Slayt 1 - Sunum Vaaz

Report
T.C.
AZİZİYE MÜFTÜLÜĞÜ
DADAŞKENT MERKEZ CAMİİ
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Insanın Günah
Islemesi ve Tevbe
İdris YAVUZYİĞİT
Dadaşkent Merkez Camii İmam Hatibi
T.C.
AZİZİYE MÜFTÜLÜĞÜ
DADAŞKENT MERKEZ CAMİİ
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Mevlana
İdris YAVUZYİĞİT
Dadaşkent Merkez Camii İmam Hatibi
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Günah
Allah'ın buyruklarına aykırı
düşen, dinen suç sayılan davranışlar,
İslâm Dininin ve temiz insan fıtratının
yapılmamasını emrettiği hususlar.
َّ‫اللَّه‬
İNSANIN GÜNAH İŞLEME SEBEPLERİ
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
 İnsan günah işleyebilecek özellikte
yaratılmıştır.
 İnsanın zayıf yaratılmış olması
 Nefsani arzulara düşkün olması
 İnsanın cahil ve zalim olması
 İnsanın şeytanın düşmanlığına maruz
bırakılmış olması
 Dünya hayatının cazip kılınmış olması
 İnsana sorumluluk verilmiş olması
 İnsanın çok cimri ve hırslı olması
GÜNAH ÇEŞİTLERİ
َّ‫اللَّه‬
1. Açıktan ve gizli işlenen günahlar
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
‫َ َا ُ َ ا‬
‫ََُ َ َ ا ا‬
َ
ُ
َ
َ
َ‫اْل اثم‬
َِّ ‫اطنه ِانَّ ال ٖذين يك ِسبون‬
‫اْلث ِم وب‬
ِ ‫وذروا ظ ِاهر‬
ِ
َ‫َ ُ ا َ ا َ َ َ ُ َ ا َ ُ ن‬
َّ ‫سيجزون ِبما كانوا يقت ِرفو‬
“Günahın
açığını da
(kamuya
yerde,herkesin gözü önünde işlenen günahlar)
gizlisini de
açık
bırakın,
(riya, nifak, kibir, haset gibi kalpte/zihinde
olup biten veya zina gibi insanların görmediği yerlerde işlenen
günahlar). Çünkü günah kazananlar yaptıkları
karşılığında cezalandırılacaklardır”. (EN'ÂM 120)
َّ‫اللَّه‬
2. Zararı insanlara dokunan ve dokunmayan günahlar
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
ّٰ ُ ُ َ َ َ ُ َ ُ َ َ َ ّٰ َ ُ ‫َ ُ ا‬
ُّ ‫الل ُه فى‬
َ‫الد انيا‬
‫ِان ال ٖذين يؤذون الله ورسوله َّلعنهم‬
ِ
ٰ‫َ ا‬
ً‫اْلخ َرة َو َا َعد َل ُه ام َع َذ ًابا ُمهينا‬
‫و‬
ِ
ِ
ٖ
َ َ ُ َ َ ‫ين ُي اؤ ُذ َن ا ُ ا َ َ ا ُ ا َنات ب َغ ا َ ا‬
‫َوال ٖذ َ و اْلؤ ِم ٖنين واْلؤ َِّم ِ ِ ي ِر ما اكتسبوا َّفق ِد‬
ً‫اح َت َم ُلوا ُب اه َت ًانا َوا اث ًما ُمبينا‬
‫ا‬
ِ
ٖ
“Şüphesiz Allah ve Resûlünü incitenlere,
Allah dünya ve ahirette lânet etmiş ve onlara
aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır. Mü’min
erkekleri ve mü’min kadınları işlemedikleri şeyler
yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah
yüklenmişlerdir”. (AHZÂB 57, 58)
3. İnsanları küfre götüren ve götürmeyen günahlar
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Allaha ortak koşmak, peygamberleri, dini ve
ayetlerdeki hükümleri yalan saymak ve münafıklık
gibi bir kısım günahlar insanın dinden çıkmasına,
kafir olmasına sebep olur.
