Jean Piaget Kimdir?

Report
• KİMDİR ?
• ESERLERİ ?
Jean Piaget (1896 - 1980) yılları arasında yaşamış olan
İsviçreli ünlü psikolog.
Genetik epistemoloji ve bilişsel gelişim alanında çığır açıcı
çalışmalar yapmış olan Piaget çocukta düşünce ve dil gelişiminin
bir süreklilik içinde değil de, evrelerden geçerek oluştuğunu ve
birey çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını ortaya
koymuştur.
Dış dünyadan yalnızca izlenimler almakla kalmayıp
zekasını etkin bir tarzda yapılandıran çocukta bilişsel yapı,
Piaget'ye göre, dört evrede gerçekleşir:
- Duyusal motor dönem (0-2 yaş)
- İşlem öncesi dönem (2-7yaş)
- Somut işlemler dönemi(7-11)
- Soyut işlemler dönemi(11 Yaş ve üzeri)
DAHİ ÇOCUK
Piaget İsviçre’nin Fransız kesimindeki, şarap ve saatleriyle
tanınan Neuchatel bölgesinde yetişti. (1896-1980) Babası
ortaçağ bilimleri profesörüydü. Küçük yasta doğa bilimleriyle
yakından ilgilenen dahi bir çocuktu. 10 yaşındayken
gerçekleştirdiği gözlemler
yalnızca üniversite kitaplarında açıklamaları bulunabilecek
türde çalışmalardı. Kitaplık görevlisinin kendisine bir çocukmuş
gibi davranmasına son vermek
amacıyla albino serçelerin görüş gücü üzerine kısa bir not yayımladı ve
amacına ulaştı. Doktorasını hayvan bilim konusunda yapan Piaget,
herhangi
bir şeyi kavramanın tek yolunun o şeyin nasıl evirildiğinin anlaşılması
olduğunu
savunan görüşünü ortaya attı.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra Piaget ruhbilimle ilgilenmeye başladı.
Zürich’e giderek
Carl Gustav Jung & apos;un derslerine katıldı, ardından Paris’e giderek
mantık ve ruhsal bozukluklar konusunda eğitim görmeye başladı.
Alfred Binet ‘nin çocuk ruhbilimi laboratuarında Theodore Simon ile
birlikte çalışan Piaget aynı yaştaki Paris’ li çocukların doğru-yanlış
seçenekli zekâ
testlerinde benzer yanlışlar yaptıklarının ayırdına vardı. Onların uslama
sürecinden son derece etkilenen bilim adamı çocuğun kafa yapısının
özüne inilerek insanın öğrenme sürecinin su yüzüne çıkartılabileceğini öne
sürdü.
Bu arada İsviçre’li bilim adamları, çocukları oynarken inceden inceye
gözleyip kullandıkları sözcükleri ve sergiledikleri davranış biçemlerini
kaydetmeye başladılar.
Temel Eserleri :
Le Langage et la Pensée chez l’Enfant -
Çocukta Dil ve Düşünce
La Représentation du Monde chez l’Enfant -
Çocukta Dünya Tasarımı
Introduction à l’Épistemologie génétique -
Genetik Epistemolojiye Giriş
La Naissance de l’Intelligence Zekânın Doğuşu
BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI
Kuramın Genel Tanıtımı: Eğitim konusunda “düzeltici
biri” sayılmasa da, Piaget günümüzde eğitime yeni bir
çehre getirilmesini hedefleyen eylemlerin temelini
oluşturan çocuk düşünce biçimini su yüzüne çıkarttı. Bu
açıdan ele alındığında, Piaget’in çocukların düşünce
biçimini ilk kez ciddiye alan bir bilim adamı olduğu
söylenebilir.
Piaget'in geliştirdiği kuramın özünde,
çocukların bilgiye ulaşma yöntemlerinin
derinliklerine inilmesinin genelde
bilginin nasıl oluşup geliştiğine ışık
tutacağı görüşü yatmaktadır. Bu
görüşün gerçekten de bilginin daha iyi
kavranmasına neden olup olmadığı ise,
Piaget ile ilgili her şey gibi, tartışmalı
bir konudur.
Piaget’in üzerinde durduğu ilk kavram “zekâ”dır.
Piaget zekâyı organizmanın çevreye uyum yapabilme
yeteneği olarak tanımlar ve zekice davranmak
organizmanın yaşamı için en uygun koşulları
sağlamaktır.
Piaget’ye göre çocuk, dünyanın pasif alıcısı değildir.
Bilgiyi kazanmada aktif bir role sahiptir.
Ayrıca, değişik yaşlardaki çocukların ve yetişkinlerin
dünyaları birbirinden farklıdır.
