YAPI B*LG*S* (MORFOLOJ*)

Report
YAPI BİLGİSİ
(MORFOLOJİ) I
1.YAPI BİLGİSİ (MORFOLOJİ) I
1.1. YAPI BİLGİSİYLE İLGİLİ
TEMEL KAVRAMLAR
1.2. BİÇİMBİRİMLERİN
SINIFLANDIRILMASI
1.3. TÜRKÇENİN EKLERİ
1.3.1. ÇEKİM EKLERİ
1.3.1.1. İSİM ÇEKİM EKLERİ
1.3.1.2. FİİL ÇEKİMİ EKLERİ
1.3.1.3. EK FİİL
2. BÖLÜM SONU SORULARI
1. YAPI BİLGİSİ (MORFOLOJİ)
Morfoloji, dil bilimde ve dil bilgisinde
yapı bilgisi; çekimli biçimlerin, sözcük
türlerinin ve sözcük üretiminin çalışması
anlamında kullanlır. İnsanların dile yönelik
ilgileri genellikle sözcük düzeyinde yoğunlaşır.
Sözcüklerin anlamı, kökeni, yazımı zaman
zaman dil uzmanı olmayan konuşurların da
tartışmalarına konu olur. Bu tartışmaların bir
bölümü bilimsel bilgiye dayanmadığından
doğru sonuçlara ulaşmaz.
1.1. YAPI BİLGİSİYLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
Biçimbirim
Yapı bilgisinde temel birim, biçimbirimdir. Biçimbirim,
daha küçük birimlere ayrılamayan, ses ve yapı yönünden
anlamlı en küçük ögelerdir. Sözcüklerin iç yapısının kendilerine
eşit ya da kendilerinden daha küçük biçimbirim adı verilen
ünitelerden oluştuğunu biliyoruz. Biçimbirim terimi, geleneksel
dil bilgisindeki sözcük ve ek kavramlarını birlikte ifade
etmektedir, yani biçimbirim ‘sözcük’ ya da ‘ek’ olabilir. Örneğin,
evlilikten sözcüğü dört biçimbirimden: ev, -li, -lik, -ten; aldık
sözcüğü üç biçimbirimden: al-, -dı-, -k’den oluşur. Ses, biçim ve
söz dizimi boyutları ve işlevleri bulunan, ad ve eylemlerin
türetim ve çekiminde ayrı ayrı ele alınan biçimbirimler,
anlatımdaki söze dönüşmüş, bağımlı veya bağımsız en küçük
anlamlı birimin taşıyıcılarıdır. Diğer bir deyişle, biçimbirimler
işlevi bulunan en küçük yapısal birimlerdir.
Biçimbirimler
sözcük
diziminde
sıralanırken yapım ekinin çekim ekinden
önce gelmek zorunda olması; eklenmede
biçimbirimlerin ses özelliklerine tâbi olması
gibi sınırlamalar vardır. Örneğin, öğretimde
sözcüğünde önce yapım eki -(i)m, ardından
çekim eki +dA gelir. -(i)m eki hece ve ses
yapısı bakımından öğret- tabanına, aynı
şekilde +dA eki de öğretim tabanına tâbidir.
Biçimbirimler,
hecelerle
karıştırılmamalıdır.
Hece
bölünmesi ile biçimbirimler arasında ancak rastlantıya dayalı
benzerlik bulunabilir. Hece sayısı ile biçimbirim sayısı arasında
doğrudan bir ilişki yoktur. Kimi zaman bir biçimbirim birkaç
heceden; kimi zaman da bir hece en az iki biçimbirimden
oluşabilir. Örneğin 3 heceli kelebek, 1 biçimbirimdir. 1 heceli
kon- sözcüğünde ise 2 biçimbirim vardır. Aşağıda konuklar
sözcüğünde, heceler ve biçimbirimler gösterilmiştir:
Sözlüksel gösterim: konuk-lar (1 sözcük ve 1 ekten oluşuyor)
Biçimbirimlerin gösterimi: ko-n-(u)-k-lar (4 biçimbirimden
oluşuyor)
Hecelerin gösterimi: ko-nuk-lar (3 heceden oluşuyor)
Seslerin gösterimi: k-o-n-u-k-l-a-r (8 ses birimden oluşuyor)
Değişken Biçim
Tek bir dil bilgisel işlevi temsil eden biçimbirimler,
çekim ve eklenme sırasında aynı işlevi temsil etmek
üzere farklı biçimlerde gerçekleşebilirler. Bu biçimlere
değişken biçim adı verilir. Başka bir tanımla değişken
biçim, bir biçimbirimin ses uyumlarına bağlı olarak
aldığı biçimdir. Bu farklı biçimlerde gerçekleşmenin
kuralları formüle edilebilir. Örneğin Türkçede +lar ve
+ler (+lAr) biçimlerinin iki değişken biçimi vardır.
Çokluk, eğer sözcüğün son hecesinde ön bir ünlü veya
son seste kimi ön damak ünsüzleri varsa +ler değişken
biçimi, diğer durumlarda +lar değişken biçimi tarafından
işaretlenir.
Değişken biçim: Ses
uyumlarına bağlı değişen
biçimbirimdir. Çokluk eki
+lar, +ler gibi.
