GEBE B*LG*LEND*RME SINIFI GEBEL*K SÜREC*

Report
GEBE BİLGİLENDİRME SINIFI
DOĞUM SÜRECİ
AMASYA ÜSEM 2014
• Amaç: Doğum eylemi ve doğum ağrısıyla baş etme
yöntemleri konularında bilgi ve beceri kazandırmak.
• Öğrenim Hedefleri:
• Bu oturumun sonunda gebe ve gebeye doğumda eşlik
edecek yakını;
• Doğum eyleminin başladığını gösteren belirtileri
söyleyebilmeli,
• Doğum için başvurduğunda hastane prosedürlerini
sırasıyla sayabilmeli,
• Doğum eylemi süresini söyleyebilmeli,
• Doğum eylemi evrelerini açıklayabilmeli,
• Normal doğumun anne ve bebek açısından yararlarını
sayabilmeli,
• Doğum ağrısıyla baş etme yöntemlerini uygulayabilmeli
Doğum Eyleminin Belirtileri
Nişane:
• Doğumun başlaması ile birlikte rahim ağzını
tıkayan muköz tıkaç dışarı atılır. Doğum eyleminin
başladığını gösteren önemli bir bulgudur.
Genellikle nişane atılımından 24-48 saat sonra
doğum eylemi gerçekleşir.
Rahim Ağzı Değişikliği:
• Doğum eylemi süresince rahim ağzının zar gibi
olana kadar ince bir hal almasına silinme,
başlangıçta bir parmağın girebileceği kadar
açıkken 10 cm'lik bir açıklığa ulaşmasına
dilatasyon denir.
Bebeğin Su Kesesinin Yırtılması:
• Bebeğin etrafını saran su kesesinin açılması ile
amnios sıvısı dışarı akar. Zarlar açıldıktan 12-24
saat içinde eylemin kendiliğinden başlaması
beklenir.
Doğum Ağrıları:
• Gebeliğin son aylarında görülen düzensiz
aralıklarla gelen, alt karın ve kasıkta hissedilen,
şiddeti değişken, karında sertleşme ile birlikte
olan, pozisyon değişikliği ile azalan ya da
kaybolan, kısa süreli kasılmalar yalancı doğum
ağrıları olarak bilinir. Gerçek doğum ağrılarından
bir hafta önce görülen, rahim ağzında açılma
yapmayan ağrılardır.
• Doğuma yaklaştıkça yalancı doğum ağrıları
yerini gerçek doğum ağrıları denen daha
şiddetli, sırtın alt kısmından başlayıp karna
yayılan ve karında sertleşmenin eşlik ettiği,
daha uzun süren, düzenli aralıklarla gelen,
dinlenmekle geçmeyen, aralıkları ve şiddeti
giderek artan kasılmalara bırakır.
• Kasılmalar sıklaşmadığı halde, suların gelmesi
ya da kanama durumunda hemen hastaneye
gidilmelidir.
Doğumda Hastane İşlemleri:
• Doğum öncesi izlemlerde doğumun hangi
kuruluşta yapılıyor olacağına karar verilmiş
olması, doğum başladığında hangi hastaneye
gitmeliyim endişesini ortadan kaldırır.
Doğumun nerede yapılacağı gebelikte
planlanmalı ve mümkün olduğunca da doğum
öncesi izlemlerin yapıldığı, hastane tercih
edilmelidir.
• Sağlık kuruluşunda kayıt için gebenin nüfus
cüzdanı mutlaka yanında olmalıdır.
• Hastanede öncelikle hazneden muayene ile
rahim ağzı açıklığı ve kasılmaların
değerlendirmesi yapılarak doğum eyleminin
başlayıp başlamadığı, bebeğin doğum
kanalındaki pozisyonu, suyun gelip gelmediği,
kanamanın bulunup bulunmadığı, bebeğin kalp
seslerinin normal olup olmadığı değerlendirilir.
Ultrasonografi yapılır, doğum açısından
problem oluşturabilecek risk faktörleri ayırt
edilmeye çalışılır.
• Yatış kararı verilen gebelerden kayıt
işleminden sonra geçmiş hikayesi alınır.
