Aslıhan Peynircioğlu

Report
Gotik Mimari 12.yy da Paris’te doğup
tüm Avrupa’ya yayılan ve 16. yy'a
kadar süren bir mimari akımdır.
Bir katedralin çevresinde hızla büyüyen
kentlerin inşaat rekabeti yalnız rahipler
tarafından yapılan dini yapıların değil,
sivil binaların da gelişmesini
sağladı.Gotik çağ katedrali,halkın
bağımsızlığının ve kiliseyle olan
işbirliğinin bir simgesiydi.
Gotik mimari bir kast sisteminin ürünüdür.(Kast
sistemi;birbirinden ayrılan toplumsal gruplara mensup üyelerin itibar, iş, ikamet
yeri ve diğer sosyal ilişkilerinin miras yoluyla düzenlendiği; alt ve üst tabakalar
arasında karşılıklı geçişliliğin yasaklandığı bir sistemdir)
Din adamları ve manastırlar kiliseleri,asiller
kale ve şatoları,tüccarlar,burjuvalar kentleri
inşa ettirdiler.İşçi ve zanaatkarlar ancak
kentlerde yetişebildiğinden,gotik sanatın
gelişmesi kentlerin bağımsızlık ve zenginliğiyle
yakından ilişkilidir.
Romanesk mimarlar,binalardaki kemer ve
tonozların denge ilkelerini kesinlikle
bilmediklerinden sağlam olmaları için duvarları
kalın yapıyorlardı ve kiliselerin içi çok karanlık
oluyordu.İnşaat tekniği ilerledikçe kemerlerin
basıncını karşılamak için bulunan çareler
sayesinde duvarlar inceltilebildi,kemerler
yükseltildi,pencereler de yükseltilip
genişletilince iç mekanı daha fazla aydınlatmak
mümkün oldu.Bunların yanında,doğadan alınan
birçok biçimin de kullanılmasıyla gotik sanat
meydana geldi..
Gotik katedralin geniş taş tonozları
çok yüksektir,ayrıca cam duvarlar ve
onları taşıyan kemerler de fazla ince
ve yüksektir.Konstrüksiyon için daima
yapılmamışı deneyen mimar,mistik
espriyle dolu bir iç mekan yaratmaya
çalışıyordu.
Romanesk mimari Akdeniz ve Roma dünyasıyla
ilişkiliydi,inşaat sistemi ve dengesi ise
statikti.Gotikte ise dinamik sistem ve denge,ağırlık
ve basınç oyunlarıyla düzenlendi.Bu sebepten
gotik,Avrupa kavimlerinin sanat geleneklerine
bağlanır.Doğayı taklit ederek de klasik sanata
yaklaşır,yani bir yönüyle de gerçekliğe dönüş
çabası içindedir.Bu olayın sebebi,Ortaçağın iki zıt
dünyasının yani rasyonel ve pozitif fikir ve biçim
dünyasıyla,Soyut ve idealist Hristiyan dünyasının
çarpışma ve senteziyle meydana gelmesindendi.
Gotik estetik,Romanesk estetiğe
karşıttı ve Romanesk estetiğe
uygun simetrik bina cephelerinden
kısa zamanda vazgeçilerek yeni
sistem geliştirilmiştir.Gotik,bütün
sistem ihtiyaçlarının zorlaması ve
olayların baskısıyla meydana gelen
fonksiyonel bir sonuçtu.Ağırlık ve
denge sorunu modern bir
mühendis gibi çözümlenmiştir.
Romanesk çağda,düzenli geometrik
biçimlerin meydana getirdiği ağırlık bir
sorun değilken,gotik çağda mesele
tersinden ele alındı.Basınç sorununu
çözmek için en uygun çareler aranmaya
başlandı ve buradan hareket edilerek yeni
bir biçim repertuarı yaratıldı.Güzellik
bunların düzenlenmesi sonucu
kendiliğinden meydana geliyordu.Halbuki
romanesk çağda ,hareket sebebi güzeli
yaratmaktı.
Akımın en genel ve çarpıcı özellikleri
arasında sivri kemerler, kaburgalı ve
birbiriyle bağlantılı sivri kemerlerden
oluşmuş sivri tonozlar, geniş açıklıklı
pencereler, uçan payandalar(Yapıya birleşik olarak
tasarlanan payandanın, yapıdan uzağa çekilip yapıya kemerlerle
sivri kuleler, ve
tonozlardaki süslemeler gösterilebilir.
bağlanmasıyla oluşturulan payanda türüdür),
GOTİK MİMARİNİN ELEMANLARI