Görülen
geçmiş
zaman ekinin 8 değişken
biçimi (-dı/-di, -du/-dü; tı/-ti, -tu/-tü = -DI, -DU)
vardır. Ünlü uyumlarına
girmeyen şimdiki zamanı
işaretleyen -yor, addan ad
yapan
-(ı)mtırak
vb.
biçimbirimlerin
ise
değişken biçimi yoktur.
Değişken biçimlerden her
birine biçimlik (morf) adı
verilir.
1.2. BİÇİMBİRİMLERİN SINIFLANDIRILMASI
Biçimbirimler
tek
başlarına
kullanılıp
kullanılamamaları bakımından bağımsız biçimbirimler
(sözlüksel) ve bağımlı biçimbirimler (görevsel) olmak
üzere ikiye ayrılır. Bağımsız biçimbirimler, tek
başlarına kullanılabilir, herhangi bir söz dizimsel
yapıda başka bir biçimbirime bağlı değildir. Bağımlı
biçimbirimler başka bir biçimbirime bağlanmak
zorunda olan, tek başlarına kullanılamayan
biçimbirimlerdir. Bağımlı
biçimbirimlerin
yeni
sözcükler üretmek ve sözcükleri çekimli hâle
getirmek şeklinde özetlenebilecek iki temel görevi
vardır.
Bağımsız biçimbirimler/Sözcükler
Bağımlı biçimbirimler/Ekler
çocuk
+lar
ev
+e
gir-
-di
yarın
-
gel-
-
KÖK
Kökler, kendilerinden daha küçük anlamlı
parçalara ayrılamayan, sözlüksel anlam taşıyan ve bir
sözcük türüne ait olan biçimbirimlerdir. Bir sözcük en az
bir kök biçimbirimden oluşur, bu tür sözcüklere basit
sözcük veya basit gövde adı verilir. Örneğin ak (sıfat),
git- (eylem), gel- (eylem), el (ad), kelebek (ad), kol (ad),
kulak (ad), toprak (ad) sözcükleri morfolojik bakımdan
bölünemez; ancak anlam taşımayan ke-le-bek gibi hecelere
veya k-e-l-e-b-e-k gibi seslere bölünebilir. Unutmamamız
gereken nokta, bugün kök gibi görünen birçok sözcüğün
aslında tarihî dönemlerde en az iki bağımsız
biçimbirimden oluşabileceğidir. Örneğin biz, siz, gece,
öğle, öğün ve ağaç vb. art zamanlı bakımdan türemiş
sözcüklerdir.
Canlı ve cansız varlıkları, kavramları
belirten köklere isim kökü (ayak, yer, gök gibi);
evrendeki bütün varlıkların zaman ve mekân
içinde
gerçekleştirdikleri
oluş,
kılış
durumlarını anlatan, hareketleri ifade eden,
köklere ise fiil kökü (gel-, çık-, gir-, bul- gibi)
adı verilir. Hem isim hem de fiil kökü olarak
kullanılan kökler de ikili kök (göç/göç-,
savaş/savaş-, sıva/sıva-, ekşi/ekşi- gibi) olarak
adlandırılır. Bunların bir kısmında anlam
ilişkisi yoktur, ses açısından benzerlik vardır
(yaz/yaz-, yüz/yüz-, soy/soy- gibi).
GÖVDE
Gövdeler, biri bağımsız biçimbirim olmak
üzere, en az iki biçimbirimden oluşan yani bir
veya daha fazla ek alan kök biçimbirimlerdir.
Örneğin geçit, gelinlik, geliştiril- sözcükleri geç(i)-t,
gel-(i)-n-lik,
gel-(i)ş-tir-(i)lbiçimbirimlerinden
oluşan
gövdelerdir.
Biçimbirim niteliği bulunmayan yardımcı
sesler parantez içinde gösterilmiştir.
TABAN
Tabanlar, eklerin yani bağımlı biçimbirimlerin
eklendiği yalın sözcüklerdir. Tabanlar kök veya türemiş
sözcük olabilir. Aşağıdaki örnekte göz, gözlük
sözcüğünün; gözlük, gözlükçü sözcüğünün; gözlükçü ise
gözlükçülük sözcüğünün tabanıdır.
gözlükçülük
gözlükçü
gözlük
göz
EK
Ekler, herhangi bir sözcük türüne dâhil olmayan, yani
eylem, ad (isim), sıfat, zarf vb. sözcük türlerinden birine
girmeyen bağımlı biçimbirimlerdir. Ekler;
• Biçim bakımından ön ekler, iç ekler, son ekler olmak üzere üçe;
• İşlev bakımından yapım/üretim ekleri ve çekim ekleri olmak
üzere ikiye ayrılır.
Burada anlam ve işlevlerine göre yapım (üretim) ekleri ve
çekim eklerine kısaca değinilecektir.
Yapım ekleri: Yapım/üretim ekleri yeni
sözcükler yapma görevi bulunan eklerdir. Yeni
sözcükler yapılırken sözcük türü değişebilir.
Örneğin oyun adından eylem yapan -abiçimbirimi ile üretilen yeni sözcük (oyna-)
artık bir eylemdir. Aynı şekilde aç- eyleminden
-(ı)k biçimbirimi ile üretilen yeni sözcük açık
bir addır. Son olarak -n biçimbirimi gündüz,
güz, kış vb. adlara gelerek zaman belirteci
yapar. Yapım ekleri dil bilgisel bilgi ve
sözlüksel bilgi taşırlar.