Piaget bu farklılığın nedenlerini incelemiş ve bireyin dünyayı
anlamasını sağlayan bilişsel süreçleri açıklamaya çalışmıştır.
1.ZEKA
Piaget, zekanın bir takım test maddeleriyle belirlenmesine karşıdır. Ona
göre zekice davranmak, organizmanın yaşamı için en uygun koşulları
sağlamaktır. Diğer bir deyişle zeka, organizmanın çevreye etkin bir
şekilde uyum sağlamasına yardım eder; gerek organizma, gerekse
çevre sürekli değiştiğinden, bu ikisi arasındaki zekice etkileşimler de
değişmek
zorundadır.
Zekice
etkinlik,
var olan her
durumda,
organizmanın en iyi koşullarda yaşamasını sağlamaya yöneliktir.
Kısaca Piaget’ye göre her canlı yaşayabilmek için
kendine en uygun koşulları bulmaya çalışır. Bunu
gerçekleştiren temel etkende onun zekasıdır.
Organizma, değişen olgunlaşma düzeyine ve çevresiyle
etkileşimlerine bağlı olarak değişik yaşantılar kazanır.
Dolayısıyla organizmanın zeka düzeyine bağlı olarak
gösterdiği performansta da farklılıklar vardır.
2.ŞEMA
Bireyin doğumdan itibaren çevresinde bulunan olgu, olay ve
nesneleri tanımlamak için zihninde oluşturduğu algı
çerçevesidir.
• En temel zihinsel yapıdır
• Yeni gelen bilginin yerleştirileceği bir çerçevedir.
•
Örgütlenmiş davranış ve düşünce kalıplarıdır.
• Bireyin öğrenme aracıdır.
Bebek doğduğunda ilk şeması reflekssif nitelik taşır. Yani ilk
kullandığı şema yakalama ve emme şemasıdır
Örneğin : 2 aylık bir bebeğin eline aldığı her şeyi
ağzına götürmesi.
Ancak 2–3 yaşındaki bir çocuk eline aldığı nesneyi
sallar, çevirir, yan yana veya üst üste formlar
oluşturabilir.
Çünkü olgunlaşma ve yaşantılar sonucu şemaları
değişmiş ve gelişmiştir.
Şema kavramını somutlaştıran bir örnek: Köye bir gezi
sırasında, kırda yayılan koyunları ilk kez gören çocuk
“baba köpeklere bak” der. Açıkça görülüyor ki koyunlar
çocuğun bildiği köpek ölçütlerine en uygunudur. Koyun
uyarıcısıyla karşılaştığında, onu kendisinde var olan uygun
şema içine yerleştirmiştir. Ancak koyunlarla etkileşimde
bulunup yeni yaşantılar kazandıktan sonra, koyunun köpek
olmadığını anlayıp onun için yeni bir şema, kategori
oluşturacaktır.
3.ADAPTASYON
Bireyin çevresinde meydana gelen değişimlere uyum
sağlamasıdır.
Örnek: Sürekli olarak direksiyonu solda olan arabaları
kullanan bir kişinin direksiyonu sağda olan arabaları
kullanabilmesi için daha önce oluşturduğu araba sürme
şemasını değiştirmesi gerekir.
Uyum sağlama mevcut şemaların çevreye karşı bir tepki
olarak değişim ve gelişim göstermesidir Piaget’e göre uyum
sağlama 2 çeşittir:
1.Özümleme:
Bireyin yeni karşılaştığı bir durumu var olan şema içine
yerleştirmesidir.
Örnek: küçük çocuğun sehpaya masa demesi, ilk kez
gördüğü kertenkeleye yılan demesi, Örnek olarak
çocuğun koyunları köpek şeması içine yerleştirmesi bir
özümleme örneğidir.
2.Uyumsama: Yeni şemaların oluşturulması sürecidir.
Örnek: ilk kez gördüğü kaplana kedi diyen bir
çocuğun daha sonra kaplanın kediden daha büyük,
daha hızlı bir hayvan olduğunu öğrenip zihninde yeni
bir kaplan şeması oluşturması
4.OLGUNLAŞMA
Piaget’e göre olgunlaşma önce fiziksel büyüme ile
ilgilidir. Fiziksel büyüme de zihinsel gelişimi sağlar.
Olgunlaşma bazı bilişsel süreçlerin, fiziksel
yeterliliklerin artmasına bağlı olarak gelişmesidir.
