Kar planlaması - WordPress.com

Report
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER
ENSTİTÜSÜ İŞLETME ANABİLİM DALI
MUHASEBE VE FİNANSMAN UZMANLIK DALI
FİNANSAL YÖNETİM
KAR PLANLAMASI VE KONTROL
OSMAN BULUT
MAHMUT UYANIK
GİDER TÜRLERİ
1.Sabit giderler
Belirli bir üretim hacmine kadar değişmeyen
giderler olarak bilinir.Bu giderleri genel olarak
amortisman, kiralar, faiz giderleri, vergiler,
duran varlıkların sigorta giderleri ve
yöneticilerin maaşlarını oluşturmaktadır.Bu
giderler beli bir üretim hacmine kadar, çeşitli
üretim düzeylerinde değişmeyen giderlerdir.Bu
giderler beli bir süre içerisinde bir sözleşmeye
yada trafiğe bağlı olarak yapılır.üretimin artması
veya azaltılması bu giderlerin miktarında
değişiklik yaratmaz.
2.Değişir giderler
Üretim miktarındaki değişmelere paralel olarak
değişme gösteren giderlerdir.Bu tür
giderler,işletmenin üretim ve satış düzeyi arttıkça
artmakta,düştükçe azalma göstermektedir.Belirli bir
dönemde geliştirilen üretim hacmi,üretimde
kullanılan materyal miktarını etkilemekte,üretim
miktarı artıkça hammadde ihtiyacı artmaktadır.Buna
benzer olarak ,üretim miktarı doğrudan çalışan işçi
sayısını da etkiler.
3. Yarı Değişir Giderler
Belirli üretim miktarlarında sabit, ancak üretim
miktarı arttığında artan ve belli bir üretim
hacminde yine sabit kalan giderlerdir. Üretim
tamamen durduğunda sıfır olmayan, bununla
birlikte üretimin artmasıyla sıçramalar
gösteren giderlerdir. Başka deyişle; bu tür
giderler adım adım artan giderler olarak
isimlendirilir. Bu tür gidenlere örnek olarak
yönetici personele ödenen aylıklar, yakıt,
enerji, su, haberleşme giderleri gösterilebilir
KAR PLANLAMASI VE GELİR TABLOSU
Başabaş analizinde ve çalışma kaldıracı analizinde
yararlanılacak temel tablo gelir tablosudur.Kar
planlaması analizinde kullanacağımız "A
işletmesinin geleneksel olarak düzenlenmiş gelir
tablosunun gelir ve gider kalemleri yeniden
düzenlenerek analize hazır duruma getirilmiştir.
Geleneksel olarak hazırlanan gelir" tablosunda
değişir ve sabit maliyetler değişik kategorilerde ve
değişik kalemlerde yer almıştır. Gelir tablosunun
analize uygun duruma getirilmesiyle giderler sabit
ve değişken olmak üzere iki gruba ayrılmışlardır.
BAŞABAŞ ANALİZ
Birçok işletme belirli bir üretim hacmindeki satış
hasılatı ve üretim maliyetlerini temel alarak
finansal planlarını hazırlar. Finansal planların
hazırlanmasında yararlanılan, bu analiz tekniği kara
geçiş analizi veya başabaş analiz olarak
isimlendirilir. Başabaş analiz aslında kara geçiş
noktasını bulmaya yaramakla birlikte,finansal
varlıkların karlılığını saptamada,yeni üretime
başlama kararı vermede de kullanılır.Ayrıca bu
analiz tekniği ile,fiyat değişikliklerinin,sabit
giderlerin ve değişir giderlerin yapılmasın bir
değişiklik olması durumun da,bu değişikliklerin
işletme karına etkisi de ölçülebilmektedir.
1.Grafik Yöntemi
Şekil 9.4’de başabaş analiz grafik olarak
verilmiştir.Grafikteki yatay eksen
olan(x)ekseni,işletmenin üretim hacmini ifade
etmektedir.Dikey ekseni olan(y)ekseninde ise
sabit maliyetler,değişir maliyetler,toplam
maliyet ve satış hasılatı yer almaktadır.
