisi istisnası kapsamında değildi.
6170 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle Bölgelerde yer alan girişimcilerin
yürüttükleri ar-ge projesi kapsamında çalışan ar-ge personelinin, Bölgede
yürüttüğü görevle ilgili olarak yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirmesi
gereken süreye ait ücretlerinin bir kısmı gelir vergisi istisnası kapsamına alınmıştır.
Yönetmelik çalışmasında ar-ge projesi süresince istisnadan faydalanacak
olanların bir aylık dönemde teknokentte hiç çalışmaması durumunda bölge dışında
geçirdiği sürelere ait ücretlerin bir kısmının istisnadan yararlanıp
yararlanmayacağının da dikkate alınması, diğer bir anlatımla düzenlemenin
istismar edilmesinin önüne geçilmesi de önemlidir. Bu çerçevede; ar-ge
personelinin aylık azami çalışma süresinin en az %60’ını (ya da yarısını)
teknokentte geçirmesi şartı ve yönetici şirketin onayı ile dışarıda geçirdiği sürelere
ait ücretlerin asgari %40’ının gelir vergisinden muaf olması, akademisyenler için bu
oranın %60 olarak uygulanmasını sağlayacak bir düzenlemenin yönetmelikte yer
almasında yarar bulunmaktadır.
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA
KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ - 7
Ar-ge Merkezlerinin teknopark alanı içerisinde kurulamamasına ilişkin
5746 sayılı Kanun uyarınca sunulan destek ve teşviklerden yararlanmak üzere
Ar-Ge Merkezi Belgesi almak için yapılan başvurularda; Ar-Ge merkezlerinde
en az 50 tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam edilmesi, Ar-Ge
merkezlerinin Kanun kapsamındaki Ar-Ge faaliyetlerinin yurt içinde
gerçekleştirilmesi, işletmenin; yeterli Ar-Ge yönetimi ve kapasitesinin
bulunması vb. şartlar aranmaktadır. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin
Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nin 15.
maddesinde bahsedilen bu şartlardan bir tanesi de Ar-Ge merkezlerinin,
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre kurulan teknoloji geliştirme
bölgeleri dışında yer alması zorunluluğudur.
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ – 8
(Firmalar)
1. Maddi Kaynak Sorunu (% 25 avans..risk s.,
2. Seri Üretim Aşamasındaki Destek Eksikliği
3. Katma Değer Vergisi İstisnası
4. Fiziki ve Altyapı İmkânlarındaki Yetersizlikler (lab.)
5. Teknoparkın Bulunduğu―İlişkili Olduğu Üniversitelerin Haricindeki
Üniversite Akademisyenleri İle Çalışılması Halinde Üniversitelerin Döner
Sermayeleri Üzerinden İşlem Yapılması
6. TEKMER’lerde Faaliyet Gösteren Firmaların Akademisyenlerden Aldıkları
Danışmanlık Hizmetleri Karşılığında Ödedikleri Ücretlerin Döner Sermayeye
Tabi Tutulması (üniversitede %100 iken vb…)
7. Oyun Sektörüne Bakış Açısındaki Eksiklikler ve Yanılgılar
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ - 9
8. Bilgi Paylaşımı ve İletişim Eksikliği (firmalar arasında…mükerrer…)
9. Pazarlama-Ticarileşme Sorunu
(TTO…)
10. Kiraların Yüksek Olması
(müdahale edilmemeli)
11. KOSGEB ve TÜBİTAK Desteklerindeki Gecikmeler
(harca- gel - % 75,kdv %60, avans, 10 ay)
12. Muafiyetlerden Yararlanabilmesi için Yazılım Faaliyetlerinin Ar-Ge
Niteliği Taşıyıp Taşımaması Gerekliliği
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA
KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ - 10
Genel Müdürlük Uygulamaları ve Öneriler
Bölge faaliyetlerinin izlenmesi
Ödeneklerin serbest bırakılmasında yaşanan belirsizliğin Yönetici Şirketlerin
taahhütlerine olan olumsuz etkisi – Ödeneklerin Mali Yıl Başından Belirli Olması
Gerekliliği:
Bölgelerin izlenmesinde yeni bir örgütlenme modeli
İzleme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü - Masa Sistemi
Sınıflama
Bölgeler
I. MASA
Ankara (5), Eskişehir (1), Konya (1), Kayseri (1), Bolu (1), Düzce (1)
II. MASA
Kocaeli (3), Bursa (1), Sakarya (1)
III. MASA
İstanbul (4), Edirne (1)
IV. MASA
İzmir (1), Antalya (1), G.Antep (1), Adana (1), Mersin (1), Isparta (1), Denizli (1)
V. MASA
Sivas (1), Elazığ (1), Erzurum (1), Diyarbakır (1), Trabzon (1)
Toplam
Bölge
Sayısı
Personel
Sayısı
10
2
5
1
5
1
7
1
5
1
32
6
TEKNOPARKLARIN UYGULAMADA
KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİ
Teknogirişim sermaye desteği programından yararlananların
teknokent içerisinde pozitif ayrımcılığa tabi tutulmasına ilişkin
Teknogirişim sermaye desteği ile iş fikrini hayata geçiren girişimcilerin daha
sonra KOSGEB ve TÜBİTAK TEYDEB desteklerinden faydalanmayı planladıkları
düşünüldüğünde ar-ge kültürünün daha çok benimsendiği yapılar olan teknoparklar
içerisinde teknogirişimcilerin pozitif ayrımcılığa tabi tutularak ofis kira ücretlerinin
daha düşük belirlenmesi teknogirişim sermaye desteği programının iyileştirmeye
açık bir alanı olarak tartışılmalı ve değerlendirilmelidir.
Bunun için yönetmelik değişikliği çalışmasında kuluçka programı ve içeriği
tanımlandıktan sonra “Teknopark yönetimleri teknogirişim sermaye desteğinden
faydalananlar için kiralanabilir ofis alanlarına uyguladığı m2 birim fiyatının azami
%50’si oranında indirim uygular.” şeklinde bir düzenlemenin değerlendirilmesinde
fayda görülmektedir.
Bölgelerin Denetimi
Denetim
Madde 6 – Bölgedeki yönetici şirket ve girişimcilerin faaliyet ve
uygulamaları Bakanlık tarafından denetlenir.
Yönetici şirket, ücreti gelir vergisi istisnasından yararlanan kişilerin
Bölgede fiilen çalışıp çalışmadığını denetler.
BİZİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

similar documents