STRES YÖNET*M*

Report
STRES
YÖNETİMİ
Öğr. Gör. Seda AKIN GÜRDAL
Program
• 09:00-09:45- Stres Kavramı,
Stresin Belirtileri
• 10:00-10:45-Stresin
Sonuçları, Stresin Yönetimi
• 11:00-11:45-Stresin Ölçümü
Stres Kavramı ve Tanımı
• Stres insanın ruhsal ve bedensel olarak sınırlarının
zorlanmasıdır. Stres, bireyler üzerinde etki yapan ve
onların davranışlarını, iş verimini, diğer bireylerle
ilişkilerini etkiyen karmaşık bir kavramdır. Bireyin
duygularında, bilişsel süreçlerinde veya fizik
koşullarında oluşan ve bireyin çevresi ile baş
edebilme gücünü tehdit eden bir gerilim
durumudur.
• Stres, aşırı ve genellikle istenmeyen uyarılara ve
çevredeki tehdit edici olaylara karşı bireyde gelişen
fizyolojik ve psikolojik tepkileri içerir.
• Stres, durup dururken ya da kendiliğinden oluşan bir
durum değildir. Stresin var olabilmesi ve ortaya
çıkabilmesi çevresel faktörlerle yakından ilişkilidir.
Bireyler kendilerini kuşatan çevrelerinden değişik
biçim ve oranda etkilenirler.
• Stres hayatımızın bir gerçeğidir. Son yıllarda stres
kavramı yararlı ve zararlı stres olarak ikiye
ayrılmaktadır.
• Herkes için değişken, ama belirli dozda stres, işleyiş
için gereklidir. Bazı araştırma bulgularına göre hafif
bir stresin çoğu insanda verimliliği arttırıcı etkisi
olduğu , aşırı stresin ise verimliliği düşürdüğü sonucu
ortaya çıkmıştır.
Stresin Belirtileri
• Stresin olup olmadığı bazı
göstergelerden anlaşılabilir.
Stresin belirtileri olarak
tanımlanabilecek olan bu
göstergeler, bireysel olduğu
gibi örgütsel düzeyde de
kendini gösterirler.
• Bireysel düzeyde, organizmanın stres moduna girip
girmediğinin anlaşılması için Selye’nin tanımladığı
«Genel Uyum Sendromu» döngüsüne bakmak
yararlı olacaktır. bu döngüde tanımlanan süreç üç
dönemden ibarettir.
Bu kurama göre, organizmanın strese karşı tepkisi
aşağıdaki gibi gelişir.
• Alarm Dönemi: Birey bir stres kaynağı ile
karşılaştığında, organizma «savaş» ya da «kaç
tepkisi» gösterir. Kalp atışlarının artması, tansiyonun
yükselmesi gibi gelişmelerin olduğu bu süreç, «alarm
aşaması» olarak adlandırılır.
• Direnme-Uyum Dönemi: Stres kaynağına adapte
olunabilirse her şey normale döner. Birey, strese karşı
koymak için elinden gelen tüm gayreti ortaya koyar
ve stresli bir insan davranışları gösterir.
• Tükenme Dönemi: Bu dönemde stres kaynağı hala
mevcuttur ve kişi kendini tükenmiş hissetmekedir.
• Organizma ile ilgili stres belirtileri,
fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal
olmak üzere dört grupta
toplanmaktadır.
Fiziksel Belirtiler: Baş ağrısı, ülser,
yorgunluk ve bir çok hastalık
• Duygusal Belirtiler: Kaygı,
endişe, depresyon ve
diğer duygu değişimleri
• Zihinsel Belirtiler: Karar
vermede güçlük,
unutkanlık, zihin karışıklığı,
hatalarda artış, iş veriminde
düşüş
• Sosyal Belirtiler: İnsanlara
karşı güvensizlik, başkalarını
suçlamak, insanlarda hata
bulmaya çalışmak
• Bir organizmanın stres altında olması kadar, insan ve
insan gruplarının çeşitli faaliyetler gösterdiği bir
örgütün de bazı faktörlerin etkisiyle stres altına
girmesi doğaldır. Stres altına giren örgüt de
organizma gibi çeşitli davranış değişiklikleri gösterir.