Satış hasılatı bir birim malın satış fiyatının üretilen mal
miktarıyla çarpılmasıyla bulunur ve toplam gelir (TR)
olarak ifade edilir.Toplam maliyet (TC) ise belirli bir
üretim hacmindeki değişir maliyetler ile sabit
maliyetlerin toplamından oluşmaktadır.İşletme satış
hasılatı (O) orjininden başlamaktadır işletme her bir
birim satışından hasılat elde etiği için satış miktarı
artıkça satış hasılatir TR de artış
göstermektedir.İşletmenin gidelerinin bir kısmı sabittir
(F). Bunlar işletme ister üretimde bulunsun ister
bulunmasın yapılması gereken giderlerdir. Bu nedenle
toplam gider (TC) sabit giderlere değişir giderlerin
eklenmesinden oluştuğu için grafikte Y ekseninde F
noktasından başlayacaktır.
Grafikte toplam giderlerin toplam gelirleri kestiği
Qb üretim miktarında işletme başabaş
noktasına ulaşmış olacaktır. Üretim miktarı Q1
düzeyinde işletmenin zararla karşılaşması,
üretim miktarı Q2 düzeyine çıktığında
işletmenin kar etmesi söz konusudur. Başabaş
noktası ise karın ve zararın söz konusu
olmadığı üretim düzeyini göstermektedir.
• 2. Cebirsel yöntem
Cebirsel yöntem ile başabaş analizi yapılacak
ise, belirli bir dönemdeki toplam gelinlerin
başka bir deyişle satış hasılatının bilinmesine
gerek vardır.
Toplam gelir(TR),birim satış fiyatı(P) ile satış
miktarının (Q) çarpılması suretiyle bulunur.
TR=P*Q
Toplam maliyetler(TC) ise, sabit giderlere(F), değişir
maliyetlerin(V*Q) eklenmesiyle bulunur.
TC=F+(V*Q)
Toplam gelirler toplam maliyetlere eşit olduğunda
işletme başabaş noktasında ulaşmış olur.Bu nokta
işletme ne kar ne de zarar etmiş olur.
TC=TR-TC=Q
TR=TC yada PQ=F+VQ
Başabaş noktasındaki üretim hacmi(Q) bulmak
istersek;
PQ-VQ=F
(P-V)Q=F
Başabaş noktasını satış hasılatı cinsinden de
bulmak mümkündür. Başabaş noktasını satış
hasılatı(Sb)cinsinden bulmak istersek;
Formülü yardımıyla veya Sb=Q*P işlemi
yardımıyla bulmak mümkündür.
A İşletmesinin 20X1 yılına ait gelir tablosunu ele alıp
bu yıla ait başabaş notasını bulmak istersek;
İşletmenin ürettiği malların satış fiyatı 20.000
birimlik üretimde toplam 5.000.000 TL,diğer bir
deyişle birim satış fiyatı 250 TL, değişir gider
toplamı 3.000.000 TL ve birim başına değişir gider
[3.000.000:20.000]=150 TL ve işletmenin gelir
tablosunda görüldüğü gibi sabit giderleri de
1.00.000 TL ise işletme başabaş noktasına hangi
üretim hacminde ulaşacaktın?
Başabaş analizi Şekil 9.5'de görüldüğü gibi çeşitli
değişkenlere bağlıdır. Bu değişkenler sabit
giderler, birim maliyetler ve birim satış
fiyatlarından oluşmaktadır. Bu değişkenlerin
birinde yapılacak değişiklik, başabaş noktasının da
değişik düzeyde oluşmasını sağlayacaktır.
"A işletmesi" nin sabit giderleninin ve birim
maliyetlerinin değişmediğini, bir an için birim
satış fiyatının 250 TL'den 275 TL'ye yükseldiğini
varsaydığımızda, başabaş noktası üretim düzeyi
ne olacaktır?
Hesaplamalardan da anlaşıldığı gibi başabaş
noktası 8.0OO binimde oluşmuştur. Aşağıdaki
şekilde görülen, önceki toplam satış hasılatı
(TR), yeni satış hasılatı [TR'J düzeyine ulaşmış
ve başabaş noktası önceden 10.000 birimlik
üretim düzeyinde gerçekleşmişken yeni satış
fiyatıyla satış hasılatı (TR')'ne yükselmiş ve
yeni başabaş üretim miktarı 8.0OO birimde
oluşmuştur.
