5-6 Yaş Gelişim Dönemi Özellikleri

Report
ÇOCUKTA GELİŞİM DÖNEMİ
VE
ÖZELLİKLERİ
5-6 YAŞ
MEHMET AKPINAR ANAOKULU
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ SERVİSİ
Semra PEKDAĞ
Psikolojik Danışman


Her çocuk için birebir aynı olmasa da,
sağlıklı çocuklar kendilerinden beklenen
fiziksel ve motor gelişmeyi göstererek
büyürler. Ancak bu arada sürekli değişen
psikolojilerine de dikkat etmek gerekir.
Gerek okulda gerekse evde uygun biçimde
çocuk eğitimi ve çocuk yetiştirme, çocuğun
yaş gelişim özelliklerini dikkate almayı
gerekli kılar.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
5-6 Yaş Gruplarında
Gözlenen Davranışlar
(60-72 Ay)
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ


Okul öncesi evrenin başlıca gelişimsel
görevi çocukların kendi yeterliliklerini
sergilemekte ısrar ederek kendi
inisiyatiflerini elde etme çabalarıdır.
Bu yaş dönemi çocuğu, artık anne
babanın beklentileri doğrultusunda
davranmak yerine evin patronu olup
istediklerini anne babaya kabul ettirmek
çabasındadır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
5 yaş çocuğu, kendi kendine yeter,
sosyaldir, kendinden emindir, şekilci ve
uyumludur.
Uyumsuzluk ve huysuzluk dönemini geride
bırakmıştır. O, kas hakimiyetinin
gelişmesiyle, daha çabuk karar
verebilmesiyle, düzenli cümleleriyle,
insanlarla olan sosyal ilişkilerinin
artmasıyla farklı bir görünüm sergiler.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
•Anne, 5 yaş çocuğu için dünyanın merkezidir.
Annesini memnun etmek, onun yanında
olmak, ona yardımcı olmak ister.
•Hep konuşmak ister, yetişkinler gibi uzun
cümleler kurmaya çalışır. Bilgisini arttırmak
için sorular sorar, her şeyin neden ve niçini ile
ilgilenir.
• Rahat ve ciddidir, dikkatli ve kararlıdır.
Nazik bir dosttur. Olumlu geribildirime daha iyi
tepki verir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
5.5 yaşına geldiğinde ise zaman zaman öfke
nöbetleri ve somurtma tepkileri görülür. Çok
yorulduğunda saldırgan davranır, ağlamaklı olur,
kolayca ağlayabilir. Baş ağrısı, soğuk algınlığı ve
karın ağrısından sıkça şikayet eder olmuştur. Ağrı
gerçekte olmayabilir, varsa da abartılı ifadeler ile
anlatabilir.
•
• "Beni seviyor musunuz?" sorusunu sıkça sorar ve
yanıt bekler. Anne baba çocuğu başka çocukların
önünde
utandırmamaya,
başkalarının
yanında
terbiye etmemeye özen göstermelidir.
•5-6 yaşlarında çocuk, kendi duygu ve düşüncelerini
ortaya koyacak girişimlerde bulunur.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
•En sevdiği şey, insan figürü çizmektir. 5
yaşlarında
insanlar,evler,ağaçlar
tanınmaya
başlar. Çocuk 6 yaşına geldiğinde biçimler ve
şekiller konulu olmaya başlar.