Sözcük
Yapım eki
Dil bilgisel bilgi
Sözlüksel bilgi
oyna-
-a-
isimden fiil
eylem, hareket
açık
-(I)k
fiilden isim
durum
kışın
-(I)n
isimden zarf
zaman adı
Çekim ekleri: Dil bilgisel bilgi taşıyan biçimbirimler olan çekim
ekleri, sözlüksel biçimbirimlerde isim durumlarını, bazı dillerde
cinsiyet; fiillerde çatı, kip, görünüş, kişi, vb. dil bilgisel işlevleri
işaretler. Örneğin “Derslerimi tamamladım“ cümlesini
inceleyelim:
“Ders-ler(1)-i-m(2)-i(3) tamamla-dı(4)-m(5)”
(1) Çokluk eki
(2) İyelik
(3) Yükleme durumu
(4) Görülen geçmiş zaman
(5) Birinci şahıs
EKLENME
Sözcüğün yapım eki veya çekim eki
almasıdır. Türkçe yalnızca sondan eklemeli bir
dil olduğundan eklenme, Türkçede son
eklenme şeklinde gerçekleşir. Ancak başka
dillerde ön eklenme ve iç eklenme vardır.
Örneğin dilimize Batı dillerinden kopyalanmış
olan anormal, deşarj; Doğu dillerinden
kopyalanmış
olan
namüsait,
bitaraf
sözcüklerinde ön eklenme vardır.
İÇ DEĞİŞİM
Türkçede çekimler eklenmelerle yapılmaktadır. Ama
İngilizce gibi çekimli (bükümlü) kimi dillerde eklenmenin
dışında iç değişim adı verilen bir çekim biçimi vardır. İç değişim,
herhangi bir sözcükte ek olmayan bir parçanın sözcükteki başka
bir parçanın yerini alarak sözcüğün anlamını değiştirmesi veya
çokluk, zaman vb. bildirmesi gibi dil bilgisel bir işlev
işaretlemesidir. Örneğin foot ‘ayak’ sözcüğünde oo’un yerine
ee’nin eklenmesiyle sözcük çokluk anlamı kazanır, to sing ‘şarkı
söylemek’ eyleminde i yerine a ve u seslerinin gelmesiyle geçmiş
zaman biçimleri olan sang ve sung oluşur. Türkçede ben, sen ve o
zamirlerinin yaklaşma durumu eki alması durumunda bana,
sana, ona biçimlerini alması biçimsel olarak iç değişime
benzemektedir.
1.3. TÜRKÇENİN EKLERİ
Sözcükleri çok genel olarak isimler ve fiiller, ekleri de
çekim ve yapım (türetim) ekleri olarak sınıflandırdığımızda
eklemeli bir dil olan Türkçenin yapı ve işleyiş sistemini ana
çizgileri ile değerlendirmeye başlayabiliriz.
Çekim ekleri, yeni kelimeler yapmayan, ancak çekime
girebilen sözcüklerin sonuna gelerek dil bilgisel işlevi belirleyen
eklerdir. Örneğin anne-ler-i-miz-e sözcüğünde anne tabanına
gelen ekler sırasıyla isim çekim eklerinden çokluk, iyelik ve
yaklaşma hâli ekleridir.
Yapım ekleri oyun adından oyna-, bil- eyleminden bilgi
örneğindeki gibi, sözcüklerden yeni anlamda aynı ve farklı türde
yeni sözcükler oluşturan eklerdir.
1.3.1. ÇEKİM EKLERİ
Türkçe eklemeli dil olduğundan isim ve fiillerin
çekimi, ekler aracılığıyla gerçekleştirilir. Çekim ekleri
eklendikleri
isim
ve
fiillerin
sözcük
türünü
değiştirmeden sözcükler arasında yapı ve anlam ilişkileri
kurar. Çekim ekleri, fiil ya da isim soylu sözcüklere
gelerek bağlı oldukları sözcük öbeklerine göre, sözcükler
arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, kişi, sayı vb.
geçici ilişkiler kuran, görevsel bağımlı biçimbirimlerdir.
Çekim ekleri, eklendikleri sözcüklere herhangi bir yeni
anlam katmaz, yalnızca onlara işleklik kazandırır. Ancak
seyrek de olsa, sıfat-fiiller gibi bir ekin yapım veya çekim
olup olmadığı konusunda karar vermek güç olabilir.
Çekim ekleri kendi aralarında isim çekim ekleri ve fiil
çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır.
1.3.1.1. İSİM ÇEKİMİ EKLERİ
İsim ya da isim soylu sözcüklere isim
çekim eklerinin, yani durum, iyelik, çoğul, soru
ve aitlik eklerinin eklenmesine isim çekimi adı
verilir. Örneğin ev sözcüğü söz diziminde ev-e
(durum eki), ev-im (iyelik eki), ev-ler (çokluk
eki), ev mi?, ev-deki (aitlik eki) farklı ekler
alarak çekime girer. İsim çekim ekleri şunlardır:
Durum (hâl) ekleri: Durum ekleri, cümle içindeki
adları diğer sözcüklere değişik anlam ilişkileri
çerçevesinde bağlayan biçimbirimlerdir. Durum ekleri iki
ismi birbirine bağlayan ilgi durumu dışında, genellikle
adlarla cümlenin asıl ögesi olan yüklem arasında ilişki
kurar. Türkçede yalın, yükleme, ilgi, yaklaşma, bulunma
ve uzaklaşma olmak üzere altı temel durum ekinin
bulunduğu kabul edilir. Bunların dışında farklı
kaynaklarda +CA ile yapılan eşitlik, +lA ve +(X)n ile
yapılan araç durumları da durum eki olarak kabul
edilmektedir. Durum ekleri ile ilgili başka bir sorun da
terimlerdeki farklılıklardır. Örneğin Latince kökenli
ablatif terimi için çıkma, ayrılma, uzaklaşma vb.
karşılıklar bulunmaktadır.