Belirli bir donemde işçilik ücretlerinin artmasının söz konusu
olduğunu; "A işletmesinin işçilik maliyetlerinde gelecekte
meydana gelecek artışlardan korunmak için işgücü
gerektiren işlerinin bir kısmını makinalara yaptırmaya karar
verdiğini, dolayısıyla sabit yatırımlarını arttırma isteğinde
olduğunu varsayalım. Bu durumda sabit giderlerin
1.000.0OO TL'den 1.100.000 TL'ye çıkması söz konusudur,
işçilik maliyetlerinden de birim üretim başına 25 TL'lık bin
düşme söz konusu ise bu yeni durumda işletmenin başabaş
notası hangi üretim düzeyinde gerçekleşecektir?
3. Nakit Çıkışı Gerektirmeyen Giderler
Açısından Başabaş Analizi
Başabaş analizinde karşılaştığımız diğer bir
kavramda,nakit çıkışı gerektirmeyen giderler
açısından yapılan başabaş analizidir.İşletmenin
yapmış olduğu bazı giderler nakit çıkışı
gerektirmezler.Başabaş analizi,sabit
giderlerden(F),nakit çıkışı gerektirmeyen
harcamaların (N) düşülmesi ile bulunur.
Yukarıdaki formülde amortismanlar (N),sabit
giderlerden düşürülerek hacmi hesaplanabilir.Başabaş
noktasını satış hasılatı cinsinden sabit giderlerden
düşülerek başabaş üretim de hesaplamak
mümkündün.
A işletmesi’nin 1.000.000 TL’lik sabit giderlerinin
3.000.000 TL’lik amortismandan oluşursa;
İşletme amortismanlara ayrılacak fonların sabit gider
olarak hesaplamaya katmadığından 7.000 birimlik
üretim hacminde başabaş noktasına ulaşmış olacaktır.
BAŞABAŞ ANALİZ SINIRLARI
Başabaş analiz kullanılırken,bu yöntem bir çok
varsayımlarının da göz önünde bulundurulması
gerekmektedir. Başabaş analizindeki varsayımların
ilki,belirli bir süre içinde sabit giderlerin,değişir
giderlerin ve satış fiyatlarının değişmeyeceğidir.bu
varsayımlar geçerli olduğu sürece yapılan başabaş
analizinin de sağlıklı olması mümkündür.satış fiyatı ve
birim maliyetler değişecek olursa,ayrı ayrı başabaş
noktalarının bulunması gerekecektir.ayrıca işletmenin
ürettiği bütün malları satacağı,yani stokların
bulunmadığı varsayımı bulunmaktadır.
Birim satış fiyatının sabit kalacağı varsayımı her zaman
geçerli olmayabilir.Üretim miktarı artıkça satış
fiyatlarında düşme gözlenebilir.üretim artıkça birim
satış fiyatı düşeceğinden satış hasılatının (TR),eğimi
gittikçe azalan bir eğri şeklinde gösterilmesi daha
gerçekçi olacaktır.
Diğer yandan birim başına değişken giderlerin sabit
kalması çok ayrıcalıklı bir durumdur.üretimde kapasite
kullanım oranı arttıkça birim değişir giderlerin
azaldığı,tam kapasiteye yaklaştıkça ise(başta satış
artırıcı giderler olmak üzere),bu giderlerin birim başına
yükseldiği görülmektedir.bu gelişmeler sonunda,toplam
giderler(TC)önce eğimi azalan,tam kapasiteye
yaklaştığında ise eğimi artan bir şeklinde çizilmesi
gerekir
Şekil 9.8’de eğrisel olarak gösterilen toplam
gelir(TR) ve toplam maliyet(TC)eğrileri birden
fazla noktada kesişerek,iki başabaş üretim
düzeyini ortaya çıkarmaktadır.
TR ve TC eğrilerinin kesiştiği Q1 üretim düzeyi
kadar zararda,Q1 üretim düzeyinden sonra
kara geçmektedir.işletmenin karlı çalışma
durumu Q3 üretim düzeyine kadar devam
etmekte,Q3 üretim düzeyinden sonra
işletmede tekrar zararla karşı karşıya
kalmaktadır.Q1-Q3 üretim düzeyleri arasında
işletme karlı çalışmakta,en karlı olduğu üretim
düzeyi ise TR ve TC eğrilerinin arasındaki farkın
en büyük olduğu Q2 üretim düzeyinde
oluşmaktadır.