İşe devamsızlığın artması, performans düşüklüğü,
dayanışma eksikliği, hataların artması gibi davranış
değişiklikleri sayılabilir.
Strese Sebep Olan
Faktörler(Stresörler)
• Bireyde stres oluşturan
etmenler «Stresör» olarak
tanımlanmaktadır.
1.Fiziksel Stres Faktörleri
Çevreden kaynaklı her türlü
fiziki etkiyi ifade etmektedir.
Gürültü, ortam ısısı, nem düzeyi,
ışık, kalabalık vb.
2.Sosyal ve Ekonomik Stres Faktörleri
Bu çerçeve içerisinde bireyin yer aldığı aile, arkadaş
ve toplumsal çevre hem de ekonomik çevre söz
konusu edilmektedir. Sosyal bir ortamda yaşayan
bireyin iş dışında da kaynaklanan pek çok stres faktörü
vardır.
3.İşle İlgili Stres Faktörleri
İşletmelerde çalışanları etkileyen çok sayıda stres
kaynağı bulunmaktadır.
4.Bireysel ve Psikolojik Stres Faktörleri
Stresin kapsamını yalnızca sosyal ve örgütsel çevreyle
sınırlandırmak doğru değildir. İnsanların kendileriyle ilgili
bir takım bireysel ve psikolojik özelliklerinin de stres
üzerinde etkili olabileceği unutulmamalıdır. Yaş,
cinsiyet, algılama, tecrübe, inançlar, kişilik, genetik
yapı, huy, karakter
• Yaşın Stresle İlişkisi
Kişi yaşlandıkça strese karşı
direnme gücü azalır. Yaşlanma
sürecinde beynin ve bedensel
kapasitenin dışarıdan gelen
baskılara karşı dayanabilme
kapasitesi giderek zayıflar.
• Cinsiyet ve Stres
Kadınların erkek egemen bir iş
ortamında çalışmaları ya da tam
tersi bir ortam olması stres faktörü
olarak karşımıza çıkmaktadır.
• Tecrübe ve Stres
Hayat tecrübesi esasen çok önemli bir stres azaltıcıdır.
Tecrübenin bu önemli rolü, hem iş hayatında hem de
sosyal hayatta geçerlidir. Zamanla yıllar içerisinde
kazanılan deneyim ve birikimler, benzer olaylarla
karşılaşıldığında birey açısından önemli bir referans
kaynağı teşkil eder.
• Algılama ve Stres
İnsanlar görmek istediklerini görürler sözünün de
açıkladığı gibi, her birimiz karşımıza çıkan olayları kendi
kalıplarımız içinde kendimize göre yorumlayıp algılarız.
• Kontrol Odağı ve Stres
Kimi insanlar kendi kendilerini kontrol etme bakımından
iç yönelimli, kimileri ise dış yönelimlidir. Dış yönelimli
olan insanların stres ve stresin olumsuz sonuçlarına
daha fazla maruz kaldıkları ortaya çıkmıştır.
• Kişilik ve Stres
Kişinin çevresini nasıl algıladığı, çevresel değişimlere ve
ilişkilere nasıl tepki gösterdiği belirli sınırlar içerisinde
bireyin kişiliği ile de ilgilidir. İnsanın otokratik yapılı biri
olması, cinsiyeti, içe dönük veya dışa dönük bir yapı
göstermesi, duygusal olarak alıngan olması, hırslı ve
mücadeleci olması gibi kişilik özellikleri stres üzerinde
etkili olabilmektedir. Örgütsel açıdan, kişilik iş görenin
örgüt içindeki davranışında ne kadar önemliyse, onun
örgütsel stres kaynaklarından etkilenmesi de o kadar
önemlidir.
• İnsanların kişilikleri, strese eğilimli olmaları
bakımından, genel olarak bir değerlendirmeye tabi
tutulduğunda iki farklı tip ortaya çıkmaktadır. Bunlar
A Tipi ve B Tipi kişilik olarak gruplandırılır.
A Tipi Kişiliğin Özellikleri
Zaman konusunda hassastırlar.
Oldukça saldırgan ve rekabetçidirler.
Sürekli hareket halindedirler.