İsim durum eki
İşlevi
Örnek
-Ø
İsmin hiçbir çekim eki almamış
olan durumudur.
yalın durum (nominatif)
sayı
başak, böcek, çam, kısa, deli, dere,
tepe, ekin, kuş...
+A
yaklaşma durumu (datif)
+DA
bulunma durumu (lokatif)
+DAn
uzaklaşma (ayrılma, çıkma
durumu), (ablatif)
sayı+y+a
dağlar+a, ileri+y+e, dinleme+y+e
sayı+da
aramız+da, arada sırada, gerçekte,
yükte hafif pahada ağır
sayı+dan
yakın+dan, gürültü+den, el+den
+In, -nIn
ilgi durumu (genitif)
+I, +U
yükleme/belirtme/nesne durumu
(akuzatif)
+CA
eşitlik durumu (ekvatif)
+lA
araç durumu (vasıta,
enstrümantal)
sayı+nın
masa+nın, insan+ın
sayı+y+ı
ev+i, göç+ü, tarla+y+ı, konu+y+u
sayı+ca
deli+ce sev (deli gibi), insan+ca
davran (insan gibi) kendi aklı+n+ca,
gereği+n+ce, onlar+ca, yıllar+ca
çalışma
sayı+yla
kitap+la, kardeşleri+yle, bunlar+la
Durum ekleri III. kişi iyelik eklerinden sonra
kullanıldıklarında araya ses bilgisi açısından
işlevsiz, zamir n’si diye bilinen bir ses girer. Ev-i-n-e,
ev-i-n-de örneğinde olduğu gibi.
Türkçede, bir sözcükte iki durum eki aynı anda
bulunmaz. Çokluk ve iyelik eklerinden sonra gelir.
Türkçede sıklıkla kullanılan bu durum
eklerinin yanı sıra yapım eki niteliği kazanmış +rA
(içre, taşra vb.) gibi tarihî durum ekleri
bulunmaktadır.
İyelik ekleri: İyelik ekleri, ismin
belirttiği nesne ya da kavramın, altı kişiden
(ben, sen, o; biz, siz, onlar) birine ait olduğunu
gösterir.
İyelik eki almış sözcükler, isim
tamlamalarında
tamlanan
ögeyi
oluştururlar. İyelik ekleri çokluk eklerinden
sonra, durum eklerinden önce gelir.
İyelik eki
Kişi
Örnek
+(I)m
Teklik I. şahıs
ev-i-m, kapı-m
+(I)n
Teklik II. şahıs
ev-i-n, kapı-n
+I, +U, +(s)I
Teklik III. şahıs
ev-i, kapı-sı
+(I)mIz
Çokluk I. şahıs
ev-i-miz, kapı-mız
+(I)nIz
Çokluk II. şahıs
ev-i-niz, kapı-nız
+lAr-I
Çokluk III. şahıs
ev-leri, kapı–ları
Çokluk eki (+lAr): Çokluk
ekleri, sayıca birden fazla varlığı,
kavramı
ifade
eden
eklerdir:
bilgisayarlar, kâğıtlar, kökler, dallar,
evler…
Türkçede
sayılabilir
adlar/sayılamayan
adlar
ayrımı
yoktur; soyut, somut bütün adlar
çoğul eki alabilir. Çokluk ekleri kimi
zaman çokluk işlevinden uzaklaşarak
aile (Osmanlılar), abartma (dünyalar
kadar), zaman (geceleri) vb. farklı
anlamları da gösterebilir. Sayı sıfatları
ile kurulan tamlamalarda nitelenen
öge çokluk eki almaz. Çokluk eki,
diğer ad çekim eklerinden önce gelir.
Ancak dayımlar, ablamlar gibi topluluk
ifade eden örnekler kural dışıdır.
Soru eki (mI, mU):
Soru eki eklendiği ada veya
ad cümlesine genellikle soru
anlamı katan, yazımda ayrı
gösterilen, söyleyişte ise
ünlü uyumuna giren sözcük
ile ek arasında bir dil
bilgisel
biçim,
bilimsel
terminolojideki karşılığıyla
enklitiktir. Soru eki (mI,
mU) kişi ekleriyle çekime
girer:
Ankaralı
mısınız?
Okulda değil miyiz? vb. Bir
cümlede birden fazla ögeye
soru eki getirilemez.
Aitlik eki (+ki): Aitlik eki isimlerden
zamir ve sıfat türünde isimler yapan, ‘bağlılık,
içinde bulunma, aitlik’ anlamları taşıyan bir
ektir. +ki aitlik eki sözcüklere yalın (akşamki,
yarınki), bulunma (evdeki, yoldaki) ya da ilgi
(seninki, bizimki) durumlarından biriyle eklenir.
Aitlik eki isim çekim ekleri alabilir. Batı
Türkoloji
yazınında
zamir
işlevinde
bulunabilen veya karışık ek olarak nitelenen +ki
bugünkü gibi bir iki sözcüğün dışında ünlü ve
ünsüz uyumlarına girmez.