ÇALIŞMA KALDIRACI
Çalışma kaldıracı sabit giderler ile değişir giderler
arasında ilişki kurarak sabit giderlerin nereye kabul
edilebileceğini araştıran bir analiz tekniğidir.Çalışma
kaldıracı ile analizden amaç,belirli bir üretim
düzeyinden sonra üretim artığında kardaki artışları
ortaya koymaktadır.Aynı analiz tekniği ile üretim
düzeyindeki düşüşlerin kardaki düşüşlere etkini
analiz etmek mümkündür.
İşletmelerin sabit giderleri yüksek ise başabaş
noktasına ulaşabilmeleri için satış hasılatlarının da
yüksek olması gerekmektedir.
Bu tür işletmelerin yatırımları çoktur.İşletmenin
ürettiği mala olan talep sınırlı ise,sabit
giderleri yüksek olan işletmelerin başabaş
üretim hacimleri yüksek üretim düzeylerinde
gerçekleştiğinden bu işletmelerin zararla
karşılaşmaları söz konusu olabilmektedir.
Sabit giderleri düşük olan işletme ise sabit
yatırımları az, üretimi daha çok iş gücüne bağlı
olan işletmelerdir.Bu tür işletmeler başabaş
noktasına düşük üretim düzeylerinde
ulaşırlar.Ancak başabaş noktasından sonraki
üretimlerinde karlılık artışı hızla yavaş olur.
Çalışma kaldıracı analizinden yararlanılarak
yapılacak yatırımların,emek yoğun veya sermaye
yoğun olması konusunda karar vermek
mümkündür.İşletmenin ürettiği mala talep
yetersiz ve bu talebin yakın bir gelecekte artma
olasılığı yoksa,üretim kapasitesinin talep
miktarının çok üstünde tutulmasına gerek
yoktur.Kapasite gereğinden yüksek tutulacak
olursa, sabit giderlerin çokluğu işletmenin
başabaş noktasında ulaşamama sonucunu ortaya
çıkaracaktır,dolayısıyla zararla çalışma
durumunda kalacak.
1.Çalışma kaldıraç derecesi
bir işletmenin beli bir üretim düzeyindeki
çalışma kaldıraç derecesi (ÇKD),vergiden
önceki kardaki değişmenin (FVÖK),kardaki
göreli değişmeye yol açan satış hasılatındaki
göreli değişmeye bölünmesi yoluyla bulunur.
• A işletmesi gelir tablosu temel alınacak
olursa,işletmenin 5.000.000 TL’lik satış
hacminde değişir giderlerin 3.000.000 TL
olduğu görülmektedir.bu durumda işletmenin
değişir giderlerinin satışlara oranı oranı
3.000.000/5.000.000=0.60’dır.
• Bir an için işletmenin satışlarını yüzde 10
arttırarak satış tutarını 5.500.000 TL ‘ya
yükseldiğini varsayalım.sabit giderler niteliği
itibariyle üretim düzeyi arttıkça
değişmediğinden yine sabit kalacak,aşağıdaki
tabloda da görüleceği gibi faiz ve vergiden
önceki kar(FVÖK) 1.000.000’den 1.200.000 TL
çıkacaktır.satışlar 5.000.000 TL’dan 5.500.000
TL’ye çıktığından;
Çalışma kaldıracının 2 olması ,5.000.000 TL satış
düzeyinden itibaren satışlardaki yüzde 1’lik artış
karları yüzde 2 artıracaktır.başka bir değişle bu
üretim düzeyinde, üretim hacmindeki yüzde
10’luk artış ,karlarda yüzde 20’lik bir artış
sağlayacaktır.aşağıdaki başka bir formül
yardımıyla çalışma kaldıracı nı(ÇKD) belirli bir satış
hacminde kısa yoldan hesaplamakta mümkündür;
A işletmesi 5.000.000 TL satış hacminde çalışma
kaldıraç derecesini hesaplayacak olursak ;
2.Çalışma kaldıracı ve başabaş analizi
Çalışma kaldıracı ve başabaş analizinde
kullandığımız A işletmesinin ürettiği malın
birim satış fiyatı (P)=250 TL,birim malın değişir
maliyeti (V)=150 TL ye işletmenin sabit
giderleri (F)=1.000.000 TL olduğunda değişir
üretim düzeyleri için hesaplanan çalışma
kaldıracı aşağıdaki tabloda düzenlenmiştir.
İşletme10.000 birimlik üretim düzeyinde başabaş noktasına
ulaşmıştır. Bu üretim düzeyinden daha düşük üretim
yapıldığında işletme zararla çalışmaktadır. Bu üretim
düzeyinin altına düşüldüğünde zarar, çalışma kaldıracı
oranlarına bağlı olarak artış göstermektedir.