•6 yaş çocuğunun kendine bakım ve günlük
temizlik alışkanlığı ile göz-el koordinasyonunu
kazanmış olması önemlidir. Burada ailenin
yaklaşımı ve çocuğa verilmiş olan fırsatlar
önemlidir. Çocuğun edindiği becerileri yaygın
olarak her ortamda kullanabilmesi için ailenin
okulla paralel yaklaşımı benimsemesi önem
taşımaktadır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
•Daha önceleri çabalarında, uğraşlarında
herhangi bir sorun, huzursuzluk yaratmadan
destek görmeyi kabullenmiş olan çocuklar, bu
yaşa geldiklerinde her ne yapıyorlarsa kendi
başlarına yapmakta ve kendi yeterliliklerini
sergilemekte ısrar ederler.
•Ben merkezci düşünce hakimdir. Her şeyin
kendine yönelik, kendisi için tatmin edici
olmasını bekler; önce kendi ihtiyaçlarının ve
beklentilerinin karşılanması önemlidir.
•İstediğine, istediği yerde ve anda sahip olmak
ister. Ertelenmesine katlanamaz. Engellenmeye
dayanma gücü yetersizdir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
• Arkadaş ilişkileri ve sosyal beceriler giderek
artan bir düzeyde önem kazanmıştır.
Arkadaşlarının giydikleri ve onların yaptıkları
şeylerle yakından ilgilenmeye başlar, onlar
tarafından beğenilmeye önem verir, fakat
hala dikkat merkezi anne ve babasıdır.
•Çok sayıda arkadaşla ilişki kurduğu görülür.
•Sürekli arkadaşlarını şikayet etme durumu
söz konusudur.
•Bireysel oyunun yerini grup oyunu almıştır.
•Oyunda kuralları o koyar.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
•6 yaş çocuğu, tembel ve kararsız davranır.
Fakat bir kere karar verdikten sonra onu
fikrinden caydırmak her zaman kolay olmaz.
5 yaşındaki uyumlu ve dingin görünüm, 6
yaşında yerini uyumsuzluğa, 2.5 ve 4
yaşlarında görülen olumsuzluk belirtilerine
bırakır.
•Bedenen hayli hareketlidir. Zaman zaman
dengesini kaybeder, bir yerlere takılıp düşer.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
•Birçok hayali rollere girer, grup oyunlarından
çok hoşlanır.
•Yarışma ortamlarında başarısızlığa tahammülü
yoktur. Oyun saatleri fırtınalı geçer. Birinci
olmaya ihtiyacı vardır.
•Arkadaş ilişkilerinde zaman zaman emreden,
tartışan, korkutan veya vuran bir kişi olarak
dikkati çeker.
•Bencil ve kavgacı olabilir. Fırtınalı ve duygusal
bir yaştır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
•Bu yaş çocuğu her şeyin hepsini ister ve
paylaşmaktan kaçınır.
• İstekleri hiç bitmez ve anında yapılmasını
ister. Her şey istediği şekilde olmalıdır.
•Sürekli bir şekilde dikkate alınma arzusunu
yaşar.
•Eleştiriler karşısında çok duyarlıdır. Duyguları
kolayca örselenir. Kolayca ağlar.
•Bazı sorumluluklar yüklenir, söylenenleri
dikkatle dinler, dikkat süresi uzar.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ


Bağımsızlığın ortaya çıkması zaman zaman çocuk
için bir kaygı nedeni oluşturur. O da, bu kaygıyla
başa çıkabilmek için her şeyi kontrolü altında
tutmaya çalışır. En iyi olmak, birinci olmak, her
şeye sahip olmak, sevilmek ve övülmek ister.
Suçlanmak ve eleştirilmek istemez. Kendisine
verilen cezalara tepki gösterir. Bu yaşlardaki
çocukların başarısızlıkları üzerinde durulmamalı,
başarıları ise belirtilmelidir. Başarıları belirtilirken
neden başarılı olduğu da açıklanmalıdır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

İstenen davranışları gösterdiğinde
desteklenen çocuk, onaylanan davranışlarının
hangileri olduğunu öğrenir. Bu ortam
özgüvenli çocuk yetiştirmenin temelidir.
Günümüz şartları dikkate alındığında, kendi
kendini yönetebilen, atılgan, güvenli, kendi
başına karar verip sorumluluğunu
üstlenebilen çocuk ve yarının gençlerini
topluma kazandırmak çok önemlidir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
İLGİ VE YETENEKLER
Çocuklar, doğduklarında genlerinde bulunan
yeteneklerle dünyaya gelirler. Sahip oldukları bu
yetenekler işlenmeyi bekleyen cevherler gibidir ve
yeteneklerin bir çoğu dört yaşına
gelmeden kaybolup gider. Çocuklarımızda
bulunan bu cevherleri çoğu zaman gözden kaçırır,
fark etmeden kaybolup gitmesine seyirci
kalabiliriz.
İLGİ VE YETENEKLER
Bu dönemdeki gözlemin önemini anlatmak için var
olan yaratıcılık yeteneğinin hiçbir zeka testi ile
ölçülmesinin mümkün olmadığını da bilmek ve
yaratıcılığı destekleyerek geliştirmek adına aşağıdaki
konulara önem vermek gerekmektedir:
*Merak uyandırmak
*Esnek olmak
*Kendini anlamasına yardımcı olmak
*Sorulara karşı duyarlı olmak
*Yaratıcılığı ödüllendirmek
*Aşırı korumacı davranışlardan kaçınmak
*Cinsiyet ayrımcılığı yapmamak
5-6 YAŞ ÇOCUĞUNDA
CİNSEL GELİŞİM
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Çocuk üç yaşına geldiğinde kız-erkek
ayrımlarını fark etmeye ve cinsellik ile
ilgili sorular sormaya başlar. Çocuklar bu
yaşta vücutlarını tanımaktadırlar. Bu
doğal bir gelişimdir. Anne paniğe
kapılmamalı çocuğun sorduğu sorulara
doğru cevaplar vermelidir. Cevaplar
ayrıntılı, uzun, çocuğun kavrayamayacağı
kadar karmaşık olmamalıdır. Sadece
çocuğun sorduğu kadarı anlatılmalıdır.
Çünkü çocuk her yaşta farklı sorular
sorarak meraklarını giderecektir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ



Bu dönemde kız çocukların fiziksel gelişimi
erkek çocuklara oranla daha hızlıdır.
Çocuklarda yaklaşık olarak 3-4 yaşlarında
başlayan cinsel kimlik gelişimi ve cinsel
farklılıklara dönük merak duyguları 5-6
yaşlara gelindiğinde ciddi sorularla doruk
noktasına ulaşır.
Bu yaşlarda son derece meraklı ve seçici
sorularla her iki cinsiyet arasındaki farkı
anlamaya çalışmakta ve sürekli sorularla olur
olmaz yerlerde anne babayı bunaltmaktadır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Erkek çocuklar annelerine müthiş bir aşkla
bağlıdırlar ve annelerinin babalarıyla olan
yakınlıklarını kıskanırlar. Aynı şey kız çocuklar
için tersi olarak gelişir.Onlar da bu yaşlarda
babalarına müthiş bir aşkla bağlanırlar ve
annelerini rakip olarak görerek babalarını
annelerinden kıskanırlar. Bu durum gelişim
süreçleri açısından son derece normaldir. Bütün
bu süreçler yaklaşık olarak 9-11 yaşlarda
sonlanır ve çocuk cinsel kimlik karmaşalarını
çözerek ergenliğe geçiş yapabilir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

5 yaşındaki bir çocuk,cinsel gelişimini hayretle
izlemekte ve hem kendisinin hem de başkalarının
farklılıklarını algılamaya çalışmaktadır.Sürekli
olarak sorgulamakta,nereden geldiğini,nasıl
doğduğunu öğrenmeye çalışmaktadır. Sıklıkla
anne ya da babasını gözetlemeye başlar.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Çevresiyle,arkadaşlarıyla uyumlu ve dengeli
ilişkiler kurmaya başlayan çocuk,cinsel kimlik
gelişiminin verdiği bir ilgiyle,karşı cinsten
arkadaşlarına farklı duygular besleyebilir ve aşık
olduğunu söyleyebilir.Elbette biz yetişkinlerin
bildiği ve anladığı bir aşk değildir bu.Son derece
masumane bir duygusal yoğunluktur.Siz onu
dinleyerek duygu ve düşüncelerine saygı
gösterirseniz o da sizi dinler ve size saygı
duyar.Çocuğun aşık olduğu arkadaşıyla ilgili
olarak abartılı tepkiler vermekten kaçının ve asla
olumsuz bir yorumda bulunmayın.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Çocuklar bu yaşlarda birbirlerinin vücutlarını
merak ederler. Açıp bakmak isterler. Anneler
böyle bir sahne ile karşılaştıklarında kızıp çocuğu
azarlamamalı "merak ettiğin şeyleri bana
sorabilirsin" demelidirler.

