İl Sağlık Müdürlüklerinin Dünü, Bugünü, Yarını…

Report
İl Sağlık Müdürlüklerinin
Dünü,
Bugünü,
Yarını…
Dr. Özcan AKAN
Bursa İl Sağlık Müdürü
06.05.2013
Sağlık Bakanlığı, milli mücadelenin başlarında Ankara'daki
ilk Milli Hükümet bünyesinde, 2 Mayıs 1920 tarih ve 3 sayılı
kanunla “Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekaleti” adıyla
kurulmuştur.
24 Nisan 1930 tarih ve 1593 sayılı “Umumi Hıfzıssıhha
Kanunu" ve 09.06.1936 tarih ve 3017 sayılı “Sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanlığı Teşkilat ve Memurin Kanunu” ve bu kanunlara
ek olarak çıkarılan kanunlarla teşkilat yapısı bugünlere gelmiştir.
Sağlık Bakanlığı’nın teşkilat ve görevleri hakkında
düzenlemelerde bulunan 181 sayılı “Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname” 14 Aralık 1983 tarihinde yayımlanmıştır.
Daha sonra bu kararnameyi değiştiren 210 Sayılı “Sağlık ve
Sosyal Yardım Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında 181
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Bazı Hükümlerinin
Değiştirilmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname”
18 Haziran 1984 tarihinde yayımlanmıştır.
24 Ocak 1989 tarih ve 356 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile
Bakanlığın ismi “Sağlık Bakanlığı” olarak değiştirilmiş ve
hizmet koşullarına göre merkez ve taşra örgütü geliştirilerek
örgüt ve yönetim şekli belirlenmiştir.
2 Kasım 2011 tarih ve 663 sayılı “Sağlık Bakanlığı ve
Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname” ile de Sağlık Bakanlığı ve bağlı
kuruluşların merkez ve taşra teşkilatları yeniden tanımlanmış,
buna bağlı olarak da teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları
yeniden düzenlenmiştir.
Getirilen bu yeni düzenleme sonrası Bakanlığımız Teşkilat
Şeması da bugün için aşağıdaki gibi şekillenmiştir.
663 Sayılı KHK ile getirilen en önemli değişiklik ; Sağlık
Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatının yeniden
tanımlanması olmuştur. Buna bağlı olarakta 3 yeni kurum ihdas
olmuştur
Bunlar;
-Türkiye İlaç veTibbi cihaz kurumu
- Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
- Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
663 Sayılı KHK ‘de adı geçen iki kuruluşun merkez ve taşra
teşkilatları tanımlanmıştır.
Bağlı kuruluşların teşkilatı :
Madde 35 – (1) Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu
merkez teşkilatından, diğer bağlı kuruluşlar, merkez ve taşra
teşkilatından meydana gelir.
(3) … Bağlı kuruluşlardan Türkiye Halk Sağlığı
Kurumunun taşradaki yönetim görevi halk sağlığı müdürlüklerince, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun taşradaki
yönetim görevi kamu hastane birliklerince kurumlarına bağlı
olarak yerine getirilir.
Ayrıca 663 Sayılı KHK ‘nin taşra teşkilatını düzenleyen
25 inci maddesinde de;
Taşra Teşkilatı :
Madde 25 - (1) Bakanlığın taşra teşkilâtı; illerde kurulan il
sağlık müdürlükleri ile ihtiyaca göre ilçelerde kurulan ilçe sağlık
müdürlüklerinden oluşur. İl sağlık müdürleri Bakanlığın ildeki
temsilcisi ve valinin sağlık müşaviridir. ( Mülga ikinci cümle:
4/7/2012 – 6354 / 21 md.)
il ve ilçe sağlık müdürlükleri tanımlanmıştır.
Buradan da görüleceği üzere taşra teşkilatında, yani illerde
sunulan sağlık hizmetleri Sağlık Müdürlüğü ile birlikte yeni
kurulan 2 kurum aracılığıyla birlikte olmak üzere 3 ayrı yapı
tarafından yürütülecektir.
Her 3 kurumun da görev ve faaliyet göstereceği alanlar ile
ilgili bilgiler aynı KHK ’nin ilgili maddelerinde tanımlanmıştır.