PLAN

SİVRİ KEMERLİ
ÇAPRAZ TONOZ

PAYANDA KEMERİ

TEZYİNAT
PLAN
BAŞLANGIÇTA TASARLANAN PLAN UZUN SÜREN İNŞAAT
SIRASINDA BİRÇOK DEĞİŞMEYE UĞRADIĞINDAN ORGANİK
BİR GELİŞME GÖRÜLDÜ.PLAN HAÇ BİÇİMİNDEYDİ. UZUN
MERKEZİ NEFİN YAN TARAFLARINDA BAZEN ÇİFTE YAN
NEF,GENİŞ BİR TRANSEPT VE KORİDORLA ÇEVRİLİ DERİN
BİR KORO BÖLÜMÜ YAPILMIŞTI
KORO
SİVRİ KEMERLİ ÇAPRAZ TONOZ
KABURGALI TONOZ İNŞAATI SAYESİNDE
DUVARLARA PENCERE AÇARAK İÇERİYE BOL IŞIK
SAĞLANMAK İSTENİYORDU.BEŞİK TONOZDA ÇATI
ÖRTÜSÜNÜN AĞIRLIĞI ÖRTÜLEN BÜTÜN DUVARA
EŞİT OLARAK YAYILIRDI.FAKAT BU KONSTRÜKSİYON
KARE MEKANI ÖRTMEK İÇİN
KULLANILABİLİRDİ.BASIK KEMER STRÜKTÜR
OLARAK TEHLİKELİDİR.KEMERİN SAĞLAMLIĞI
DİKEYE ULAŞTIĞI ORANDA ARTAR.BÖYLECE ÇAPRAZ
SİVRİ TONOZ ÇAPRAZ BEŞİK TONOZUN YERİNİ
ALDI.DAHA HAFİF OLDUĞU GİBİ İNŞAATI VE
DENGESİDE DAHA KOLAY VE DAYANIKLIYDI
PAYANDA KEMERİ
• KEMERLERİN YÜKSELTİLMESİNDEN SONRA İKİNCİ
SORUN DUVAR KALINLIĞINI AZALTARAK İÇERİYE
BOL IŞIK SAĞLAMAKTI.BUNUDA PAYANDA
KEMERLERİ ÇÖZÜMLEDİ.ROMANESK ÇAĞIN AKSİNE
AĞIR TAŞ ÇATI ÖRTÜSÜNÜN BASINCINI KALIN TAŞ
DUVARLAR DEĞİL DIŞ PAYANDALAR
TAŞIYORDU.GOTİK ÇAĞA KADAR YAPILAN DAYANAK
PAYELERİ DOĞRUDAN DOĞRUYA DUVARA BİTİŞİK
KALIN TAŞ AYAKLARDI. ÜSLUP GELİŞTİKÇE
AYAKLARI DAHA UZAKTA YAPARAK BİNAYA BİR
KEMERLE BAĞLANMA YÖNTEMİ
KEŞFEDİLDİ.PAYANDA KEMERİ SAYESİNDE BİNA
YÜKSELMİŞ VE AYDINLANMIŞTI
NOTRE
DAME
KATEDRALİ
REİMS KATEDRALİ
TEZYİNAT
 GOTİK OYMALI BİR MİMARİDİR.BİNANIN HER
TAŞI İNŞAATTAKİ YERİNE GÖRE ÖZEL
OLARAK İŞLENMİŞTİR.KABURGA,KİLİT VE
KEMER TAŞLARININ İŞLENMESİ ONLARA
YERLERİNE DAHA UYGUN BİR BİÇİM
SAĞLADIĞI GİBİ AĞIRLIKLARINIDA
AZALTIR.İÇ MEKANDA DUVAR YÜZEYİ YOK
DENECEK KADAR AZ OLDUĞUNDAN DUVAR
TEZYİNATINA FAZLA YER
KALMAMIŞTIR.FAKAT GENİŞ PENCERELERİ
SÜSLEYEN VİTRAYLAR YENİ BİR SANAT
DALININ GELİŞMESİNE SEBEP OLDU.
• Gotik mimari romanesk mimarinin aksine
sanatçı ve mühendisin
işbirliğinden,estetik ve teknik niteliklerin
sentezinden meydana gelmiştir.Yaratıcı
ustalar romanesk çağda da vardı fakat
bunların sosyal durumu değişti.İnşa eden
ustaların adları kayıtlara geçmezken gotik
mimari de mimarların adının katedralin
nef bölümünde geçtiği görülmektedir.
SAİNT DENIS KATEDRALİ
• 1144 yılında katedralin korosuyla gotik
üslup kesin olarak biçimlenmiştir.Yeni
estetik amaç,hareketsiz bir kitleyi
canlandırmak,mekan hareketini
hızlandırmak ve binayı gözle izlenilebilir
bir hareket yönleri sistemi haline
getirmekti.Teknik ve görüntü yenilikleri ilk
defa bu katedralde ortaya çıkmıştır.
SAİNT DENİS KATEDRALİ
SAİNT DENİS
KATEDRALİ
GOTİK MİMARİNİN ÇAĞLARI
1-Yüksek Gotik Çağı 1150-1250
A)Geçiş Çağı 12yy çapraz sivri tonoz belirdi,fakat
romanesk karakter hakim.
B)Mızrak Ucu Üslup:Strüktürel karakter
biçimlendi,boşluk doluluktan fazla,dikey eğilimi
var,Avrupa’ya yayıldı
2-Geç Gotik Çağ
A)Işınlı Gotik 14yy pencere çok ve büyük iç mekan
birliğine çok yaklaşılmıştır
B)Alevli Üslup:15.yy alev biçiminde kıvrımlı tezyinat
kullanılmıştır.
• 14.Yy dan itibaren katedrallerin ifade
ettiği din sevgisi zayıfladığından 1330
yılından itibaren bu binalar
tamamlanamadı,zira kilise manevi
kudretini kaybetmeye pozitif
bilimlerin etkisi artmaya
başlamıştı.Bu da yeni bir çağa işaret
ediyordu..

similar documents