Pek çok işi bir arada yapmak isterler
Sabırsızdırlar ve beklemekten nefret ederler.
B Tipi Kişiliğin Özellikleri
Aceleci ve sabırsız değillerdir.
Rekabete girmekten hoşlanmazlar.
Sorulmadıkça başarılarını ve yaptıklarını tartışma
ihtiyacı duymazlar.
Oyunu yarışmak için değil, hoşça zaman geçirmek
için oynarlar.
Suçluluk duymakdan dinlenirler.
Çabuk olmayanlara kızarlar.
İş Odaklıdırlar ve işi zamanında bitirmeye önem
verirler.
Başarılarını ölçmek ve değerlendirmek isterler.
Sosyal değerler için fazla kaygılanmazlar.
Zamanın esiri olmazlar.
Güçlü bir motivasyon ve ihtirasları vardır.
Özel hayatları ile iş hayatları arasında kolayca sınır
koyabilirler.
Katı kurallardan arınmış ve esnektirler.
Başarı konusunda hırslı değildirler.
Kolay kolar sinirlenmez ve tedirgin olmazlar.
Yaptıkları işten zevk almayı bilirler.
Kendilerine güvenleri vardır.
İşlerinde yüksek kaygı taşırlar.
Çabuk karar verirler.
Randevu ve sözlerinde hassastırlar ve aynı
duyarlılığı beklerler.
Duyarlı bir kişilik yapıları vardır.
Enerjilerini planlarlar.
Az dinlenir, az spor yaparlar.
Benmerkezcidirler.
Geçimi zor insanlardır.
Hayata genelde başka açılardan bakmazlar.
Ekip çalışmasına yatkındırlar.
İşleriyle ilgili rahatlıkları onlara suçluluk duygusu
vermez, sakin ve düzenli çalışırlar.
B tipi kişilik, A tipi kişiliğin tersine kolay yaşayan
bir tiptir.
Konuşmaları bile daha rahat ve sakin bir tondadır.
Stresin Sonuçları
Günümüzün iş ve sosyal yaşantısındaki karmaşa
insanların neredeyse stressiz yaşamasına müsaade
etmemektedir. Stresin tepkisine karşı her organizma
belirli tepkiler koymaktadır.
A . Stresin Bireysel Sonuçları
1.Fizyolojik Sonuçlar
Kısa Dönemli Sonuçlar: Tansiyon yükselmesi, baş ağrısı
ve baş dönmesi, mide bulantısı, ve kramp, kan
şekerinin yükselmesi, nefes darlığı, terleme, yorgunluk,
iştahsızlık,
Uzun Dönemli Hastalıklar: Kalp-damar hastalıkları, ülser,
migren, alerji, astım
2.Psikolojik Sonuçlar
Uyku bozuklukları, uykusuzluk ya da aşırı uyuma ve
depresyon
Strese Karşı Verilen Bilişsel Cevaplar
• Konsantrasyon Problemleri
• Kararsızlık Durumları
• Unutkanlıklar
• Eleştiriye Tahammülsüzlük
• Kendi Kendini Aşırı Eleştirme Durumları
• Kötü Tavırlar
Strese Karşı Verilen Duygusal Cevaplar
• Sinirlilik
• Gerilim
• Öfke
• Düşmanlık Hissi
• Mutsuzluk
• Suçluluk
• Utanma
• Mizaç Dengesizliği
• Yalnızlık Hissi
• Kıskançlık
3.Davranışsal Sonuçlar
Stres sonucunda gelişen davranışsal sonuçlar daha
bariz olarak gözlenebilir. Yerinde duramama, aşırı
yemek yeme ya da iştah kaybı, okul ya da işten
kaçma, alkol ve uyuşturucu kullanımı, suça meyilli
olma gibi olumsuz davranışların ortaya çıkmasında
stresin önemli ölçüde etkisi vardır.
B. Stresin Örgütsel Sonuçları
Stresin birey üzerinde çeşitli sonuçlarından bahsedildiği
gibi, örgüt içerisinde gerilimin de çeşitli sonuçları
bulunmaktadır. Tıpkı canlı bir organizmanın olumlu ya
da olumsuz biçimde strese karşılık olarak ortaya
koyduğu tepkilere benzer biçimde örgütsel yapı da
strese karşılık olarak cevaplar verir. Aşırı stres örgüte
büyük zararlar verebilirken ılımlı bir stres düzeyi de
olumlu rekabet ve dinamizin artması gibi pozitif
sonuçları doğurabilir.