Sonrasında laboratuar değerleri için kan ve
idrar örneği alınır. Eğer gebelikte ek bir sorun
yaşanmış veya yaşanıyorsa (hipertansiyon,
şeker, kanama, vb), ek tahlil ve
değerlendirmelere ihtiyaç olabilir.
• Doğumun ilerleyişini değerlendirmek için belirli
aralıklarla muayene yapılması gerekebilir.
Bebeğin kalp seslerinin ve kasılmaların
değerlendirilmesi için Nonstress Test (NST)
yapılabilir. Bebek hareketleri, kalp atışlarının
seyri ve rahim kasılmalarının ölçümü ile
bebeğin iyilik halinin değerlendirildiği bir
testtir. Bu testle bebeğin normal ya da sıkıntı
halinde olup olmadığı anlamaya çalışılır.
• Rahim ağzında beklenen açılma gerçekleşmez
veya rahim kasılmaları istenilen sıklıkla gelmez
ise suni sancı verilebilir.
• Tam rahim ağzı açıklığı meydana
geldiğinde (toplam 10 cm) artık
doğum yapmak zamanı gelmiştir.
NORMAL DOĞUM
• Annenin rahim ağzı tam olarak açıldıktan sonra
ıkınması ile bebeğini aşağı doğru itmesi ve bebeğini
hazneden doğurması eylemidir.
• Normal doğumda, bebek doğmadan hemen önce,
bebeğin doğumunu kolaylaştırmak ve bebeğin
başının annenin haznesini yırtmasını önlemek
amacıyla hazne kenarına “epizyotomi” adı verilen
ufak bir kesi yapılabilir. Epizyotomi öncesi kesi
yapılacak bölge lokal anestezi ile uyuşturulur.
• Doğum gerçekleştikten sonra, bebeğin göbek
kordonu kapatılıp kesilir.
• Doğum sonrası bebeğin ilk bakımı yapılırken,
bebeğin eşi anne rahminden ayrılır ve çıkartılır.
• Bebeğin eşinin kendiliğinden ayrılmadığı bazı
durumlarda, elle eşin yerinden çıkartılması
gerekebilir.
• Bebeğin eşi çıkartıldıktan sonra, rahim ve
hazne kontrolü yapılır, kanama olup
olmadığına bakılır ve varsa epizyotomi onarılır.
Normal Doğumun avantajları;
•
•
•
•
•
•
Anne sütü hemen gelir ve bebek emzirilebilir.
Günlük yaşama daha kısa sürede dönülebilir.
Sonraki doğumlarını da normal yolla yapabilir.
Normal doğum, doğum sayısını sınırlandırmaz.
Hastanede kalış süresi daha kısadır.
Normal doğumda genel anesteziye bağlı
komplikasyonlara maruz kalınmaz.
• Anne ile bebek arasındaki duygusal bağ daha kısa
sürede kurulur.
• Normal doğumda anneye ait problemler ve ölüm
sezaryene göre daha azdır.
MÜDAHALELİ DOĞUM
• Vakum ya da forseps adı verilen aletler
yardımıyla doğum gerçekleştirilir.
• Genellikle doğumun zor olduğu, bebeğin
annenin doğum kanalında ilerlemekte
zorlandığı veya doğum kanalında sıkıntıya
girdiği durumlarda doğumu hızlandırmak
amacıyla kullanılır.
SEZARYEN
• Sezaryen; bebeğin, anne karnının ve rahmin alt
kesiminin kesilmesi suretiyle doğurtulmasıdır.
• Bu işleme karın cildi ve altındaki tabakalar
kesilerek başlanır, rahmin alt kısmı kesilerek
bebeğe ulaşılır ve doğurtulur.
• Bebek çıkarıldıktan sonra karnın tabakaları karşı
karşıya getirilerek dikilir ve karın kapatılır.
• Sezaryen sonrası karın içi organların birbirine
yapışması söz konusu olabilir.
• Ayrıca sezaryen ile rahim duvarı da kesildiğinden
bundan sonraki gebeliklerde rahim duvarında
yırtılma ve bebeğin eşinin rahim duvarı içine
yapışması riski artar.