1.3.1.2. FİİL ÇEKİMİ EKLERİ
Fiil çekimi, cümle ve cümlenin yüklemini oluşturmak
üzere zaman, kişi vb. çekim eklerini almalarıdır. Türkçede
eylem, cümlede temel olarak zaman ile birleşik zaman, görünüş,
çatı ve kip kategorilerine göre çekime girer. Fiil çekim ekleri soru
eki dışında, ad çekim eklerinden tamamen farklıdır.
Fiilde zaman, cümle içinde yüklemin bildirdiği eylemin
ilgili olduğu zaman kesitidir. Kip, fiillerin zaman, kişi ve anlam
özelliklerine göre eklerle biçimlenen dil bilgisi kategorisidir.
Türkçede kipler esas olarak ikiye ayrılır: haber (bildirme) kipleri
ve tasarlama (istek) kipleri. Haber kipleri geniş zaman, şimdiki
zaman, (belirli) görülen geçmiş zaman, (belirsiz) öğrenilen
geçmiş zaman ve gelecek zaman; tasarlama kipleri şart, istek,
gereklilik ve emir kiplerinden oluşur. Tarz ise zamanda hareket
noktasını konuşanın, konuştuğu andan bir başka zamana
aktarmasıyla ortaya çıkar.
Türkçede yükleme gelen eklerdeki genel
sıralama şu şekildedir: fiil kök veya gövdesi + kip eki
+ kişi eki. Örneğin çalışmalıyım yükleminde çalış- fiil
gövdesi, -malı kip eki, -(ı)m ise kişi ekidir.
Bir fiil ek almadan da çekime girebilir. Ölçünlü
Türkçede eylemlerin yalın biçimleri ek almadan
ikinci tekil kişi emir kipini işaretler. Çekimli fiiller,
zaman ve kişi ögelerini taşıdıklarından dolayı tek
başına cümle oluşturabilirler. Tümleçler de yüklemin
bildirdiği eylemi nesne, yer, belirli bir zaman, ortam
vb. çeşitli ilişkiler bakımından tamamlar, tümler.
Kişi ekleri: Kişi ekleri, yüklemin
belirttiği işle doğrudan bağlantılı olan kişiyi
gösterir. Kişi ekleri zaman ve kip eklerinden
sonra gelir. Kendilerinden sonra ancak soru
ekini alabilirler.
KİŞİ EKLERİ
1. Tip
2. Tip
Teklik
-(I)m
–sIn
(-DIr)
-(I)m
-(I)n
-Ø
Çokluk
-(I)z
–sInIz
-(DIr)lAr
-(I)k
-(I)nIz
-lAr
EKLENDİĞİ KİPLER
Şimdiki zaman, geniş zaman,
gelecek zaman, öğrenilen
geçmiş zaman
Görülen geçmiş zaman, şart
kipi
KİŞİ EKLERİ
3. Tip
4. Tip
Teklik
-(y)Im
–sIn
–Ø
–Ø
–Ø
-sIn
Çokluk
–lIm
–sInIz
–lAr
–Ø
-(I)nIz
-sInlAr
EKLENDİĞİ KİPLER
İstek kipi
Emir kipi
Şekil ve Zaman Ekleri
a. Bildirme (Haber) Kipleri: Bildirme kipleri
fiilin belirttiği işin olduğunu, olmakta
bulunduğunu,
olacağını
ifade
eden
kipleridir. Bunlar görülen geçmiş zaman,
öğrenilen geçmiş zaman, şimdiki zaman,
gelecek zaman, geniş zaman kipleridir.
Görülen Geçmiş Zaman: Bu zaman fiillerin
kök ya da gövdelerine –DI, -DU eklerinin
getirilmesiyle yapılır. Fiilin anlattığı zaman
içinde bulunulan zamandan daha öncedir ve
kesindir.
Öğrenilen Geçmiş Zaman: Fillerin kök ya da
gövdelerine
–mIş,
-mUş
eklerinin
getirilmesiyle yapılır. Fiilin anlattığı zaman
içinde bulunulan zamandan daha öncedir
ancak kesin değil, daha belirsizdir.
Şimdiki Zaman: Fiilin gösterdiği zaman içinde
bulunulan zamanı ifade eder. Fiil kök veya
gövdelerine –yor eki getirilerek yapılır.
Gelecek Zaman: Fiilin zamanının içinde bulunulan
zamandan daha sonra, gelecekte yapılacağı ifadesini
verir. Fiil kök ya da gövdelerine –AcAk ekinin
getirilmesiyle yapılır.
Geniş Zaman: Fiilin daha geniş bir zaman
diliminde, her zaman yapıldığını belirtir. Geniş
zaman kipi -r, -Ar, -Ir, -Ur ekleriyle yapılır.
yap-
Görülen
geçmiş zaman
Öğrenilen
geçmiş zaman
Şimdiki zaman Gelecek zaman
Geniş zaman
Teklik I. Şahıs
yap-tı-m
yap-mış-ım
yap-ı-yor-um
yap-acak-ım
(yapacağım)
yap-ar-ım
Teklik II. Şahıs
yap-tı-n
yap-mış-sın
yap-ı-yor-sun
yap-acak-sın
yap-ar-sın
Teklik III.
Şahıs
yap-tı-Ø
yap-mış-Ø
yap-ı-yor-Ø
yap-acak-Ø
yap-ar-Ø
Çokluk I.
