dosyayı indir

Report
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası
Ege Bölge Şubesi
1
 ODA
GÖRÜŞÜ
Belge ve Bilginin Bilim ile İlişkisi
 BERGAMA
ELELE
 BENZER İŞLETMELER
 KAZANIMLAR
2
2006 YILINDA OLUMLU KARARI ALINAN CED
RAPORUNDAKİ YERİ
 ÜRETİM,SÜLFÜRİK ASİT YÖNETİM PLANI,GBF
17 SF / 945 SF
 HUKUKİ GİRİŞİMLER
 BİLİRKİŞİ RAPORLARI

Neden?
3







ETİ MADEN SÜLFÜRİK ASİT KAPASİTE
ARTTIRIMI ÇED BAŞVURU DOSYASI 2009
240.000 => 480.000 TON/YIL
ÜRETİM AŞAMALARI VE EK TESİSLER
90 SF
ÇALDAĞ NİKEL SÜLFÜRİK ASİT İŞLETMESİ
1.000.000. YIL DÜNYA DA 2.TESİS
TÜRKİYE MEVCUT ÜRETİMİNE YAKIN
4
Sülfürik asit üretimi kontak usulüne göre en
ekonomik olmaktadır. Üretim aşağıda belirtilen
beş temel süreçte gerçekleşmektedir.





Kükürdün SO2’ye nemi giderilmiş hava ile
yakılması
SO2 içeren yanma gazların soğutulması (enerji
kazanımı)
SO2’in konvertör olarak adlandırılan reaktörde
katalitik olarak SO3’e oksidayonu
SO3 içeren konvertör çıkış gazlarının soğutulması
SO3’nin kuvvetli sülfürik asit ile absorpsiyonu
sonucu H2SO4 elde edilmesi
5



Tesisin tüm süreçlerinde Kütle Denkliği
Tesiste Su Denkliği: Su denkliği tesiste üretilecek
asidin derişimine etki eder. Asit içindeki su, SO3
ile tekrar sülfürik aside dönüştüğünden su
denkliğindeki bozulmalar arzu edilen derişimde
düşmelere, dolayısıyla emisyonlardaki SO3
artışına neden olur.
Reaktörde Enerji Denkliği: SO2’in oksidasyonu
sonucunda fazla miktarda enerji açığa çıkar ve bu
enerji soğutma gazına verilmezse yatakta enerji
birikimi olur. Bunun sonucu, katalizörde aktiflik
kaybı ve önemli problemler olur.
6






Kurutma ve Absorbsiyon proseslerindeki
parametrelerin kontrolu ve sonuçları
Ölçüm ve Kontrol Sistemleri,İzleme noktaları,
Enerji üretimi,aktarımı,
Donanımların teknolojik özellikleri,
Tesisin diğer sıvı ve katı endüstriyel atıkları,
Hammadde ve yardımcı maddelerin
özellikleri, taşınması , depolanması..
Konularının Çed Raporunda olması gereken
detaylar ile ele alınması gereklidir.
7
MEVCUT ÇED RAPORUNUN İNCELENMESİ