ََُ َ َ ‫ََ ا َا ُ ا ا َ ََ ا‬
ُ
ُ
َ
َ
‫ح ِبط عمله وهو َِّفى‬
َّ ‫اْليم ِان فقد‬
ٖ ‫ومن يكفر ِب‬
َ ‫اٰ َ َ ا‬
َ‫ين‬
َّ ‫اس ٖر‬
ِ ‫اْل ِخر ِة ِمن الخ‬
“Her kim de inanılması gerekenleri
inkâr ederse, bütün işlediği ameller boşa
gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır”.
(MÂİDE 5)
4. Küçük, büyük ve daha büyük günahlar
‫ِا ان َت اج َت ِن ُبوا َك َبا ِئ َر َما ُت ان َه او َن َع ان ُه ُن ََّك ِف ار َع ان ُك ام َسي َپات ُك ام َوَُّن اد ِخ ال ُكما‬
ِ ِ
ً‫ُم اد َخ ًًل َكريما‬
ٖ
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
“Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden
kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve
sizi güzel bir yere koyarız.” (NİSA 31)
َ‫اب َف َت َرى ااْلُ اجرم َين ُم اشف َّق َين مما فيه َو َي ُق ُولو َن َيا ََّو اي َل َتنا‬
َ‫َو ُوض َع االكت‬
ُ
ِٖ
َِ ٖ ِ َ ٖ َِ
ِ َ ِ
َ
‫ا‬
َ ‫َمال ٰهـذا الك َتاب ْل ُي َغاد ُر‬
ٰ ‫ص ٖغ َير ًة َوْل ك َّب َير ًة ِاْل ا اح‬
‫ص َیها َو َو َج ُدوا ََّما‬
ِ
ِ
ٖ
ِ
ِ
َ
‫ا‬
ً‫َعم ُلوا َحاض ًرا َوْل َيظل ُم َرُّب َك َا َحدا‬
ِ
ِ
ِ
“Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan
korkmuş olduklarını görürsün. «Vay halimize! derler,
bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey
bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp
dökmüş!» Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır.
Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” (KEHF 49)
Küçük günahlar
َّ‫اللَّه‬
Umumi belva kabilinden, kaçınılması mümkün
olmayan, dünyada ceza (had) ve ahrette azap gerektirmeyen
günahlardır.
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
İbadetler küçük günahlar için tövbe makamındadır
َ ٌ َ َ
ْ
َ ْ َ َ َ
ْ
‫الجمعة مَّك ِفرات ِِلا‬
ِ َ َ ْ ‫الصلوات الخمس والجمعة الى‬
ْ ‫َب ْي َنهن اذا‬
َ‫اج َت َن َب ِت الكبا ِئ َّر‬
“Beş vakit namaz ve Cuma namazı diğer Cuma
namazına kadar büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde,
aralarında işlenen küçük günahlara keffarettir.”(Müslim, Taharet, 14)
ُ
ُ ُّ
ُ‫ن َع َلى َحتى ُي اه َّل َكن َّه‬
ََّ ‫وب َفإن َُّهنَّ َي اج َتم اع‬
َ
َ
ُ ‫الر‬
ُ
‫ا‬
َ
َّ
‫ن‬
‫الذ‬
َّ
‫ات‬
‫ر‬
‫ق‬
‫ح‬
‫م‬
‫و‬
َّ
‫م‬
‫اك‬
‫ي‬
‫إ‬
َّ
‫ل‬
‫ج‬
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ ِ
ِ ِ
“Küçük diye önemsenmeyen günahlardan sakının.
Çünkü küçük günahlar bir insanda toplanırda
sonunda onu helak eder” (Ahmed b. Hanbel)
Büyük günahlar
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Dünyada ceza (had) ve ahrette azap gerektiren
günahlardır.
Abdullah ibn Abbas:
“Allahın yasak ettiği her günah büyük günahtır”.
“Allaha isyan olan her şey büyük günahtır”.