Sezaryen Gerekçeleri:
• Bebeğin doğum kanalına istenilen şekilde
girmemiş olması (bebekler doğum kanalına başı
ile girerler; yüz, alın, kol, yan, ayak, omuz, makat
gelişler sezaryen için bir gerekçe olabilir),
• Bebeğin doğum kanalında istenilen ve beklenen
şekilde ilerlememesi veya ilerlemesinin durması,
• Bebeğin göbek kordonunun, doğum olmadan
doğum kanalından dışarı sarkması,
• Doğum kanalında, bebeğin hayatını riske
sokabilecek bazı enfeksiyonların mevcudiyeti,
• Daha önce sezaryen veya rahim ameliyatı
geçirilmesi,
• Annenin kalça yapısının doğum için elverişli
olmaması,
• Bebeğin anne karnında sıkıntıya girmesi ve ölüm
riski,
• Bebeğin eşinin doğum kanalının önünü
kapatması veya bebek doğmadan yapıştığı yerden
ayrılması,
• Bebeğin beklenenden daha iri olması
ANESTEZİ
• Sezaryen ameliyatı tipik olarak 3 farklı anestezi
şekli ile gerçekleştirilebilir:
• Genel anestezi: Gebe kendisine verilen
uyutucu ilaç ve gazların etkisi ile tamamen
bilincini kaybeder ve uyur. Genel anestezi
altında gebe herhangi bir ağrı duymaz ve
hissetmez. Verilen ilaç ve gazların bebeğe
ulaşma ve onu da uyutma riski vardır.
• Spinal anestezi: Belden omurga kemikleri
arasına sokulan bir iğne yardımıyla bölgesel
olarak ağrının ortadan kaldırılmasıdır.
• İşlem sonrasında gebe tipik olarak ayak ve
bacaklarını hareket ettiremez ve alt kısımda
herhangi bir ağrı hissetmez fakat
dokunulduğunu hisseder. Anestezi sonrasında
gebenin bacak ve ayak hareketlerinin yerine
gelmesi 3-5 saati bulabilir.
• Spinal anestezide gebe uyumadığı için
bebeğini görebilir, dokunabilir ve ona yapılan
bakım işlemlerini görebilir.
• Spinal anestezide uyutucu ilaçların bebeğe
geçme riski yoktur.
• Spinal anestezi sonrası bazı hastalarda baş
ağrısı ortaya çıkabilir ancak bu durum
genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer.
• Epidural anestezi: Spinal anestezi gibi yapılır
ancak bacak ve ayak hareketleri kaybolmaz.
• Spinal anesteziden farklı olarak ilgili omurga
aralığına bir kanül yerleştirilir ve bu kanül
yardımıyla ağrı hissedildiği sürece ilaç vermek
mümkün olur.
• İşlem teknik olarak spinal anesteziye oranla
daha zordur
• Spinal anesteziye göre daha uzun süreli ağrı
kontrolüne izin verir.
DOĞUM AĞRISI İLE BAŞ
ETMEDE İLAÇSIZ
YÖNTEMLER
“Her hangi bir toplumda, kadının doğum yapma
şekli ve ona ve bebeğine verilen bakım, o
kültürün önemli değerlerinin göstergesidir.”
Shelia Kitzing
• Gebelik döneminde doğum ağrısı ile baş etme
konusunda eğitim alan ve doğumda sürekli
desteklenen kadınlar, travayda ağrı
yönetiminde daha başarılı olmakta ve daha az
analjezi ve anestezi gereksinimi duymakta
Hodnett 2000, Simkin 2002
• Sağlık Bakanlığının resmi uygulama ve bakım
protokollerinde olmamasına rağmen doğum
ağrısıyla baş etmede kullanılan ilaç dışı
yöntemlerden bazıları aşağıda gebelere yol
göstermek ve bilgi vermek amaçlı yer
almaktadır. Burada asıl amaç gebelerin kendi
fizyolojisine uygun olan normal doğumu
yapabileceği güvenini kazandırmak, korku ve
kaygılarını gidererek doğum ağrısıyla baş
etmenin mümkün olduğu gerçeğini
aktarabilmektir
Her kadının ağrı eşiği farklı
olduğundan doğum sancısını
hissetmesi de farklı olacaktır.
Korku, doğuma ilişkin
çevremizden duyduklarımız
ve çocukluktan itibaren
bilinçaltına yerleşmiş doğum
hikayeleri ile ortaya çıkan bir
durumdur. Korku ve kaygı
ağrı eşiğimizi düşürür ve
daha fazla sancı
hissedilmesine neden olur.