Stresin Örgütler Üzerindeki Bazı Olumsuz Etkileri
Örgüte bağılığın azalması
İş tatminsizliği
İş kazaları
Uyarı ve cezalarda artış
Kalitede düşüş
Sigorta ve tazminat ödeme miktarlarında artış
Verimlilikteki düşüş
Aleyhte açılan davaların sayısında artış
Alınan kararlaın etkisiz kalışı
Kariyer durgunluğu
İş gücü devrinin yükselmesi ve devamsızlıklarda artış
Örgütsel iklimde soğukluk
Sağlık maliyetlerinde aşırı yükselme
Örgütsel iletişimin zayıflaması
Personel şikayetlerinin artması
İşletme ve iş araçlarına fiziki zarar verme
İşletme hakkında olumsuz propoganda
Müşteri şikayetlerinde artış
Bölümler arası işbirliğinin zayıflaması
Örgütün imajının zayıflaması
STRESİN YÖNETİMİ
• Stresle başa çıkmak ve yaşam
kalitesini artırmak amacıyla,
durumu ya da duruma verilen
tepkileri değiştirmeye stres
yönetimi denir.
• Stresle başa çıkmada, strese
verilen tepkileri bilmek önemlidir.
Öncelikle işe yaramayan ve
bireye zararlı tepkilerin
belirlenmesi ve bunların nelere
yol açtığının farkına varılması
gerekir. Başa çıkma yöntemleri,
bireyin bu tepkilerini
değiştirebilmesini sağlayacak
beceriler kazandırarak stresi
azaltmayı hedefler.
• Kimi zaman birey, kaçma, saldırganlık, içe
kapanma, alkol ve sigara bağımlılığı ve kötü
beslenme gibi yöntemler kullanarak stresle
mücadele ettiğini varsayar. Oysa sığınılan bu
yöntemler stresle mücadelede yararsız ve etkisiz
yollardır.
• Öte yandan, görmezlikten gelme, başkalarını
suçlama, inkar ve bastırma gibi kendini kandırmaya
yönelik tutum ve davranışlar içine girmek kadar,
endişelenme, hayal kırıklığına uğrama, sıkıntıları içine
atma, başkalarına öfke duyma gibi tavırlar insanı
stresten uzaklaştırma bir yana strese yatkın hale
getirir.
• Stresle başa çıkmayı işletme yönetimi açısından
örgütsel ve bireysel başa çıkma yöntemleri olarak iki
grupta toplamak mümkündür.
A. Stres Yönetiminde Bireysel Başa Çıkma Yöntemleri
Bireysel olarak kullanılan bazı stratejiler, stresle başa
çıkmada çok gerekli ve önemli bir yer tutmaktadır. Bu
stratejilerin ortak yönü, hemen hemen tümünün kişisel
alışkanlıkları ile fiziksel, psikolojik ve davranışsal
değişkenlerin kontrol altına alınmasını ön görmeleridir.
Böylece bedende başlayan ve zararlı olan stres tepkisi
karşı önlemler alınarak etkisiz kılınmaya çalışılmaktadır.
1. Kendini Gözleme ve Yeniden Yapılandırma
Kişinin kendini tanıması, stresi belirlemek ve başa
çıkmak için yararlı bir yoldur. İnsanların, belli bir olaya
ne şekilde tepki verdiklerini anlamanın en iyi
yollarından biri, davranışlarının günlük kaydını
tutmaktır. Kişilerden, o gün içerisinde kendilerine
güçlük yaratan bir duruma ne şekilde yanıt verdiklerini
kayıt etmeleri istenir. Kaydederken, olayın öncesi,
davranışlar ve sonuçlar dikkate alınır.
Olayın öncesi kısmına, kişinin stres kaynağı olarak
algıladığı belli bir çevresel olay yazılır.
• Olayın öncesi kısmına, kişinin stres kaynağı olarak
algıladığı belli bir çevresel olay yazılır. 0-100 arası bir
puan verilir.