Adı geçen bu 3 kurumun görev ve sorumluluklarına kısaca
bakacak olursak:
İl Sağlık Müdürlüğü :
- Bağlı kuruluşların il teşkilatlarının koordinasyonu,
- Acil ve afetlerde sağlık hizmetlerinin yürütülmesi,
- Özel sağlık kuruluşlarının (özel hastane, tıp merkezleri,
muayenehane vb.) iş ve işlemlerinin yürütülmesi,
- Kamu ve özel kurumlarda yer alan özellikli hizmet
birimlerinin (yoğun bakım, organ nakli, diyaliz vb.)
ruhsatlandırılması ve denetlenmesi,
- Bakanlığımız yatırım planlama ve takibi,
- Kamu ve özel hastanelerin denetim, izleme ve
değerlendirme faaliyetleri,
- vb. görevler…
Adı geçen bu 3 kurumun görev ve sorumluluklarına kısaca
bakacak olursak:
Halk Sağlık Müdürlüğü :
- Halk Sağlığını korumak ve risk faktörlerine yönelik
mücadele etmek,
- Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu:
* Aile hekimliği,
* Bulaşıcı hastalıklar,
* AÇSAP,
* Çevre Sağlığı,
* KETEM vb.
- Obezite, sigara ve zararlı alışkanlıklar ile mücadele,
- Halk sağlığını tehdit eden konularda önlem almak,
- vb. görevler…
Adı geçen bu 3 kurumun görev ve sorumluluklarına kısaca
bakacak olursak:
Kamu Hastaneleri Birliği :
- II. Ve III. Basamak sağlık hizmeti veren hastane ve
ADSM ‘lerin açılması, işletilmesi ve denetlenmesi,
- Bağlı kuruluşlarında hasta hakları, hasta ve çalışan
sağlığına ve güvenliğine yönelik tedbirler almak,
- Performans değerlendirmesi yapmak, rapor hazırlamak,
- AMATEM, ÇİM gibi özellikli merkezlerin iş ve
işlemlerini gerçekleştirmek
- vb. görevler…
Yukarıda başlıklar halinde kısaca belirtilen görevlerin
tamamı daha önceden sadece “İl Sağlık Müdürü” tarafından
gerçekleştirilmekte iken, bugün bu görevler 3 kurum yöneticisi
tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bu üçe bölünmüş yapılanma sonucu işlevsel anlamda
birtakım iyileşmeler gözlenmekle birlikte, süreç aşamasında bazı
sıkıntılarla karşı karşıya kalınmıştır.
Bu yeni yapılanmanın olumlu ve olumsuz yanlarını şu
şekilde sıralamak mümkündür.
Olumlu Yanları :
* İl Sağlık Müdürünün iş yükü ve görevleri azalmıştır.
* Birinci ve ikinci basamak sağlık işlemleri temel itibari ile
farklı yapı ve eylem planı gerektirdiğinden, getirilen bu
sistemin olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.
* Gerek sistemi yürütme ile ve gerekse yeni proje üretme
ya da ortaya çıkan sorunlarla baş edebilme konusunda
yararlı olması beklenmektedir.
Ancak bugün gelinen noktada beklenen faydaların tam
olarak gerçekleşmediği gözlenmektedir.
Olumsuz Yanları :
* Taşrada üçlü yapılanmada yer alanların görev tanımları,
özellikle de “İl Sağlık Müdürünün” her ne kadar protokolde
önde olsada görev, yetki ve sorumlulukları tam olarak
tanımlanmamış ve açıklanmamıştır.
* İl Sağlık Müdürleri halen gerek basın, gerek kamuoyu ve
gerekse ildeki üst yönetimler tarafından ildeki sağlık
hizmetlerinin sunumundan eskiden olduğu gibi halen tek
başlarına yetkili ve sorumlu olduğu şeklinde algılanmaktadır.
Olumsuz Yanları :
* Gerçi 1489 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 6 ve
7 nci maddelerinde aslında bu durum halen bu şekilde
tanımlanmaktadır.