• Doğum Ağrılarının Daha Az Hissedilmesini
Sağlayacak Durumlar;
• Sevdiklerinin veya deneyimli hastane
personelinin desteğini almak,
• İyi dinlenmiş olmak,
• Zihnini hoş şeyler ile meşgul etmek,
• Gevşeme tekniklerini kullanmak,
• Önceden bilgi almak, eğitim almak,
• Ne kadar şanslı olunduğunu ve birazdan
alınacak harika ödülü (bebeği) düşünmek.
Yoga
• Eski bir Hint bilimi olan yoga yüzyıllardır stres
azaltma ve sağlığı teşvik etmek için
kullanılmaktadır. Yoga yalnızca bir egzersiz olarak
görülmemelidir. Yoga, kendini ve içinde bulunulan
yeni durumu kabul etmektir.
• Gebelikte hissedilen tüm gerginlikleri gevşetmek
ve ruhu güçlendirmek gereklidir. Diğer egzersizler
gibi yogaya da gebeliğin 3 ayı bittikten sonra
başlanılması önerilir. Doğuma kadar yapılabilir.
Doğumdan sonrada egzersiz veya yoga yapılması
anne vücudunun eski haline dönmesi açısından
faydalı olacaktır.
• Ayrıca yoga, doğum anında da gerginliği
azaltarak doğumun daha kolay ve hızlı
olmasına yardımcı olur. Anne adayının doğum
ağrıları ile başa çıkma davranışlarını
kullanmasını sağlar. Çünkü; doğum anında
doğru alınan nefesler hem kişiyi psikolojik
olarak rahatlatır hem de annenin oksijeni daha
doğru şekilde kullanmasını sağlayarak doğumu
kolaylaştırmaktadır.
• Tabii her egzersiz gibi yogaya da başlamadan
önce doktorunuza danışmalısınız ve mutlaka
yoga uzmanı eşliğinde yapmalısınız.
•
•
•
•
•
•
•
Gebelikte yoga yapılmasının faydaları:
Düzenli yapılan yoga programı ile kişinin fiziksel
kondisyonu korunmuş olur.
Gebeliğe bağlı duruş bozuklukları en aza iner.
Solunum ve dolaşım sistemleri güçlenir.
Gebeliğe bağlı bulantı ve kusmalar azalır.
Vücutta meydana gelen ödemler (el ve
ayaklardaki şişmeler) ve özellikle son aylarda çok
sıkça hissedilen kramplar azalır.
Karın kaslarını güçlendirerek ve masaj etkisi
yaparak bağırsak hareketlerini rahatlatır.
Nefes alma ve verme teknikleri ile anneye nefes
almayı öğretir, bu sayede anne doğumda daha iyi
nefes alır ve doğum sırasında daha rahat eder.
Pilates
• Pilates; Gebeliğin ilk aylarından son aylarına kadar anne
adayını doğuma hazırlayan, güçlendiren, doğum
sonrasında da tekrar eski formuna hızla dönebilmesini
sağlayan mükemmel bir egzersiz sistemidir. dengeli
hareketler ve nefes alıp vermeler ile vücutta
konsantrasyon, sıkılaşma, denge ve aynı zamanda
rahatlama, gevşeme sağlayan hareketler bütünüdür.
• Gebelikte pilatese doktorunuz izin verdiği sürece,
gebeliğin 12 ve 16. haftası arasında başlanabilir.
Gebeliğin her ayında yapılabilmektedir ancak gebeliğin
ayına göre hareketler değişmektedir. Plateste kullanılan
birçok alet bulunmaktadır (top, plastik band, çember
vb).Yaygın olarak kullanılan plates topuyla gebelikte
yapılan uygun hareketler olduğu gibi doğum sürecinde
de gebelerin bu topla uyguladıkları hareketler mevcuttur
•
•
•
•
•
Gebelikte pilates yapılmasının faydaları:
Doğum sırasında rahat ıkınarak rahat bir
doğum gerçekleşmesine yardım eder.
Doğum sırasında oluşabilecek yırtıklar azaltır.
Gebelikte ve sonrasında oluşan idrar kaçırma
problemleri ortadan kalkar.
Doğum sonrası rahim çok daha kolay ve hızlı
toparlanır.