Şahıs
yap-tı-k
yap-mış-ız
yap-ı-yor-uz
yap-acak-ız
(yapacağız)
yap-ar-ız
Çokluk II.
Şahıs
yap-tı-nız
yap-mış-sınız
yap-ı-yor-sunuz
yap-acak-sınız
yap-ar-sınız
Çokluk III.
Şahıs
yap-tı-lar
yap-mış-lar
yap-ı-yor-lar
yap-acak-lar
yap-ar-lar
yap-
Görülen geçmiş
zaman
Öğrenilen
geçmiş zaman
Şimdiki zaman
Gelecek zaman
Geniş zaman
Teklik I. Şahıs
yap-ma-dı-m
yap-ma-mış-ım
yap-mı-yor-um
yap-ma-m
(yap-ma-yor-um)
yap-ma-y-acak-ım
(yapacağım)
yap-mı-yor-sun
yap-ma-y-acak-sın
yap-maz-sın
yap-ma-y-acak-Ø
yap-maz
Teklik II. Şahıs
yap-ma-dı-n
yap-ma-mış-sın
(yap-ma-yor-sun)
Teklik III.
Şahıs
yap-ma-dı-Ø
yap-ma-mış-Ø
yap-mı-yor-Ø
Çokluk I. Şahıs
yap-ma-dı-k
yap-ma-mış-ız
yap-mı-yor-uz
(yap-ma-yor-uz)
yap-ma-y-acak-ız
(yapacağız)
yap-ma-y-ız
Çokluk II.
Şahıs
yap-ma-dı-nız
yap-ma-mış-sınız
yap-mı-yor-sunuz
(yap-ma-yor-sunuz)
yap-ma-y-acak-sınız
yap-maz-sınız
Çokluk III.
Şahıs
yap-ma-dı-lar
yap-ma-mış-lar
yap-mı-yor-lar
yap-ma-y-acak-lar
yap-maz-lar
(yap-ma-yor-Ø)
(yap-ma-yor-lar)
b. Tasarlama Kipleri: Tasarlama kipleri fiilin belirttiği
oluş ve kılışın gerçekleşmemiş, tasarlanmış olduğunu
gösterir. Bunlar istek, emir, şart ve gereklilik kipleridir.
Şart Kipi: Fiil köklerine ya da gövdelerine –sA ekinin
getirilmesiyle kurulur. Fiile koşul ve dilek anlamı katar.
İstek Kipi: Fiil kök ya da gövdelerine –A ekinin
getirilmesiyle kurulur. Fiile istek anlamı katar.
Gereklilik Kipi: Fiilin yapılmasının gerekli olduğunu
gösteren kiptir. Fiil köklerine ya da gövdelerine –mAlI
ekinin getirilmesiyle yapılır.
Emir Kipi: Fiilin yapılmasının gerektiğini
emir verme şeklinde gösteren fiil kipidir. Bu
kipin ekleri için kişi ekleri bölümünde 4. tip
kişi ekleri kısmına bakılabilir.
Bildirme ve tasarlama kipi ekleriyle
çekimlenmiş bütün fiillerin olumsuz
şekilleri –mA olumsuzluk ekiyle yapılır.
yap-
Şart kipi
İstek kipi
Gereklilik kipi
Emir kipi
Teklik I. Şahıs
yap-sa-m
yap-a-y-ım
yap-malı-y-ım
---
Teklik II. Şahıs
yap-sa-n
yap-a-sın
yap-malı-sın
yap-Ø
Teklik III. Şahıs
yap-sa-Ø
yap-a-Ø
yap-malı-Ø
yap-sın
Çokluk I. Şahıs
yap-sa-k
yap-a-lım
yap-malı-y-ız
----
Çokluk II. Şahıs
yap-sa-nız
yap-a-sınız
yap-malı-sınız
yap-ı-nız
Çokluk III. Şahıs
yap-sa-lar
yap-a-lar
yap-malı-lar
yap-sın-lar
yap-
Şart kipi
İstek kipi
Gereklilik kipi
Emir kipi
Teklik I. Şahıs
yap-ma-sa-m
yap-ma-y-a-y-ım
yap-ma-malı-y-ım
---
Teklik II. Şahıs
yap-ma-sa-n
yap-ma-y-a-sın
yap-ma-malı-sın
yap-ma-Ø
Teklik III. Şahıs
yap-ma-sa
yap-ma-y-a
yap-ma-malı
yap-ma-sın
Çokluk I. Şahıs
yap-ma-sa-k
yap-ma-y-a-lım
yap-ma-malı-y-ız
----
Çokluk II. Şahıs
yap-ma-sa-nız
yap-ma-y-a-sınız
yap-ma-malı-sınız
yap-ma-y-ı-nız
Çokluk III. Şahıs
yap-ma-sa-lar
yap-ma-y-a-lar
yap-ma-malı-lar
yap-ma-sın-lar
1.3.1.3. EK FİİL
Eski Türkçede er- şeklinde kullanılan ve zamanla "e"
sesinin "i"ye dönüşmesi ve "r" sesinin erimesi ile i- şeklini alan ek
fiil Türkçenin değişik niteliklerinden biridir. Bu fiili Türkçenin
asıl yardımcı fiili olarak düşünebiliriz.
i- ek fiili isimlere ve isim soylu sözcüklere gelerek onların
cümlede yüklem olarak kullanılmasını sağlar. Ayrıca basit
zamanlı fiillere de gelerek bu fiillerin birleşik zamanlı fiil
çekimlerini meydana getirir.