Madde 6 - Her vilayette Sıhhat ve İçtimai Muavenet
Vekaletine merbut olmak üzere bir Sıhhat ve İçtimai Muavenet
Müdürü bulunur. Sıhhat müdürleri bulundukları vilayetlerde
Vekaletin en büyük memuru olmakla beraber valilerin
sıhhi müşaviridirler. Valiler mevcut sıhhi kanun, nizam ve
talimatlara tevfikan sıhhiye müdürlerini istihdam ederler ve sıhhi
hususlarda onların rey ve mütalaalarını alırlar.
Olumsuz Yanları :
Madde 7 - Sıhhat ve İçtimai Muavenet müdürleri
bulundukları vilayetin sıhhi umur ve muamelelerinden vali ile
beraber mesul olup bütün sıhhi kanun, nizam, talimat ve
emirlerin iyi tatbikına nezaretle mükelleftir.
Ayrıca 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 57 nci maddesinde
Madde 57 - İl idare kurulu, valinin başkanlığı altında hukuk
işleri müdürü, defterdar, milli eğitim, bayındırlık, sağlık ve
sosyal yardım, tarım ve veteriner müdürlerinden teşekkül eder.
Hükümleri çerçevesinde İl Sağlık Müdürü, ilin sağlıktan sorumlu
en büyük idari amiri konumunda bulunmaktadır.
Bu durum 663 sayılı KHK nin bazı hükümleri ve ona bağlı
olarak daha sonra çıkarılan bazı yönetmeliklerle çelişmektedir.
Olumsuz Yanları :
* 663 Sayılı KHK ’nin ilk halinde, İl Sağlık Müdürlerinin
Valinin “Sağlık Müşaviri” olduğu hususu belirtilmesine karşın,
04.07.2012 tarihinde KHK ‘de yapılan bir düzenleme ile bu
hüküm kaldırılmıştır.
Ancak yine 663 sayılı KHK ‘nin taşra teşkilatı başlıklı
25
inci maddesinin 2 nci paragrafında;
Madde 25– (2) İl sağlık müdürlüğü, bağlı kuruluşların il
teşkilatının koordinasyonunu yapar ve uyumlu çalışmasını
gözetir. Sağlık hizmetleri yönünden ilin durumunu
Bakanlıkça belirlenen aralıklarla Bakanlığa rapor eder
hükmü yer almaktadır.Fakat bu ve koordinasyon gibi diğer
görevlerin hukuksal altyapısı bulunmamaktadır.
Olumsuz Yanları :
* Yine bu üçlü yapılanma içinde hiyerarşik konum tam
olarak netleşmemiştir.Protokol, temsilde il idaresi kanunu yeterli
olabilir ama disiplin hukuku açısından tam bir muamma söz
konusudur. Bu durum da zaman zaman ilişkilerde sıkıntıların
yaşanmasına neden olmaktadır.Acilen bukonu açıklığa
kavuşturulmalıdır.
* 112 Acil Sağlık Hizmetleri ve Koordinasyon İl Sağlık
Müdürlüğüne bulunmasına karşın, hastane acil ve yoğun
bakımları genel sekreterlik bünyesinde bulunduğundan, zaman
zaman koordinasyonda olumsuzluklar yaşanmaktadır.
Olumsuz Yanları :
* Özellikle hekim hareketlerinde ilde otoriteyi sağlayacak
bir kişinin ( kurumun ) tam olarak bulunmaması ciddi sorunlara
neden olmaktadır.
* Özellikle Aile Hekimliği yerleştirmelerinde zaman zaman
kurumlar arası çatışmalar söz konusu olmaktadır.
* Bakanlığımızca merkezden planlanan bir takım
düzenlemeler ( örneğin boş aile hekimliği pozisyonlarının
performans kriterlerine konması vb. ) sonucu özellikle acil
servislerde ciddi pratisyen hekim sorunları yaşanmaya
başlamıştır.
Olumsuz Yanları :
* KHK ‘de İlçe Sağlık Müdürlüklerinin tanımlanmasına
karşın, bizim de içinde bulunduğumuz bir çok ilde bu
müdürlükler aktif, etkin ve verimli olarak kullanılamadığı
gözlenmektedir.
* Burada sorunun, ilçe müdürlüklerinin görev, yetki ve
sorumluluklarının tam olarak belli olmamasından, yeterince bilgi
ve deneyime sahip personel bulunmamasına kadar geniş bir
yelpaze içinde olduğu düşünülmektedir.