• Davranış kısmındaysa, bu olaya kişinin verdiği bilişsel
ve davranışsal tepkiler kaydedilir.
• Sonuçlar kısmındaysa, stresöre karşı verilen tepkilerin
sonuçları kaydedilir ve değerlendirilir. Verilen bilişsel,
duygusal ya da fizyolojik tepkiler sonucunda stres
kaynağıyla ilgili olarak daha olumlu bir pozisyon
elde edilebilmişmidir.
• Kendini gözlemleme eyleme ile birey stresli
durumlarda verdiği tepkileri ve ortaya koymaya
çalıştığı başa çıkma metodlarını daha iyi
gözlemleme ve değerlendirme fırsatı bulacaktır.
Kişiler, kullandıkları işe yaramayan başa çıkma
yöntemlerini gördüklerinde herhangi bir beceri
eğitimi almadan davranışlarını değiştirmeye
başlayacaklardır.
2. Gevşeme Tekniği
Stresle başa çıkmada, gevşeme teknikleri oldukça
faydalı olabilir. Gevşeme teknikleri, organizmamızı
yenilemek, direncini artırmak ya da kendine gelmesini
sağlamak için zaman zaman doğal olarak yaptığımız
esneme hareketlerin bilinçli olarak yapılmasını
sağlayarak organizmaya pozitif bir enerji yüklemeyi
amaçlanmaktadır. Kişiler gevşemeyi öğrendiklerinde,
kaslardaki gerginlik ve otonom uyarılma azalır.
Gevşemeyi öğrenen ve bunu yapabilen bireylerin
çoğu, gevşemeye ayrılan zamanın işlerini engellemek
bir yana aksine daha çok iş yapabilmektedir.
• Gevşemeyle birlikte kaygı ve gerilim azalırken
enerjide belirgin bir artış görülür. Bunun sonucu
olarak, kişiler daha berrak ve mantıklı düşünebilir,
olaylara daha soğukkanlı yaklaşabilir ve stresli
olaylarla karşılaştıklarında olumsuz bilişlerini yeniden
yapılandırabilirler.
• Geleneksel gevşeme tekniğinde, kişiden belli bir kas
grubunu germesi ve sonra gevşetmesi ve her iki
durumdaki duyumlar arasındaki farka odaklanması
istenir. Uygulamanın tekrarlanmasıyla zaman
içerisinde kişi gerginlik sinyallerini almayı ve bunu
tersine çevirmeyi öğrenecektir.
• Kendimizi
zinde ve rahat
hissedebilmek
için tipik bir
gevşeme
tekniğindeki
adımlar
şöyledir.
1. Rahat bir sandalyeye oturur veya ayaklar duvara dayanır
şekilde yatarak gözlerinizi kapatın.
2.Sağ yumruğunuzu beş saniye süreyle ve kuvvetle sıkarak
gerginliği hissedin.
3. Sıkılı yumruğunuzu açın, gerginliğin gittiğini hissedin ve
rahatlayın.
4. Aynı davranışı sol eliniz, kol kaslarınız ve omuzlarınızla
tekrarlayın.
5. Boynunuzu fazla zorlamadan sağa sola, öne arkaya gerin,
sonra gevşetin ve rahatlamayı hissedin.
6. Mümkün olduğunca kaşlarınızı sert şekilde çatın ve gevşetin.
7. Mümkün olduğunca gülümseyin, dudaklarınızı ve
yanaklarınızı gerin ve sonra rahatlayın.
8. Ayak yukarı kaldırın, bacak gerginliğini hissedin rahatlayın.
9. Derin bir nefes alın, gögsünüzde gerginliği hissedin ve
nefesinizi bırakarak rahatlayın. Birkaç defa tekrarlayın.
10. Bir süre huzur dolu hoş bir ortam hayal edin.
11.Yavaşca dörde kadar sayın ve gözlerinizi açın
3. Derin Nefes Alıp Verme Tekniği
Kişiler stresli durumlarda nefes darlığı hissederler,
soluma süreleri kısalır. Oksijen alış verişine sadece
akciğerin üst kısımları katılır. Bu da hem beyne giden
oksijen miktarını azaltır hem de strese bağlı olarak
beyindeki bazı yıkım ürünlerinin birikmesine neden olur.