Özellikle çocukların anne babanın odasında
yatması sakıncalıdır.

Okul öncesi çağda yoğun olan cinselliğe ilgi
ilkokulun başlamasıyla azalır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
ÇOCUKLARDA MASTÜRBASYON


Çocuk önce tesadüfen cinsel organını fark eder ve
oynar. Bunu gören anne veya baba çocuğa kızar,
ayıplar ve bunu yasaklar. Bu durumda çok yoğun
baskı yoksa çocuk sürekli olmasa da arada sırada
oynamaya devam eder. Ancak annenin ve
babanın baskısı çok sert ve katı ise çocuk bu defa
gizlice ve daha fazla yapmaya başlar.
Çocuklarda bu yaşlarda görülen bu durum
ebeveynlerin sandığı kadar korkulacak bir durum
değildir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Özellikle tek başına bırakılan , alt temizliğini
öğrenmesi için uzun süre çamaşır giydirilmeyen
çocuklarda daha sık görülür. Kendisiyle
konuşulmayan, ilgilenilmeyen, aile içinde yalnız
büyüyen çocuk bu boşluğu kendi kendini uyararak
doldurmaya çalışır.

Emziği bırakmaya zorlanan, yeni kardeşi olan
çocuklarda bu durum görülebilir.

Çocuğu korkutup yıldırmakla bunun önüne geçilemez.

Bu durumun üzerine fazla gidilmezse, anne baba
çocukla ilgilenmeye ona zaman ayırmaya
başladıklarında bu olay kendiliğinden kaybolacaktır.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
KORKULAR
Bu yaş korkuların sıkça görüldüğü bir yaştır. Bu
korkularını tanımlamakta güçlükler yaşar.

Çocuğun güçsüzlüğü ve bilmediklerinin çokluğu
korkuları arttırabilir.

5 yaşından itibaren aileden ayrılma ve karanlık
korkusuna ek olarak dış dünyada tanımadığı,
kendisine zarar verebileceğini düşündüğü insanlardan
korkma ve vücutlarına zarar gelmesinden korkma
başlar.

6 yaşında bu korkulara ek olarak doğa üstü
varlıklardan korkmalar ( hayalet, canavar, cadı,
hortlak vs. ) başlar.

MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
KORKULAR



Bu yaş döneminde çocukların hayal güçleri
de oldukça güçlü olduğu için yaşadıkları
korkularla ilgili çeşitli sorular sorabilirler. Sizden
aldıkları cevaplardan ya da çevrede duydukları
ya da gördükleri olaylardan etkilenerek kaygı
uyandırabilecek düşünceler içine girebilirler.
Sağlık, ölüm ya da canlarının acıması ile ilgili
yeni korkular üretebilirler.
Bu durumda çocuğu dinlemek, korkusunun
nedenini anlamaya çalışmak ve sakinleştirmek
gerekmektedir.
Çocuk çevresini tanıdıkça, beden gücü ve zihin
yetenekleri geliştikçe, korkularını yenmeye
başlar.
KEKEMELİK
Küçük yaşlardaki kekemeliğin nedeni çocuklardaki
düşünme ve konuşma hızını
ayarlayamamalarından kaynaklanır.Ancak
kekemeliğin bir sorun olarak ortaya çıkmasındaki
en önemli etken yetersiz sevgi,ilgi ve
ayrımcılıktır.Bununla beraber bazı travmatik
durumlar,kazalar,aşırı korkular da kekemeliğe yol
açabilmektedir.Bazen çocuk kekeme olan bir
bireyi taklit edebilir.Özellikle yeni konuşmaya
başlayan çocuklarda görülebilir.Kendi dil
gelişimini henüz yeni yeni oluşturmaya başlayan
çocuk doğru konuşmanın nasıl olabileceği
konusunda bocalayabilir ve eğer yakın çevresinde
kekeme birisi varsa onu model alabilir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
KEKEMELİK
5 - 6 yaşlarında ortaya çıkan
kekemelik erkek çocuklarda kızlara oranla
daha sık görülüyor. Kekemeliğin şiddeti
ise çocuk sosyalleştikçe, çevresindeki
insanların sayısı çoğaldıkça artıyor.
“Çocuk heyecanlandığında, duygusal
faktörler devreye girdiğinde, kekemelik
belirginleşir.”
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
ALT ISLATMA