“Allahın cehennemle cezalandıracağı veya işleyene
gazap ettiğini veya lanet ettiğini veya azap olduğunu
bildirdiği her günah büyük günahtır”.
Allaha ortak koşmak, İnkar etmek, içki içmek, kumar
oynamak, Allahın rahmetinden ümit kesmek, iftira etmek,
Ana-babaya zulmetmek,
Yalancı şahitlik yapmak, yalan konuşmak, Allahın
haram kıldığı cana haksız yere kıymak/öldürmek,
"Günâhın küçüklüğüne büyüklüğüne bakma, kime
karşı suç işlediğine bak”
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
1.Şirk/Küfür/Tekzib
2.Nifak
3.Allaha ve peygambere karşı
çıkmak ve onlara düşmanlık
etmek
4.Ayetlerle, dini hüküm ve
değerlerle alay etmek
5.İnsanları günah işlemeye
teşvik etmek
6.Günaha aracılık ve öncülük
etmek
7.Dinin hükümlerinin
uygulanmasına engel olmak
8.Riyakarlık etmek
9.İftira etmek
10.Cana kıyma ve intihar
11.Teröristlik ve yol kesicilik
12.Yasak olan cinsel ilişki
13.Avret yerlerini açmak
14.Anne babaya zulüm
15.Şımarmak ve azmak
16.Sıla-i rahimi terk etmek
17.Komşulara eziyet etmek
18.Haksız kazanç
19.Zulmetmek ve zalime
destek vermek
20.Sihir ve kahinlik etmek
21.Yalan konuşmak
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
BÜYÜK GÜNAH İŞLEYEN KİMSELERİN DURUMU
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
İnsan günah işleyebilecek nitelikte yaratılmıştır. Bu
sebeple peygamberler hariç bütün insanların az-çok günahı
vardır. Günah işlemeseydik allah başka bir kavim getirir.
َ ََ ْ
ََ
ْ َْ َْ
َ
َّ‫جا َء ب َق ْوم ي ْذنبو َن اللَّه‬
َ
ِ ٍ ِ َ ‫لو لم تذ ِنب َوا لذ ْهب هللا ِبكم َ و ْل‬
َّ
‫الل‬
َ ْ َ
َ َ َ
ْ
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ َّ‫ه‬
‫الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
‫فيستغ ِفرون هللا فيغ ِفر لهَّ َّم‬
“Eğer siz günah işlememiş olsaydınız Allah sizi
yok eder, başka bir kavim getirir, onlar günah işlerler,
günahlarının bağışlanmasını Allah’tan isterler.” (Müslim, Tevbe, 11)
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Bir mümin inkar etmeden,
haramları, helal ve mubah saymadan,
küçümseyip hafife almadan büyük
günah işlerse dinden çıkmaz, yine
mümindir ancak isyankar ve fasık
olur.
َّ‫اللَّه‬
TEVBE NEDİR
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Sözlükte
“pişmanlık,
nedâmet” anlamlarına gelir.
dönme,
İslâmî bir kavram olarak tevbe, kulun
işlediği kötülük ve günahlara pişman olup,
onları terkederek Allah’a yönelmesi,
emirlerine uymak ve yasaklarından
kaçınmak suretiyle Allah’a sığınarak
bağışlanmasını dilemesi demektir.
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
TÖVBENİN HÜKMÜ VE ÖNEMİ
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Bütün mezheplere göre kuran, sünnet
ve icma delillerinden hareketle Tevbe, bütün
şahıslar hakkında farz-ı
ayındır.
Zaman zaman insan bilerek yada bilmeyerek
hata, kusur, ve günah işleyebilir. Günah işlemek,
hata etmek, belki de insanı meleklerden ayıran
özelliklerin başında gelir.
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
ُ َ َ َُٰ َ
ََُ َ
َ
َ
‫ات لنك ِفرن‬
َّ ِ ‫وال ٖذين امنوا وع ِملوا الص‬
ِ ‫الح‬
َ ‫َ اُ ا َ َ ا َ َ َ ا َ ُ ا‬
ُ َ
َ
‫ا‬
َ
‫عنهم س ِيپ ِات ِهم ولنج ِزَّينهم احسن ال ٖذى َّكانوا‬
َ‫َ ا َ ُ ن‬
َّ ‫يعملو‬
“İman edip salih amel işleyenlerin
kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları
işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.”