Gebelikte görülebilen, hazımsızlık ve ödem
gibi sorunların azalmasına yardımcı olur.
• İçerdiği nefes egzersizi
sayesinde hem
gevşeyen ve uzayan
karın kaslarının çok
daha çabuk güçlenip
toparlanmasını
sağlarken annenin,
gebelik sürecinde
yaşadığı duygusal
dalgalanmalardan daha
az etkilenmesine sebep
olur.
Akupunktur
• Akupunktur noktaları iki taraflı el ve ayak uçları ve
baş arasında tüm vücudu saran 14 meridyen
(çizgi) üzerinde bulunan bazı özel noktalardır.
Akupunktur ile tedavi hastalığın bulguları için
faydalı olan bazı özel akupunktur noktalarına iğne
batırılması veya elle basınç uygulanması vb.
yöntemle uyarılması şeklindedir. Gebelik
döneminde bulantı kusmalarda ve doğum
ağrısının giderilmesinde kullanılan bu yöntem ile
ilgi bilimsel çalışmalar devam etmektedir. İğne
fobisi, travayda anne hareketini kısıtlaması ve en
önemlisi deneyimli birinin doğumda gebenin
yanında bulunması kullanımındaki
dezevantajlarından bazılarıdır.
Akupresür
• İğnesiz akupunktur olarak bilinen bu eski
yöntemle vücudun belirli bölgelerine sağlık
personeli tarafından parmakla ve elle basınç
uygulandığı bir yöntemdir. Gebelikte mide
bulantılarına yönelik uygulanabilen bası
noktaları mevcut olup doğum sürecinde de
vücudun farklı bölgelerine uygulanabilir.
Doğum sürecinde uygulanacak bası noktaları
oksitosin hormonu salınımına yol açabileceği
göz önünde bulundurularak gebe iken
kullanılmaması ve pratik yapılmaması
gerekmektedir.
Enerji Psikolojisi Tekniği veya Duygusal
Özgürleşme Tekniği (EFT)
• Akupunktur ve akupresur yöntemlerinden yola
çıkılarak geliştirilmiş olup korku, fobi,
bağımlılık endişe vb problemlerin
giderilmesinde kullanılmaktadır. Gebelik
döneminde uzman kişilerden öğrenilebilecek
bu yöntemin uygulanması vücudun belirli
noktalarına parmak ucuyla dokunuşlar ve
kendi kendine telkin cümlelerinin
söylenmesini içermektedir. EFT yöntemini
kadınlar gebeliğin her ayında ve doğum
sürecinde uygulayabilmektedir.
EFT
Bilinç altına kaydedilmiş
olumsuz duygu ve düşüncelerin
dışarı akıtılması esasına dayanır
 Doğum korkusu ile baş etme
sağlar
 Gevşemeye imkan verir
 Belli noktalara tekrarlayan
vuruşlar, bir olumlama
cümlesiyle yapılır
 ……rağmen, kendimi seviyorum,
onaylıyorum, kabul ediyorum
Aromaterapi
• Aromaterapi, bitkilerden elde edilen yağ ve
esansların çeşitli yöntemlerle gebelere
uygulanmasıdır. Doğum esnasında gebelere
masajla birlikte uygulanabilir, odanın havasını
değiştirmede kullanılabilir veya banyo suyuna
katıldığında rahatlatıcı ve gevşetici etkisinden
faydalanılır. Gebeler kokuya karşı duyarlı olduğu
için bu kokuların bazı gebeleri rahatsız edebileceği
unutulmamalıdır. Ayrıca bazı bitkilerin doğumu
başlatıcı etkisi olabileceğinden bunların iyi
bilinmesi ve sadece doğum esnasında kullanılması
önerilmektedir
Örneğin:
 4 damla lavanta, 2 damla
portakal çiçeği karşımı ile
şakaklar, alın ve göğüs
ovulabilir
 Mendile 1-2 damla lavanta
yağı damlatıp travay boyunca
koklanabilir
 Sıcak suyun içine 1-2 damla
lavanta damlatılıp, tüm
travayın kokusu değiştirilebilir.