Ek fiil isim ve isim soylu sözcüklere gelerek bunların
geniş zaman, görülen ve öğrenilen geçmiş zaman ve şart kipinde
çekimlenmesini sağlar. Ek fiilin olumsuzu ise değil sözcüğüyle
yapılır.
Geniş Zaman Çekimi
Teklik
I. -im
II. –sin
III. –Ø
Çokluk
I. –iz
II. –siniz
III. –ler
Görülen Geçmiş Zaman Çekimi
Teklik
I. -idim
II. –idin
III. –idi
Çokluk
I. –idik
II. –idiniz
III. –idiler
Öğrenilen Geçmiş Zaman
Teklik
I. -imişim
II. –imişsin
III. –imiş
Çokluk
I. –imişiz
II. –imişsiniz
III. –idiler
Şart Kipi
Teklik
I. -isem
II. –isen
III. –ise
Çokluk
I. –isek
II. –iseniz
III. –iseler
güzel
Geniş zaman
Görülen geçmiş zaman
Öğrenilen geçmiş zaman
Şart kipi
Teklik I. Şahıs
güzel-im
güzel-di-m
güzel-miş-im
güzel-se-m
Teklik II.
Şahıs
güzel-sin
güzel-di-n
güzel-miş-sin
güzel-se-n
Teklik III.
Şahıs
güzel-Ø
güzel-di
güzel-miş
güzel-se
Çokluk I.
Şahıs
güzel-iz
güzel-di-k
güzel-miş-iz
güzel-se-k
Çokluk II.
Şahıs
güzel-siniz
güzel-di-niz
güzel-miş-siniz
güzel-se-niz
Çokluk III.
Şahıs
güzel-ler
güzel-di-ler/güzellerdi
güzel-miş-ler/güzellermiş
güzel-se-ler/güzellerse
Olumsuz çekimde ek fiil çekimi için kullanılan ekler isimler yerine
değil kelimesine getirilir:
güzel
Geniş zaman
Görülen Geçmiş zaman
Öğrenilen geçmiş zaman
Şart Kipi
Teklik I. Şahıs
güzel değilim
güzel değildim
güzel değilmişim
güzel değilsem
Teklik II.
Şahıs
güzel değilsin
güzel değildin
güzel değilmişsin
güzel değilsen
Teklik III.
Şahıs
güzel değil
güzel değildi
güzel değilmiş
güzel değilse
Çokluk I.
Şahıs
güzel değiliz
güzel değildik
güzel değilmişiz
güzel değilsek
Çokluk II.
Şahıs
güzel değilsiniz
güzel değildiniz
güzel değilmişsiniz
güzel değilseniz
Çokluk III.
Şahıs
güzel değiller
güzel değildiler/ güzel
değillerdi
güzel değilmişler/güzel
değillermiş
güzel değilseler/güzel
değillerse
Ek fiilin bir diğer görevi de basit zamanlı fiillere gelerek onların hikâye, rivayet, şart
birleşik zamanlarını oluşturmaktır:
Hikâye Birleşik Zaman
Ek fiilin –idi şeklinin basit zamanlı bir fiille oluşturduğu birleşik zamana hikâye birleşik
zamanı denir. Bildirme kiplerinin tümü, tasarlama kiplerinden ise emir kipi dışındakiler hikâye
birleşik zamanı çekimine girerler. Bu zamanın çekiminde iyelik kökenli şahıs ekleri kullanılır: gel-di-ydi-m (gel-di i-di-m), gel-miş-ti-n (gel-miş i-di-n), gel-ecek-ti-Ø (gel-ecek i-di-Ø), gel-i-yor-du-k (gel-i-yor idi-k), gel-ir-di-niz (gel-ir i-di-niz), gel-se-y-di-ler (gel-se i-di-ler), gel-e-y-di-m (gel-e i-di-m), gel-meli-y-di-n
(gel-meli i-di-n), gel-me-di-y-di-k (gel-me-di i-di-k), gel-me-se mi-y-di-niz? (gel-me-se mi i-di-niz)…
Rivayet Birleşik Zaman
Ek fiilin –imiş şeklinin basit zamanlı fiillere getirilmesiyle oluşturulan birleşik zamandır.
Bildirme kiplerinden görülen geçmiş zaman kipi dışındakiler ve tasarlama kiplerinden emir kipi
dışındakiler bu çekime girebilir. Rivayet birleşik zaman çekiminde zamir kökenli şahıs ekleri
kullanılır: oku-muş-muş-Ø (oku-muş i-miş-Ø), oku-yor-muş-sun (oku-yor i-miş-sin), oku-y-acak-mış-ım
(oku-y-acak i-miş-im), oku-r-muş-uz (oku-r i-miş-iz), oku-y-a-y-mış-sın (oku-y-a i-miş-sin), oku-sa-lar-mış
(oku-sa i-miş-ler), oku-malı-y-mış-ım (oku-malı i-miş-im), oku-mu-yor-muş-uz (oku-ma-yor i-miş-iz), okuma-malı mı-y-mış-sınız? (oku-ma-malı mı i-miş-siniz)…
Aslında emir kipinin teklik ve çokluk III. şahıs çekimi rivayet birleşik zamanda çekimlense
de, bu çok sık kullanılan bir yapı değildir: kalsınmış, kalsınlarmış gibi.