E.Ü.Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü
Reaktör ve Proses Tasarımı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
Sn.Prof.Dr. Ferhan Sami ATALAY ın Mevcut Çed raporu
üzerinden yaptığı incelemesinin sonuçlarını sizler ile
paylaşıyorum
GAZ EMİSYONLARI AÇISINDAN;
Hazırlanan ÇED raporunun 201’ci sayfasında emisyonların
hava kalitesi üzerindeki olası etkileri USEPA (ABD Çevre
Koruma Ajansı) tarafından geliştirilen ISCST3 yöntemi ile
hesaplandığı belirtilmiştir, sonuçlar Ek I’de sunulmuştur.
8
Modellemede kullanılan yöntem içinde,
 Ulaşım yollarındaki toz oluşumu
 NOx , CO, HC, SO2 ve partiküllerin
bölgenin topoğrafik ve meteorolojik koşullar
altında ne şekilde yayılacağı, bu yayılma
sonucunda
kirleticilerin
yer seviyesindeki
derişimlerin
ne
olacağı
hesaplandığı
belirtilmiştir. Modellemede doğu-batı yönünde
15 km, kuzey-güney yönünde ise 21 km’lik bir
çalışma alanı kullanılmıştır. Böylece 1333
noktadaki “hava kalitesi” belirlenmiştir.
9
ÇED raporun 202. sayfasında çıkan sonuçların,
“Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği” ve “Endüstriyel
Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”ndeki sınır
değerlerle karşılaştırıldığı ve olası emisyonların bu sınır
değerlerin aşıp aşmayacağının incelendiği belirtilmiştir.
Sonuçların, sayfa 203’te verildiği belirtilmiştir.
Ancak, Tablo V9.-10’da kg/saat olarak belirtilen emisyon
değerlerinin nasıl saptandığı raporda görülememiştir.
Sayfa 300’de sülfürik asit buharı emisyonundan
bahsedilmiş, ancak asit fabrikasından açığa çıkacak
SO2’den bahsedilmemiştir. Tesiste ne olduğu belirtilmemiş
“filtre sistemleri” olacağı; sürekli emisyon (hangi
maddelerin) ölçüm ve alarm sistemleri sayesinde
atmosfere asit buharı (sisi) verilmeyeceğinden söz
edilmiştir.
10
Verilen ÇED raporun 303. sayfasında sülfürik
asit tesisinden atılacak asit buharı (sisi) 2.60 g/s
olacağı; (s: saat veya saniye belirli değil) modelleme
çalışması ile maksimum derişimin 6.72 x 10-3
mg/m3 olduğu (sınır değer 5mg/m3) belirtilmiştir.
Burada
verilen
değerlerin
Tablo
V.41
ile
karşılaştırıldığında “baca emisyonları” olduğu
anlaşılmaktadır.
Verilen
bu
değer
oldukça
abartılmıştır. Asit sislerin tutulması “filtrasyon
yöntemi”ne oldukça bağlıdır. Aşağıda verilenden de
görüldüğü gibi Hindistan’da çalışan sülfürik asit
fabrikalarında günlük kapasitesi 500 tonun
üstündeki fabrikalarda emisyonların ortalama
değerleri 11-19 mg/m3 sülfürik asit yanında 1.92.6 kg SO2/ton ve 85-130 mg SO3/m3 olduğu
görülmektedir.
11
Bu değerler çalışan tesislerde kaydedilen, yani
gerçek değerlerdir. Verilen ÇED raporunda belirtilen
değerin nasıl hesaplandığı belirtilmemiş; bu
değerlerle karşılaştırıldığında da sanki tesisten
hemen hemen sıfıra yakın sülfürik asit emisyonu
olduğu beyan edilmiştir. Bu, gerçek değerlerin
saklandığını göstermektedir.
Ayrıca
tesisten
olacak
SO2
ve
SO3
emisyonlarında da söz edilmemiştir. Ancak, söz
konusu raporun 454. sayfasında “Tablo C,3.
tesisten yayılan
kütlesel debi, kg/saat olarak
verilen Tablo değerlerinden normal işletme
şartlarındaki
emisyonların
kütlesel
debileri
verilmiştir. (açıklayıcı bilgi olmadan)
12
Buna göre emisyonların,
 Toz: 15 kg/saat
 CO : 1000 kg/saat (?, yazım hatası yoksa
oldukça fazla bir değer)
 SO2 : 60 kg/saat
 NO2 : 40 kg/saat
olacağı bildirilmiştir. (bu değerlerin nasıl ve ne
kabuller altında hesaplandığı ile ilgili bilgi
yoktur.)
13
14

15

16

17

18

19


Görüldüğü gibi en iyimser koşullarda sülfürik
asit baca gazı derişimi 4.03 mg/m3 olmakta.
Hindistan’da gözlenen fabrikalarda bu değer
daha önceden de belirtildiği gibi 11-19 mg/m3
arası.
Bu sonuçlar ÇED raporunda verilen 6.72 x 10-3
mg/m3 değerin ne kadar aldatıcı bir veri
olduğunu ispatlamaktadır.
20

Daha önceden de belirtildiği gibi özellikle
reaktörde enerji denkliklerinden sapmalar sonucu
yataklara giren gazlarda sıcaklık artışı olması,
ve/veya SO3 hem birinci hem ikinci absorberde
%100 tutulması sonucu emisyonlarda önemli
sonuçlar gerçekleşecektir.
a) Yatak giriş sıcaklığı 480 C olması ve birinci
absorberde SO3 tamamen tutulması durumunda
SO2’nin toplam dönüşümü % 99.92’den, %98.3
değerine düşecektir.
21

Dönüşümdeki
%1.62’lik düşme, aşağıda
hesaplardan da görüldüğü gibi SO2 emisyon
değerini 26 kat artırarak tehlikeli emisyonlara
neden olacaktır. Bu sonuç reaktörün çok iyi
kontrol edilmesini gösterirken gerek katalizör
aktifliğinin zamanla azalması gerekse işletme
sorunların her zaman olabilmesi nedeni ile
SO2 emisyonlarına karşı tesiste mutlaka
arıtma sisteminin kurulu olması gereğini
ortaya koymaktadır.
22

23

24

25
b) Hindistan’daki Tesislerden Gözlenen Emisyonları
kullanarak (gercekci veriler) ÇALDAĞ Tesisi’nde
oluşacak emisyonlar
SO2: 1.9 - 2.6 kg SO2/ton verisine göre
240 kg/saat ile 328.8 kg SO2/saat olacaktır.
H2SO4: 11-19 mg/m3 verisine göre
11mg H2SO4/m3 x 2.48x109 m3/yıl x kg/106 mg x
yıl/(330) 24 saat
=3.44 kg H2SO4/saat
ve 5.94 kg/ H2SO4/saat arasında olacaktır. Bunun
yanında SO3 emisyonu da olacağından, saatteki SO3
emisyonu da 26.61 ile 40.7 mg SO3/saat
olabilecektir.
26



Ekleri ile beraber 945 sayfa olan ÇALDAĞ ÇED
raporu incelendiğinde, gerek tesiste çalışanların
gerekse çevre halkın sağlığına ve çevrenin
ekolojik dengesine son derecede olumsuz etki
yapacak olan Sülfürik Asit Tesisindeki olacak
emisyonlardan hemen hemen hiç söz edilmediği
saptanmıştır.
Diğer taraftan söz konusu raporun 452.
sayfasında, raporu hazırlayan kişiler aşağıdaki
cümleleri kullanmışlardır.
İzleme,
Denetleme
Komisyonu
üyeleri
sorumlulukları kapsamında raporu gözden
geçirir. (rapor aşağıdaki maddelere göre
incelenir.)
27

ÇED raporu ve ilgili ekler uygun ve yeterli mi?