Hayal Etme
• Gevşeme egzersizleri (yoga,pilates, hipnoz vb.)
yaparken kullanabileceği bir yöntem olmakla birlikte
gebe kontraksiyonlar esnasında da kullanabilir. Hayal
kurma kişinin kendini mutlu hissetiği bir çevre, doğa,
olay, hatıra olabileceği gibi doğum sırasında da bebeğin
doğum kanalından rahatça ilerlediğini ve doğumunun
rahat ve kolay olabileceği hayalini de içerebilir. Ebeler
ve sağlık personeli de gebelere “ doğum kanalında
hareket eden bebeğini düşün’’, “genişleyen doğum
kanalını ve bebeğin rahatça indiğinin düşün’’ şeklinde
hayal etmelerini isterler. Bu şekilde doğumun kolay
geçmesi için hem bilinç altına olumlu mesajlar gönderir
hem de gevşeyerek doğumdaki stresi azaltır ve gebenin
o andaki olumsuz duygulardan kurtararak dikkatinin
dağıtılması sağlanır.
Dikkat odaklama ve dikkat dağıtma
• Gebe bir objeye (çerçeve, nesne veya belirlediği
bir nokta vb) kendini yoğunlaştırarak dikkatini
odaklayabilir. Bazı kadınlar doğum odalarına,
kasılmaları sırasında ilgilerini odaklayabilecekleri
fotoğraf gibi hoşlandıkları bir nesneyi hastanenin
kurallarına göre yanında getirebilirler. Aynı
zamanda dikkat odaklama hipnoz öncesi
konsantre olmak içinde kullanılmaktadır. Gebe
yukarıda hayal kurmada anlatıldığı gibi dikkatini
dağıtabileceği gibi müzik dinleyerek te dikkatini
başka yöne çekebilir. Görüldüğü gibi birçok
yöntem birbiriyle iç içe ve ilişki içersindedir
Hipnoz- Hypno-Birthing
• Gebelik süresince profesyonel kişilerden alınan
hipnoz sayesinde anne pozitif mesajlar ve
telkinler alarak rahatlar, korku ve negatif
düşünceleri bilinçaltından uzaklaştırır.
Doğumda kaygılardan etkilenmez, doğumda
rahat ve huzurlu olduğu için enerjisini
kaybetmez sonuçta anne ve bebeğe daha az
müdahale olur
• Hypno-Birthing tekniği ile doğuma
hazırlanırken gebeler korkulardan kurtulmak
ve içindeki varolan doğum yapma güdülerini
keşfetmek için rehberlik eşliğinde derin
gevseme, imgeleme ve hipnoz kullanılır.
Kadınlar hayatının istediği herhangi bir
döneminde profesyonel kişilerden kendi
kendine hipnozu öğrenebilir, bu sayede günlük
stresten uzaklaşarak kendini gevşetebilir ve
doğuma hazırlık yapabilirler. Hipnozla kendi
kendine telkin yapabilmek için bunu
öğrenmenin süresi kişiden kişiye
değişmektedir.
•
•
•
•
Masaj Teknikleri
Masaj doğum ağrısı döneminde rahatlığı
arttırmak, ağrı ve acıyı azaltmak amacıyla
kullanılır.
1) Sakral Masaj:
Doğumda kadınlar en sık bebeğin kuyruk
sokumuna yaptığı basıdan rahatsız olurlar ve bu
bölgelerine masaj yapılması gebeyi rahatlatır.
Sakral masaj gebeye farklı pozisyonlarda ve farklı
şekilde uygulanabilir.
a)Gebe yan yatırılır. Başparmakla kuyruk
sokumunda dairesel hareketler uygulanır.
b)Gebe oturur pozisyonda iken spinaların her iki
tarafına başparmakla bası yapılır.
2) Omuz Masajı
3) Sırt masajı:
Pozisyon değiştirme
• Doğum sırasında hareket serbestliği önemlidir.
Doğum süresince koşullar uygunsa (serum,
NST vb. durumların zorunlu olmadığı sürece)
pozisyon değiştirmek, ayakta durmak, biraz
yürümek veya birkaç adım atmak doğumu
kolaylaştırmaktadır. Doğum ünitesindeki
görevlilere bu istek söylenerek aynı
pozisyonda kalmanın maruz bırakacağı
kaslardaki yorgunluktan kurtulmak mümkün
olmaktadır.
Müzik
• İşitsel uyaranın gevşeme, dikkati başka yöne
çekmede etkili olduğu, ağrıyı baskıladığı
düşünülmektedir.
