dosyayı indir

Report
T.C.
SİNCAN MÜFTÜLÜĞÜ
MÜSLÜMANIN
MÜSLÜMAN ÜZERİNDEKİ
HAKLARI
ASIM YAZAR
Et ve Balık Kurumu Camii Imam Hatibi
21/02/2014
1.Kardeşlik Haklarına Riayet Etmek
Müslüman
Müslüman’ ın kardeşidir.
1435 sene evvel bu hükmü İslâm Dini koymuş ve
“LÂ İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDÜR RASÜLÜLLAH”
diyen bütün insanları
kardeşlik bayrağı altında toplamıştır.
İslâmiyet,
bu kardeşliğin korunmasını,
devamını ve kuvvetlendirilmesini istemekte,
bunun çare ve imkânlarını göstermekte;
Bilakis kardeşlik bağını gevşetici ve kopartıcı sebepleri ortaya koyup,
onlardan şiddetle sakındırmaktadır.
İslâm kardeşliğinin devamı için
Müslümanların,
birbirlerinin hak ve hukukuna karşılıklı olarak
saygılı olmaları şarttır.
Peygamber efendimiz (SAV),
Bir Müslüman’ın diğer Müslüman’a karşı görevi
bulunduğunu bildirmiş
Büyük İslâm âlim ve düşünürü
İmam Gazali ,
müslüman olanların diğer müslümanlarla
ilişkilerinde
söz konusu olabilecek genel hakları
şöyle sıralamaktadır:
(İmam Gazali, Kimya-yı Saadet)
İSLAMLAM KARDEŞLİK DİNİDİR
Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de:
ِ‫إِمَّنَا الْمؤِمنو َن إِخوةٌ فَأَصل‬
‫َخ َويْ ُك ْم َواتم ُقوا اللمهَ لَ َعلم ُك ْم تُ ْْ ََُو َن‬
‫أ‬
‫ي‬
‫ب‬
‫ا‬
‫و‬
‫ح‬
َ َ َْ ُ ْ َ ْ ُ ْ ُ
"Mü'minler ancak kardeştirler.
Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve
Allah'tan korkun ki
size merhamet edilsin.’’
(Hucurat, 49/10)
buyuruluyor.
Ayeti kerimede iki şey dikkatimizi çekiyor:
Bunlardan birincisi
mü'minlerin kardeş olduğu hususu,
ikincisi de
kardeşler arasında dargınlık, kırgınlık
meydana gelirse,
aralarının bulunup barıştırılmalarıdır.
Evet mü'minler kardeştir,
onları birleştiren bağ din bağıdır,
iman bağıdır, inanç bağıdır.
Onlar aynı kitaba, aynı Allah'a, aynı
peygambere inanırlar,
aynı dinî kurallara bağlıdırlar.
İnsanları bir arada tutan,
birleştiren, kaynaştıran bir çok bağ vardır.
Bunların en kuvvetlisi hiç şüphesiz din bağıdır,
inanç bağıdır.
2. Eliyle ve Diliyle Hiçbir
Müslümana Zarar Vermemek
ِ‫الْمسلِم من سلِم الْمسلِمو َن ِمن لِساِِِه وي ِده‬
َ َ َ ْ Müslüman
ُ ْ ُ َ َ َْ ُ ْ ُ
ِ ِ
ِ
‫ال‬
َ َ‫صلمى اللمهُ َعلَْي ِه َو َسلم َم ق‬
ِّ ِ‫َع ْن َعْبد اللمه بْ ِن َع ْم ٍْو َرض َي اللمهُ َعْن ُه َما َع ْن الن‬
َ ‫مِب‬
elinden ve dilinden
diğer Müslümanların güvende olduğu
kimsedir.
(Buhari, İman, 1)
“Mü’min”,
Yüce Allah’ın varlığına ve birliğine inanan anlamına geldiği
gibi,
başkalarına güven veren ve
güvenilen kişi anlamını da taşır.
Öyle ise mümin,
ahdine vefalı,
anlaşmalarına sadık,
sözü özü bir,
dostluğuna güvenilen bir insandır.