Düzenli ve ritmik solunum ile birlikte zaman zaman
derin solunum yapmak, sinir sistemini
sakinleştirdiğinden stres düzeyinin azaltılmasında
faydalı olacaktır.
• Derin nefes alıp verme tekniği, «nefes alıp- nefes
bırakma» sürecinde, yüz, boyun, omuz, gövde ve
bacak kaslarındaki duyumlara odaklanmayı içerir.
Bu yaklaşık 30 sn. sürer ve gün içinde defalarca
uygulanabilir.
• Solunum sırasında karın kasları kullanıldığında boyun
ve omuzlardaki gerginlik azalır.
4. Olumlu Hayal Kurma
İnsanların geçmişte yaşadıkları bir
takım olumsuzluklar akıllarına
geldiğinde, tekrar o anın şartlarına
dönerek aynı şekilde olmasa da
benzer tepkiler gösterirler. Bunun
tam tersi olarak geçmişe yönelik
olarak güzel günleri tekrar
hatırladığımızda da olumlu
duygular ile rahatlarız.
Uygulamanın temelinde, hayal
gücünden yaralanmaya ve
rahatlatıcı zihinsel aksiyonları akılda
aksettirmeye dayanmaktadır.
5.Meditasyon
Meditasyon, derin gevşeme
durumu yatabilecek bir çok
tekniği içine alan bir terimdir. Zihni,
oyalayıcı düşüncelerden sıyırıp
sakinleştirmeyi amaçlar. Bu
tekniğin uygulanması sırasında
sessiz bir yerde rahat bir şekilde
oturulur. Gözler kapanır, alınıp
verilen nefes eylemine konsantre
olunur. Her bir nefesten sonra
sessizce bir rahatlama kelimesi ya
da ifadesi tekrar edilir. Nefes
verirken huzur ve rahatlama
hissedilmelidir.
6. Egzersiz ve Beden
Hareketleri
Yürüyüş, hafif tempolu
koşu, yüzme, bisiklete
binme gibi egzersizlerin
düzenli yapılması stres
açısından olumlu sonuçlar
vermektedir.
7. Beslenme
Beslenme ile stres arasında karşılıklı bir ilişkinin olduğu
söylenebilir. Obezitenin temel nedenlerinden birinin
kronik stres olduğu bilinmektedir.
8. Uyku
Bir yenilenme ve onarım süreci olan uykunun eksikliği
başlı başına bir stres kaynağıdır.
9.Sosyal İlişkiler
İnsan, sosyal bir varlık olmanın gereği olarak, güvendiği
eş, dost, arkadaş ve diğer yakınları ile duygularını
paylaşmak ister. Birey, günlük yaşantıdan kaynaklanan
stresi, iş ortamında iş arkadaşlarıyla, çevresindeki
insanlarla geliştirebileceği sosyal ilişkilerle üzerinden
atabilir.
10.Hobiler
Balık besleme, çiçek bakma ve resim yapma gibi
çeşitli etkinlikler kişinin stresini azaltabilir.
11. Zamanı İyi Kullanmak
Zamanı iyi kullanamamak
stres kaynaklarından biridir.
12.Problem Çözme
Problem çözme teknikleri stresle başa çıkam
programlarında, genelde en son aşamada gündeme
gelir.
1.Problemi saptama
2.Çözüm seçeneklerini gözden geçirme
3. Bir çözümü seçme
4. Eyleme geçme
5.Sonuçları değerlendirme
13. Psikanaliz ve Dinamik Psikoterapi
Ağır stres durumlarında kişinin başına gelenleri
kavraması, anlamlandırması ve başa çıkması için
psikianaliz ve psikoterapi gibi tıbbi tedavi yöntemleri
kullanılmalıdır.
14.Stres Yönetiminde DKBY(Değiştir-Kabul Et-BoşverYaşam Tarzını Yönet)
• İlk adım olan değiştir, imkanınız varsa, içinde
bulunduğunuz olumsuz durumu değiştirmektedir.
• İkinci adım kabul et’dır. Kontrol edemeyeceğiniz
durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda, kontrol
edemeyeceğiniz koşulları öfkelenmeden kabul etmeyi ve
pozitif yaklaşımınızı kaybetmemeyi öğrenmelisiniz.