* İl sağlık müdürlüğünün hangi iş ve işlemleri
devredebileceği açık ve net olarak belirtilmemiştir.
Olumsuz Yanları :
* Yine KHK ile görevleri sona eren birçok hastane
yöneticisi ( başhekim ve yardımcısı, hastane müdürü ve
yardımcısı, vb. ) araştırmacı kadrosuna atanmıştır.
* Özellikle büyük illerde yüzlerce araştırmacı kadrosu
tanımlanmıştır. Buna karşın, gerek müdürlüklerde ve gerekse
yeni oluşturulan ilçe sağlık müdürlüklerinde bu kadar personeli
istihdam edecek kadro ve alan bulunmamasına rağmen adeta
araştırmacılara yer açmak için il ve ilçe müdürlüklerine
araştırmacıların atanması müdürlükleri kilitlemiştir
*
Yine bu kadrolara atanan personel küskünlerden
oluşmakta, verimli olarak çalışmadıkları gibi muhalif olarak
hareket ederek adeta sistemi tıkamaktadırlar.Bu durumun acilen
çözüme kavuşturulması gerekir
Olumsuz Yanları :
* İlçe Sağlık Müdürlükleri oluşturulurken sadece nüfus
kriterleri göz önüne alınarak bir çalışma yapılmış, başka hiçbir
kriter göz önüne alınmamıştır. Ancak uygulamada bunun da bir
takım sıkıntıları ortaya çıkmıştır.
* Şöyle ki, örnek vermek gerekirse;
631.482 kişilik nüfusuyla A-2 grubunda yer alan bir ilçede
sadece 1 özel hastane, 4 özel tıp/dal merkezi ve 2 kamu hastanesi
yer alırken, 339.667 kişilik nüfusuyla A-4 grubunda yer alan
başka bir il ilçede 8 özel hastane 4 özel tıp/dal merkezi ve
1
kamu hastanesi yer almaktadır.
*Ayrıca diğer sağlık kuruluşları da yoğun bir şekilde
(poliklinik, optik, muayenehane vb. )bu ilçemizde yer almaktadır.
Buna karşılık sadece nüfus kriteri baz alındığı içinA-4 İlçe Sağlık
Müdürlüğünde “Özel Sağlık Hizmetleri, Eczacılık ve Tıbbi
Cihaz Şube Müdürlüğü” kurulamamıştır.
Olumsuz Yanları :
* Özellikle özel sağlık kuruluşlarının ( özel hastaneler, özel
tıp/dal merkezleri, diyaliz vb. ) iş ve işlemlerini yürüten İl Sağlık
Müdürlüğü zaman zaman, özellikle mevzuat yönünden
sıkıntılarla karşılaşmaktadır.
* Bugünkü Özel Hastaneler Yönetmeliği 2002 yılında
çıkartılmış, yaklaşık yirmi kez de değişikliğe uğramıştır.
* Yönetmelik ilk çıktığındaki özel hastane ve yatak sayıları
bugünün dörtte biri civarındadır.
* Ayrıca o zamanlar özel hastanelerin SGK ile anlaşmaları
da bulunmamaktaydı.
* Keza tam gün süreci de yönetmelik yayımından sonra
ortaya çıkmış ve bir çok değişiklik getirmiştir.
Olumsuz Yanları :
* Yine özel hastane bina standartlarında yönetmelik sonrası
ciddi değişiklikler ortaya çıkmıştır. Bu değişiklikler ÖHY ‘nin
Geçici–2 nci maddesi ile çözümlenmeye çalışılmaktadır. Ancak
bu madde kendi içinde başka sorunlar doğurmakta ve yine kendi
içeriği ile çelişmektedir.
* ÖHY ekinde yer alan denetim formları amacından
oldukça uzak bir görüntü sergilemektedir.
* Bütün bu etmenler göz önüne alındığında özel hastaneler
için yeni bir yönetmelik yapılması kaçınılmaz görünmektedir.
* Ayrıca bu yönetmelik çalışmaları sırasında, sahadan da ( İl
sağlık müdürlükleri, özel hastane dernekleri vb. ) mutlaka görüş
alınmasının son derece faydalı olacağı düşünülmektedir.