Normalde çocukların çoğu hem tuvalet eğitiminin etkisi
hem de mesane kapasitesinin gelişmesi sonucu 2-4 yaş
arasında idrarlarını hem gece hem de gündüz tutmayı
becerirler.
Gece altını ıslatma çoğu zaman mesane gelişimindeki
gecikmenin bir sonucudur, bu nedenle de yaşla sıklığı
azalır.
Üç yaşındaki çocukların %40’ı altını ıslattığı halde bu
oran 5 yaşında %20’ye, 6 yaşında %10’a düşmektedir.
Aileler 5-6 yaş civarında bu sorunla ilgilenmeye ve
genellikle de 7-8 yaşında hekimlerden yardım istemeye
başlarlar.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
ÇALMA


Mülkiyet yani sahiplik duygusu çocuğun
doğuştan getirdiği bir nitelik olmadığından
zamanla kazanılan bir davranış kalıbıdır. 5-6
yaşlara kadar bu soyut kavramları bilmeyen
çocuklarda çalma olayını bildiğimiz çalma
eylemi olarak değerlendiremeyiz.
Çocuk başkasının ve kendisinin olanı net
olarak ayırt edemeyebilir. Kendi
odası,eşyaları,kendine ait bir dolabı olması
çocukta kendisinin ve başkasının kavramlarını
öğrenmesinde çok etkilidir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
YALAN

5 – 6 yaşlara kadar çocukların bilinçli
yalanlarından söz edilemez. Gerçeklik
olgusu büyüdükçe kazanılan bir
farkındalıktır. Bu kadar küçük
yaş gruplarında çocuklar hayalciliklerinin
verdiği bir yapıyla bir takım şeyler
uydurabilirler.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
Bütün uyum ve davranış bozukluklarında
en önemli faktör çocuğun ailesiyle ya da
çevresiyle yaşadığı çatışmalardır. Çok ilgili
aileler, ya da ilgisiz aileler de benzer
sorunları yaşayabilmektedir. İlgisiz kalmak
kadar aşırı bir ilgi ve sevgi göstermek de
bir çok problemi beraberinde
getirebilmektedir. Aslında temel sorun her
şeyin doğru kararını bulabilmektir.
MEHMET AKPINAR ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
Bir gün susmayı öğrendim.
Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim
küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları
eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple
çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak
isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek
hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla.
Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da
bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan
bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten
seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?' diye
çıkışır, beni odama gönderirdi.
Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol
alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip,
hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim
de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep
birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret
edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon
seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli
birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip
koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım
ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim
oyunlar geliştirmeye başladım.
Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok
beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz
ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak
beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim
oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye
odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben
bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı
beceremiyordum .
Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. ' dedi bir
gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı
da elimden alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı
kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur
oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel
olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk
sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da
arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam
sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle uğraşmaktan
vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım
anlatmaya. Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz
yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile
Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun
olacağım.
Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından
sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde
'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de
bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne
istiyorlar' diye.
Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Duyduklarına inanamıyorlardı .. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları
vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.
Farkında' Olmalı İnsan...
Kendisinin, Hayatın Olayların,
Gidişatın Farkında Olmalı.
Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın
Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür.
TEŞEKKÜRLER

similar documents