Hz. Peygamber,
iman ile güvenilir kimse olmak arasında sıkı bir bağ
bulunduğunu bildirmiştir.
Bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
”Kişinin kalbinde
iman ve küfür bir arada bulunmaz.
Güvenilirlik ve hainlik de bir arada olmaz.”
(İbn Hanbel, II, 349)
“Mü’min,
insanların kendisine güvendiği kimsedir.
Müslüman,
dilinden ve elinden
Müslümanların salim olduğu kişidir.
Nefsim kudret elinde bulunan Allah’a andolsun ki,
kötülüklerinden
komşusunun emin olmadığı kimse
cennete giremez.”
(İbn Hanbel, III, 54)
3.
Kimseyi Küçük Görmemek, Kibirlenmemek,
Hakaret Etmemek, Kötü Söz Söylememek ve
Gösteriş Yapmamak
- Büyüklere saygi,
- küçüklere merhamet göstermek:
- Anne ve Babamıza, büyük kardeşlerimize,
ögretmenlerimize ve yasça bizden büyük olanlara saygi
göstermek,
- bizden küçüklere kimsesizlere, güçsüz ve yetimlere
merhamet etmek,
- yardımcı olmak önemli bir ahlâk kuralıdır.
- Peygamberimiz (s.a.v.) bu konunun önemini hakkinda şöyle
buyuruyor:
- Büyüklerine saygi göstermeyen, küçüklerimize merhamet
etmeyen bizden değildir.
4.
Hasis Duygularla (Gıybet, Haset, Su-i Zan, Nankörlük...)
İlgili Kul Haklarından Kaçınmak
Müslümanlar arasında
herhangi bir sebeple dargınlık olursa,
vakit geçirmeden dargınlar hemen barışmalıdır.
Peygamberimiz (s.a.v):
"Bir müslüman diğer din kardeşi ile
üç günden fazla dargın durması helal olmaz.’’
buyurarak dargın durmamanın
kötü bir davraniş olduğunu bildirmiştir,
uzun süre küs duranların büyük günah işlediklerini belirterek
şöyle buyrulmuştur:
"Bir kimse
Müslüman kardeşi ile bir sene küs durursa onun kanini
dökmüş gibi günaha girmiş olur."(Riyazüssalihin)
َّ
َّ
َّ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
َّ
َّ
ِّ
ِّ
‫ض ُكم‬
‫ع‬
‫ب‬
‫ب‬
‫ت‬
‫غ‬
‫ي‬
‫َل‬
‫و‬
‫ا‬
‫و‬
‫َّس‬
‫س‬
‫ج‬
‫ت‬
‫َل‬
‫و‬
‫م‬
‫ث‬
‫إ‬
‫ن‬
‫الظ‬
‫ض‬
‫ع‬
‫ب‬
‫ن‬
‫إ‬
‫ن‬
‫الظ‬
‫ن‬
‫م‬
‫ير‬
‫ا‬
‫ث‬
‫ك‬
‫ا‬
‫و‬
‫ب‬
‫ن‬
‫ت‬
‫اج‬
‫ا‬
‫و‬
‫ن‬
‫آم‬
‫ين‬
‫ذ‬
ِّ
ْ
َ
َ
َ
ُ ْ َْ َ َ ُ َ َ َ ٌ
َ َْ
ُ َ ْ ُ َ َ ‫َيا أَُّيهَا ال‬
َ ً
ََّّ‫يه م ْيتًا فَ َك ِرْهتُموه واتَُُّوا الََّّه ِإ َّن ال‬
ِ‫اب َّر‬
ِ ‫َخ‬
ِ ‫ب أَح ُد ُكم أَن ي ْأ ُك َل لَ ْحم أ‬
ِ ‫بعضا أَي‬
ُّ
‫يم‬
‫ح‬
‫و‬
‫ت‬
‫ه‬
‫ح‬
َّ
َ
ٌ
َ
َ
َ ْ َ
ُ ً َْ
ٌ
َ
َ
َُ ُ
‘‘Ey iman edenler!
Zannın çoğundan kaçının.
Çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Birbirinizin kusurunu araştırmayın.
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.
Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?
İşte bundan tiksindiniz.
O halde Allah'tan korkun.