(ANKEBÛT 7)
“Tövbe,
ََْ َ
َ َْ َ
َّ‫التوبةَّ تجبَّ ما قبله‬
kendinden evvelki günahları
silip/kesip atar.”
َّ‫اللَّه‬
Peygamberlerde Allaha tövbe etmekle emr olunmuştur
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
“(Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
ّٰ َ ‫َ ا ا َ ا‬
‫اس َت اغف ار ل َذ انب َك َو َس َّبحا‬
‫الله َح ٌّق َو َّا‬
‫فاص ِبر ِان وعد‬
ِ
ِ
ِ َ ِ ‫ِا‬
‫َا َ َ ا‬
َ
َ
‫ا‬
َِّ ‫اْلب َّك‬
‫ار‬
ِ ‫ِبحم ِد رِبك ِبالع ِش ِى و‬
gerçektir. Günahının bağışlanmasını
sabah Rabbini hamd ile tesbîh et”. (MÜ'MİN 55)
iste. Akşam
َ َ
َ ُ ُ ُ
َ َ ‫اَا َا‬
َُ َ
ُ
َ
ُّ
‫يا أيها الناس توبوا ِإلى الل ِه ف ِإ َِّني أتوب ِفي اليو ِم ِإلي ِه َِّمائة‬
‫َمر ٍة‬
"Ey insanlar Allah'a tevbe (ve O'na istiğfar) edin.
Ben günde yüz defa tevbe ediyorum." (Müslim,
Zikir, 12/7034)
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
“…Ey
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
َ‫َ ُ ُ َ ّٰ َ ً َ ُّ َ ا ُ ا ُ َن َ َ ُ ا ُ ا ُ ن‬
َّ ‫اْلؤ ِمنو لعلكم ت َّف ِِلحو‬
َّ ‫وتوبوا ِالى الل ِه ج ٖميعا ايه‬
mü’minler, hep birlikte tövbe
ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (NÛR 31)
َ َ ُ ‫َ َ ُ ُّ ا‬
ّٰ
َ
َ‫ن‬
ُ
ُّ
َّ ‫ِان الله ي ِحب التو ٖابين َّوي ِحب اْلتَ ِه ٖري‬
“Şüphesiz
Allah çok tövbe edenleri
sever, çok temizlenenleri sever.” (BAKARA 222)
َ‫ُ ن‬
َ ُ ‫ُ ُّ َ َ َ َ ٌ َ َ ا‬
َ
َّ ‫كل ب ِنى آدم خَاء وخير الخََّا ِئين التوابو‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Hz.Enes (r.a) anlatıyor: Resûlullah (a.s)
buyurdular ki: "Bütün insanlar hatalıdır; hatalı
insanların Allah katında en makbul olanları
tövbe edenleridir". (Tirmizî, Kıyâmet 50, (2501); İbnu Mâce, Zühd 30, (4251)).
‫ُ َ ا‬
ُ‫ب َل َّه‬
‫ب َك َم َّا‬
ََّ ‫ن ْل َذ ان‬
َّ ِ ‫ن الذَّ ن‬
َّ ‫ب ِم‬
َّ ‫التا ِئ‬
“ Günahlarından tevbe eden (derece
bakımından değil de, günahtan kurtuluş
bakımından) günahı olmayan kimse gibidir.