Çalışmalar, hesaplamalar ve değerlendirmeler
yeterli detaya sahip mi ve gerçek, yeterli verileri
içeriyor mu?

Planlanan projenin çevre etki değerlendirmesi
gerçekçi ve tam mı?

Olumsuz çevresel etkiler için azaltma önlemler
tanımlanmış mı?

Halk katılımı toplantısı sürece uygun şekilde
yerine getirilmiş mi?
28
453. sayfada da, Komisyon ÇED raporunu
değerlendirir ve ÇED olumlu veya olumsuz
kararına varır. ÇED olumlu kararı alınmadan
projeye hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve
kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma
başlanamaz, denilmektedir.
29
ÇED raporunda, gerek sülfürik asit tesisi, gerek
emisyon değerleri ve emisyon değerlerini
azaltmak için uygulanacak yöntemler, cihazlar,
ölçüm ve kontrol aletleri gibi hiçbir bilgiye
rastlanmaması,
nasıl
hesaplandığı
belli
olmayan SO2 emisyon değeri (60 kg/saat) gibi
yanlış bilginin sunulması, tesisi çalışmaya alma,
planlı, plansız durma emisyonların neler
olacağı ve bunların nasıl, ne kabuller altında
saptandığı ile ilgili bilgiler yoktur.
30
Bu nedenle hazırlanan ÇED raporunda,

Hesaplamalar ve değerlendirmelerin yeterli
detaya sahip olmadığı, gerçek ve yeterli veri
içermediği

Projenin çevre etki değerlendirmesinin
gerçekçi olmadığı

Çevre olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla
önlemler alınmadığını saptandığından
hazırlanan ÇED raporun “OLUMSUZ” olması
gerekir.
31

VTG Nikel A.Ş. mevcut Çed Raporunun
yetersizliğinin farkındadır.
1 yıldır projenin geliştirilmesi çalışmaları
yapmaktadır.
MADEN ÜRETİM PROSESİNDE DE KÖKLÜ
DEĞİŞİMLER DÜŞÜNÜLÜYOR….
32
Üretim Prosesinin değiştirilmesi,
 Saf Nikel Madeninin üretilmesi,
 Prosesin su ihtiyacının Turgutlu da kurulacak
atık su tesisinden sağlanması,
Ve diğer proje değişiklikleri nedeni ile Çed
Revizyonu başvurusu Temmuz 2013 içinde
yapılması düşünülüyor.

33
KAYGILIYIZ!
TAKİPÇİSİYİZ!
34
Kimya Biliminin kurucularından , Paracelsus şöyle demiş,
- HER ŞEY ZEHİRDİR ,BU SADECE BİR DOZ MESELESİDİR…
NE YAZIK Kİ!
Kimyasal Tehlikelerin sağlık etkileri doz ve maruz kalma
süresi ile orantılı olarak, iş kazası veya trafik kazası gibi
olduğu anda etkisi görülseydi daha ciddiye alınırdı.
Yavaş yavaş, az az veya aniden kirlenen çevre , yani
havamız, suyumuz, toprağımız, buralardan bitkilerimiz ,
hayvanlarımız dan dolaylı tükettiğimiz
meyvemiz,sebzemiz, et –süt – su ürünlerimizin toplam
kirliliği, insanın yaratılışından güçlü metabolizmasını yavaş
yavaş tahrip ettiği ve geri dönüşümü imkansız zararları
nedeniyle ,bugün bu kadar çok insanımızı kanser
hastalığından kaybetmekteyiz.
35

İNSANOĞLU ,YAŞAMSAL TÜM KAYNAKLARINI , HAVA ,
SU VE GIDASINI , BİLGİSİZLİKTEN, EĞİTİMSİZLİKTEN,
BENCİLLİKTEN ve KAR HIRSI UĞRUNA KİRLETEREK
SAĞLIĞINI KAYBETME NOKTASINA GELMİŞTİR.

HALK SAĞLIĞININ KAYBEDİLDİĞİ NOKTADA ULUSAL
KAZANIMDAN SÖZ EDİLEMEZ.

YAŞANACAK BAŞKA BİR GEZEGEN OLMADIĞINA GÖRE
YA HEP BERABER, YA HİÇ BİRİMİZ..
36
Sağlıklı bir dünya diler,
TEŞEKKÜR EDERİZ.
Saadet ÇAĞLIN
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası
Ege Bölge Şubesi
Y.K. Başkanı
37

similar documents