Şüphesiz Allah,
tevbeyi çok kabul edendir,
çok esirgeyicidir’’
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
‫م‬
‫ضهُ لَ ُك ْم َوالَ تَ ِزُر‬
ْ
‫ي‬
‫ا‬
‫و‬
ْ
‫ك‬
‫ش‬
‫ت‬
‫ن‬
‫ا‬
‫و‬
ْ
‫ف‬
‫ك‬
‫ل‬
‫ا‬
‫ه‬
‫اد‬
‫ب‬
‫ع‬
‫ل‬
‫ى‬
‫ض‬
ْ
‫ي‬
‫ال‬
‫و‬
‫م‬
‫ك‬
‫ن‬
‫ع‬
‫ِن‬
‫غ‬
‫اهلل‬
‫ن‬
‫ا‬
‫ف‬
‫ا‬
‫و‬
ْ
‫ف‬
‫ك‬
‫ت‬
‫ن‬
َ ْ َ ُ ُ ْ َ ْ َ َ ْ ُ ْ َ َ ْ َ َ َ ْ ُ َْ ٌّ َ َ َ ُ ُ ْ َ ْ ‫ا‬
ِ ‫وا ِزرةٌ ِوْزر اُخْى ُُثم اِ ََل ربِّ ُكم مِْجع ُكم فَي نَبِّئ ُكم ِِبَا ُكْنتم تَعملُو َن اِِمه علِيم بِ َذ‬
‫ات‬
ْ ُ ُ ْ ُ َْ ْ َ
ٌ َُ
َْ ُْ
َْ َ َ َ
‫الص ُدوِر‬
ُّ
"Eğer inkâr ederseniz,
şüphesiz Allah, size muhtaç değildir.
Bununla beraber O,
kullarının küfrüne razı olmaz.
Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder.’’
(Zümer 7)
Allah Teala şöyle buyurmuştur:
ِ‫فَاذْ ُكْ ِوِن اَذْ ُكُْكم وا ْش ُكْوا َِل والَ تَ ْك ُفْون‬
َ ُ َْ ْ
ُ
ُ
" Bana şükredin, nankörlük etmeyin."(
Bakara 152)
Şükrü gerçekleştirmek ve nankörlüğü terk
etmek, ancak
Allah Teala'nın sevdiği ve sevmediği şeyleri
bilmekle tamam olur.
Zira şükrün anlamı,
Allah Teala'nın nimetlerini
O'na itaat yolunda kullanmaktır
5- Darginlari bariştirmak:
ِ
ِ
ِ
ِ
َّ
‫َخ َوْي ُك ْم‬
‫أ‬
‫ن‬
‫ي‬
‫ب‬
‫ا‬
‫و‬
‫ح‬
َّ
‫َص‬
‫أ‬
‫ف‬
‫ة‬
‫و‬
‫خ‬
‫إ‬
‫ون‬
‫ن‬
‫م‬
‫ؤ‬
‫م‬
‫ل‬
‫ا‬
‫ا‬
‫م‬
‫ن‬
‫إ‬
ْ
َ َ َْ ُ ْ َ ٌ َ ْ َ ُ ْ ُ َ
"Mü'ninler ancak kardeştirler.
O halde iki kardeşinizin arasini
düzeltiniz.’’
Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz de :
"Sadakalarin en hayırlısı
dargın olan kimseleri barıştırmaktır.’’
(Hucürat süresi 10)
(Seçme Hadisler)
buyurarak dargınları barıştırmak
çok hayırlı bir davranış olduğunu
bildirmiştir.
6- Dostlari ziyaret etmek:
Müslümanlar
uygun zamanlarda yakınlarını,
büyüklerini ve
baba dostlarını ziyaret etmelidir.