Günaha devam ettiği halde mağfiret dileyen
de sanki Rabbi ile alay eden kimse gibidir.” (
İbn-i Mace, Zühd, 30)
Tevbenin Vakti
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
َ ‫َ َ ا َ ُ َ ُّ َ َ َ َ ُ َ ُ ُ َ ا‬
ّٰ َ َ ُ َ ‫ا‬
‫ن‬
‫ن‬
‫يب‬
َّ ‫ِان َما التوبة على الل ِه ِلل ٖذين يعملو السوء ِبجهال ٍة ثم يتوبو ِم‬
ٍ ‫ن ق ٖر‬
ّٰ َ َ َ ‫َ ُ ٰ َ َ ُ ُ ّٰ ُ َ َ ا ا‬
ً‫الل ُه ََّع ٖل ًيما َح ٖكيما‬
‫فاول ِئك يتوب الله علی ِهم وكان‬
‫ا‬
ُ‫ض َر َا َح َد ُه ُم اْلَ اَّوت‬
َ ‫ين َي اع َم ُلو َن الس َّي َپات َح ّٰتى ا َذا َح‬
َ ‫َو َل اي َست الت او َب ُة للذ‬
ِ
ٖ ِ ‫ا‬
ِ ِ
ِ
َ
َ
َ
ٰ
ُ
َ
ُ
َ ُ َ
َ
ُ
َ ‫َق‬
‫ين َي ُموتون َو َُّه ام كف ٌار اولـ ِئ َك ا اع َت ادنا ل ُه اَّم َعذ ًابا‬
‫ال ِا ٖنى ت اب ُت ال ٰپ َن َوْل ال ٖذ‬
ً‫َا ٖليما‬
“Allah katında (makbul) tövbe, ancak
bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe
edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini
kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve
hikmet sahibidir.
Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları)
yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben
şimdi tövbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak
ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir
azap hazırlamışızdır.” (NİSA 18)
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
tevbe etmek gerekir.
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Tevbenin vakti fevrîdir. Yani Günahın
büyük veya küçük olmasına bakmaksızın
günahlardan dolayı hemen tevbe edilmesi
gerekir. Ayrıca tevbeyi geciktirmeden dolayı da
‫إن الل َه َي اق َب ُل َت َوب َة اال َع اب ِد َما ََّل ام ُي َغ ار ِِ َّرا‬
İbnu Ömer (r. anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (a.s)
buyurdular ki: "Son nefesini vermedikçe Allah, kulun
tevbesini kabul eder." (Tirmizî, Daavât 103)
َ ‫َم ان َت‬
‫اب َق اب َل ُط ُلوع الش امس م ان َم اغ َّرب َها َتاب الل ُه َع َلي َّها‬
ِ
ِ ِ
ِِ
ِ
Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (a.s) buyurdular ki:
"Kim güneş batıdan doğmazdan evvel tevbe
ederse Allah tevbesini kabul eder." (Müslim, Zikr 43, (2703))
Bazı alimler Her uzvun ayrı ayrı tevbesinin
olduğunu söylemişlerdir
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Kalbin Tövbesi: Haram işleri yapmayı terk etmeye
niyet etmek
Gözün Tövbesi: Harama bakmamak
Dilin Tövbesi: Haram olan şeyleri konuşmamak.
Kulakların Tövbesi: Haram şeyleri Dinlememek.
Karnın Tövbesi: Haram yememek ve ailesine
yedirmemek
Ayakların Tövbesi: Harama gitmemek
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
"Kul, bir hata işlediği
zaman kalbine siyah bir nokta vurulur. Şayet el
çeker, mağfiret diler ve tevbe ederse kalbi
cilalanır.
Eğer Tevbe etmeyip günaha devam ederse
siyah nokta artırılır ve neticede bütün kalbini istila
eder.
İşte Allah (c.c) nun, " gerçek şu ki onların
kazanmış
oldukları
günahlar,
kalplerini
örtmüştür." (Mutaffifin, 83/14) diye zikrettiği örtü budur."