3.Çalıma kaldıracı ve işletme riski
işletmenin değişik risk grupları için de bulunması
karlılıklarını da riske bağlı olarak değişik ölçülerde
etkilemektedir. İşletmenin çalışma kaldıracı derecesinin
etkileyen çeşitli faktörler vardır. Çalışma kaldıracı
satışlardaki göreli değişimin karlardaki göreli değişme ile
mukayesesi sonucunda oluşur. Birçok işletmede satışların
artması karların daha da yüksek oranda artmasını saglar.
Satışları artan işletmelerde karlar daha hızlı artıyorsa bu tür
işletmelerin çalışma kaldıracı derecesi yüksektir ve bu
işletmeler risk derecesi yüksek işletmeler içerisinde
sınıflanır. İşletme risk düzeyini etkileyen diğer bir faktör de
satışların değişken yada belirsiz olmasıdır. Bir işletmenin
sabit giderleri yüksek ve değişir giderleri düşük ise
talebinde gelecekte yüksek olacağı değişmeyeceği
varsayılıyorsa bu tür işletmelerin çalışma kaldıracı dereces
Bir işletmenin sabit giderleri yüksek ve değişir
giderleri düşük ise talebinde gelecekte yüksek
olacağı değişmeyeceği varsayılıyorsa bu tür
işletmelerin çalışma kaldıracı derecesinin
yüksek olması gerekecektir. Ancak bu
işletmenin çalışma kaldıraç derecesi yüksek
olsa bile bu işletme düşük bir risk grubu içinde
yer alır. Sabit giderleri dolayısıyla çalışma
kaldıraç derecesi yüksek olan ve risk düzeyi
düşük olan işletmelere örnek olarak
elektrik,telefon ve taşıma işletmelerini vermek
mümkündür.
FİNANSAL KALDIRAÇ VE FİNANSAL RİSK
Finansal kaldıraç işletmenin beli bir dönemde
borçlandığı varsayımıyla,borçların karlılığı ne
ölçüde etkilediğini ortaya koymak için yararlanılan
bir analiz tekniğidir. Gereğinden az borçlanma
karlılığı düşürdüğü gibi gereğinden fazla ve yüksek
maliyetli borçlanma da karlılığın düşmesine yol
açmaktadır. İşletmeler genelde özkaynaklardan
yada yabancı kaynaklardan finansman olmak
üzere iki yoldan varlığını finanse ederler. Bir
işletmede finansal kaldıraç yardımı ile faiz ve vergi
den önceki karın (FVÖK) hisse başına düşen kar
payına (HBK) etkisi analiz edilir
İşletmenin FVÖK’ı artığında buna bağlı olarak HBK’ı
da artacaktır. Ancak borçla finanse edilen
işletmelerin karlılıklarındaki artışlar sonucu,HBK
,öz sermaye ile finansman seçeneğine göre daha
fazla artış gösterecektir. İşte HBK’daki artışın
toplam kardaki artıştan daha yüksek oranda
gerçekleşmesine finansal kaldıraç etkisi adı
verilmektedir. İşletmenin karlılığının düştüğü
dönemlerde ise finansal kaldıraç etkisinin tersine
çalışması söz konusudur. Toplam karlar
azaldığında varlıkların kısmen yabancı
kaynaklardan finanse etmiş işletmenin HBK’daki
azalışı, daha yüksek oranda gerçekleşir.
Bir örnek yardımıyla kaldıraç etkisini rakamsal olarak analiz
edelim.
İşletme bininci alternatif olarak ihtiyaç duyduğu 1,000,000
TL'yi 50.000 adet 20 TL nominal değerli hisse senedi ihraç
ederek karşılığında, hisse senedi başına düşen kar payını
(HBK) araştıralım. İkinci alternatifte ise 1,000,000 TL’yi
35.000 adet 20 TL nominal değerli hisse senedi ihracı ve
buna ek olarak300,000 TL, % 10 faiz ile borçlanma yolu ile
karşılığında HBK analiz edelim.Alternatifleri aşağıda tablo
olanak düzenlediğimizde
• 1. Finansal kaldıracı derecesi
Finansal kaldıraç derecesi (FKD), hisse başına
kardaki artışların yüzdesinin toplam kardaki
artışların yüzdesine bölünmesiyle bulunur.

similar documents