Çözüm Önerileri :






Sağlık hizmetleri doğası gereği;
-Hızlı
-Eşit
-Bütüncül
-Tek elden yönetilmesi gereken , asla ertelenemeyen ve
geciktirilemeyen sosyal devletin en önemli hizmetlerinden
birisidir.
 Sağlık hizmetlerinin aksamadan herkese eşit bir şekilde
ulaştırılabilmesi için her şeyden önce makro bir
planlamanın yapılması ve tek elden
yönetilmesi/koordine edilmesi ve denetlenmesi gerekir.
Çözüm Önerileri :
Eğer yapı üçlü olarak devam edecekse bütünlüğün
sağlanabilmesi için;
1.) İldeki makro planlamanın yapılabilmesi için;
* Yatırımların,
* Yeni sağlık hizmet birimlerinin,
* Stratejik personel atamalarının,
* Özellikli hizmet birimlerinin
İl Sağlık Müdürü başkanlığında, Kamu Hastane Birliği
Genel Sekreteri ve Halk Sağlığı Müdürünün katılımıyla
oluşturulacak bir komisyon tarafından değerlendirilmesi gerekir..
Ayrıca bu işin sekretaryasının da İl Sağlık Müdürlüğünce
yerine getirilmesi gerekmektedir.
Çözüm Önerileri :
2.) Birinci maddede belirtilen planlamalar ışığında kurumlar
kendi iş ve işlemlerini bağımsız olarak yürütebilmelidir.
Yaptıkları bu işlere ait çalışmaları, atamaları, Bakanlığa
sunulmak üzere aylık olarak İl Sağlık Müdürlüğüne
göndermelidir.
3. ) İl sağlık Müdürlüğü, ildeki sağlık verilerini aylık olarak
toplamak, değerlendirmek ve bir rapor halinde Bakanlığa
sunmakla yükümlü olmalıdır.
Çözüm Önerileri :
4. ) İl Sağlık Müdürlükleri, gerek kamu gerek özel sektöre
bağlı olarak faaliyet gösteren birinci ,ikinci ve üçüncü basamakta
yer alan sağlık kuruluşlarının ve ayrıca yoğun bakım,acil,
diyaliz, kan transfüzyon merkezi, üreme yardımcı tedavi
merkezleri, KETEM, ÇİM, TRSM vb. özellikli birimlerin Sağlık
Bakanlığı adına her türlü ruhsatlandırma ve denetleme ve
raporlama faaliyetlerini yürütmekle sorumlu tutulmalıdır.Bu
konudaki yasal boşluklar giderilmelidir.
5.) İl Sağlık Müdürlüğü, acil hizmetler hariç icradan
çekilmeli, Bakanlık adına koordine eden, denetleyenruhsatlandıran kurum olmalıdır.
Çözüm Önerileri :
Yukarıda sıralanan öneriler haricinde aşağıda belirtilen
hususların da değerlendirilmesinde fayda görülmektedir.
* İlde Bakanlığın en üst temsilcisi sıfatıyla mutlaka bir
otorite tanımlanmalıdır.Bu tanımlama mutlaka yetki ve
sorumlulukları ile beraber ve hukuksal olarak tanımlanmalıdır.
Nihai olarak ilde bakanlık adına son sözü söyleyebilecek
otoritede yetki ve yaptırımı olması gerekmektedir.Aksi halde
bugünkü sıkıntılar devam eder.
* Her şeyden önce her üç kurumun yöneticilerinin, görev ve
yetkileri tam ve açık olarak, herhangi bir şüpheye yer
bırakmayacak şekilde yeniden ve hukuksal olarak tanımlanması
gerekir
Çözüm Önerileri :
* Bakanlığımız merkez teşkilatınca bağlı kuruluşlarda
yapılacak düzenlemelerin, sahada farklı kurumları karşı karşıya
getirmemesi için azami özen gösterilmelidir.
* Yine Bakanlığımız merkez teşkilatınca bağlı kuruluşlarda
yapılması planlanan her türlü mevzuat çalışmalarında, taşranın da
görüşünün alınması, katkı ya da çekincelerini belirtebilmesi için
bir düzenlemenin sağlanmasının da faydalı olacağı düşünülmektedir.
TEŞEKKÜRLER...

similar documents