Hz. Peygamber (a.s.):
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
ُ‫" إن اال َع اب َد إ َذا َأ اخ ََ َأ َخ َِ َيئ ًة ُن ِك ََّت ات في َق الب ِه ُن اك َت ٌة َس اَّو َداء‬
ِ‫َ ا‬
ِ
ِ
ِ
َ
‫َفإذا ُه َو َن َز َع َو ا‬
َ ‫اس َت اغ َف َر َو َت‬
َ‫اب ُس َِّق َل قل ُب ُه َوإ ان َع َاد ز َيد َِّفیها‬
َ‫ ( كًل َ ِب ال َ ان‬: ‫ِ َحتى َت اع ُل َو َق ال َب ُه َو ُه َو الر ُان ال َّذي َذ َك َر الل ُ ِه‬
‫ر‬
َِ
َ‫َ َ ُ ُ ا َ ُ َ ا ُ ن‬
" ) ‫على قل ِوب ِهم ما كانوا يك ِسبو‬
(Tirmizi, Tefsir, 74/3654)
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
َ ُ ‫َ َ َ َا‬
ُ‫وب ُمس ئ‬
ََّ ‫ط َي َ َّد ُه بالل ايل ل َي ُت‬
‫إن الله عز وجل يبس‬
ِ ِ ِ
ِ
ُ ُ ‫َ ََا‬
َ
ُ
ُ
ُ
َ
َ
َ
ُ
َ
‫ا‬
َ
‫ ويبسط يده ِبالنَّه ِار ِليتوب م ِس ئ اللي ِل حتى‬،‫النه ِار‬
ُ‫َ ا‬
‫ا ُ ا َ ا‬
َ
َ
.‫تَلع الشمس ِمن مغ ِ ِربها‬
Ebû Musa (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber
(a.s) buyurdular ki: "Aziz ve Celil olan Allah, gündüz
günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için
geceleyin elini açar. Gece günah işleyenlerin
tevbesini kabul etmek için de gündüz elini açar, bu
hal, güneş batıdan doğuncaya kadar devam
edecektir." (Müslim, Tevbe, 32/2760))
NASUH TÖVBE
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
َ ‫َي َاأ ُّي َها الذ‬
ً ‫ص‬
ُ ‫ين َء َام ُنوا ُت ُوبوا إ َلى اللَّه َت او َب ًة َن‬
‫وحا َع َس ى َرَُّّب ُكما‬
ِ
َِ ِ
َ‫َأ ان ُي َكف َر َع ان ُك ام َسي َئات ُك ام َو ُي ا َّدخل ُك ام جن‬
َ‫ات َت اجري ِم ان ََّت اح ِتها‬
ِ
ِ ِ
َِ
ِ ٍ
ُ‫ين َء َام ُنوا َم َع َّه‬
َ ‫ااْل ان َه ُار َي او َم َْل ُي اخزي الل ُه النبيَّ َوالذ‬
ِ
ِ
ِ
“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile
Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin
kötülüklerinizi örter.
Peygamberi ve Onunla birlikte iman
edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi,
içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar.
Onların
önlerinden
ve
sağlarından
(amellerinin) nurları aydınlatıp gider de, "Ey
Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi
bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin" derler.” (Tahrim,
66/8)
Muaz b. Cebel : Ya Rasulallah, tevbe-i
nasûh nedir? Diye sorunca, Hz. Peygamber:
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
“Kulun, yapmış olduğu günaha pişmanlık
duyması, Allah’a özür beyan etmesi, sonra
sağılan sütün memeye dönmediği gibi (o günaha)
bir daha dönmemesidir” buyurdu. (Tirmizi, Zühd, 8)
İbn Mesud Ra’dan gelen bir rivayete göre
Nasuh tevbe ile tevbe eden kimseye tevbe kapısı
açıktır. Yaptığı tevbe makbuldür.
Ancak 3 kimse hariç:
Kafirlerin başı iblis ŞEYTAN
Hata işleyenlerin başı kabil
Peygamberlerden birini öldüren kimse
İnsanın işlediği günahlar iki kısımdır.
َّ‫اللَّه‬
Bir kısmı içki içmek gibi kul hakkı ile ilgili olmayan,
yalnız Allah’a karşı işlenmiş günahlardır .