َّ ‫س َوا ِح َد ٍة َو َخلَ َق ِم ْن َها َز ْو َج َها َو َب‬
ً ‫ث ِم ْن ُه َما ِر َجاالً َك ِث‬
‫يرا َو ِن َسآ ًء َوا َّتقُوا‬
ٍ ‫َيآاَ ُّي َها ال َّناسُ ا َّتقُوا َر َّب ُك ُم الَّ ِذى َخلَ َق ُك ْم ِمنْ َن ْف‬
َّ ‫يث ِب‬
َ ‫ َواَ ُتوا ْال َي َتا َمى اَمْ َوالَ ُه ْم َوالَ َت َت َب َّدل ُوا ْال َخ ِب‬,1- ‫ان َعلَ ْي ُك ْم َرقِي ًبا‬
‫ب‬
ِ ‫الط ِّي‬
َ ‫هللا َك‬
َ ُ ‫هللا الَّ ِذى َت َسآ َء ل‬
َ َّ‫ون ِب ِه َو ْاالَرْ َحا َم ِان‬
َ
ً ‫ان حُو ًبا َك ِب‬
‫يرا‬
َ ‫َوالَ َتاْ ُكلُوآ اَمْ َوالَ ُه ْم ِالَى اَمْ َوالِ ُك ْم ِا َّن ُه َك‬
" Ey insanlar!
Sizi bir tek kişiden yaratan ve
ondan da eşini yaratıp o ikisinden bir çok erkekler ve
kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının.
Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte
bulunduğunuz Allah'a saygısızlık etmekten ve akrabalık
bağlarını koparmaktan sakınınız.
Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir."
buyurmaktadır. (Kur'ân, 4/ 1)
İşte fert ve toplumların birbirlerini karşılıklı sevip
saymalarının mayası ilk yaratılıştır.
Bu bağ ise sıla-i rahimdir.
7. Yaşlılara Hürmet Etmek, Küçükleri Sevmek ve Onlara
Acımak
Toplum hayatını düzenliyen en önemli kaynak dindir.
İslam dini
"ahlâki görev ve haklar, dini emirler ile iç içedir,
ahlâk ile din adeta tek bir şeydir.
Hiçbir ahlâki buyruk yoktur ki, aynı zamanda dînî ve insanî bir
buyruk olmasın.
Kurtuluşa eren,
ahirette kitapları sağ ellerinden verilen mü'minlerin
nitelikleri sayılırken
‫اص ْو ِاب ْال َمرْ َح َم ِة‬
َّ ‫اص ْوا ِبال‬
َ ‫صب ِْر َو َت َو‬
َ ‫ين آ َم ُنوا َو َت َو‬
َ ‫ان ِم َن الَّ ِذ‬
َ ‫ُث َّم َك‬
"Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden,
merhametli olmayı tavsiye edenlerden olmaktır" (Beled, 90/17)
buyurulur.
8- Davete gitmek:
Bir Müslümanin
eğer sakincali bir durumu yoksa,
din kardeşinin davetine gitmeli, vereceği yemeğe
katilmalidir.
Bu davraniş Müslümanlar arasindaki sevgiyi artırır.
Peygamberimiz bu konuda söyle buyurmustur:
"Sizden birinizi din kardeşi düğün yemeğine veya
benzeri şeye davet ederse gitsin."
(Cam'us-Sagir)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)
Zengin - fakir ayırımı yapmaz,
bir hizmetçi davet etse bile
giderdi.
10. Müslümanların Ayıplarını, Gizli Hâllerini
Örtmek ve Tecessüsde Bulunmamak
Kusur ve ayıp örtücü olmalıyız.
Ne mutlu, yalnızca kendi kusurlarını gören
insana!
İnsanın en büyük zaaflarından biri,
hiç şüphesiz, kendini kusur ve hatalardan uzak
görüp,
hep başkalarının noksanları, ayıpları ile
meşgul olması;
onları diline dolayıp her gelene söylemesidir.
Halbuki insan,
yalnızca kendi kusurlarını görüp
onları düzeltmeye çalışmalıdır.
İslâm ahlâkı ve terbiyesi bunu gerektirir.
Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamberimiz:
“Ne mutlu o kimseye ki,
kendi ayıpları ile uğraşmak,
onu başkalarının kusurlarını görmekten
alıkoymuştur”
buyurmuştur.
Diğer bir hadiste de:
“ Allah bir kuluna hayır murad ederse,
ona yalnızca kendi nefsinin kusurlarını
gösterir”
denilmiştir.
Müminler birbirlerinin dostudurlar.