• Üçüncü adım, boşver’dir. Boş vermek duygusal, zihinsel
ve ruhsal açıdan işe yarayan güçlü bir yöntemdir. Bazı
olayları boş vermek ve görmemezlikten gelmek stresten
uzak kalmanızı sağlar.
• Dördüncü adım ise yaşam tarzını yönet’tir. Bu adımda
egzersiz, diyet, rahatlama ve duygusal destek yoluyla,
gelecekte stres oluşturabilecek unsurlarla bu günden
mücadele etmeyi sağlar.
B. Stres Yönetiminde Örgütsel Başa Çıkma Yöntemleri
Verimliliği, etkinliği, kaliteyi ve iş barışını düşünen bir
yönetim tarzı esasen iş yerinde çalışanların karşı karşıya
kaldıkları veya kalabilecekleri stres etkenlerine
zamanında müdahale eder.
1.Olumlu Örgüt Kültürü ve İklimi Geliştirme
Örgüt kültürü ve iklimi yönetim biçiminden kurumun
fiziki yapısına kadar bir çok şeyle yakından ilişkilidir.
Örgüt kültürünün ve ikliminin uygun olmaması stresli bir
ortam yaratır.
2. Etkin Bir Takım Kurma
Örgüt içinde çalışanlar arasında ekip kurma faaliyetleri
de stresin azaltılmasına ya da ortadan kaldırılmasına
yardımcı olabilir.
3.İyi Bir Yönetim ve Organizasyon Sağlama
İş yerindeki stresin temel nedenlerinden biri kötü
yönetimdir. Yöneticilerin çalışanlara karşı tutum ve
davranışları, uyguladıkları liderlik biçimleri stres
potansiyeli taşımaktadır.
4.Tekno-Yapısal Müdahaleler
İşletmelerde mekanik sistem anlayışının ağır basması
bazı sorunlar doğurmaya başlamıştır. İş tatminsizliği,
stres, yorgunluk ve işe yabancılaşma gibi ortaya çıkan
söz konusu sorunlar yüksek iş gücü devri, devamsızlık
üretimde düşme, kalitede bozulma gibi işletmeler için
hiç arzu edilmeyen sonuçlar doğurmuştur.
5. Örgütsel Rollerin Belirlenmesi ve Çatışmaların
Azaltılması
Rollerdeki belirsizlikleri uyumsuzluklar, iş ortamındaki
karmaşalar iş görenler açısından önemli birer stres
kaynağı oluştururlar.
6.İyi Bir Kariyer Planlaması
Örgütlerde yükselme ve
ilerlemeler, genellikle geleneksel
yöntemlerle yani bir yöneticinin
karar vermesi ile olmaktadır. İş
gören açısından yıllarını verdiği
kurumundaki geleceğinin belirsiz
olması onun üzerinde ağır bir stres
etkisi oluşturur. Bu durumda
kariyer planlama tekniklerinin
uygulanması, stresle mücadelede
önemli bir rol oynar.
STRESİN ÖLÇÜMÜ
• Stresi çeşitli metodlarla ölçmek mümkündür.
Günümüzde de geliştirilmiş çok sayıda stres ölçüm
ve belirleme yöntemleri mevcuttur.
• Stresin performans üzerindeki etkisi bilindiğinden
dolayı, stres ölçme metodlarının bir bölümü
performans değişimleri değerlendirerek bu ölçümü
gerçekleştirir.
• Bazı stres ölçme yöntemlerinde ise organizmada
meydana gelen fizyolojik ve biyolojik değişimleri göz
önüne alır. Dolaylı ya da doğrudan soru ve yargıları
içeren çeşitli anket ve kontrol listesi gibi tekniklerden
yararlanılarak ölçülmektedir.
Keskin sirke küpüne zarar verir
Teşekkürler
Kaynakça
• Prof. Dr. Önder BARLI Davranış Bilimleri ve Örgütlerde
Davranış, 5.Baskı, Erzurum,2012
• mebk12.meb.gov.tr/meb_iys.../21/.../17112824_stresl
ebasetme2.ppt
• Kişisel Ders Notları

similar documents