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
1. Günahı terk edip halini düzeltmek
2. Yaptığına pişmanlık duyup günahı itiraf ve
affını istemek
3. Allah’ı yücelterek tevbeye başlamak
4. Bir daha yapmamaya karar vermek.
5. Tövbede samimi olmak
6. Tövbeyi son nefese bırakmamak
Günahın diğer bir kısmı da hırsızlık yapmak gibi insan
hakkı ile ilgili olan günahtır. Hırsızlık yapmak günahtır, çünkü
Allah bunu yasaklamıştır. Bu gibi günahlardan tevbe etmenin,
yukarıdaki şartlara ilaveten bir şartı daha vardır ki, o da
7. Hak sahibine hakkını vermek veya ondan helallık
almaktır.
َّ‫اللَّه‬
GÜNAHI İŞLERKEN TEVBE OLMAZ;
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬




Haram yerken, içerken, giyerken tevbe olmaz.
İçki masasında tevbe olmaz
Bankada paraya faiz işlerken tevbe olmaz.
Televizyonda müstehcen yayınlara bakarken
tevbe olmaz.
 Elinde okey taşları, kumar oynarken tevbe
olmaz.
Tevbenin tevbe olabilmesi için önce günahı terk
edeceksin, sonra tevbe edeceksin ki tevben
makbul olsun.
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
َ ‫َ َ ا َ ُ َٰ َا ُ ا‬
ُ
َ
َ
َ
‫ا‬
‫قل يا ِعب ِادى ال ٖذين اسرف َّوا على انف ِس ِهم ْل‬
ّٰ َ ‫َ ا َ ُ ا َ ا‬
ُّ ُ ‫ّٰ َ َ ا‬
َ‫الذ ُن َّوب‬
‫تقنَوا ِمن رحم ِة الل ِه ِان الله يغ ِفر‬
‫َ ً ُ َُ ا‬
َ
ُ
ُ
ُ‫يم‬
َّ ‫ح‬
َّ ٖ ‫ج ٖميعا ِانه هو الغفور الر‬
De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı
giden kullarım! Allah’ın rahmetinden
ümidinizi kesmeyin. Doğrusu Allah
günahların hepsini bağışlar. Çünkü O,
bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer, 53)
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
Suyun kiri temizlediği gibi, samimi tevbe de
günahları temizler. Yeter ki insan işlediği günaha
pişmanlık duyarak onu terk etmiş ve bir daha onu yapmamaya
karar vermiş olsun.
Müminin günahı ne kadar çok olursa
olsunAllah’ın rahmeti daha çoktur.
Ve unutmayalım ki iki şey insanı helak eder
1. Tevbe ederim diye günah işlemek
2. Sonra yaparım diye tevbeyi geciktirmek
َّ‫اللَّه‬
İdris YAVUZYİĞİT
Dadaşkent Merkez Camii İmam Hatibi
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
َّ‫اللَّه‬
http://www.vaazsitesi.com
َّ‫اللَّه‬
َّ‫الل‬
‫الل‬
َّ
َّ‫ه‬
َّ‫هَّ الل‬
َّ‫ه‬
َّ‫اللَّه‬
http://www.aziziyemuftulugu.gov.tr
NOT: Bu Vaaz Metni İdris YAVUZYİĞİT Tarafından “Günahlar Tevbe Ve
İstiğfar” İsmail Karagöz; “Bireysel Ve Toplumsal Kazanımlar Açısından
Tevbenin Değerlendirilmesi” Dr. Yaşar Yiğit; “Günah Psikolojisi Ve
Tövbeye Duyulan İhtiyaç” R. Toraman, A. Özmen; “Allah'ın Rahmet
Ve Merhameti” Mehmet Eser; “Ramazan Yaklaşırken; Günah, Tevbe
Ve Namaz” Rasim Haner; “Tevbe Günahların Silinmesine Sebeptir”
Lütfü Şentürk; “Tevbe” Mehmet Köse; “Tevbe” İdris YAVUZYIĞIT;
“Tövbe Ve Önemi” Mehmet Kaya Kurt; “Tövbe” Ahmet ÜNAL Kitap,
Makale Ve Vaaz Örneklerinden İstifade Edilerek Hazırlanmıştır.
Hepsine Rabbim Tevvab İsmiyle Tecelli Eylesin.

similar documents