Çünkü ebedî bir din kardeşliği ve
iman bağı ile birbirlerine bağlanmıştır.
Dostluk ve kardeşliğin hakkı,
birbirinin kusurlarını afvetmek,
noksanlarını gidermektir.
İnsanoğlunun kusur ve noksanlardan
bütünüyle uzaklaşması mümkün değildir.
Herkeste mutlaka bazı kusur ve noksanlar vardır ve
olacaktır da.
Hatası, kusuru var diye
herkes birbirinden alakayı kesecek,
yekdiğerinin noksanlarını ortaya dökecek olsaydı,
cemiyette samimi dostluktan, birlik ve beraberlikten eser kalmazdı.
Herkes birbirine düşman hale gelirdi.
Binaenaleyh,
toplumda birlik ve beraberliğin devamı,
dostluk ve arkadaşlıkların bekâsı,
birbirinin bazı kusur ve noksanlarını afvetmeye,
görmemezliten gelmeye bağlıdır.
Atalarımz bu gerçeği,
“Kusursuz dost arayan dostsuz kalır”
sözüyle ne güzel ifade etmişlerdir.
Yahya bin Muaz der ki:
“Kişinin bir kişiyi kınamaması, akıllı
oluşundandır.
Ben bir gün
bir dostumu bir günahı sebebiyle kınamıştım
da,
aynı günaha yirmi sene sonra ben de uğratıldım.
Peygamberimizin (s.a.v.)bu konuda :
“Kim müslüman kardeşinin ayıplarını
araştırırsa,
Allah Teala da onun ayıplarını araştırır.
Allah Teala’nın, ayıplarını araştırdığı kimse,
evinin içinde bile olsa
Allah Teala onu
insanlar önünde rüsvay eder.”
“Bir müslümanın kusurlarını örten kimsenin,
Allah Teala da dünya ve ahirette ayıplarını
örter.”
İmandan sonra aklın başı,
insanlarla hoş geçinmektir.”
9- Din kardeşlerinin İyiliğini İstemek:
Müslüman,
din kardeşleri için iyi düsüncelere sahip olmalı,
kendisi için sevip istediği iyi şeyleri din kardeşleri için de
arzu etmelidir.
İyi ahlâkı olgun bir Müslüman olabilmenin ölçüsü budur.
Peygamber Efendimizin (s.a.s.)
bir hadisini bu boyutuyla ele alabiliriz.
ِ
ِ‫ب لِنَ ْف ِسه‬
ِ
ِ
ِ
ِ
‫ن‬
‫م‬
‫ؤ‬
‫ي‬
‫ال‬
‫أ‬
‫َح ُد ُك ْم َح مَّت ُُي م‬
ُّ ‫ب ألَخيه َما ُُي‬
َ
ْ
َ ُ ُ
“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi,
din kardeşi için de arzu edip istemedikçe,
gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Buhari iman 7)
Kamil bir müslüman olmanın yolu
bizde bulunan itikat, ibadet, ahlaki veya mali
her türlü iyiliği ve güzelliği olmayanlara aktarmaktan
geçmektedir
Ebû Hüreyre R.A)dan rivayet edildiğine göre,
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bir kul,
bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse,
kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter. (Müslim, Birr 72. )
Dinimiz,
insanların ayıplarını araştırmayı ve
kişilerin gizli hallerini ortaya çıkarmak için gayret etmeyi
yasaklamıştır.
Buna karşılık,
bir kimsenin ayıplarını, kusurlarını örtmek ahlâkî bir fazîlet,
üstün bir insânî meziyet kabul edilmiştir.
Örtülmesi istenilen ve
Allah'ın da kıyamet gününde örteceği ayıp, kusur ve hatalar,
kul hakkına taalluk etmeyen, zulüm ve haksızlık olmayan,
söylenilmesi halinde kimseye fayda temin etmeyecek türden olanlardır.
Bu sayılanlar ve benzerleri dışında kalan günahları ve
özellikle haramları gizlemek câiz değildir.
11- Kötülük yapanlari bağışlamak:
İyi ahlâklı bir insan
kendisine yapılan fenalıkları bağışlar.