Örnek: Okuma yazma davranışını kazanmak için belli bir
yaşa ulaşmak gerekir. Organizma boy ve kilo olarak
fiziksel gelişimini tamamlamak zorundadır. Yaklaşık 6–7
yaşlarında da zihinsel faaliyetler gelişerek okuma yazma
düzeyine ulaşılır. Yeterli fiziksel olgunlaşma meydana
gelmeden dil gelişimi gerçekleşmez. Kalem tutmak için
ince motor kaslarını yeterli olgunluk düzeyine erişmiş
olması gerekir. Topa vurmak için bacak kaslarının yeterli
olgunluk düzeyine erişmiş olması gerekir.
5.ÖRGÜTLEME
Özümleme ve uyumsama süreçleri sonunda yeni
edinilen her şema daha önceki şemalar arasına
alınarak tüm yapının yeniden düzenlenmesidir.
Örgütleme :
• Süreçleri tutarlı ve sistematik hale getirmek için
birleştirme
• Koordinasyon sağlama
•Fikirler ve eylemleri birleştirme eylemidir
Örnek: yeni doğanlar ellerine bir obje aldığında onu
görebilir ve tutabilirler. Buradaki görme ya da tutma
eylemi koordineli bir görme ve tutma eylemi değildir.
Ancak koordinesiz birkaç emme ve yakalama
etkileşiminden sonra bebek istediği nesneyi yakalama
ve emme davranışı gösterebilir. Bu şekilde düzensiz
etkileşimden organize edilmiş etkileşime geçiş söz
konusudur.
6.DENGELEME
Özümleme ve uyumsama süreçleri sonucunda
çeşitli düzenlemeler çerçevesinde dinamik bir dengeye
ulaşma sürecidir.
Birey özümleme yapamadığı zaman bir dengesizlik
oluşur ve birey bundan rahatsız olur ve düzenleme
sürecine girer, dengesizlikten çıkıp yeni bir denge
durumu oluşturur. Dengeleme süreci bireyin çevreye
uyumunu ve dengeye ulaşmasını sağlar.
Dengeleme durağan değildir. Bir dengesizlik
söz konusu olduğunda özümleme ve uyumsama
yoluyla dengesizlik giderilir ve yeni denge
durumu sağlanır.
Öğrenme büyük ölçüde organizmanın
dengesinin bozulmasına ve dengenin yeniden
daha üst düzeyde kurulmasına bağlıdır
1.OLGUNLAŞMA
Piaget’e göre olgunlaşma önce fiziksel büyüme ile ilgilidir. Fiziksel
büyüme de zihinsel gelişimi sağlar.
Olgunlaşma bazı bilişsel süreçlerin, fiziksel yeterliliklerin artmasına bağlı
olarak gelişmesidir.
Örnek: okuma yazma davranışını kazanmak için belli bir yaşa ulaşmak
gerekir. Organizma boy ve kilo olarak fiziksel gelişimini tamamlamak
zorundadır. Yaklaşık 6–7 yaşlarında da zihinsel faaliyetler gelişerek
okuma yazma düzeyine ulaşılır.
Yeterli fiziksel olgunlaşma meydana gelmeden dil gelişimi
gerçekleşmez.
Kalem tutmak için ince motor kaslarını yeterli olgunluk düzeyine
erişmiş olması gerekir.
Topa vurmak için bacak kaslarının yeterli olgunluk düzeyine
erişmiş olması gerekir.
2.YAŞANTI
Fiziksel ve sosyal çevreyle gerçekleşen her türlü etkileşimdir.
Geçirilen yaşantılar bilişsel gelişim ile doğrudan ilgilidir. Zengin
etkileşim ortamı bilişsel gelişime olumlu etki yapar.
İlk önce anne-babasının yürümeye çalışan bebeğin geçirdiği
yaşantılar sonucu yürüme davranışını yardım almadan
gerçekleştirmesi
3.SOSYAL ETKİLEŞİM
Bireyin çevresindeki insanlarla birtakım yaşantılar geçirmesi, fikir alışverişinde
bulunmasıdır. Bireyin çevresiyle her türlü iletişimi sosyal etkileşimdir.
Aile, öğretmen, arkadaş çevresi, komşuluk ilişkileri, tv ile kurduğu her türlü
etkileşim sırasında birçok kavram öğrenir.
Örnek: kelebeğe “kelebek” demek
Kitaba “kitap” demek
4.DENGELEME
Yeni gelen bilginin oluşturduğu dengesizlik bilişte gerilim yaratır.
Bu yüzden biliş sürekli dengeleme eğilimindedir. Dengesizlik öğrenmeyi
doğurur. Öğrenmeden sonra denge sağlanır. Bu noktada bireysel
farklılıklardan söz edilebilir. Bazı insanlar dengeyi kolayca sağlarken
bazılarında dengeleme daha geç olabilir ve öğrenme süreleri farklılık
gösterir.

similar documents