Şart Birleşik Zaman
Basit zamanlı bir fiile ek fiilin –ise şeklinin getirilmesiyle yapılan birleşik zamana
şart birleşik zaman denir. Bildirme kiplerinin tümü şart birleşik zamanı çekimine girerler.
Tasarlama kiplerinde ise bu birleşik zaman gereklilik kipi dışındakilerde kullanılmaz. Şart
birleşik zamanının çekiminde iyelik kökenli şahıs ekleri kullanılır: bil-di-y-se-m (bil-di i-se-m),
bil-miş-se-n (bil-miş i-se-n), bil-i-yor-sa-Ø (bil-i-yor i-se-Ø), bil-ecek-se-k (bil-ecek i-se-k), bil-ir-seniz (bil-ir i-se-niz), bil-me-di-y-se-ler (bil-me-di i-se-ler)…
Birleşik zamanlı bütün fiillerin olumsuz şekilleri, basit zamanlı fiillerde olduğu gibi
–mA olumsuzluk ekiyle yapılır.
Katmerli Birleşik Zaman
Birleşik zaman çekimine girmiş fiilin yeniden ek fiille kullanılmasıyla katmerli
birleşik zaman oluşur. Hikâye ve rivayet birleşik zaman çekimlerine ek fiilin –se şeklinin
eklendiği görülür. Bu örnekler dilimizde azdır: kalırsaymış, kalıyormuşsa, kalacaktıysa gibi.
2. BÖLÜM SONU SORULARI
1. Arapça kökenli ‘kâtip,
mektup, kitap’ sözcükleri
aynı kökten vezin adı verilen
çeşitli
kalıplarla
(ktb=yazmak) türemiştir. Bu
tür
bir
türetim,
yapı
bilgisinde hangi terimle ifade
edilebilir?
a. Sondan eklenme
b. Birleştirme
c. İç değişim
d. İç eklenme
e. Kesme
2. “Çözebileceğinden” ifadesi
hangi seçenekte tam ve doğru
olarak çözümlenmiştir?
a. Çöze-bil-ece-ği-n-den
b. Çöz-e-bil-ecek-i-n-den
c. Çöz-ebil-ecek-i-n-den
d. Çöz-e-bil-ecek-in-den
e. Çöz-e-bi-l-ecek-in-den
3. “Bu geçmiş çağı yaşarken
hep o günlerin havasını
düşündüm.” cümlesinde
kaç
adet
belirtme
(yükleme) durumu eki
vardır?
a. 0
b. 1
c. 2
d. 3
e. 4
4. Aşağıdaki
fiillerden hangisi tasarlama
kiplerinden biri ile
çekimlenmiştir?
a. geldim
b. gelmiş
c. geliyor
d. gelecek
e. gelmeli
5.Aşağıdaki kelimelerin
hangisi diğerlerinden
farklı bir çekim eki
almıştır?
a. eller
b. kalemi
c. okulda
d. söylemeden
e. bana
6. ’Şimdi de oynayın
biraz.’ cümlesindeki
çekim eki hangisidir?
a. -di
b. -biraz
c. -yIn
d. de
e. oyna-
7. I. Gece, şiirden bir yolu geçiyoruz
birlikte.
II. Hatırlar mısınız bir zamanlar bu
sokaklardan geçerdi.
III. Şiirden bir taç oturuyor alnımıza.
IV. Dün okullu çocuklar geçti bu
yoldan.
Numaralanmış dizelerin hangi
ikisinde +dAn eki yapım eki
görevinde kullanılmıştır?
a. I. ve II. b. II. ve IV. c. I. ve III.
d. II. ve III. e. III. ve IV.
8. I. Sevginle tutuşup yanmış bir
korum
II. Bu ince bir duygu, ince bir yorum
III. Her nereye gitsem inan sevdiğim
IV. Seven bir güzelin özlem nesine
Numaralanmış dizelerin hangi
ikisinde altı çizili sözcüğün
aldığı -m(-um) eki, yapım ekidir?
a. I. ve II. b. II. ve IV. c. I. ve III.
d. II. ve III. e. III. ve IV.
9. Aşağıdakilerin hangisinde
ek fiil diğerlerinden farklı bir
görevde kullanılmıştır?
10. Aşağıdaki cümlelerin
hangisinin yüklemi, birleşik
zamanlı bir fiil değildir?
a. Bakışlarında her daim bir
hüzün vardı.
b. Ondaki cesaret ve umut
kimsede yoktu.
c. Ben kendimi bildim bileli
buralar böyledir.
d. Sırtındaki palto da gömlek
de eskimişti.
e. Onu sevenler,
sevmeyenlerden çoktur.
a. Uyumadan önce mutlaka
süt içerdi.
b. Ahmet, eski fotoğrafları
kutudan çıkardı.
c. Fırsat bulduğu her an kitap
okurdu.
d. Her sabah erkenden
başlardı mesai.
e. Herkesin sorunuyla tek tek
ilgilenirdi.
CEVAPLAR
1. C
2. B
3. C
4. E
5. A
6. C
7. C
8. B
9. D
10. B
KAYNAK
Doğan Aksan, Sözcük Türleri I. Bölüm, Türk
Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1976.
Şükrü Halûk Akalın, Vahit Türk, Süer Eker,
Sema Aslan Demir, Türk Dili I, Anadolu
Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 2012.

similar documents