Hatta bağışlamakla kalmaz,
kötülüklere karşılık iyilik yapar.
Bu davranış ahlâken olgunlaşmış Müslümanların
yapacağı çok güzel bir davranıştır.
Sevgili Peygamberimiz:
"Üç güzel huy kimde bulunursa
yüce Allah o kimseyi rahmeti ile cennete kor."
buyurdu.
O huylar nelerdir?
diye sorulunca su cevabi verdi:
- Sana vermeyene sen verirsin,
- Sana gelmeyene sen gidersin,
- Sana zülmedeni bağislarsin.
13- Hastalari ziyaret etmek:
Müslüman,
hasta olan din kardesini ziyaret
etmeli,
sağlığa kavuşması için dua etmeli,
hastalari üzecek
söz ve davranişlardan
sakınmalıdır.
14- Cenazelere katılmak:
Ölen din kardeşinin
cenaze namazını kılmak,
onu kabrine kadar götürmek,
din kardeşi için
Allah'tan rahmet dilemek ve
dua etmek,
Müslümanların
dünya hayatından ayrılıp
ahirete göçen din kardeşlerine
yapmalari gereken önemli bir görevdir.
Müslüman olanların diğer müslümanlarla ilişkilerinde söz
konusu olabilecek genel hakları şöyle sıralamaktadır: (İmam Gazali,
Kimya-yı Saadet)
1. Kardeşlik Haklarına Riayet Etmek
2. Eliyle ve Diliyle Hiçbir Müslümana Zarar Vermemek
3. Kimseyi Küçük Görmemek, Kibirlenmemek, Hakaret
Etmemek, Kötü Söz Söylememek ve Gösteriş Yapmamak
4. Hasis Duygularla (Gıybet, Haset, Su-i Zan,
Nankörlük...) İlgili Kul Haklarından Kaçınmak
5. Bir Müslümana Üç Günden Fazla Dargın (Küs) Kalmamak
6. Her Müslümana İyilik Etmek, Güler Yüzlü Davranmak
7. Yaşlılara Hürmet Etmek, Küçükleri Sevmek ve Onlara
Acımak
8. Emanete Riayet Etmek, Sözünde Sadık Olmak
9. Dargın Müslümanları Barıştırmak ve Aralarını Bulmak
10. Müslümanların Ayıplarını, Gizli Hâllerini Örtmek ve
Tecessüsde Bulunmamak
11. Töhmete Sebep Olabilecek Yerlerden Uzak Durmak
12. Makamını ve İmkânlarını Diğer Müslümanların Hayrı İçin
Kullanmak
13. Müslüman Kardeşinden Zulmü Gidererek Ona Yardımcı
Olmak
14. Kötü Arkadaş Edinen Bir Müslümanı Ondan Sakındırmak
15. Üzüntülü Bir Müslümanı Sevindirmek, Dertli ve Endişeli
ise Bunu Gidermeye Çalışmak
16. Bir Müslümana Rastladığında Konuşmadan Önce Selam
Vermek
17. Aksırıp “Elhamdülillah” Diyen Müslümana
“Yerhamükellah” Demek
18. Hasta Kardeşinin Ziyaretinde Bulunmak ve Cenazesine
Katılmak
?
Müslüman
elinden ve dilinden
diğer Müslümanların
??????? ??????
kimsedir.
(Buhari, İman, 1)
‫الْمسلِم من سلِم الْمسلِمو َن ِمن لِساِِِه وي ِدهِ‬
‫‪َ َ َ ْ Müslüman‬‬
‫ُ ْ ُ َْ َ َ ُ ْ ُ‬
‫ِ ِ‬
‫ِ‬
‫ال‬
‫صلمى اللمهُ َعلَْي ِه َو َسلم َم قَ َ‬
‫ََ ْن َعْبد اللمه بْ ِن َع ْم ٍْو َرض َي اللمهُ َعْن ُه َما َع ْن النِ ِّ‬
‫مِب َ‬
‫‪elinden ve dilinden‬‬
‫‪diğer Müslümanların‬‬
‫‪güvende‬‬
‫‪olduğu kimsedir.‬‬
‫)‪(Buhari, İman, 1‬‬

similar documents