Ses Çıkarma
• Ses çıkarma ve inleme ağrıyı hafifletmek için
kadınlar tarafından kullanılan tekniklerden
biridir. Fakat kontrolsüz bir nefes düzeni ve
bununla birlikte kontrolsüz bağırmak enerjinizi
tüketmenize neden olabilir
Sıcak-Soğuk Uygulamalar
• Soğuk suyla ıslatılmış mendil veya havluyla
gebenin yüz ve boynu silinebilir. İçinde buz
parçaları bulunan plastik eldiven kuyruk
sokumu bölgesine yerleştirerek bel ağrıları
azaltılabilir.
• Isıtılmış pedler, sıcak su şişeleri bel ağrısını
gidermeye ve ılık duş alma da gevşemeye
yardımcı olur.
Duygusal Destek
• Gebenin pozitif düşünmesine, korku ve anksiyete
duygularının azalmasına yardım eder. Gebenin
yakınları gebeye onun yanında olduğunu
hissettirerek, göz teması kurarak, elini tutarak
“çok iyi gidiyor bunu başaracaksın” şeklinde geri
bildirimde bulunarak duygusal destek
sağlayabilirler. Doğum sürecinde de ebeler,
kadınlara yanında olduğunu hissettirerek, göz
teması kurarak, elini tutarak ya da ona “Bu
kasılmalar gerçekten çok güçlü yinede sen bu
kasılmalar ile çok iyi baş ediyorsun.” şeklinde geri
bildirimde bulunarak duygusal destek
sağlayabilirler.
Solunum Teknikleri
• Solunum tekniklerini uygulayan gebeler daha az
ağrı hisseder ve daha az yorulur. Ayrıca oksijensiz
kalmayarak kendinin ve bebeğinin sağlığı
açısından riskli bir durum yaşanmaması için katkı
sağlar. Nefes alma tekniklerini kendi kendinize
deneyerek basitçe öğrenebilirsiniz. Oturduğunuz
yerde dik durarak veya yatağa uzanarak bu nefes
tekniklerinin alıştırmasını yapabilirsiniz. Doğumda
uterus kontaksiyonları esnasında gebe,
kontrolünü kaybetmek yerine kontrollü kas
gevşetme ve solunum modelleriyle doğumda
bedenini kontrol altında tutar, doğum ekibinin
içinde yer alma ve başarma duygusunu yaşayarak
aktif bir rol alır.
• Doğumun başladığında ilk evrede;
• Belli aralıklarla doğum dalgaları gelecektir ve
aralarda doğum dalgasız rahat dönemler
olacaktır. Sancısız dönemlerde normal ve yavaş
nefes alarak dinlenilmesi gerekir. Sancı geldiği
anda ise göğüs solunumu veya karışık solunum
yapılabilir. Önemli olan nefesin tutulmadan o
an gebeye en iyi gelen nefes egzersizini
yapmasıdır. Düzenli nefes alıp vermek bebeğin
oksijensiz kalmaması için çok önemlidir.
• Doğumda;
• Rahim ağzı tam açıldıktan sonra artık karın solunumu
yapılmaya başlanabilir. Doğum dalgası geldiği anda derin
bir karın solunumu yaparak nefes tutulmalı ve ıkınılmalı,
bebeği ileri doğru itmeye çalışılmalıdır.
• Ikınma işlemi nefes tutularak veya ağızdan çok yavaş
şekilde nefes vererek "ıııııııııııııı..." şeklinde ses çıkararak
yapılabilir. Önemli olan bu sırada karnı şişirip
beklememek ve gücü boyuna doğru değil doğum yoluna
doğru itecek şekilde vermeye çalışmaktır. Doğum dalgası
geçene kadar bu ıkınmaları tekrarlamalıdır. Zaten bu
esnada doktor veya ebe doğuma yardımcı olacaktır. Bu
evrede göğüs solunumu yapılmamalıdır. Çünkü karın
solunumu çok daha iyi ıkınma sağlar. Ağrılar geçtiğinde
normal nefes alarak dinlenilmelidir.
• Doğum yapacağınız yeri önceden görmeniz ve
eğitimlerine katılmanızın size gebelik ve
doğum sürecinde fiziksel ve psikolojik açıdan
çok olumlu faydaları olacaktır.

similar documents